ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

31 Ocak 2007 Çarşamba

AKP Alevilere kanca attı


CHP'nin 'milliyetçi' çıkışının ardından AKP de 'Alevi' oylarını toplamaya yönelik ilk adımını attı.


TBMM Başkanı Bülent Arınç, Kerbela şehitlerini anma törenine katılırken, AKP yönetimi de teşkilatına, Alevilerle özdeş olarak bilinen Aşure Günü etkinliklerine katılma talimatı verdi.
AKP yönetimi, Başbakan Erdoğan’ın 2007’yi “İki seçimin birden yapılacğı kritik bir yılö ilan etmesinin ardından Alevi seçmenlere yönelik bir girişim başlattı. Parti yönetimi, Alevilerle özdeşleştirilen Aşure Günü’nü, partililerin yıl içinde kitlesel olarak katılmasının sağlanacağı önemli günler arasına aldı. Bu doğrultuda teşkilata, Alevi nüfusun ağırlıklı olduğu yöreler başta olmak üzere Aşure Günü olarak bilinen güne partililerin kitlesel katılımının sağlanması talimatı verildi.


TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın da bir ilke imza atarak kerbela şehitlerini anma törenini katılmasının ardından parti yönetiminin talimatı doğrultusunda AKP teşkilatlarınca Aşire Günü için etkinlik düzenlenmeye başlandı.
AKP teşkilatı, özellikle Alevilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerde Aşure Günü’nde vatandaşa aşere dağıtacaklar. AKP’li milletvekillerinden de programları çerçevesinde teşkilatların düzenleyeceği Aşure günü etkinliklerine katılmaları istendi.

Kaynak:Milliyet

30 Ocak 2007 Salı

Fenerbahçe Ülker'de skandallar bitmiyor.


Solomon'un çiş skandalından sonra, şimdi de Kaspar Kambala'nın doping yaptığı tesbit edildi.
Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, ABD`li oyuncusu Willie Solomon'un, bir taksinin camından içeri tuvaletini yapması ve bu nedenle kavga etmesinin yarattığı krizi henüz atlatamamışken, yepyeni bir krizle yine gündemde.
Fenerbahçe Ülker'in Letonya'lı oyuncusu Kaspar Kambala'nın doping testleri pozitif çıktı. Kambala'nın en az bir yıl ceza alması bekleniyor. Kambala'nın 10 gün içerisinde ikinci testi isteme hakkı olmasına karşın, doping uzmanları sonucun değişeceğine ihtimal vermiyorlar.

Ekonomiyi emekliler düzeltecekler !


Hükümet ekonomik krizi atlatabilmek için emekli maaş farklarına göz dikti.

Emekliler hükümeti geçen yıla ait ve maaşlara yansıtılması gereken yüzde 3.1'lik enflasyon farkını ödememekle suçlayarak, ödeme yapılmazsa hukuki yollara başvurulacağını açıkladı.
Tüm İşçi Emeklileri Derneği'nden yapılan açıklamada, son günlerde basında işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin ocak emekli aylıklarında fazla ödeme yapıldığı yönünde haberlerin yer aldığına işaret edildi.
Aylıklarda fazla ödeme yapılmadığını vurgulanan açıklamada, tam tersine geçen yılki enflasyon farklarının birinci döneminden yüzde 1 eksik, ikinci dönemden ise yüzde 2.1 farkın verilmediği ileri sürüldü.
Açıklamada, hükümetin işçi emeklisinin yüzde 3.1 2006 enflasyon farkını hala vermediği vurgulandı. Açıklamada, "Hükümetimizden bir an önce bu alacağımızı ödemesini istiyoruz. Şayet hükümet ödememekte ısrar ederse derneğimiz yasal yollara başvuracaktır" dedi.
ANKA

29 Ocak 2007 Pazartesi

2007 Genel Seçimlerine Doğru


Nüfus Cüzdanlarında TC Kimlik Numaraları yazılı olmayan seçmenler seçimlerde oy kullanamayacaklar !
Bu yıl yapılacak genel seçimlerde oy kullanma esnasında TC Kimlik Numarası baz alınacaktır.
Muhtarlıklarda 1 Mart 2007 tarihine kadar asılı olan seçmen listelerinde de TC Kimlik Numaralarının yazılı olduğu görülmektedir
(Muhtarlıklarda seçmen listesinde isminizin olduğunu mutlaka kontrol edin).
Ancak, çok fazla açıklanmayan, hatta biraz da gizlenmeye çalışılan bir konu var.
Nüfus Kağıtlarında TC Kimlik Numaraları yazılı olmayan seçmenler seçimlerde oy kullanamayacaklar !
Elle yazılmış veya internetten çıktı olarak alınmış TC Kimlik Numaraları oy verme esnasında geçerli olmayacaktır.
Ehliyet, pasaport gibi kimlik yerine geçen diğer belegeler de oy verme işlemlerinde kullanılamayacaklar.
Maalesef siyasi partilerimiz bu konuda henüz herhangi bir çalışmaya başlamış değiller. Sadece AKP, yandaşlarını tek tek uyararak, Nufus Kağıtlarını yeniletmelerini sağlıyor. Başbakan , bir konuşmasında secimlerde oy verme oranının %50 - 60 seviyesinde kalacağını ağzından kaçırdı.
TC Kimlik numaraları nüfus kağıtlarında basılı olmayanların, muhtarlıklardan "Nüfus Kağıdı Değiştirme Formu" alarak, aldıkları formla bağlı oldukları "İlçe Nüfus Müdürlüğü"ne gitmeleri ve yeni nüfus cüzdanı çıkartmaları gerekiyor. Nüfus Kağıdı degişiminde çok fazla sıra beklenmiyor.
Ülkenin geleceğine sahip çıkın, oyunuzu mutlaka kullanin. "Bir oy neyi değiştirecek" diye düşünmeyin.
Bir oy belki çok şey değiştirmeyebilir ama sizin gibi düşünen 1000 kişinin oyu çok şey değiştirir.

28 Ocak 2007 Pazar

Google'ın yeni arama motoru



Google'ın yeni arama motoru GooSearcher.

Google yeni arama motorunu hizmete sundu.

Görmek için TIKLAYIN

Teknolojide Doğrular ve Yanlışlar.


Teknik Bilgileriniz yeterli mi? Bilgilerinizi test edin!
Televizyon çalışmadığında vurmak
Çok eskilerden kalmış bir alışkanlık, hatta çoğu zaman işe yaradığı da görülmüştür. Biraz daha abartı bile görülse teknik servis geldiğinde de televizyona vurarak düzeltmeye çalıştığı da görülmüştür. Çalışmayınca da 'Üretim hatası' denerek geri alınmıştır.
Bilgisayarı formatlamak
Eğer sorunun kaynağını bulabilecek bilgi kimsede yoksa en kolay çözüm yolu olarak görülür. Windows tekrar kurulur ya da formatlanır.
Bilgisayar kasasını açtıktan sonra üflemek
Genelde ilk yapılan şeydir, hatta donanımlar çıkartılıp tekrar takılarak sorun giderilmeye çalışılır.
Cep telefonları kansere yol açar
Cep telefonlarının beyin kanserine yol açtığı, kalp ritmini bozduğu, başka tür kanserlere yol açabileceği konusu zaman zaman haberlere yansımaktadır. Bu 'haberler' için kanıt istendiğinde ise istatistiksel olarak anlamlı bir veri çoğu zaman gösterilememektedir.
Beyaz eşya, televizyon ve bilgisayar gibi aletlere topraklama yapmak
Arıza tespiti için gelen teknik servis ilk olarak topraklamaya bakar. Eğer yoksa sorunun ondan olduğunu belirtir ve fırça atar. Ama topraklama elektrikli aletleri değil insanları çarpmaya karşı korumak içindir.
Bilgisayarı resetlemek
Herhangi bir oluşan bilgisayardaki sorunu çözmek için uygulanan ilk yol. Çoğu zaman işe yarar.
Bilgisayarda bir ayar yapıldığında önce uygula sonra tamama basmak
Sıkça yapılandır ama gereksizdir. Sadece tamama basmak yeterlidir. Eğer aynı pencereyi kapamadan başka bir ayar yapacaksınız o zaman uygulaya basmak gerekir.
Radyasyona karşı ekran filtresi kullanmak
Monitörlerden yayılan radyasyon oldukça azdır ve insanlara bir zarar verdiği tespit edilememiştir. Hatta şu anda yeni üretilen monitörlerde radyasyon oranı çok daha düşürülmüştür.
Microsoft güvensiz, diğer işletim sistemleri güvenlidir
Bir bakıma doğru. Daha az kullanıldıkları için virüs yazılmıyor ve açıkları çok kurcalanmıyor. Ama yapılan araştırmalarda her işletim sisteminde açık bulunduğu ispatlanmıştır.
Bu maili 10 kişiye forwardlamazsan çok kötü şeyler olur
Bu da e-batıl inanç, eposta yoluyla binlerce kişiye ulaşıyor. Göndermeyenlere birşey olmuyor. ama gönderenler çoğunlukta.

27 Ocak 2007 Cumartesi

CİMBOM'UN AYAK SESLERİ...


Bu akşam oynanan maçta Ankaraspor'u 2-0 yenen Galatasaray'ın ayak sesleri Feneri ürküttü.
Galatasaray'ın cezası nedeniyle boş tribünler önünde oynanan maçta Galatasaray Ankaraspor'u 44. dakikada Hakan Şükür ve 84. dakikada Sabri'nin attığı goller ile 2-0 mağlup ederek ligde ikinci yarıya 3 puanla başladı.
Boş tribünler altında oynanan karşılaşmada G.Saray tribünündeki 'Fırtına öncesi sessizlik' pankartı gözlerden kaçmadı. Zaman zaman Ali Sami Yen'in çevresinde toplanan Galatasaraylı taraftarların da sesi stat içinde duyuldu.
STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: İsmet Arzuman, Cemal Gemici, Ali Saygın Ögel
GALATASARAY: Mondragon, Sabri, Song, Tomas, Orhan Ak, Hasan Şaş, İliç, Inamoto, Arda, Ümit Karan, Hakan Şükür
YEDEKLER: Fevzi, Necati, Carrusca, Ayhan, Ferhat, Tolga, Hasan Kabze
TEKNİK DİREKTÖR: Eric Gerets
ANKARASPOR: Hakan Arıkan, Murat Akyüz, Ediz, Batak, Wederson, Petrous, Özer, Hürriyet, Adem Koçak, Murat Hacıoğlu, Murat Tosun
YEDEKLER: Kingston, Ramazan, Anıl, Bilal, Erhan, Hamilton, Serol
TEKNİK DİREKTÖR: Aykut Kocaman
GOLLER: Hakan Şükür (dk. 44), Sabri (dk. 83)
SARI KARTLAR: Song (Galatasaray), Batak (Ankaraspor)

Iskacı: Volkan Demirel



Türk Dil Kurumu "Iskacı" sözcüğünün eş anlamını "Volkan Demirel" olarak değiştirdi!

Dün akşam Kayseri'de bir Volkan klasiği yaşandı. Fenerin sakar kalecisi daha önce Schalke maçında ve milli maçta yaptığı sakarlıklara bir yenisini ekleyerek, adeta "Kalede ben varsam Fener için şampiyonluk hayal." dedirtti.

Fenerbahçe buz kesti: 1-1

Turkcell Süper Lig'in ikinci yarısının açılış maçında Kayseri Atatürk Stadı'nda karşı karşıya gelen K. Erciyesspor ile Fenerbahçe arasındaki mücadele karşılıklı atılan gollerle 1-1 tamamlandı.

36. dakikada Cenk'in attığı gole, 83'te Alex karşılık verince iki takım birer puanı paylaşmak zorunda kaldı.Kezman, Lugano, Önder, Selçuk ve Kerim ve Aurelio'dan yoksun maça başlayan F.Bahçe ilk dakikalarda kontrolü elden bırakmadı. Kayseri Erciyes ara ara geliştirdiği ataklarla F.Bahçe kalesini yoklarken, aradığı golü 36'da Cenk ile buldu.
Edu ve Volkan anlaşmazlığa düşünce Cenk fırsatı değerlendirerek Volkan'ın ıska geçtiği topu ceza sahasında boş ağlara gönderdi ve takımı adına durumu 1-0'a taşıdı.

Karşılaşmanın 83. dakikasında ceza sahasında oluşan karambolde Alex'in sert vuruşu Fenerbahçe'ye eşitliği getirdi. Bu dakikalardan sonra baskısını iyice artıran sarı-lacivertliler son dakikalarda girdikleri pozisyonları değerlendiremeyince ikinci yarının ilk puan kayıplarını yaşadı: 1-1

25 Ocak 2007 Perşembe

Fener Tükürdüğünü Yaladı!


Kulüpler Birliği'ni tanımadığını en yetkili ağızlardan defalarca deklare eden Fenerbahçe Klubü yöneticileri, sonunda tükürdüklerini büyük bir afiyetle yaladılar.
Kulüpler Birliği Vakfı İstanbul'da toplanırken, toplantıya uzun bir aradan sonra Fenerbahçe Kulübü de temsilci gönderdi.
Özhan Canaydın başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, Turkcell Süper Lig'de yer alan 18 kulübün de temsilcisi yer alırken, Fenerbahçe Kulübü'nü asbaşkan Şekip Mosturoğlu temsil etti.
AA

Arama motorlarında devrim


IBM, internette resim, video ve ses dosyası aramanın standardını değiştiriyor.

IBM'den yayınlanan yazılı açıklamaya göre, AB'nin 6'ncı Çerçeve Programı kapsamında, 4,5 milyon avro bütçeyle yürütülecek SAPIR (The Search on Audio-visual content using Peer-to-peer Information Retrieval - Eşler Arası Bilgi Edinme Yoluyla Ses ve Görüntü İçeriği Araması) projesi kapsamında, kullanıcılara arama motoruna kelime girerek veriye ulaşmak yerine, resim, video ya da ses dosyası girerek o konuyla ilgili siteleri görebilme imkânı getirilecek.

IBM'nin liderliğinde geliştirilecek yeni teknolojide, dosyalar mantıksal bir yapıda sınıflandırılacak ve kullanıcılar arama motorlarına resim girerek, o konuyla ilgili web sitelerine ulaşabilecek.
İleri ses tanıma teknolojileri sayesinde, bir müzik ya da video dosyasının küçük bir bölümü arama motoruna girilerek, şarkının ya da filmin tamamına ulaşılabilecek. Kullanıcılar, aradıkları bilgileri arama motorlarına yazarak değil konuşarak belirtebilecek.

Yaklaşık 3 yıl sürecek araştırmanın sonunda, internetteki hacmi büyük bir hızla artan resim, ses, müzik ve video dosyalarının analiz edilmesi, sınıflandırılması ve bulunması için yeni yöntemler geliştirilecek. IBM'nin İsrail Hayfa'daki araştırma laboratuvarının liderliğini üstlendiği araştırma projesinde, Almanya'dan Max-Planck Enstitüsü, İtalya'dan Padova Üniversitesi ve Eurix, Fransa'dan Xerox, Çek Cumhuriyeti'nden Masaryk Üniversitesi, İspanya'dan Telefonica I+D ve Norveç'ten Telenor'a bağlı bilim adamları ve AR-GE uzmanları yer alacak.

Beynin Gıdası Meyve


Uzmanlar, bazı besinlerin beyin fonksiyonlarını geliştirdiğini belirterek, insan beyninin sadece glikoz ve oksijenle çalıştığını, meyvelerde bulunan meyve şekerinin de kolayca glikoza dönüştüğünü kaydetti.

İnsan vücudu için en çok yararı olan ve sindirim sistemi için en az enerji gerektiren yiyeceğin meyve olduğu belirtildi.

Zencefil yeni fikirlerin üretilmesini, havuç hatırlama yeteneğinin güçlenmesini, ananas ezber kabiliyetinin artmasını, soğan yıpranma ve yorgunluğun giderilmesini, çilek ise stresin azalmasını sağlıyor. Uzmanlar, beyin fonksiyonlarını geliştiren besin maddeleri, tüketim şekilleri ve özelliklerini şöyle sıralıyor:

"Meyveler aç karnına yenmelidir. Çünkü meyve midede değil ince bağırsakta sindirilir. Mide dolu ise meyve midede kalır ve mayalanır. Piyasada satılan meyve suları tercih edilmemelidir, çünkü doğallığını kaybedip asidik karaktere dönüşmüştür. Taze sıkılmış meyve sularını tercih edin. Sabahları geç kahvaltı ediyor ya da kahvaltıyı ihmal ediyorsanız, o zaman mevsimlik meyve, meyve suyu ve bir bardak ılık su almayı alışkanlık hale getirin.
Sabah bir tatlı kaşığı bal veya bir avuç siyah üzüm zihin aktivitenizi canlandırır.
Ceviz, fındık, fıstık, zihnin uzun süre çalışmasına yardımcı olur, yorgunluğu giderir.
Fesleğen, limon, balık ve karabiberin zihin açma özelliği vardır.
Zencefil içerdiği maddelerle, beynin yeni fikirler üretmesini sağlar. Kan sulandığı için daha serbest akar.
Kimyon insanin aklına yeni fikirler getirir. İçerdiği uçucu yağlar bütün sinir sistemini uyarır; ancak faal düşünce şartıyla. Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan insan suya karıştırarak kimyon içebilir.
Havuç hatırlama yeteneğimizi arttırır, çünkü beyin metabolizmasını canlandıran enzimler içerir. Yağlı havuç salatası tercih edilmelidir.
Ananas ezberlemek için çok yararlıdır.
Avokado kısa süreli hafıza için tüketilebilir.
Çilek stresin etkisini azaltır, mutluluk hormonu salgılanmasını sağlar.
Limon algılama yeteneğini arttırır. Lahana, troid bezlerinin aktivitesini azaltır ve bu da sinirlenmeye iyi gelir.
Soğan aşırı yıpranmaya, fiziki yorgunluğa karşı kanı sulandırır. Böylece beyin oksijeni daha kolay alır."
İHA

24 Ocak 2007 Çarşamba

Fenerin işi Allah'a kalmış!


Nihat Özdemir'den şampiyonluk duası!
Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Nihat Özdemir, Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesi'ne bağlı Eyyüp Nebi Beldesi'nde gezi ve incelemelerde bulundu. Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ile Hz. Eyyüp Peygamberin eşi Hz. Rahime'nin türbelerini ziyaret eden Özdemir, türbe ziyaretinde Fenerbahçe'nin 100. yılında her dalda şampiyon olması için dua ettiğini söyledi.

Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili ve Basın Sözcüsü Nihat Özdemir, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve eşi Nevin Gökçek ile Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesi'nde Eyyüp Nebi beldesinde Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ile Eyyüp Peygamberin eşi Hz. Rahime'nin türbelerini ziyaret etti.
Gazetecilerin "Ne dilek tuttunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Nihat Özdemir, Fenerbahçe'nin 100 yılında yalnız futbolda değil, her dalda şampiyon olmasını diledim" dedi.

İSMAİL CEM

Gerek meslek hayatında, gerek se siyasi yaşamında hep iyi işler yaptı.
Bu ülkenin yetiştirdiği ender dürüst politikacılarından biriydi.
Kemal Derviş ve Deniz Baykal'a güvenecek kadar da iyi niyetliydi.


Çok ileri bir tarihte Çok yaşlı olarak Sessizce ayrılmalıyım Kimseye pek gözükmeden Ve kimseyi rahatsız etmeden.
Masamın üzerinde Dünden kalan işler Tamamlanmamış yazılar Okunmayı bekleyen kitaplar Ve anılar ve umutlar.
Filleri kuyruğundan çekerek Tepeleri aşırtmaktı görevim Günler bitti filler tükenmedi Ben elimden geleni yaptım Gerisini siz tamamlayın.
Boşa geçmedi hayatım Daha fazlası olabilirdi ama 'Buna da şükür' demeliyim İşte sevgili dostlar Ben böyle veda etmeliyim.
New York, 1995

Güle Güle İsmail Cem. Sen İyi Adamdın.

İsmail Cem İpekçi, (d. 1940, mardin midyat söğütlü – ö. 24 Ocak 2007, İstanbul).
Türk politikacı, eski dışişleri bakanı.

Istanbul Robert Koleji'nden (1959) ve Lozan Üniversitesi Hukuk Fakültesinden (1963) mezun oldu. Paris Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde Siyaset Sosyolojisi dalında master yaptı (1991).

Çeşitli gazetelerde Yazı işleri Müdürlüğü, Genel Yayın Müdürlüğü yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şubesi Başkanlığını yürüttü (1971-1974). TRT Genel Müdürlüğünde bulundu.

(1974-75). 1987 ve 1991 Seçimlerinde İstanbul'dan 1995 Seçimlerinde Kayseri'den Milletvekili seçildi.
DSP TBMM Gurup yönetim kurulu üyeliğine seçildi (1996).
Avrupa Birliği Parlamenterler Meclisi ve Batı Avrupa Birliği Asamblesi üyeliklerine seçildi (1987-1996). AKPM Sosyalist Gurubu Başkanvekilliğine seçildi (1989-91), (1993-95). AKPM ve BAB Asamblesi Türk Parlementer Gurubu Başkanlığına seçildi (1996). Avrupa Medya Enstitüsü Danışma Kurulu üyeliğini yürütmektedir.
50.Hükümette Kültür Bakanlığı yaptı (1995). 30 Haziran 1997 tarihinde kurulan 55.Hükümette Dışişleri Bakanlığı Görevine atandı, 5 yıl kadar sürdürdüğü bu görevden Temmuz 2002'de istifa edip Yeni Türkiye Partisi'ne katıldı ve bu partinin genel başkanlığına getirildi. 2004'te YTP'nin CHP'ne katılması üzerine genel başkanlık görevi sona erdi.
İsmail Cem cumhuriyet tarihinin en uzun görev yapan 4. dışişleri bakanıdır.
18 ve 19. dönem İstanbul, 20 ve 21. dönem Kayseri Milletvekilliği yapan Cem, evli ve 2 çocuk sahibiydi.
Bir süredir akciğer kanseri tedavisi görmekte olan İsmail Cem, 24 Ocak 2007 11.05'de İstanbul Cerrahi Hastanesi'nde vefat etti.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smail_Cem


23 Ocak 2007 Salı

Valinin Pişkinliği!


İstanbul Valisi Muammer Güler, devletten ödül istedi!
Vali Güler, Ogün Samast'ın yakalandığı gece kendisini izleyen milyonlarca kişinin önünde devletten açık seçik bir şekilde ödüllendirilmelerini istedi.
Sizce vali neden ödül talebinde bulundu?:
A) Kendisinden koruma talebinde bulunmadığı gerekçesiyle Hrant Dink'e koruma tahsis etmediği için. (Vali sürekli korumalarla geziyor, acaba devletten koruma talebinde bulunmuş mu, yoksa korunması gerektiği için istemediği halde mi korunuyor?)
B) Kimliği, eşkali, adresi belli olan zanlı elini kolunu sallaya sallaya bir gün boyunca İstanbul'da gezdiği, daha sonra en sıkı denetlenmesi gereken otogardan biletini alıp, kenti rahatlıkla terkettiği için. (Babası ihbar etmese, ya da zanlı özellikle yakalattırılmasa acaba şimdi Türkiye sınırları içerisinde olur muydu?)
C) Türkiye'de başarısız yöneticiler hep ödüllendirildiği için.
D) Milleti aptal sandığı için.
E) Hepsi

22 Ocak 2007 Pazartesi

Günün Yorumu


Zanlı ve Olay?..

Hrant Dink 'i öldürmek suçundan yakalanan Ogün Samast 'ın doğum tarihine bakıldığında, zanlıyı 16'sında saymak da mümkün; 17'sine ancak basmış bir çocuk da söz konusudur.
Cezai ehliyetten yoksun bir çocuk bütün dünyayı ayağa kaldıran bir cinayeti nasıl işler, silahı nereden bulur, öldürümün kast-ı mahsusunu kendisine kim aşılar, hedefine bu kadar kolayca nasıl ulaşır?
Babasının katil zanlısı çocuğunu resmi makamlara bildirmesi de toplum yapımız açısından üzerinde durulacak apayrı bir özelliktir.
Zanlı Ogün'ün cezai ehliyeti tam değil; 18 yaşına girmediği için eksik ceza alacak. Peki, cezaya gerçekten müstahak olan kim ya da kimlerdir?
16 ya da 17 yaşında bir çocuğa işletilen vahim siyasal cinayet yalnız yetkili ve sorumluları değil, yalnız iktidarı ve hükümeti değil, hepimizi çok ciddi bir soru karşısında bırakmıştır:
Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz midir?
Olayın korkutucu yanı belirgindir.
Ancak bir de menfur cinayete karşı toplum ve devletin benimsediği tutumu değerlendirmek gerekiyor.
Cinayetten sonra -görüşleri ne olursa olsun- öldürülen gazeteciye halk, iktidar, muhalefet, devlet, sivil ve asker kesimler topyekûn sahip çıkmışlardır. Çok kısa sürede katil zanlısı yakalanmıştır.
Herkesin bildiği gibi Hrant Dink sözde Ermeni soykırımı ile benzeri başka konularda çoğunluğun paylaşmadığı görüşleri benimsiyordu; bu farklılık birdenbire sıfıra indirgenmiş, öldürülen gazeteci tümüyle savunulmuştur.
Dink'in Ermeni sıfatı kendisine duyulan sempati ve hoşgörünün katlanmasına yol açmıştır.
Acı olay ülkemizde fikir özgürlüğüne saygılı, etnik ayrımcılığa karşıt bir toplum ve devlet dayanışmasını sergilemiştir.
Ermeni soykırımı iddiasını kanunla benimsemiş, bu fikre karşıtlığı yasaklamış, tarihsel olayı devlet resmiyeti içinde antidemokratik bir statüye bağlamış çoğu Avrupa ülkesinden daha özgürlükçü ve çağdaş bir profil çizmiştir Türkiye..
Biliyoruz ki olayın bu yanı Batı'da es geçilecektir; menfur cinayet Türkiye'ye karşı Avrupa'daki önyargıları besleyecektir.
Ne olursa olsun, Hrant Dink'in öldürülmesi, etnik düşmanlıkları beslemek, tarihsel kan davalarını güncelleştirmek yerine insanlığa, çağdaşlığa, dostluğa yönelik fikirleri güçlendirirse bir teselli duygusu duyumsanabilir.
Olayın 16-17 yaşında bir çocuğu cezalandırmakla kapanamayacağı ise aşikâr bir gerçektir.
Ülkemizi zor günler bekliyor.

Cumhuriyet

Yorumu sizlere kalmış!


Ankaraspor'lu topçu Ediz'den ilginç gol sevinci!
Ankaraspor Kulübü İkinci Başkanı Ufuk Baloğlu, futbolcuları Ediz'in Vestel Manisaspor ile Fortis Türkiye Kupası'nda oynanan maçta attığı gol sonrasındaki "bozkurt" işaretli sevinç hareketinin doğru olmadığını söyledi.
Baloğlu, konuyla ilgili olarak AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ediz'in çok genç bir futbolcu olduğunu belirterek, kendisine bu olayla ilgili ihtarda bulunacaklarını kaydetti.
Demokratik bir kulüp olduklarını ifade eden Baloğlu, ''Ediz, bizim PAF takımımızdan gelen bir oyuncu. Aykut hoca da kendisine şans verdi. Ediz, gerek futboluyla gerekse de fiziğiyle bu sıralar dikkati çekiyor. Sanırım attığı gol sonrası bir an için duygularına hakim olamadı, ancak yaptığı hareket doğru değil. Biz kendisiyle görüşerek bu tür hareketleri yapmaması gerektiğini söyleyeceğiz. Eğer kendisi bir kez daha spora veya sporcuya yakışmayacak bir harekette bulunursa, o zaman kendisine ceza vermemiz kaçınılmaz olur'' diye konuştu.

Skype Kullanıcıları DİKKAT!


Sesli mesajlaşma yazılımı Skype kullanıcıları, virüs tehlikesi ile karşı karşıya.
Trend Micro'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Skype kullanıcıları, bilgisayarlarındaki her tuş hareketini takip ederek bilgisayar korsanlarına bildiren bir virüs tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor.“TSPY_SKYPE.A” adlı virüs, Skype kullanıcılarına sohbet sırasında bir mesaja girilmiş bir link gönderirken, kullanıcı, linkte ne olduğunu merak edip tıkladığında virüsü bilgisayarına yüklüyor.
Solucan sınıfına dahil olan “TSPY_SKYPE.A”, kullanıcının klavye tuşlarına her basışını kaydediyor ve kendisini yazan bilgisayar korsanına gönderiyor.
Açıklamada, anti virüs programı yüklü olmayan bilgisayarlarda virüsün varlığının tespit edilmesinin zor olduğu belirtilirken, virüsün olabildiğince uzun süre sistemde gizlenecek şekilde kodlandığı kaydedilerek, bu tür virüslere karşı internet güvenlik paketleri kullanılması ve bunların güncel tutulması gerektiği belirtildi.

Cep Telefonlarında Türkiye vergi rekokortmeni


Türkiye, yüzde 57’ye varan iletişim vergisiyle en pahalı GSM hizmeti veren ülkeler arasında başı çekiyor.
Gelişmiş ülkelerde faturalara sadece KDV yansıtılırken, Türkiye’de yüzde 25 ÖTV, yüzde 14 maktu vergi yüzde 18’de KDV ekleniyor. Türk Telekomünikasyon Kurumu’ndan edinilen verilere göre, Türkiye’de iletişimden alınan vergi toplamı yüzde 57’ye ulaşırken, sabit hatlarda da bu oran yüzde 44 düzeyinde bulunuyor.
İletişim vergilerinde Türkiye’yi yüzde 30’la Uganda, yüzde 28’le Zambiya ve Brezilya izliyor. Bunların ardından da Ukrayna, Ekvador, Kenya, Tanzanya, Arjantin, Pakistan, Tunus, Polonya ve Fas geliyor. Birçok ülkede iletişimde tek kalemde vergi alınırken, Türkiye’de ise bu oran 6 kaleme ulaşıyor.
Avrupa ülkelerinde telekomünikasyon hizmetlerinden sadece KDV alınıyor. Ülkelere göre uygulanan KDV oranları ise şöyle: Avusturya yüzde 20, Danimarka yüzde 25, Fransa yüzde 19.6, Almanya yüzde 16, Yunanistan yüzde 19, İrlanda yüzde 21, İspanya yüzde 16.

Türkiye Kupasında Beşiktaş'a kolay lokma!

Fortis Türkiye Kupası kuraları çekildi, en kolay kuraları Beşiktaş ve Galatasaray çekti.

İstanbul Movenpick Oteli'nde yapılan kura çekimi sonucunda eşleşmeler şöyle oluştu:

Kayseri Erciyesspor - Galatasaray
Fenerbahçe- Gençlerbirliği
Trabzonspor - Gaziantepspor
Beşiktaş - Vestel Manisaspor

Çeyrek finalde ilk maçların 31 Ocak'ta, rövanş maçlarının ise 28 Şubat'ta oynanacak.

13 MİLYON DOLAR DAĞITILACAK

Fortis Türkiye Kupası kura çekimine katılan Futbol Federasyonu Başkan Vekili Affan Keçeci, kupada bu yıl katılımcı kulüplere 13 milyon 250 bin ABD Doları dağıtılacağını söyledi.
Affan Keçeci, Movenpick Otel'de gerçekleştirilen kura çekiminde yaptığı konuşmada, Fortis Türkiye Kupası'nın ününün ülke sınırlarını aştığını ifade ederek, “Bu başarılı yükseliş nedeniyle yurt dışından övgüler alıyoruz. Kupaya katılan 20 külübe, bu aşamaya gelinceye kadar 5 milyon 600 bin ABD doları ödendi. Çeyrek finale kalanlara da 7 milyon 650 bin dolar ödenecek. Bu ödemelerde alınan sonuçların, bu dağılımda önemi büyük olacak. Toplamda bu sezon, Fortis Türkiye Kupası nedeniyle kulüplere 13 milyon 250 bin ABD doları verilecek” diye konuştu.


Galatasaray Sportif A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin kupayı kazanmak istediklerini belirterek, “Çeyrek finalden sonra rakip kim olursa olsun, kupayı kazanmak istiyorsanız elemeniz gerekir. Kayseri Erciyesspor'un başına eski futbolcumuz Bülent Korkmaz geldi. Kendisine buradan başarılar diliyorum. İyi bir müsabaka olacağını düşünüyorum, umarım galip geliriz” dedi.




Beşiktaş Futbol A.Ş. Genel Müdürü Sami Çoban da Vestel Manisasspor ile hem ligde hem kupada mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Umuyorum ki her iki mücadeleden de Beşiktaşımız galip gelerek, camiamıza iyi sonuçlar hediye edecektir” ifadesini kullandı. Çoban, bu kupayı son kazanan takım olarak yeniden havaya kaldırmak istediklerini de vurguladı.

Vestel Manisaspor Genel Menajeri Mustafa Turgat da Beşiktaş ile hafta sonunda ligde karşılaşacaklarını dile getirerek, “Lig maçından sonra kupa maçı için burada kalacağız. Vestel Manisaspor olarak iyi futbol oynamak istiyoruz. Bu hafta sonu İstanbul'da herkes futbola doyacak, bol gollü maçlar izleyecekler” şeklinde konuştu.

21 Ocak 2007 Pazar

Manisaspor'dan olumlu sinyaller

Vestel gurup lideri: 1-2


Fortis Türkiye Kupası B Grubu'nda Vestel Manisaspor, deplasmanda Ankaraspor'u 2-1 mağlup ederek, çeyrek finale yükseldi.



Manisaspor bu sonuçla önümüzdeki hafta başlayacak lig maçları öncesi taraftarlarını umutlandırıken, 18. haftadaki rakibi Beşiktaş'ın da gözünü korkuttu.

40. dakikada Özer'in sol kanattan ceza sahasına ortasında iyi yükselen Ediz, kafayla topu ağlara gönderdi. 1-0
42. dakikada Vestel Manisaspor'un Selçuk ile kullandığı serbest vuruşta top üst direkten döndü.
49. dakikada Selçuk'un pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Ümit, düzgün bir vuruşla topu kalecinin sağından ağlarla buluşturdu. 1-1

90. dakikada Ediz'in kaptırdığı topla buluşan Metin, aşırtma bir vuruşla meşin yuvarlağı ağlara bıraktı.

19 Ocak 2007 Cuma

Hrant Dink

Hrant Dink (15 Eylül 1954, Malatya-19 Ocak 2007, İstanbul), Ermeni asıllı Türk vatandaşı, Agos Gazetesi genel yayın yönetmeni.

19 Ocak 2007 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.

Babası Sivas'ın Gürün ilçesinde, annesi Gülvart ise Sivas'ın Kangal ilçesinde doğup büyümüştür. Anne ve babası 1961 yılında İstanbul'a taşınmalarının ardından boşanır. Hrant ve iki kardeşi ailenin bölünmesi ardından Gedikpaşa’daki Ermeni yetimhanesi'ne yerleştirilirler. Bir yandan içinde yaşadıkları Türkiye toplumundan olabildiğince uzaklaşır, Ermenice konuşmadıkları zaman cezalandırılırken, bir yandan da yetimhaneden ayrıldıktan sonra kolaylıkla topluma uyum göstermesi için yetiştirilir.
Dink bu sırada
Türkiye'de gelişmekte olan sol siyasetten etkilenir. İllegal Türkiye Komünist Partisi / Marksist-Leninist çizgisinde siyaset yapmaya başlar. Yakalandığı durumda örgüt ile Ermeni cemaati ilişkilendirilmesin diye ismini mahkeme kanalı ile Fırat olarak değiştirir.
Liseyi bitirdikten sonra
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde Zooloji eğitimi alır. Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlenir. Sol siyasetin teröre kanalize olmuş boyutundan uzaklaşmaya başlar.
Kardeşleriyle birlikte açtıkları yayınevi, kırtasiye işini sürdürürken, eşi Rakel’le birlikte, kendileri gibi
Anadolu’dan gelen kimsesiz ve yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı’nı yönetmeye başlar. Açılışından 21 yıl sonra kampa devlet el koyar. Denizli Piyade Alayı'nda sekiz ay yaptığı askerliğinde, bütün arkadaşları çavuş olduğu halde çavuş yapılmaz ve askerliğini er olarak tamamlar.
Bazı cemaat gazetelerinde kitap eleştirileri ile başlayan yazı hayatı, basında çıkan yalan haberlere gönderdiği düzeltmeler ile duyulmaya başlar. Patrikhane’ye, ‘Ermeni toplumu çok kapalı yaşıyor, kendimizi iyi anlatırsak önyargılar kırılır’ diyerek bu amaçla Türkçe bir gazete çıkarmayı önerir.
5 Nisan 1996 tarihinde ilk sayısı yayınlanan Agos gazetesi'nin kuruculuğunu, yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını üstlenir. Agos dışında Zaman gazetesi'nde yazar. Yazılarında Türkiye'deki her etnik toplumun ortak ve barış içerisinde yaşaması gerektiğinin altını çizen Dink, aynı zamanda Ermeni cemaatinin patrikhane dışında sivil bir merkezi olması gerektiğini söyler.
Ermeni Diasporasına 1915 olayları için soykırım kelimesini içermeyen daha yumuşak muhalefet yürütmeleri çağrısında bulunan ve 301. maddeden 'Türklüğe hakaret' suçlamasıyla yargılanan Dink, Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan gazetenin çıkışında 19 Ocak 2007 günü öğlen saatlerinde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin silahla saldırısına uğradı.
Hrant Dink, olay yerinde hayatını kaybetti.


Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Hrant_Dink


18 Ocak 2007 Perşembe

TÜSİAD Aydın Doğan'ın kontroluna mı geçiyor?

TÜSİAD mı,TÜSİAydınDoğan mı?

Aydın Doğan’ın büyük kızı Arzuhan, babasının gazetelerinde kendini TÜSİAD’a başkan ilan etti. Bugüne dek daha çok sosyal sorumluluk projeleri ile tanındı, şimdi patronlar kulübünün başı oluyor.

TÜSİAD GELENEKLERİNİ YERLE BİR EDEN ÇIKIŞ

Bugüne dek başkanlarını uzlaşı ile seçen TÜSİAD’da, seçim öncesi aniden Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın isminin öne çıkması üyeleri şaşırttı. Çünkü yıllardır siyasetten uzak durmaya çalışan TÜSİAD, bir medya patronunun kızını başkan seçerse hükümete karşı ‘duruşunda’ sıkıntı yaşayacak.


VERGİ BORCU OLAN BİRİ BİZE BAŞKAN MI OLACAK?

Daha açıklama yaptığı gün, kendi medyası Yalçındağ’a ‘İlk Kadın Başkan’ unvanını verdi bile... Bu gelişme TÜSİAD içinde rahatsızlık yarattı. İsmininin açıklanmasını istemeyen bazı üyeler, “Vergi borcu olan bir grup, bize nasıl başkan olacak. Bu iş ‘Baba Beni Okula Gönder’ kampanyasına benzemez” dedi.

TÜSİAD'da Doğan sıkıntısı

Türkiye’nin en etkili sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 25 Ocak’ta 13’üncü başkanını seçecek. Doğan Holding’in sahibi Aydın Doğan’ın kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ, önceki gün TÜSİAD başkanlığına aday olduğunu açıkladı. “Başkanlık Konseyi aday olma teklifi getirdi. Ben de kabul ettim” diyen Yalçındağ’ın açıklamasının ardından kulislerde de tartışma başladı.

DOĞAN MEDYASI BAŞKAN İLAN ETTİ!

Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın başkan adayı olduğunu açıklaması Doğan Grubu’na bağlı gazeteler ve grubun diğer yayın organlarında “TÜSİAD’ın ilk kadın başkanı” başlıklı haberlerle duyurulması TÜSİAD üyeleri arasında huzursuzluk yarattı. “Adaylığını ilan etmiş birinin kendilerine ait gazetelerde başkan olarak yazılması kamuoyunu yanlış yönlendirir” eleştirisinde bulunan bazı üyeler, son kararı genel kurulun vereceğini ama bu tür haberlerin “Demokratik bir platform olan genel kurulun iradesi etki altına alındı” izlenimi yaratır diyor.

Kaynak: Akşam

THY'den mesai işkencesi!

Denizli-İstanbul seferini yapacak olan Türk Hava Yolları uçağı, geçen salı günü sis nedeniyle kalkışın gecikmesi nedeniyle uçuş ekibinin mesaisi dolduğu için havalanmadı.

İlginç olay, geçen Salı günü meydana geldi. Türk Hava Yolları'na ait TK 239 sefer sayılı uçak İstanbul- Denizli uçuşunu normal saatinde gerçekleştirdi ve Çardak Havaalanı'na indi.
Denizli'den İstanbul'a saat 20.05'te dönmesi gereken uçak, İstanbul'da sis nedeniyle inişlerde sıkıntı olduğu bilgisi gelince havalanamadı. Çardak Havaalanı'nda İstanbul'a inmek için saat 23.00'e kadar bekleyen 80 yolcu, ummadıkları bir olayla karşılaştı.
İstanbul'dan sisin kalktığı ve Atatürk Havalimanı'na inişlerin yapılabildiği bilgisi geldi. Ancak uçuş ekibi mesai saatlerini tamamladıklarını söyleyerek uçmadı ve dinlenmek üzere Denizli'de, bir otele gitti. Uçuşun iptal edilmesi nedeniyle yolculardan bir kısmı karayoluyla İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na götürülüp, İstanbul'a uçtu, bir kısmı da biletlerini iade etti. Az sayıdaki yolcu da, ertesi gün saat 10.30'da hareket eden uçakla İstanbul'a gidebildi.


Türk Hava Yolları Basın Müşaviri Ali Genç, yaşanan durumun olağan olduğunu, ekibin Çarşamba sabahı uçuşunu gerçekleştirdiğini, yolculardan isteyenin İzmir'e transfer edildiğini, isteyenin biletinin iade edildiğini, bir kısım yolcunun ise sabah seferiyle İstanbul'a uçtuğunu söyledi!

Kaynak:Milliyet

En güzel bacaklı aktris Charlize Theron

Güney Afrika asıllı Charlize Theron, Hollywood’un en güzel bacaklı yıldızı seçildi.

’Cani’ (Monster) adlı filminde sergilediği oyun gücü ile Oscar ödülü kazanan güzel oyuncu, bu kez de bacakları ile bir çok ünlüyü geride bıraktı.

ABD’de yayınlanan In Touch dergisinin okuyucuları arasında gerçekleştirdiği ankette, sahne yaşamına, Güney Afrika’da iken bale yaparak başlayan Theron’un, uzun, diri ve biçimli bacakları yüzünden birinciliğe layık görüldüğü de vurgulandı.
En güzel bacaklara sahip ünlüyü seçmek için gerçekleştirilen ankette yarışan Angelina Jolie, Kelly Brook, Naomi Campbell gibi isimler listeye giremezken, Theron’u Gisele Bundchen ve Jennifer Aniston izledi.

İşte ilk ona girmeyi başaran en güzel bacaklı ünlüler:
1-Charlize Theron 2- Gisele Bundchen 3-Jennifer Aniston 4-Vanessa Minnillo 5-Stacy Keibler 6-Halle Berry 7-Carrie Underwood 8-Christina Aguilera 9-Katherine Mcphee 10-Eva Longoria

MİLLİYET

TFF'den Bakan Şahin'e Hukuk Dersi

TFF asıl mesleği avukatlık olan bakan M. Ali Şahin'e adeta hukuk dersi verdi.

Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali TFF ile uğraşmaktan vazgeçmeyen M. Ali Şahin, TFF'nin resmi veb sitesinde yayınlanan basın açıklamasıyla gülünç duruma düştü.

Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu garanti altına almak ve TFF'deki rantı kendi kontrolları altında bulundurmak isteyen ve bunun için TFF'nin başına hem yandaşları hem de Fenerli birini getirmek için büyük çaba harcayan AKP Hükümeti ve bakan Şahin, çırpındıkça batıyor.

TFF'nin basın açıklamasının tam metni için tıklayın

Baykal Sıkışınca Kaçtı!

Baykal, Abbas Güçlü’nün hazırlayıp sunduğu Genç Bakış programında Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin sorularını yanıtlamaya çalıştı.

Baykal konuk olduğu Genç Bakış programını, milliyetçilik tartışmaları başlatan soruların ardından öğrenciler arasında ufak çapta bir arbede yaşanması üzerine, tamamlamadan terk etti.

Programı izleyenler, Baykal'ın daha fazla batmamak için arbedeyi bahane ederek kaçtığına kanaat getirdiler.

Baykal, Abbas Güçlü’nün hazırlayıp sunduğu Genç Bakış programında Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin sorularını yanıtladı. Öğrenciler Baykal’a, Meclis’teki bütçe görüşmeleriyle başlayan “üslup” tartışmalarıyla ilgili soru yöneltti ve siyasetteki üslubun rahatsız edici olduğu eleştirisini yöneltti. Baykal şöyle yanıt verdi:
“Kırıcı olabilir ama ne yapalım. Ben Hikmetyar’ın dizinin dibinde fotoğraf çektirmiş olan insan Türkiye Cumhuriyeti’nin nin başbakanı olamaz diyorum. Benim cumhurbaşkanım dünyada terörizmi finansa ettiği BM kararlarıyla kesinleşmiş bir insana, kendi özel ahbaplık ilişkisi var diye kefalet vermiş olabilir mi, bunu kabul etmek mümkün mü? Ben böyle birisinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğine inanıyorum” diye konuştu. “Milletin içindeki muhalefet” adına bunları söylemek zorunda olduğunu kaydeden Baykal, AKP’nin halkın 66’sı tarafından kabul edilmediğini ve bu çoğunluk adına da birilerinin bir şey söylemesinin doğal olduğunu söyledi. Baykal ayrıca, Meclis’te bekleyen dokunulmazlık dosyalarına dikkat çekerek, “Sen git hesabını ver derler insana” dedi.


TEK BAŞINA İKTİDAR ELEŞTİRİSİ

Baykal, öğrencilerin “CHP Genel Başkanı olduğunuzdan beri partiyi hiç tek başına iktidara getiremediniz, bu konuda özeleştiri yaptınız mı” sorusuyla da karşılaştı.
Türkiye’de bugünkü hayatın 1980’deki askeri müdahaleden sonra şekillenmeye başladığını belirterek söze başlayan Baykal, CHP’nin da 1980’le birlikte uzun süre ara verdiği hayatına 1992 yılında tekrar başladığını anlattı. Dağılmış bir partiye sahip çıktıklarını anlatan Baykal, 12 yılda oy oranını yüzde 4,75’ten yüzde 20’ler seviyesine getirdiklerini söyledi. Görevde olduğu süre içinde kendi iradesiyle iki kere başkanlıktan ayrıldığını fakat tekrar göreve çağrıldığını hatırlatan Baykal, “Bizim işimiz varolan bir partide külah kapmak değildi. Beş generalin kapattığı CHP’yi var etmeye çalışmaktı” dedi.
Baykal, “Türkiye’nin sorunlarını çözeceğinize inandığınız için mi iktidara talipsiniz yoksa iktidar koltuğuna oturmak için mi” sorusuna ise şöyle yanıt verdi:
“Türkiye’nin güçlükleri var. ‘Ben bunlara çözüm getiremem’ mi denilecek? Kim getirecek peki? ‘Kimse getiremez’ mi diyeceğiz? Böyle bir şey olur mu? Brezilya’da biri çıkıyor, aynı dünyanın içinde benzer sorunlara çözüm buluyor da biz mi bulamayacağız. Bizim derdimiz kişisel iktidar değildir, iktidarı da kişisel tatminimiz için kullanmadık. Bizim için iktidar milletin sorunlarına çözüm bulma yoludur.”

17 Ocak 2007 Çarşamba

Skype'dan İnternet TV

Gözünü internet üzerinden televizyon yayıncılığına diken web’in iletişim harikalarından Skype’ın kurucuları, online televizyon yazılımına "Joost" adını verdiler.
The Venice Project (Venedik Projesi) adıyla bir süredir beta sürümü denenmekte olan dünyanın internet üzerinden ilk televizyon hizmetinin girişimcileri, Joost’un Londra ofisinde, diğer televizyon yatırımlardan farklı bir deneyim sağlayan hizmeti tanıttılar.



Girişimin CEO’su Frederik de Wahl, tüm televizyon deneyimine yanıt vermeye çalıştıklarını belirterek, Joost’un geniş ekran bir televizyonda arayüzünü kullanan kanalları gösterdi.
Joost yazılımının tam ekranda, tv yayın kalitesinde olduğunu, anında kanalların değiştirilebildiğini ve bir izleyicinin tüm TV ihtiyaçlarını karşılayabildiğini söyleyen de Wahl, hizmetin şu anda hala deneme aşamasında olduğunu, denemek isteyenlerin davetiyeyle yazılım indirebileceklerini belirtti.
Joost, reklamlarla ayakta duracak ücretsiz bir hizmet olacak.
Skype’ın kurucuları, Janus Friis ve Niklas Zennstrom, eski adıyla "Venedik Projesi" adını verdikleri projeyle giderek artan online video talebinin karşılanması ve internet üzerinden telefon görüşmelerinin yapılmasına olanak tanıyan VOIP (voice over internet protocol) gibi "internet televizyon protokolü"nün (IPTV) gerçek anlamda hayata geçirilmesini öngörüyorlar. Skype’ı 3 yıl önce başlattıklarında genişbant kapasitesinin iletişim için hazır durumda olduğunu belirten Friis, "Şimdi üç yıl sonra, aynı şey video için geçerli. İnternet üzerinde gerçekten gayet iyi TV yayını yapabilirsiniz. TV, bir parçası olmak istediğimiz büyük bir araç" diye konuşuyor.
Şu anda 6 bin kişi tarafından denenmekte olan "Joost"u beta sürümü bir bilgisayar ekranında yüksek kalite, tam ekran video gösterme özelliğine sahip bulunuyor. Kullanıcılar bilgisayarlarına bu yayınları izleyebilmek için geliştirilen yazılımı indirerek, ekranın sol tarafındaki menüden izlemek istedikleri kanalları arayabiliyorlar.
Ekranın altındaki kontrol bölümü de, izlenen programın, durdurulması, ileri veya geri oynatılmasına olanak sağlıyor. Sağ taraftaki menüde de kullanıcılara video listelerini veya programla ilgili yorumlarını arkadaşlarıyla paylaşma olanağı sunan interaktif katılım aracı bulunuyor.
Skype kullanıcılarının ayrıca, aynı programı izleyen arkadaşlarıyla "chat" yapma olanağının da bulunduğu televizyon projesinde, YouTube veya diğer video paylaşım sitelerinin aksine, tüm görüntülerin içeriği profesyonel olarak hazırlanacak, hazırlayan tarafından "upload" edilecek.
Skype’ın kurucuları dosya paylaşım sitesi Kazaa’nın müzik şirketlerinin açtığı davaların deneyimlerinden faydalanarak, telif hakları yasalarına uyumlu olacaklarını belirttiler.
Projenin beta sürümünü denemek için "
https://www.joost.com/apply.html" adresinden kayıt yaptırılabilir.
Kaynak: Medya Tava

İmamın Fendi...

Ordu'nun Mesudiye ilçesinde imamlık yapan Hacı Mahmut Yücetepe (38), eşinden ayrıldıktan sonra genç kızları uydudan yayın yapan bir televizyona gönderdiği evlenme ilanlarıyla kandırmakla suçlanıyor.
“Bekarım. Ciddi ve evlenmeyi düşünen genç kızlarla tanışmak istiyorum'' yazılı ilanlarla kandırdığı 3 kızla cinsel ilişkiye girmekle suçlanan imam, her defasında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Ordu’nun Ulubey ilçesi Refaiye köyünde oturan ve Mesudiye’de imamlık yapan evli ve 2 çocuk babası Yücetepe, iki yıl önce kendisini bekar olarak tanıtıp kandırdığı M.K. (20) ile birlikte yaşamaya başladı. Ayşegül Yücetepe, bunu öğrenince boşanma davası açtı. Mart 2006'da 13 yıllık eşiyle yollarını ayıran Yücetepe, bir süre sonra M.K.’yı da terk etti. Evlenme vaadiyle kandırıldığını iddia eden M.K. şikayetçi oldu ancak takipsizlik kararı verildi
.
Yücetepe, "Box TV" adlı kanalda “Bekarım. Ciddi ve evlenmeyi düşünen genç kızlarla tanışmak istiyorum'' yazılı mesaj ile cep telefonunu altyazı olarak yayınlattı. İlanı görüp arayan Mersinli Z.G. (20) ile tanışmak için Mersin'e giden ve evlenme vaadiyle kandıran Yücetepe, genç kızı Ordu’ya getirdi ve cinsel ilişkiye girdi.
Z.G.’nin ailesi kızlarının kaybolduğunu belirterek jandarmaya başvurdu. Z.G. de kandırıldığını anlayınca kaçıp jandarmaya sığındı ve şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Yücetepe, genç kız "kendi rızamla kaçıp beraber oldum" diye ifade verince tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Yücetepe, Gölköy’de yaşayan K.K.'yi (18) de evlenmek vaadiyle kaçırarak cinsel ilişkiye girip, bir süre sonra da terk etti. Genç kızın ailesinin şikayeti üzerine gözaltına alındı ancak K.K. kendi rızasıyla kaçıp cinsel ilişkiye girdiği için Yücetepe yine serbest kaldı.
Kaynak:Milliyet

Genelkurmay Kubilay olayının belgelerini açıkladı


Zaman gazetesinin 'Menemen Olayı' ile ilgili iddiasına karşılık Genelkurmay Başkanlığı tokat gibi belgeler yayınladı.
Belgelere göre, Menemen Olayı bilinçli bir hareketti, eylemi gerçekleştirenlerin tümü Manisa'da ikamet ediyordu ve Nakşi tarikatıyla bağlantıları bulunuyordu.

Genelkurmay Başkanlığı, arşiv belgelerine dayanarak Menemen Olayı'nın "bilinçli bir hareket olduğunu, eylemi gerçekleştirenlerin tümünün Manisa'da ikamet ettiklerini ve Nakşi tarikatıyla bağlantıları bulunduğunu" duyurdu.
Genelkurmay Başkanlığı, 23 Aralık 1930'da Menemen'de katledilen Devrim Şehidi Yedek Subay Mustafa Kubilay ile ilgili olarak Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı arşivlerinde bulunan belgeleri yayımladı.
Belgeler arasında "Kubilay'ın ölümüne ilişkin keşif raporu, İbrahim Hoca'nın ifadeleri, eylemcilere yardım eden Yunus oğlu Kamil'in ifadesi, Menemen Telgraf Memuru Nail Bey'in tanık ifadesi, eylemcilerin bağlı oldukları tarikat mensuplarına ilişkin belge, Şeyh Esat'ın İbrahim Hoca'yla ilişkisini anlattığı mektuplar" yer alıyor.

Kubilay'ın bedeni

Menemen Cumhuriyet Savcısı, Savcı Yardımcısı ve Hükümet Tabip Vekili'nin hazırladıkları raporda, Kubilay'ın Gazez Camii'nde bulunan bedeni, şöyle tasvir ediliyor: "Gazez Camii girişinin sol tarafındaki bahçede arkası üstü yatık, sağ tarafında kasaturası kınından çekik halde, elbiseleri kanlı, başı boynundan ayrılmış ve etrafındaki toprakta çok fazla kan lekeleri bulunan, tahminen 25 yaşlarında, üzerinde haki renkte askeri elbise olan; orta boylu, kumral benizli, saçları az ağarmış cesedin, Menemen'de 43'ncü Alay 1'nci Tabur 3'ncü Bölük Takım Komutanı Yedek Subay İzmirli Hüseyin oğlu Kubilay olduğu anlaşılmıştır."
Genelkurmay Başkanlığı'nın değerlendirmesinde şunlar kaydedildi:"Eylemciler bir hazırlık safhasından sonra eylemi gerçekleştirmişlerdir. Eylemin elebaşı ve Kubilay'ın başını keserek öldüren Giritli Hasan oğlu Mehmet, Osman oğlu Şamdan Mehmet, Hasan oğlu Sütçü Mehmet, Emrullah oğlu Mehmet, Nalıncı Hasan ve Çakır oğlu Ramazan, eylemci grubunu oluşturmaktadır.
Eylemcilerin hepsi Manisa'da ikamet etmektedirler ve Nakşi tarikatıyla bağlantıları vardır. Onları bu tarikata sokan ve eğiten, Manisa Askeri Hastahanesi imamlığından emekli İbrahim Hoca'dır. İbrahim Hoca da Şeyh Esat'a bağlıdır."

15 Ocak 2007 Pazartesi

Telekom İndirdi mi, Bindirdi mi?


Türk Telekom, geçen hafta Telekomünikasyon Kurumu’ndan gerekli izinlerin çıkmamasından dolayı ertelediği yeni ücret tarifesini açıkladı.

Türk Telekom’un 1 Mart 2007 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni fiyat tarifesine göre, şehirlerarası, uluslararası ve GSM aramalarında büyük oranda fiyat indirimine gidilirken, şehriçi ve sabit ücrete zam yapıldı. Yeni tarifeyle, İstanbul-Ankara veya Edirne-Ardahan arasında yapılan telefon konuşmaları da şehiriçi tarifeden ücretlendirilecek.

Türk Telekom’dan konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Türk Telekom’un 2004 yılından bu yana ilk defa fiyat tarifelerinde değişikliğe gittiği hatırlatıldı. Açıklamada, yeni tarifelerde sabit ücret ve şehiriçi aramalarda genel olarak enflasyon seviyesinde artışlar; şehirlerarası, uluslararası ve cep telefonu görüşmelerinde ise “devrim niteliğinde" indirimlerin hayata geçirildiği kaydedildi.

Açıklamada, yeni fiyat tarifesiyle Türk Telekom’un yaklaşık 19 milyon ev ve iş telefonu abonesi, yani 50 milyon kullanıcısının şehiriçi fiyatına şehirlerarası görüşme yapabileceği kaydedildi. Açıklamada, söz konusu değişiklikle Türk Telekom’un şehirlerarası aramalarının yaklaşık olarak yüzde 57 oranında ucuzlayacağı vurgulandı.
Açıklamada, “StandartHATT’ta şehirlerarası görüşmelerin fiyatı dakikada 17.5 kuruştan 8.1 kuruşa, HesaplıHATT’ta ise 27.5 kuruştan 11.8 kuruşa kadar düşecek. Böylece Türkiye’nin herhangi bir yerini aramak aynı fiyata mümkün olacak" denildi.

Yeni tarifelerde 2004 yılından bu yana hiçbir değişiklik yapılmayan sabit ücret ve şehiriçi aramalarda da maliyetle orantılı ve genel olarak enflasyon seviyesinde artışlar gerçekleşiyor. Ev ve iş telefonları için alınan sabit ücretlerde en fazla 2.7 YTL’lik artış gerçekleşirken, şehiriçi aramalarda ise ortalamada 1.4-1.8 YKr seviyelerinde bir artış yapıldı.
Türk Telekom ayrıca yeni tarifelerde StandartHATT sahiplerine, sabit ücretteki artışı karşılamaya yönelik ve aylık değeri 8.1 YTL’yi bulan 100 gece kontörü verecek. Aynı şekilde HesaplıHATT kullanıcılarının 100 ücretsiz kontörü gece kullanımına kaydırılarak ilave 60 gece kontörüyle toplam değeri 18.9 YTL’yi bulan konuşma imkanı sunulacak.

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ DAVA AÇIYOR

Tüketiciler Birliği, Türk Telekomun yeni fiyat tarifelerinin iptali istemiyle dava açacak. Tüketiciler Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, Türk Telekomun yeni fiyat tarifelerinin iptali istemiyle Bölge İdare Mahkemesinde yarın dava açılacağı bildirildi.

GALATASARAY TV YAYINDA

Sarı-Kırmızılı taraftarın dört gözle beklediği Galatasaray televizyonu, bugün yayın hayatına başlıyor. Uydudan test yayınına başlayacak olan kanal, 22 Ocak’tan itibaren ise normal yayına geçecek.


Kulüpteki tüm gelişmeleri anında duyuracak olan kanal, geniş kapsamlı röportajların yanısıra medyada fazla yer bulamayan isimleri ve spor etkinliklerini ekrana getirecek.

Dünya gündemi de var

Kanaldaki en dikkat çekici farklılık ise ana haber bülteni saati. Galatasaray TV’de akşam haberleri, geçen sezon şampiyonluğun kazanıldığı 20.45’te başlayacak. Hem ana haber bülteninde hem de gün içindeki haberlerde Türkiye ve Dünya gündemindeki gelişmeler ekranlara getirilecek. Kapsamının her geçen gün genişletilmesi planlanan kanal, çeşitli müsabakaları da canlı olarak ekrana getirmeyi planlıyor.

24 saat kesintisiz yayın

Çok özel dosyaların bulunacağı analizlerin yanı sıra 24 saat kesintisiz yayında Galatasaray tarihi de Sarı-Kırmızılı futbolseverlerle buluşacak. Cim Bom’un mazisindeki önemli zaferler ve daha önce başka hiçbir yerde yayınlanmayan görüntüler, taraftarlarla paylaşılacak. Nostalji bölümünün de en az diğer programlar kadar ilgi görmesi bekleniyor. Ayrıca çeşitli tartışma programları da Galatasaray TV’nin vazgeçilmezleri arasında yer alacak.

13 Ocak 2007 Cumartesi

Emre Yırtamayacak!

Yıllardır futbolundan çok hırçın , kavgacı ve saldırgan tavırlarıyla gündeme gelen Emre, bu defa fena yanacak gibi!

İngiltere Futbol Federasyonu, Newcastle forması giyen milli oyuncumuzun 30 Aralık'ta Everton ile oynanan maçta rakip futbolculara ırkçı sözler sarfettiği gerekçesiyle cezalandırılacağını açıkladı.

İngiliz federasyonu, Emre'nin "ırkçı, onur kırıcı ve küfre varan kelimeler" kullanmaktan suçlu bulunduğu ifade ederek, yıldız futbolcunun suçlu olduğuna karar verdi. 30 Aralık'ta yapılan ve Newcastle'ın 3 - 0 yenilgisiyle sonuçlanan Everton maçında, rakip takım futbolcularına, ırkçı sözler sarfettiği ileri sürülen Emre'nin 29 Ocak tarihine kadar, karara itiraz edebileceği açıklandı.
Maçın hakemi Dermot Gallagher'ın raporu sonrası harekete geçen Federasyon, maçın 42. dakikasında Emre'nin siyahi oyuncular ABD'li kaleci Tim Howard ve savunma oyuncusu Joleon Lescott'a ırkçı sözler sarf ettiği iddiasını inceledi. Hakem, raporunda Emre'nin ırkçı sözlerini duymadığını ancak Evertonlı futbolcuların Emre hakkında şikayette bulunduklarını yazdı.
Milli oyuncumuz, İngiltere Futbol Federasyonu tarafından ırkçı saldırıdan suçlu bulunan ilk oyuncu oldu.

Ada'dan ayrılabilir

Bilindiği gibi milli futbolcu Emre, hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, "İngiliz Federasyonu'nun, Everton kulübü ya da Howard'dan hiçbir suçlama olmamasına karşın hakkımda soruşturma açması düşündürücü. Eğer bu yüzden bana ceza verilirse tepkim çok sert olur. Ada'daki futbol kariyerimi tekrar gözden geçiririm" demişti. Emre itiraz sonrasında da suçlu bulunursa çok ağır bir ceza ile karşı karşıya kalacak. Yıldız oyuncuya 4 ile 8 maç arası ceza gelebilecek.

12 Ocak 2007 Cuma

Vergi iadesinde son günler yaklaşıyor

TBMM'de bulunan Gelir Vergisi Kanun Tasarısının yasalaşması halinde çalışanlar artık vergi iadesi için fatura-fiş toplamayacak. Bu durumda vergi iade formunu son kez dolduran çalışanlar, belgelerini, iş yerlerine 20 Ocak'a kadar teslim edecek.

Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMMMO) Başkanı Ali Metin Polat, çalışanları yanıltıcı belge, fiş ve fatura konusunda uyardı.
Polat, vergi iadesi uygulamasının 2007 yılında son bulacağına güvenerek yanıltıcı fiş, fatura toplayan ücretlilerin 6 ay ile 3 yıl arasında hapis cezası ile karşı karşıya kalabileceklerini kaydetti.

KİM, NE VERECEK, NE ALACAK ?

Çalışanlar, 2006 yılı harcamalarına ilişkin düzenledikleri belgelerin 3.600 YTL'ye kadar olan bölümü için yüzde 8, 3.600 YTL'den 7.200 YTL'ye kadar bölümü için de yüzde 6 vergi iadesi alacak.
7 bin 200 YTL'yi aşan bildirimlerde ise 7 bin 200 için yüzde 7, aşan kısmı için yüzde 4 vergi iade oranı uygulanacak.Buna göre, 2006 yılında net aylık ücreti 380,46 YTL alan asgari ücretliler, 396,97 YTL vergi iadesine hak kazanacak. Geçen yıl net aylık ücreti 2 bin YTL olanlar 1.454,83 YTL, 3 bin YTL olanlar da 2.155,58 YTL vergi iadesi alacak.

9 Ocak 2007 Salı

Hıncal Uluç 180 Derece Döndü


Her fırsatta Canaydın'ı eleştiren ama her nedense kongrelerde hep Canaydın'ın listelerini destekleyen, Galatasaray'ın son seçimli kongresinde de Canaydın ve Polat'a destek veren Hıncal biraz geç uyandı.

Hıncal Uluç, Fotomaç'ta yer alan açıklamalarında Başkan Özhan Canaydın'ı ağır bir dille eleştirdi!

Galatasaray'ın UEFA şampiyonluğuyla arkasına müthiş bir rüzgar aldığını ve taraftar sayısını katladığını belirten Uluç, bu iyi gidişin Canaydın'ın başkanlık koltuğuna oturmasıyla durduğunu öne sürdü. Uluç, "Canaydın, 10 yılda 7 şampiyonluk vadetmişti. Konu şampiyonluk da değil. Kulübün itibarını yok ediyor Özhan Canaydın. Şampiyon olamayabilirsin. Bir Galatasaraylılık duruşu vardır. O duruş kalmadı. Bir de Galatasaray için en önemli şey Fenerbahçe. Kim ne derse desin. Geçen haftaki gazeteleri açın, her dalda uğranılan hezimetlerle dolu haberler. Her dalda Fener ile yarışıyorlar ve her dalda Fener, Galatasaray'ı eziyor. Kız voleybolu, erkek basketbolu, futbol... Yani Galatasaray, Fenerbahçe'nin şamar oğlanına döndü. Her Fenerbahçe-Galatasaray maçı, sonucu bilinerek başlıyor. Galatasaray bu hale düşer mi? Bu sportif yanı. Maddi yanı desen işte buyur. Hakan Ünsal'ın söyledikleri.
Özhan Canaydın geçen dönem Ergun Gürsoy'u, bu dönem de Adnan Polat'ı bitirdiğini iddia eden Uluç, Fatih Terim'in "Galatasaray'da kalsaydım, bir kupa daha gelirdi" sözlerine de inandığını söyledi.

7 Ocak 2007 Pazar

Fenerin Şampiyonluğu İçin Düğmeye Basıldı


Fenerbahçe kirli oyunlarına hükümeti de alet ediyor!

Aslen Galatasaray'lı olan M. Ali Şahin, Fener 100. yılında şampiyon olsun ki Başbakan bu yıl da üzülmesin diye, Haluk Ulusoy Federasyonuna savaş açtı. Kamuoyundaki hakim görüş amaçlarının Feneri şampiyonluğa taşıyacak bir başkan seçmek olduğu! (Hükümet futbolun üstünden elini çekmezse, FIFA ve UEFA'dan ihraç edilmemiz söz konusu olabilir!)

Galatasaray'lılar uyumayın, siyasetçilerin Türk Futbolu üzerinde oyunlar oynamalarına izin vermeyin!


‘Kızıl tehdit edildi’

Gökmen Özdenak, seçim tartışmalarının alevlendiği bugünlerde, gündeme bomba gibi düşecek iddiaları açıklıyor: Gaziantepspor Başkanı İbrahim Kızıl, son Kulüpler Birliği toplantısında karar değiştirip ‘hemen seçim’ için el kaldırdı. Petrol ve enerji işiyle uğraşan Kızıl’ın, siyasilerin müdahalesi nedeniyle işlerinin yavaşlatıldığı ve ‘ya bizim tarafa geç ya da işlerin daha da bozulur’ şeklinde uyarıldığı ileri sürülüyor.
Delegelere baskı var
Şu an iktidarda bulunan partinin milletvekillerinin, özellikle belediye başkanı olan delegeler üzerinde büyük baskı kurduğu öne sürülüyor. Şekerspor’u forse eden KC Grubu’nun da bu baskıdan nasibini aldığı sızan haberler arasında... İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu’nun, 28 Aralık’ta Diyarbakır Valisi’ni aradığı ve bu konuda fikir alışverişinde bulunduğu iddia ediliyor. Kulislerde işte bunlar konuşulurken; Ulusoy da FANATİK’e bomba gibi açıklamalar yaptı: CHP erken seçim istiyor, ama AKP yanaşmıyor. Hal böyleyken, federasyon için neden erken seçim diye bastırılıyor.”

‘Ben bir konuşursam’

‘Levent Kızıl, 14 Ocak 2006’da ‘adamlığım gereği yanındayım’ diye mektup yazmıştı. Peki ne oldu da şimdi değişti? Delegeler imza veriyor. İsimleri açıklanırsa, ben de onlar hakkında bildiklerimi anlatırım. Ülkede kaçacak yer bulamazlar. Artık üzerimize çok geliyorlar. Bizi rahat bıraksınlar. Böyle devam ederlerse FIFA’ya giderim. Bugün bırakmak istiyorum, ama bazı fırıldakların Türk Futbolu’na zarar vermesinden korkuyorum. Geçen sezon Fenerbahçe şampiyon olsa, bugün bu olaylar başıma gelecek miydi? Galatasaray’ı ben şampiyon yapmadım ki...”

Muhalifler 100 oyda

“Sayemde hakemler adil davrandı ve Fenerbahçe şampiyonluğu kaybetti. Kulüpler Birliği toplantısından önceki gece 01.00’de Özhan Canaydın aradı, ‘şarabını içebilir miyim’ dedi. 04.00’e kadar konuştuk. Çıkarken, ‘gazamız mübarek olsun’ dedi. Ardından ‘seçim yapılmalı’ açıklamasını yaptı. Anlayamadım...” Öte yandan muhaliflerin şu an 100 oy topladığı, pazartesi günü 111 oya ulaşıp imzaları Bakan Şahin’e teslim edeceği öğrenildi.

Gökmen ÖZDENAK / FANATİK

5 Ocak 2007 Cuma

Zico Yükseklerde Uçuyor!


3 kupayı da istiyormuş! (Fazla yükseklerde uçuyor, düşünce canı çok yanacak!)

Fenerbahçe Teknik Direktörü Zico dün sabah yapılan ilk antrenman öncesinde futbolcularıyla tek tek görüşerek bayram ve yeni yıllarını kutladı. Daha sonra oyuncularıyla bir toplantı yapan Brezilyalı teknik adam, “Zor bir ikinci yarı bizi bekliyor. Kritik karşılaşmalar oynayacağız. Herkesin hazır olmasını istiyorum dedi.

Çalışma sırasında FBTV’ye de konuşan Zico, kampta takımın iyi yönlerinin çok daha iyi olması, eksik yönlerin de giderilmesi için çalışacaklarını ifade ederek, “Bu kampı en iyi şekilde değerlendirip ikinci yarıya daha güvende girmeyi hedefliyoruz” dedi.. Zico ayrıca, “Disiplinli, takım oyunu oynarsak yenemeyeceğimiz takım yok. Bunu ilk yarının son çeyreğindeki maçlarda gösterdik. Şu an üç kulvarda mücadele ediyoruz ve üç kupaya da talibiz” şeklinde konuştu.

Erik Gerets'den Yönetim'e Taş!


7 puan önde olsaydık şimdi imzayı atmıştım!


Sarı-Kırmızılı takımın teknik patronu Gerets, Antalya kampında AKŞAM’ın konuğu oldu. Hem yönetime, hem taraftara, hem de rakiplere önemli mesajlar gönderip samimi itiraflarda bulundu. “2007-2008 sezonunda Galatasaray’da görev yapabilmem için önce yönetimden teklif gelmesi lazım. Eğer gelmezse başka takımlara bakacağım bir gerçek” diyen Belçikalı çalıştırıcı Türkiye’de bazı şeylerin çabuk unutulduğunu ifade edip serzenişte bulundu:

HAMİT’İ İSTEDİM

“Bu takımın ne zorluklarla şampiyonluğa ulaştığını herkes biliyor. Şu anda biz 7 puan önde olsaydık imzayı atmış olurdum. Kulübe küsme gibi bir durumum yok. Adnan Polat ile bazı tartışmalarımız oluyor. Ama bunlar takımımızın daha iyi seviyelere çıkması içindir. Takım içindeki huzuru bozmak isteyen bazı insanlar bunu kasıtlı yapıyor. Buna yıpratma politikası diyebiliriz.” Transferler konusuna da değinen Gerets şunları söyledi: “Takıma direkt katkısı bulunabilecek bir oyuncu profili üzerinde duruyoruz. Kaliteli bir yabancı alabilirsek Carrusca’yı kiraya gönderebiliriz. Hamit Altıntop gibi oyuncuyu hangi takım istemez. Ben de istedim. Ancak burada önemli olan oyuncunun niyeti. Bu futbolcu Türkiye’ye gelmeyi düşünmüyor. Girişimimiz oldu ama kesin bir sonuca ulaşamadık. Arda’nın inanılmaz bir performans gösterdiğini dile getiren tecrübeli teknik adam “Arda ve Sabri’ye birçok Avrupa kulübü talip. Ancak Avrupa’nın üst düzey takımlarında oynayabilmeleri henüz erken” açıklamasını yaptı. Fenerbahçe’nin hem maddi, hem de kadro açısından daha da güçlendiğini kaydeden Gerets sözlerini şöyle sürdürdü:

İŞİMİZ ÇOK ZOR

“Bir önceki sezon bizim neleri başarabileceğimizi herkese gösterdik. Bu sezon da neden olmasın. Ancak şunu da kabul etmek lazım ki, işimizin çok zor. Futbolcuların Fenerbahçe ile oynayacağımız maç için yaptıkları açıklamaları onaylamıyorum. Şimdiden ortamı germenin manası yok. Bize ilk maçta yapılanların dışında Galatasaray olarak olaya sportif bakıyoruz. Amacımız Fenerbahçe’yi Sami Yen’den puansız göndermek.”

Bahadır ÇOKİŞLER, Fazıl ÜNVERDİ

4 Ocak 2007 Perşembe

Canaydın Kulüpler Birliğini de Karıştırdı.


Galatasaray'ın gelmiş geçmiş en başarısız ve beceriksiz başkanı Canaydın, Kulüpler Birliği Başkanlığı görevini de yüzüne gözüne bulaştırıyor.

Galatasaray Kulübü ve Kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın, kendisini eleştiren Ankaragücü Kulübü Başkanı Cemal Aydın'a, "Kendisi en büyük kaosu yaratan başkandır" dedi.

Galatasaray Kulübü ve Kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın, kendisini eleştiren Ankaragücü Kulübü Başkanı Cemal Aydın ile Trabzonspor Kulübü Asbaşkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'na yanıt verdi.

Özhan Canaydın, ''Cemal Aydın en büyük kaosu yaratan başkandır. Geçen toplantımızda Fenerbahçe'nin vekaletini kabul etmeyenler, son toplantıda Beşiktaş'ın Trabzonspor'a verdiği vekaleti geçerli saymaktalar. Sayın Trabzonspor temsilcisi İbrahim Hacıosmanoğlu ve Cemal Aydın kendi istedikleri tarzda bir deklarasyon çıkmadığı için bu tavrı sergilemekteler'' diye konuştu.

Canaydın Gene Sallamış!


Canaydın: 2007 bizim yılımız olacak!

Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, 2007 yılının sarı-kırmızılılar için hayati bir önem arz ettiğini belirterek, ''Bu yıl, değişimi başarıyla gerçekleştirmiş ve yapısal dönüşümü hayata geçirmiş bir Galatasaray'ın yılı olacak'' dedi.

Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın, 2007'nin sportif anlamdaki büyük başarıların yeniden kazanılmaya başlandığı ve bu başarılı yapının kurumsal bir kimliğe kavuşturulduğu yıl olacağını belirterek, ''2005-2006 sezonunda hepimizin büyük bir coşkuyla yaşadığı üzere Turkcell Süper Lig şampiyonluğunu 16. kez kazanma başarısını gösterdik. Bu şampiyonluk, Galatasaraylılık ruhunu sahaya yansıttığımız takdirde neleri başarabileceğimizin somut bir göstergesi olarak karşımızda duruyor. 2006-2007 sezonunun ilk yarısını liderin 7 puan arkasında tamamladık. Ancak geçen sezondaki anlayış ve ruhla mücadeleyi sürdürürsek aynı başarıyı bu sezon da tekrarlayacağımıza yürekten inanıyoruz'' diye konuştu.

''YİNE ŞAMPİYON OLACAĞIZ''

Taraftarların her zaman olduğu gibi takıma tam destek olmaları halinde başaramayacakları hiçbir işin olmayacağını kaydeden başkan Canaydın, ''Galatasaray bu sezonu da şampiyon olarak tamamlayacaktır. Yeter ki, önce bizler buna inanalım'' dedi.
Günümüz endüstriyel futbol gerçeği ışığında spor kulüplerinin geçmiş dönemlerdeki yapılarıyla bu mücadeleyi sürdürebilmelerinin artık imkansız hale geldiğini ifade eden Özhan Canaydın, ''Hem kendi ülkesinde, hem de uluslararası arenada başarılı olmak isteyen kulüplerin yapısal bir dönüşümü hayata geçirmeleri ve kendilerini günün koşullarına uyarlamaları gerekiyor. Bu bağlamda bugüne değin büyük sıkıntılara ve eleştirilere göğüs gererek yürüttüğümüz çalışmalarımızın tümü, bu dönüşümü hayata geçirmek içindi. Şu an itibarıyla çabalarımızın meyvelerini toplama noktasına gelmiş bulunuyoruz. Seyrantepe'deki stat projesi, Riva arazisinin değerlendirilmesi, şirketlerimizin yeniden yapılandırılması ve mali disiplinin sağlanması, müze projesi bunlardan sadece birkaç tanesini oluşturuyor'' diye konuştu.