ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

28 Şubat 2007 Çarşamba

ÖZHAN CANAYDIN YİNE KAÇTI


HAKAN ŞÜKÜR'ÜN BASKISIYLA KAPTAN BÜLENT KORKMAZ'I ZORLA KULÜPTEN UZAKLAŞTIRAN CANAYDIN, TARAFTARIN TEPKİSİNDEN KORKTUĞU İÇİN K.ERCİYESSPOR-GALATASARAY FORTİS TÜRKİYE KUPASI MAÇINI EVİNDE SEYRETTİ.

(Adam başına gelecekleri biliyormuş. Kupadan elenmenin şokuyla taraftar maçtan sonra Canaydın'ı boklu değnekle kovalardı.)


Korkmaz'a sevgi seli

Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, kaptanlığını yaptığı Galatasaray'a karşı bir teknik direktör olarak ilk kez mücadele verdi.
Bülent, daha önce Gençlerbirliği'nde antrenörlük yaparken, Ali Sami Yen Stadı'nda bir Galatasaray maçında görev yapmıştı. Galatasaraylı taraftarlar, Bülent Korkmaz'a kapalı tribünde açtıkları ''Bülent Korkmaz biz seni profesyonel değilsin diye sevdik'',''Unutmayız'', ''Unut dediler, unutamadık'' yazılı pankartlar açtı. Taraftarlar ayrıca kısa bir süre ''Büyük kaptan'' diye tezahüratta bulundu.
Maç öncesinde Erik Gerets ile Bülent oldukça samimi bir biçimde sarılırlarken, Belçikalı teknik adamın, meslektaşının yanağını okşaması dikkati çekti.
Taraftarlar, takımlarına tepki gösteren Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarına da mesaj göndererek, ''Onlar havaalanı basar, biz bağrımıza basarız'' yazılı pankart açtı.

27 Şubat 2007 Salı

Volkan küfürlere çok üzülmüş

Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan 'Antalyaspor maçında tribünlerden şahsıma yapılan kötü tezahüratları sindirmem oldukça zor oldu' dedi.

(Küfür ne ki, daha Rüştü gibi dayak yiyecek haberi yok zavallının.)

Son haftalarda yediği hatalı gollerle eleştiri oklarının hedefi olan Fenerbahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel, "Antalyaspor maçında tribünlerden şahsıma yapılan kötü tezahüratları sindirmem oldukça zor oldu" dedi.
Volkan Demirel, sarı-lacivertli kulübün internet sitesinde yaptığı açıklamada, "Taraftardan destek görmek istiyorum. Ben de kalemde taraftarlardan aldığım kuvvet ve tecrübemle önümüzdeki maçlarda çok daha iyi olacağım" diye konuştu.

24 Şubat 2007 Cumartesi

Al birini vur ötekine

Horoz Aslanı gagaladı, Hamsi Kartalı yuttu.
Dün Galatasaray'ın sahasında iki puan kaybetmesinin ardından, bugün de Beşiktaş iki farklı öne geçtiği maçta üç puan bıraktı.
(Bu beceriksizler feneri zorla şampiyon yapacaklar.)
Turkcell Süper Lig'in 22. hafta mücadelesinde Galatasaray Ali Sami Yen Stadı'nda Denizlispor ile 1-1 berabere kaldı. G.Saray bu sonuçla evinde 2 puan kaybederek şampiyonluk yolunda ağır yara aldı.
Turkcell Süper Lig'de 22. haftanın en önemli maçında Trabzonspor ilk yarıda 2-0 mağlup duruma düştüğü maçta, Beşiktaş'ı ikinci yarının ilk 15 dakikasında bulduğu üç golle 3-2 yenmeyi başardı. Beşiktaş bu yenilgiyle zirve yolunda ağır bir yara alırken, Trabzonspor üst sıralara olan tırmanışını sürdürdü.

22 Şubat 2007 Perşembe

AVRUPA FENERE TERS


SEZON BAŞINDA YÜZÜNCÜ YIL HEDEFİNİ SÖZDE ÜÇ KUPA OLARAK İLAN EDEN FENER İLKİNE VEDA ETTİ SIRA DİĞERLERİNDE.
(Bu gidişle devre arasında Antalya'da kazandıkları Gazoz Kupası'yla yetinecekler gibi.)
F.Bahçe, 100. yılında UEFA Kupası'na erken veda etti.
Fenerbahçe, sahasındaki ilk maçta 3-3 berabere kaldığı AZ Alkmaar'a, yediği 2 golle elendi.
AZ ALKMAAR: 2 - FENERBAHÇE: 2
Stat: DSB
Hakemler: Knut Kircher, Harry Ehing, Thorsten Schiffner
AZ Alkmaar: Waterman, Jaliens, Opdam, De Cler, Boukhari, Şota, Molhoek, Dembele, Koevermans, De Zeeuw, Steinsson
Fenerbahçe: Volkan, Appiah, Ümit, Kezman, Tuncay, Tümer, Önder, Alex, Deniz, Lugano, Edu
Goller: Dk. 21 Tümer, Dk. 34 Alex (Fenerbahçe) Dk. 64 Martens (AZ Alkmaar)
Sarı kartlar: Dk. 18 Appiah, Dk. 29 Deniz (Fenerbahçe)

21 Şubat 2007 Çarşamba

ISO Belgeli hastanede ameliyat skandalı

2.5 ay önce 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alan hastanenin jeneratörü devreye girmeyince, HASTA ACİL SERVİSTE EL FENERİYLE AMELİYAT EDİLDİ.
Alanya'da bıçaklanan 28 yaşındaki Nuri Dora'ya getirildiği Alanya Devlet Hastanesi'nde müdahale yapılacağı sırada elektrikler kesildi. 2.5 ay önce 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alan hastanenin jeneratörü devreye girmeyince acil servisteki yaralıya el feneri ve olayı görüntüleyen muhabirin kamera ışığı altında ilk müdahale yapıldı.

ELEKTRİKLER KESİLDİ ACİL SERVİSTE EL FENERİYLE AMELİYAT EDİLDİ
Alanya’nın Konaklı Beldesi'nin DYP'li Belediye Başkanı Abdullah Sönmez’in yeğeni Nuri Dora, dün hava karardıktan sonra sokakta yürürken kimliği belirlenemeyen bir kişi tarafından sırtından ve kolundan bıçaklanarak ağır yaralandı. Dora, saat 18.30 sıralarında Alanya Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Yaralı acil servise alındığı sırada elektrik kesildi.
2.5 ay önce ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi belgesi alan hastanenin jeneratörü de devreye girmeyince Nuri Dora'ya ilk müdahale el fenerleri ve olayı görüntüleyen haber kamerasının ışığı altında yapıldı. Acil servis doktorlarının da tepki gösterdiği durum uzayınca, yaralının ambulansla Özel Can Hastanesi'ne nakledilmesi gündeme geldi. Bu kez de ambulans sürücüsü uzun süren aramaların ardından bulunabildi. Ambulansla özel hastaneye sevk edilen Dora'nın hayati tehlikeyi atlattığı belirtildi.
TALİHSİZLİKMİŞ!
Bölgesel bir kesinti nedeniyle istenmeyen bir manzara oluştuğunu söyleyen Alanya Devlet Hastanesi Başhekimi İsmail Başaran, “Jeneratör 11 dakika 20 saniye gecikme ile devreye girdi. Hastanede tedavi gören hastalar bu olaydan etkilenmedi. Hastanenin iki jeneratörü var. Bunlardan biri ameliyathanenin, diğeri de genel akım ihtiyacını sağlıyor. Talihsiz bir olay gerçekleşti, teknik eleman o an için hastaneye çağırıldı. Gelebileceği en kısa zamanda geldi ve olaya müdahale etti” dedi.
GEÇEN KASIM'DA BELGELENDİ
Alanya Devlet Hastanesi 30 Kasım 2006 tarihinde İngiltere'de faaliyet gösteren British Standart Institution (BSI) tarafından verilen ISO 9001:2000 Kalite Yönetim Sistemi belgesini aldı. Hastane 19 Şubat'tan bu yana da BSI tarafından yıllık 1'nci olağan denetlemeye tabi tutuluyor.
DHA

Mortgage mi Yoksa Mortu Çek mi?


Ev sahibi mi olacaksınız yoksa ödemeler bitinceye kadar mortu mu çekeceksiniz?
Uzmanlar sisteme ilişkin en çok merak edilen soruların yanıtını ANKA’ya değerlendirdi:
1-Mortgage sisteminin tüketiciye yararı ne olacak?
-Yaşama geçmesi ile birlikte faizlerin serbest bırakılması gündeme gelecek. Sistemden yararlanacak müşteriler sabit veya değişken faiz oranları arasında tercih yapabilecek. Değişken faizli krediler ile, konut almak için kredi faizlerinin düşmesini beklemelerine gerek kalmayacak.
2-Değişken faizin bir riski var mı?
-Bankaların baz alacağı endeksler Merkez Bankası tarafından belirlenecek. Fiyatlamalar endeks faiz oranı üzerine katılacak marjlarla oluşturulacak. Müşterinin kullanacağı endeks ve marj oranı sözleşmede yer alacak. Değişken faizde, azami oran sözleşme ile başlangıç tarihinde belirlenecek. Faiz oranları düştüğünde tüketicinin taksitleri de düşecek. Faizlerin yükselmesi durumunda da taksit tutarları sözleşmede belirlenen azami oran kadar yükselebilecek. Müşteriler, faizli kredinin etkileri konusunda ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilecek.
3-Mortgage sisteminde kredi erken kapatılırsa ek bir maliyetin ortaya çıkacağı doğru mu?
-Tasarıda yer alan ve eleştirilere hedef olan bir uygulama söz konusu. Bu uygulamaya göre, sabit faizli kredi kullanımında tüketici yüzde 2 oranında erken kapama komisyonu ödeyecek. Erken kapamalarda tüketiciye yansıyan herhangi bir maliyet bulunmuyor. Bu nedenle de tüketicilerin değişken ve sabit faizli kredi kullanırken bu unsura dikkat etmeleri gerekiyor.
4-Sistemin maliyet avantajı bulunuyor mu?
-Başlangıç aşamasında müşteri maliyetlerinde bir farklılık söz konusu olmayacak. Zaman içinde ikincil piyasanın gelişmesine bağlı olarak bankalar daha kolay finansman sağlayacak. Bu süreçte de uygun ekonomik koşullara da bağlı olarak faiz oranlarında düşüş gündeme gelebilir. Konut kredisi veren bütün bankalar mortgage sistemi konusunda hazırlıklarını tamamlamak üzereler.
5-Mortgage kapsamında alınacak konutlarda imar zorunluluğu var mı?
-Sistem kapsamında kat irtifakı tapusu olan konutların yanı sıra bitmemiş konutlar için de kredi alınabilecek. Deprem yönetmeliğine uygun yapılmış ve iskanı alınmış konutlar mortgage sistemi için uygun olacak. Bu sistemle istenilen her ev alınamayacak. Öncelikle imara uygun olması zorunluluğu aranacak. Banka ev konusunda inceleme yapacak, uygun bulunması halinde kredi verecek.
6-Bu süreçte konut fiyatları yükselir mi?
-Son dönemde yaşanan faiz oranlarındaki düşük ve vadelerdeki uzama konut talebini arttırıyor. Bu nedenle de fiyatlarda artış söz konusu. Sistemin yaşama geçmesinin ardından artan talebe paralel olarak fiyatlarda düşüş gündeme gelebilir. Konut fiyatları ve kiralar arz-talep dengesine göre şekillenir.
7-Mortgage sistemi ile bankalardan kullanılan konut kredileri arasındaki fark nedir?
-Sistemin konut kredisi faiz oranları üzerinde direk bir etkisi bulunuyor. Bankalar ise faizlerini piyasa koşullarına göre belirler. Faiz oranlarının bugünkü tablodaki görünümü maliyete kıyasla makul görünüyor. Genel faiz oranlarının seyrine göre bankalar da fiyatlama yapacaktır. Mortgage sistemine göre, alınacak evin tutarının yüzde 25’i kadar peşinat verecek.
8-Piyasalara etkisi nasıl olacak?
- Sistemin, konut kredisi faiz oranları üzerinde direk bir etkisi olmayacak. Ancak, tüketiciler açısından bakıldığında değişken faizli kredi kullanımı ile faizlerin düşmesi için konut alımlarını bekletmelerine gerek kalmayacak.
9-Mortgage kapsamında satın alınan ev parasal sıkıntıya girildiğinde satılabilir mi?
-İki taksit ödenmediğinde ev sahibine bir aylık bir süre tanınacak. Borç ödenmediğinde o zamana kadar yapılan ödemeler geri verilecek ev de banka tarafından satılacak. 10 yıl taksit ödedikten sonra ev başkasına devredilebilecek. Ancak bunun için kalan borcun yüzde 2’sinin ceza olarak ödenmesi gerekiyor. Kredi kapatılıp, ipotek kaldırılırsa evi satmak mümkün olacak. Borcu erken kapatma halinde ise yüzde 2’si kadar komisyon alınacak.
10-Vergi muafiyeti olacak mı?
-Ekonomi ve maliye bakanları vergi muafiyetine gidilmeyeceği konusunda açıklamalar yaptı. Ancak, tasarıda bir konutu olanlar 100 bin YTL’den fazla olmamak koşuluyla ikinci bir konut alırlarsa da vergi dışı kalması planlanıyor.
11-Ödeme planı nasıl olacak?
-Konutun yüzde 25’inin peşin ödenmesi zorunlu. Örneğin 150 YTL’lik bir ev alan tüketici 30 yılda yaklaşık 700 bin YTL ödeyecek. Bu tablo kapsamında, aylık faiz yüzde 1.2, vade 30 yıl, toplam ödenecek miktar 699.647 YTL, toplam ödenecek faiz 549 bin 647 ve aylık ödeme de bin 943 YTL olacak.
12-Evi olan da yararlanabilir mi?
- Sistem herkese açık olacak. Geçmiş ve mevcut kredi performansında olumsuzluğu bulunmayan, alacağı evin taksitini aylık net geliri ile ödeyebileceğini belgeleyen herkes yararlanabilecek.
13-Dikkat edilmesi gereken konular neler?
- Vatandaşlar, öncelikle bütçe ve ödeme planı yapılarak ne kadar taksiti ödeyebileceğini doğru belirlemeli. Kredi koşulları iyi bir şekilde araştırılmalı. Konutun yasa kapsamında uygunluğuna bakılmalı. Finans kurumları kişinin alım gücü ve ekonomik yükümlülüklerine dikkat edileceğinden harcamalar kontrol altında tutulmalı. Konutun rayiç bedeli doğru tespit edilmeli.
14-Hangi tip konutlar alınabilir?
-Her türlü konut satın alınabilecek. Mortgage istenen evin, en az kat mülkiyetine dönüşümlü yüzde 80’i tamamlanmış olması koşulu aranacak.
15-Konutun bütün maliyetleri karşılanacak mı?
-Sistemden yararlanabilmek için konutun maliyetinin yüzde 25’i peşinat olarak satıcıya ödenecek. Ev kredi talep eden taksitleri ödeyememe ihtimaline karşı sigorta yaptıracak. Aynı zamanda hayat sigortası ve doğal afet sigortası da yaptırılacak.
16-Sistem nasıl işleyecek?
-Konut almak isteyenler broker yardımı veya doğrudan kredi alacak. Krediyi veren kurum, sözleşmeyi değerli evrak olarak portföyüne dahil edece veya özel ipotek finans kuruluşuna satacak. İpotek finans kurumu, sözleşmeyi yurtiçi ve dışından yatırımcılara satarak fon yaratacak. Fon krediyi sağlayan finans kuruluşundan yeni sözleşme almak için kaynak görevi görecek. En son aşamada da, finans kuruluşları piyasadaki likidite sorununun çözülmesinde yardımcı olarak sistemin büyümesini sağlayacak.
17-Mortgage kredileri nereden alınacak?
-Konut kredisi veren bankalar mortgage faaliyetini de sürdürecek. BDDK tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketleri kurulabilecek. Bu kapsamdaki kredilerin yeniden finansmanı amacıyla kullandırılan krediler de konut finansmanı kapsamında olacak.
18-Banka ile sorun çıkarsa nasıl çözümlenecek?
-Tüketiciler, konut ve krediyle ilgili her türlü itirazı Tüketici Mahkemeleri’ne yapabilecek. Konutu satan şirket veya kredi kullanılan kuruluştan memnun olmamaları halinde Tüketici Mahkemeleri’ne dava açabilecek.
19-sistemde konut ipoteği dışında başka bir teminat istenecek mi?
-Finansman kuruluşun ödemeleri, bir kıymetli evraka bağlanması ya da kıymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alınması yasaklanacak. Buna karşın tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa tüketici, bu evrakı konut finansmanı kuruluşundan geri isteyebilecek. Bu evrakın devri durumunda tüketicinin uğradığı zarar karşılanmak zorunda olacak. Kredilerde geri ödeme tutarlarının finansal kiralama işlemlerinde ise kira bedellerinin anaparayı aşan kısmı bu kapsamda faiz olarak kabul edilecek.
20-Bu sistemin riski nedir?
-Bir ülke piyasasında ciddi bir kriz ya da istikrar bozukluğu yaşanması durumunda sistemin zarar görmesi söz konusu olabiliyor. Bankalar, tüketiciye YTL ağırlıklı olmak üzere 10-30 yıl gibi uzun vadeli krediler verebiliyor. Bankalar kısa vadeli ve büyük oranda döviz borçlanıyor. Ekonomide olağanüstü bir kriz durumunda, döviz fiyatları ve faizlerdeki artış banka maliyetlerini arttıracaktır. Böyle bir tabloda banka battıysa, Tüketici Kanunu kapsamında erken kapat veya borcunu ver veya faizini yükselt gibi bir baskı yapamazlar. Önce sigorta devreye girer. Sigorta, ödenmeyen taksitleri öder. Borçlu da normal ödeme geçtikten sonra sigortaya borcunu ödeyecek.
ANKA

18 Şubat 2007 Pazar

Microsoft korsana savaş açıyor.

Microsoft'un 20 Şubat Salı günü uygulamaya koyacağı Windows Orijinal Ürün Avantajı Bildirimi (WGA) uygulaması ile orijinal olmayan yazılım kullananlar, Windows işletim sistemlerini güncelleyemeyecek.
Microsoft'tan yapılan açıklamaya göre, kullanıcıları, kopya yazılım kullanmanın riskleri ve orijinal ürün kullanmanın avantajları konusunda bilgilendirmeyi hedefleyen Microsoft, orijinal olmayan yazılımlarla mücadelede 20 Şubat tarihini milat olarak belirledi.
Bu tarihte devreye girecek WGA Bildirimi uygulaması, orijinal olmayan Windows kullanıcılarına uyarılarda bulunacak.
İnternete bağlı ve otomatik güncelleme seçeneğini kullanan kişilerin Windows XP'lerinin orijinal olup olmadığını kontrol eden WGA Bildirimi, kullanıcılara orijinal yazılım kullanmanın avantajlarına ilişkin bilgi verecek.
WGA Bildirimi kapsamında, kullanılan Windows orijinal değilse, giriş ekranında ve sistem uygulamaları alanında 14 gün boyunca “sahte yazılım mağduru” olabileceklerini vurgulayan bir uyarı görünecek.
İki haftalık süre sonunda hala orijinal olarak etkinleştirilmeyen Windowslar için, aynı alanlarda ürünlerinin orijinalliğinin doğrulanamadığı uyarısı yer almaya başlayacak.
Windows'unun orijinal olmadığını öğrenen kullanıcılar orijinal lisans sahibi olup bu doğrulamayı yapabilirken kullanıcılar bu aşamadan sonra herhangi bir uyarıyla karşılaşmayacak.
Windows'unu orijinalleştirmeyen kullanıcılar, virüs, kurtçuk ve casus yazılım gibi tehditlerin yanı sıra kodlamadaki hatalar sonucu yazılımın bazı fonksiyonlarının düzgün çalışmaması riskleriyle karşılaşıyor.
Açıklamada, kopya yazılım kullanmanın, Fikir Hakları Kanunu'na istinaden, 150 bin YTL para ve/veya 4 yıla varan hapis cezası gibi büyük hukuki riskler içerdiği belirtilirken, Türkiye'de bugüne kadar 4 milyonu aşkın kullanıcının internet üzerinden işletim sistemlerinin orijinal olup olmadığını kontrol ettiği ve yüzde 45'i orijinal olmayan Windows kullandığı için doğrulamayı geçemediği kaydedildi.

14 Şubat 2007 Çarşamba

Çalışanlara AB Bursu


Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, 2007-2008 akademik yılı Jean Monnet Burs Programı kapsamında yaklaşık 100 kişiye burs verecek.

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, 2007-2008 akademik yılı Jean Monnet Burs Programı kapsamında yaklaşık 100 kişiye burs verecek. Kamu sektörüne yüzde 60 kontenjan ayrılan bursla, AB’ye katılım sürecine ilişkin bilgi ve birikime sahip personel sayısının arttırılması hedefleniyor.

Maliye Muhasebat Genel Müdürlüğü’nce yapılan duyuruda, AB’ye üyelik hedefi çerçevesinde yine AB tarafından finanse edilen 2007-2008 akademik yılı Jean Monnet Burs programı kapsamında yaklaşık 100 kişiye burs verileceği bildirildi. Söz konusu bursa ilişkin duyuru ve başvuru formuna http://www.abgs.gov.tr/ adresinden ulaşılabileceği kaydedildi.

AB Genişleme Programı kapsamında Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Merkezi Finans ve İhale ve Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Jean Monnet burslarının devamı öngörüyor. Başvuruda bulunacakların çalıştıkları kurumun Personel Dairesi’nden, üniversitelerde araştırma, öğretim asistanı, öğretim üyesi ve İdari Personel Bölüm Başkanı’ndan yurtdışında eğitime gidilmesi için gerekli izin verileceğine dair onay alması gerekiyor.

Özel sektörden yapılacak başvuruların kurum ya da şirketlerinin, Ticaret veya Sanayi Odasına kayıtlı olduklarını belgelemeleri isteniyor.
Başvuru için TIKLAYIN

ANKA

FENERBAHÇE TARİHİ FIRSATI KAÇIRDI!


Yıllardır elde ettikleri başarısız sonuçlardan sonra Haluk Ulusoy'u suçlamayı alışkanlık haline getiren Fener yönetimi, Az Alkmaar maçının da faturasını Ulusoy'a kesme fırsatını, Ulusoy'un maça gelmesini engelleyerek kaçırmış oldu.


UEFA Kupası'nda son 16'ya kalma mücadelesinin ilk maçında Fenerbahçe kendi sahasında AZ Alkmaar'la 3-3 berabere kalarak, 100. yılındaki hedeflerinin bir tanesini mucizelere bıraktı.

BÜYÜK PİŞMANLIK!
Maç sonrası Fenerli yöneticilerin yüzünde Ulusoy'un maça gelme arzusunu engellemiş olmanın pişmanlığı açıkça okunuyordu. Yöneticiler başarısızlığın faturasını Ulusoy'un maça gelmemesi nedeniyle Zico'ya kesmeye hazırlanıyorlar.

KIRAÇ DA YETMEDİ!
Fenerli futbolcuları maç başlamadan önce Kıraç'ın söylediği "araklama" 100. Yıl marşı bile motive edemedi.

Orman Katillerine Danıştay Tokadı


Acarlar'a ve Acaristanbul' u yıkmaya yanaşmayan Beykoz Belediyesine Danıştay'dan okkalı bir tokat geldi.
Danıştay 6. Dairesi, Beykoz Belediyesi’nin Acaristanbul’a verdiği yapı ruhsatının iptaline ilişkin yerel mahkeme kararını onadı.
Danıştay 6. Dairesi, Acaristanbul ve Acarkent konusundaki 3 ayrı davada karar verdi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliğinin açtığı davada, Beykoz Belediyesince Acaristanbul’a verilen yapı ruhsatının iptal edilmesine ilişkin İstanbul İdare Mahkemesi kararını onadı.
Danıştay 6. Dairesi, yine Mimarlar Odasının Acaristanbul’un sit alanı ilan edilmesi konusunda açtığı davayı reddeden İstanbul İdare Mahkemesi kararını da bozdu.
Daire, yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesini yeterli görmeyerek, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini kaydetti.
ACARKENT
Daire, ayrıca, Acarkent ile ilgili ruhsatın iptali istemiyle Mimarlar Odasının açtığı davayı ehliyet yönünden reddeden İstanbul İdare Mahkemesi kararını da bozdu.
Dairenin bu konudaki kararında Acarkent’in ormanlık alan olması nedeniyle kamu yararı bulunduğu, bu nedenle Mimarlar Odasının dava açma ehliyetinin bulunduğunu işaret etti. DANIŞTAY KARARI BEKLENİYORDU
Beykoz Belediye Encümeni, Serdaroğlu özel ormanındaki villalarla ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanlığının itirazı üzerine dosyanın İmar Müdürlüğüne gönderilmesine karar vermişti.
Encümenin, Danıştay 6. Dairesindeki dosyanın sonuçlanmasının ardından konuyu yeniden ele alacağı bildirilmişti.

BANKALAR HALKI SOYMAYA DEVAM EDİYOR



Aksine alınmış mahkeme kararlarına rağmen, bankaların kredi kartı aidatı ve vadesiz hesaplardan aldıkları yıllık işlem parası vurgunu, tüm hızıyla devam ediyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK) verilerine göre, bankalar 3 ila 30 YTL arasında yıllık kredi kartı ücreti alıyor. Yıllık ücrette en yükseği Garanti, en düşüğü ise Ziraat Bankası talep ediyor.

BDDK’nın, ocak ayı itibariyle bankaların kredi kartı kullanım ücretleri verilerine göre, bankalar yasal zemini olmadığı halde yıllık kart ücreti almaya devam ediyor. En yüksek yıllık ücreti 30 YTL ile Garanti Bankası alırken; Akbank, Yapı Kredi, Fortis, Oyakbank, Finansbank, Denizbank, İş Bankası da 25’er YTL ile yüksek yıllık ücret uygulayan bankaları oluşturuyor. Kamu nitelikli banklar ise en düşük yıllık ücretleri alıyor.

YILLIK ÜCRET ÖDEMEYİN

Yıllık ücret almayan banka bulunmuyor. Uygulamanın yasal zemini bulunmadığı için bankaların bu uygulamayı sözleşmelerinden çıkarmaları gerekiyor. Ancak müşterilerden itiraz gelmediği sürece yıllık ücret alımına devam ediliyor. Yasal zemin olmadığı için müşteriler yıllık kart ücretlerini bankadan talep ettikleri zaman banklar iade etmek durumunda kalıyor. Bu nedenle kart kullanıcılarının, kredi kartı ekstrelerinde yıllık ücret olup olmadığını kontrol etmeleri, varsa bunun için bankaya itiraz etmeleri gerekiyor.

EN DÜŞÜK FAİZ ZİRAAT’TE

BDDK verilerine göre ocak ayı itibariyle faiz uygulamalarına gelince; en yüksek akdi faiz oranlarını yüzde 5.63 ile Garanti, Yapı Kredi, Fortis, Tekstil, HSBC, Finans ve Denizbank uyguluyor. En düşük akdi faiz oranı ise yüzde 2.90 ile Ziraat Bankası’nda bulunuyor.
En yüksek gecikme faiz oranlarını yüzde 6.22 ile TEB, Akbank, Garanti, Yapı Kredi, Fortis, Citibank, Tekstil, HSBC, Finans, Deniz, Anadolubank uyguluyor. Tekfenbank, gecikme faizi uygulamayan tek banka olurken; en düşük gecikme faiz oranını Albaraka Türk alıyor.

13 Şubat 2007 Salı

Canaydın'ın Ulusoy Yalakalığı


Haluk Ulusoy'un iki yüzlü davranmakla suçladığı Canaydın, şimdi de Ulusoy yalakalığına soyundu.
Fenerbahçe Kulübü tarafından Haluk Ulusoy'un AZ Alkmaar maçına gelmemesinin daha uygun olacağı yönünde yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine Canaydın, "Futbol Federasyonu Başkanı, Türkiye'de futbolun başındaki insandır. Bu gelişmeye yorum yapmıyorum. Felsefeme çok aykırı olduğu için yanıt vermeyeceğim. Federasyon başkanı gitmek istediği her maça gider. Önceden haber verme ihtiyacı da yoktur. Protokol tribünü Türkiye'de devletin kontrolündedir. Böyle bir bildiriyle federasyon başkanının muhatap olması üzücü. Değerlendirme yapılması imkansız ve mantıksız. Türkiye'de futbolun başındaki insan bir kulübün Avrupa kupası maçına gidemiyorsa üzücü olur. Bu durumun düzeleceğini düşünüyorum" dedi.
Ezeli rakipleri Fenerbahçe ile aralarının her geçen gün daha keskin çizgilerle ayrıldığı şeklindeki bir soru üzerine Özhan Canaydın, kendisinin bu şekilde düşünmediğini belirterek, "Aziz Yıldırım ile bir sorunum yok. Her zaman elimi uzatır, her zaman sarılırım. Bu işleri fazla zorlamamak lazım. Hata yapan da zamanla doğruyu bulur. Birbirimizin maçlarına da yine gideriz ama önce yaralarımızı saralım, çolak ya da bacaksız kalmayalım"diye konuştu.
AA

"Fenerbahçe Cumhuriyetinin!" Ulusoy Korkusu


Koskoca "Fenerbahçe Cumhuriyeti!", TFF Başkanı Ulusoy'un AZ Alkmaar maçına gelmesinden korktu.
Bunula ilgili FEBE resmi veb sitesindeki açıklama:
Geçen hafta düzenlediği basın toplantısında TFF başkanı Sayın Haluk Ulusoy futbol takımımız ile AZ Alkmaar arasında oynanacak UEFA Kupası karşılaşmasını izlemek üzere Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'na geleceğini ifade etmiştir. Fenerbahçe camiasının futbol federasyonu başkanından ve yönetiminden kaynaklanan ve tribünlere de yansıyan bu gerginliği azaltmak için TFF tarafından atılmasını beklediği ilk adım, bu güne kadar hiçbir kritik maçımıza gelmeyen TFF başkanının kulübümüzün son derece kritik bu maçına gelmesi değildir. Bu itibarla iyi niyet olarak algılanabilecek bu adımın zamanı ve mekanı yanlış seçilmiştir. Geçmişte birçok kez diyalog fırsatı doğmuş olmasına rağmen bunların hiçbiri TFF tarafından değerlendirilmemiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün beklentisi TFF yönetiminin göreve geldiği tarihte vaad ettiği üzere, tüm takımlara aynı mesafede, adil, karar mekanizmalarını takımlara göre farklı işletmeyen, Türkiye'de futbolun kalkınması için çalışmalar yaparak projeler üreten, her türlü şüphe ve şaibeden arınmış, şeffaf ve objektif bir yönetim anlayışına sahip olmasıdır. Bu nedenle, bir PR aktivitesinden öteye gitmeyecek ziyaretin bu şekilde ve bu dönemde gerçekleşmemesi akl-ı selimin gereğidir.
Elbette ki Fenerbahçe yönetimi ve camiası da futbolda yaşanan mevcut gerilimleri azaltacak karşılıklı her türlü adımı atmaya hazırdır. Ancak UEFA'daki tek Türk temsilcimiz Fenerbahçe'nin AZ Alkmaar ile oynayacağı karşılaşmada yöneticisinden camiasına herkesin tüm motivasyonu sahada oynayan futbolculara destek vermek amaçlı olmalıdır. Bu motivasyonu bozacak her türlü etkenin önlenmesi gerektiği göz önüne alınırsa TFF yöneticilerinin de üzerine düşeni yapmasının gerekliliği ortadadır. Bu noktada TFF başkanının UEFA kupası maçına gelme kararı, zamanlaması ve içeriği açısından kamuoyunun beklentilerine uygun değildir. Ayrıca UEFA müsabakası olan bu maçın protokol tribünü organizasyonu Gençlik Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Söz konusu tribünde Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı dışında herhangi Fenerbahçeli bir yönetici ya da görevli bulunmamaktadır. Dolayısıyla Fenerbahçe'nin gerek UEFA organizasyonu olan bu maçta gerekse diğer tüm karşılaşmalarda protokol tribünü için öngörülmüş karşılama, ağırlama ve güvenlik sağlama gibi bir durumu yoktur.

11 Şubat 2007 Pazar

Fenerin "Ümit"leri "Karan"lık


Ümit Karan Fenerin ümitlerini kararttı.
Turkcell Super Lig'in 20. hafta kapanış mücadelesinde G.Saray, Vestel Manisaspor'u Ümit Karan'ın attığı 4 golle, 4-0 mağlup ederek, lider F.Bahçe ile arasındaki puan farkını 4'e indirdi.
G.SARAY 4-0 V.MANİSA
STAT: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Bülent Yıldırım, Alper Ulusoy, Mustafa Sönmez
GALATASARAY: Mondragon, Sabri, Song, Tomas, Orhan Ak, Okan, Inamoto, İliç (Ayhan dk. 82), Arda (Carrusca dk. 76), Necati (Hasan Kabze dk. 12), Ümit Karan
YEDEKLER: Aykut, Hasan Şaş, Ferhat, Tolga
TEKNİK DİREKTÖR: Eric Gerets
VESTEL MANİSASPOR: Fevzi, Okan, Burak, Ümit Bozkurt (Oğuz dk. 62), Kalabane (Borbiconi dk. 12), Selçuk, Uğur, Şener, Zelenka (Sezer dk. 82), Reinaldo, Holosko
YEDEKLER: Bülent, Metin, Serkan Akın, Nizamettin
TEKNİK DİREKTÖR: Ersun Yanal
GOLLER: Ümit Karan (dk. 26, 54, 70 ve 73)
KIRMIZI KART: Şener (dk. 84) (Vestel Manisaspor)
SARI KARTLAR: Arda, Sabri (Galatasaray)

10 Şubat 2007 Cumartesi

ÖSS başvuruları başlıyor


Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ile meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş için başvurular pazartesi başlıyor.
2007-ÖSS'ye lise son sınıf öğrencileri, lise son sınıfta beklemeli durumda olanlar, ortaöğretim kurumlarının dışardan bitirme sınavına girenler, lise mezunları ve ortaöğretimlerini yabancı ülkelerde yapanlar başvurabilecek.
Ayrıca durumları bu şartlardan birine uyan yabancı uyruklu ve uyruksuz adaylar da başvuruda bulunabilecekler. Ancak bu adaylar, ÖSS puanlarına göre 2007 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nda yer alacak yükseköğretim programlarına yerleştirilemeyecek.
Lise son sınıfta okuyan öğrenciler, okullarının bağlı olduğu başvuru merkezlerinden, mezun durumda olanlar istedikleri herhangi bir başvuru merkezinden, içinde 2007 ÖSYS Aday Bilgi Formu da bulunan 2007-ÖSYS Kılavuzu'nu 2 YTL karşılığında alabilecekler.
2007-ÖSS'ye başvurulara, sınavsız geçiş dahil, ilişkin başvurma, sınav, değerlendirme ve yerleştirme ile ilgili kurallar ve işlemler, 2007-ÖSYS Kılavuzu'nda yer alıyor.
BAŞVURU MERKEZLERİ
Lise müdürlükleri, ÖSYM Sınav Merkezi Yöneticilikleri ve ÖSYM büroları ÖSYS'de başvuru merkezi olarak görev yapacaklar. Ancak aynı adreste birden çok ortaöğretim okulu olduğu durumlarda, bu okulların hepsine hizmet veren bir başvuru merkezi bulunacak. Sürekli yurtdışında bulunma, hastalık, tutukluluk gibi nedenlerle başvuru merkezine gitme imkanı bulunmayan adaylar, başvurularını postayla yapabilecekler.
Başvurularını mektupla yapacaklar dışındaki adaylar, başvuru merkezinden randevu alacaklar. Lise son sınıftakiler okullarının bağlı olduğu başvuru merkezinden, mezun durumdakiler ise istedikleri herhangi bir başvuru merkezinden randevu alabilecekler. Randevuyu aday ya da adayın bir yakını alabilecek. Adayların ÖSS için 40 YTL, ÖSS ve YDS için 50 YTL sınav ücretini mutlaka yatırmaları gerekiyor. Adaylar randevu gününden en az 2 gün önce sınav ücreti yatıracaklar. Ücretini yatırmayanların başvuru işlemi gerçekleştirilmeyecek.
Adayların, kılavuzla birlikte alacakları aday bilgi kontrol formunu da doldurarak, okul müdürlüklerine onaylatmaları gerekiyor.
Mektupla başvuracaklar, aday bilgi formu ve eklerini bir zarf içine koyarak, başvuru süresi içinde ÖSYM'ye ulaştıracaklar.
FOTOĞRAF
Adayların başvuru merkezine giderken yanlarında doldurulmuş şekilde aday bilgi formu, fotoğraflı ve onaylı bir kimlik belgesi, mezunlar için diploma sureti ve banka dekontu bulunması gerekiyor.
Başvuru merkezi görevlisi, adayın aday bilgi formundaki bilgiler ile birlikte web kamerayla fotoğrafını çekerek elektronik ortama aktaracak. Bu fotoğrafın cepheden, başı açık ve adayı kolaylıkla tanıtabilecek şekilde çekilmiş bir fotoğraf olması gerektiğinden, başvuru merkezine giderken adayların bu durumu dikkate almaları isteniyor. Sınav günü bu fotoğraftaki saç, bıyık, makyaj gibi tanınmada önemli rol oynayacak görünüm özelliklerinde bir değişiklik bulunmaması gerekiyor. Sınav günü salon başkanı, fotoğraftan kimlik belirlemede güçlük çektiği takdirde adayı sınava almayabilecek.
Meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş yapmak isteyen adayların da kılavuzda yer alan kurallara göre başvurularını yapmaları gerekiyor.
ÖSS'ye başvuru süresi, 23 Martta sona erecek.
ÖSS, 17 Haziranda, Lefkoşa dahil il ve ilçelerdeki 159 merkezde gerçekleştirilecek. Sınav, tek oturumda iki aşamalı yapılacak. Üniversitelerin ön lisans programlarını tercih edecek adayların sınavın ilk aşamasındaki soruları, lisans programlarını tercih etmek isteyen adayların da ilk aşamadaki soruların yanı sıra sınavın ikinci aşamasındaki soruları da yanıtlamaları gerekiyor. Üniversitelerin yabancı dil ile ilgili bölümlerinde okumak isteyen adaylar, ÖSS'nin yanı sıra 24 Haziranda yapılacak Yabancı Dil Sınavı'na (YDS) da katılacaklar. Bu yıl ilk defa ÖSS ve YDS başvuruları tek form üzerinden yapılacak.

8 Şubat 2007 Perşembe

Fatih Terim yenilgiye kılıf buldu !


"Gürcüler'in yaptığı terbiyesizlik"

Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, maç sonrasındaki basın toplantısında gerilim ve alkışı bir arada yaşadı. Önce maçın hakemini eleştiren ve maçın görüntülerini FIFA ve UEFA'ya göndereceklerini belirten Terim, "Eğer bu hakem FIFA ise, bizim hakemlerin ayda maç yönetmeleri gerekir" diyerek, Türk hakemlerini göklere çıkardı. Buna rağmen hakem odasına gidip, üçünü de tebrik ettiğini belirten Fatih hoca, Neden tebrik ettim? Duydum ki FIFA hakemiymiş. Başkasının da canını yakmasın, hakkını yemesin. Tekmeler, küfürler hoş değil. Dostluk maçının karşılığı bu olmamalı. Bizim ülkemiz şunu bilmeli ki, her konuda bir şey olduğu zaman bizler haksız çıkıyoruz. Haklı çıkmak için sakin kalmadık, tam tersi Yunanistan maçını düşündüğümüz için sakin kaldık" ifadesini kullandı.
Terim şöyle devam etti: "Oyuncularımıza en ufak bir ceza Yunanistan maçına yansır diye tembih ettik. Biz iddialı bir takımız, dostluk maçında fire veremeyiz. Ancak bizlerin insan olduğunu unutan bazıları zaman zaman bu konuda bizi eleştiriyorlar.
"Milli Takım çalıştırıcısı, bir Türk gazetecinin, "Dostluk maçında çok gergin bir ortam vardı. İstiklal Marşı'nda ayağa kalkmayanlar bile oldu" sözleri üzerine Terim, "Bir insan, bir ülkenin marşında ayağa kalmıyorsa bu terbiyesizliktir. Biz onların milli marşına saygı duyuyoruz, alkışlıyoruz" yanıtını verdi. Bu sözlere Gürcü gazeteciler tepki gösterdi.

Kaynak: Bugün

6 Şubat 2007 Salı

Doğan Grubunun Gönlündeki Cumhurbaşkanı...


Hürriyet gazetesi dün sürmanşetten verdiği haberinde ince bir fotoğraf hilesi yaparak, Sezer'in yerine Erdoğan'ı koydu.
Cumhurbaşkanı Sezer’i birinci sayfada “uçurdu”. Gazetenin sürmanşetten verdiği fotoğrafta Gürcistan Cumhurbaşkanı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı ve Başbakan Erdoğan, yan yanaydı. Ancak karede ‘ekarte edilen’ bir kişi vardı... Fotoğrafın içerideki devam sayfasında kullanılan orijinal halinde Cumhurbaşkanı Sezer, üçlünün ortasında duruyordu. Hürriyet, birinci sayfada kullandığı fotoğrafta, Cumhurbaşkanı Sezer’i aradan çıkarmıştı.
Telif haklarını ihlal

SEZER’in yerine Erdoğan’ı monte etti. Oysa Anadolu Ajansı’ndan Kayhan Özer’in fotoğrafında Erdoğan bu üçlünün sağında duruyordu. Telif hakları yasasına göre ajansın 150 bin YTL tazminat hakkı var.
Fotoğrafı, temmuz ayında açılışı yapılan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı için Çırağan Sarayı’nda verilen resepsiyonda Anadolu Ajansı foto muhabiri Kayhan Özer çekmişti. Uluslararası haber ajansı Reuters, fotoğrafı satın alıp abonelerine servis etmişti.
Dava açılabilir
Reuters Fotoğraf Müdürü Fatih Sarıbaş, ajanslarından servis yapılan fotoğraflar üzerinde oynama yapılamayacağını söyledi. Avukat Abdullah Egeli de, “Fotoğrafı değiştirmek bir suçtur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Hakkındaki Kanun’a göre 2 yıldan 4 yıla kadar hapis ve 150 bin YTL’ye kadar para cezası verilebilmektedir” dedi.

4 Şubat 2007 Pazar

Zico da Daum gibi ağlamaya başladı !

Zico 100. Yılda rahat rahat şampiyon olabilmeleri için rakiplerinin Fenere karşı yumuşak futbol oynamalarını istiyor.
(Oldu olacak Fener hiç maça çıkmasın peşinen üçer puanlar verilsin olsun bitsin.)
Zico’dan rakiplere sitem.

Özellikle kendi maçlarında rakip takımların hem aşırı motive olduğunu hem de oyun kurallarının dışına çıktığını ileri süren Brezilyalı hoca, “Futbol, kurallarına göre oynanmıyor, bu da oyunumuzu etkiliyor dedi.

İşte Zico'nun ligde kalan maçlarını oynamayı istediği takımlar:










2 Şubat 2007 Cuma

2007 Mart Dönemi ÜDS Sınavı


ÖSYM 2007 Mart Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'na katlmak isteyen Doçent, Doktora ve Yüksek Lisans adayları için bazı açıklamalarda bulundu.
DOÇENT, DOKTORA ve YÜKSEK LİSANS ADAYLARININ DİKKATİNE
1 Eylül 2000 tarih ve 24157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca, doçent adaylarının Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'na (ÜDS) girmeleri gerekmektedir. Bu sınav ile ilgili bazı bilgiler aşağıdadır:
1. ÜDS Alman, Fransız ve İngiliz dillerinde fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler olmak üzere üç ayrı alanda, yılda iki kez Mart ve Ekim aylarında; Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van illeri ile Lefkoşa'da, merkezi olarak Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılacaktır.
2. 2007-ÜDS'nin birinci uygulanma tarihi 25 Mart 2007'dır. Başvurular 5-12 Şubat 2007 tarihleri arasında üniversite rektörlüklerine yapılacaktır.
3. ÜDS'de 100 üzerinden 65 veya daha fazla puan alan doçent adayları başarılı olacaklardır.
4. Yabancı dil koşulunu karşılamak için, doktora ve sanatta yeterlik sınavına girecek adayların da ÜDS'ye girmeleri ve 100 üzerinden 50 veya daha fazla puan almaları gerekmektedir.
5. Üniversitelerarası Kurul'un 27.04.2003 tarihli toplantısında; Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği' nin 21 ve 29. maddelerine göre Doktora ve Sanatta Yeterlik sınavlarında ÜDS ile birlikte, KPDS sınavının da kabulüne, doktora yeterlik sınavına girebilmek veya sanatta yeterlik çalışmasını sonuçlandırabilmek için ÜDS veya KPDS sınavlarından herhangi birinden en az elli (50) puan alınması gerektiğine karar verilmiştir.
6. ÜDS sonuçları yüksek lisans programlarına giriş için de kullanılabileceğinden, lisans programı mezunu ile lisans programlarının son sınıfında veya son sınıftan bir önceki sınıfta okuyan öğrenciler de bu sınava girebileceklerdir. Ancak bu öğrencilerin ilgili üniversiteden yüksek lisans programları için ÜDS sınav sonuçlarının kullanılıp kullanılamayacağını öğrenmeleri gerekmektedir.
ÖSYM BAŞKANLIĞI

1 Şubat 2007 Perşembe

Bolu Dağı Tünelinde faciaya davetiye !

Hükümet'in seçim yılı nedeniyle aceleye getirdiği Bolu Dağı Tüneli açılışı yüzünden tünelde her an bir facia yaşanabilir.
Bolu Tüneli’ni yapan İtalyan firma açılıştan bir ay önce uyardı: ‘Tüneli tamamlanmadan açıyorsunuz. Can ve mal kaybı olursa karışmayız.’

14 yıl bekledikten sonra iki Başbakan’la açılışı yapılan Bolu Dağı Tüneli’nin, projeyi yürüten Astaldi firmasının uyarı içeren ihbarına rağmen, tamamlanmadan açıldığı ortaya çıktı.
Başbakan Erdoğan’ın TBMM’den yaptığı konuşmada 23 Ocak’ta açılacağını bildirdiği tünel inşaatını yapan Astaldi firması, bu açıklama üzerine KGM (Karayolları Genel Müdürlüğü)’ne noter kanalıyla uyarı içeren bir ihbar gönderdi. Ancak KGM yetkililerinin verdiği bilgiye göre uyarı yazısı dosyaya konmakla yetinildi ve açılışın ertelenmemesi için dikkate alınmadı.

’Tüneli işgal ettiniz’
Firmanın KGM’ne gönderdiği resmi yazı, Bolu Tüneli’nin şu ana kadar ikinci bir “hızlandırılmış tren kazasına” dönüşebileceğini de açıkça ortaya koyuyor. Yazıda, KGM’ne 29 Ocak 1987 ve 19 Ocak 1990 tarihli sözleşmelerle işi üstlendiğini hatırlatan firma, Erdoğan’ın açılış tarihi vermesini işaret ederek, yol inşaatının devam ettiğini, buna rağmen inşaatın KGM makine ve ekipmanı tarafından işgal edildiğini belirtti: “Sözleşme kapsamında yapılmakta olan 2x3 şeritli bir otoyol inşaatının devam etmekte olmasına rağmen, Muhatap (KGM) bu Kesim 2’nin, 3 trafik şeritli sağ taşıt yolu kısmının tüm imalatları tamamlanmadan trafiğe açılması talimatını sözlü olarak vermiş ve kendi makine ve ekipmanları ile iş alanını işgal etmiş durumdadır.”

’Tehlikeye davetiye’
Aynı yazıda “Özellikle tünel elektromanyetik işler kapsamındaki aydınlatma, havalandırma, yangınla mücadele sistemi ve buzlanmayı önleyici sistem, otokorkuluk , trafik ve güvenlik işaretlemeleri gibi halen devam etmekte olan diğer imalatların henüz tamamlanmamış olduğu bir aşamada işveren tarafından otoyolun sağ taşıma yolunun trafiğe açılması hususundaki iradesi ile işgali, imalatı muntazaman tehlikeye sokacak bir hadisedir. Sıraladığımız noksanlar nedeniyle çıkabilecek bütün olumsuzlukları işverene ihbar ediyoruz” dedi.

Buz önleme sistemi ancak gelecek kışa yetişecek

Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM), Bolu Tüneli’nin tamamlanmadan açıldığını kabul etti ve buzlanma önleminin ancak önümüzdeki kış hayata geçebileceğini açıkladı.
Tünele zincirsiz giriş yasak!Bayındırlık Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü(KGM), hizmete girdiğinden beri kazalarla sürekli kapanan Bolu Tüneli’ne tır ve ayrıca zincirsiz araç girişini yasakladı. Sürücüler zincirleri ile girdiklerinde ise 3 kilometrelik tünelde kar olmadığı için zincir kırıyor.

Gülümhan Gülten / Vatan

Film seyretmek için Diyanetten icazet aldınız mı?


Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk filmlerini inanca uygun olan ve olmayan olarak ayırdı. İşte sakıncalı ve sakıncasız filmler...

Dr. Ömer Menekşe imzalı makalede, Vurun Kahpeye ihanet filmi, Yılmaz Güney'in "Umut" ve "Yol" filmleri ise İslam’a saldıran filmler olarak nitelendirildi.

İkinci Din Şûrası nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basılan kitapta yer alan makale, "Türk filmlerinin din adamlarına bakışı"nı ele aldı. Din İşleri Yüksek Kurulu uzmanı Dr. Ömer Menekşe imzalı makalede, Türk filmlerinde "din adamlarının kötü gösterilmesi" eleştiriliyor. Makalede yer alan yorumlar şöyle:

MARKSİST ANLAYIŞ: 27 Mayıs 1960 İhtilali'nden sonra, Türk sinemasının ideolojik planda yoğunluğunu hissettirdiği filmler başlamış, bu anlayışla ortaya konan filmlerde Marksizm'in din anlayışı aynen yansıtılmıştır. Filmlerde din, tarih, inanç, ahlak gibi kavramlar olumsuzlanarak sunulmuştur.
İHANET FİLMİ: Vurun Kahpeye filminde düşman olarak takdim edilen dindar görünümlü, çıkarcı ve yobaz Hacı Fettah Efendi tipi öyle bir çizilmiştir ki, filmi seyreden kimse, ondan daha aşağılık, daha çıkarcı ve daha din simsarı bir insan olamayacağı yargısına varır. Halbuki, Milli Mücadele içindeki din adamlarını çıkarcı ve yobaz göstermek, tarihimize karşı bir ihanettir.
ZÜĞÜRT AĞA AŞAĞILIYOR: “Türk sinemasında, doğunun geri kalmışlığını, törelerden kaynaklanan trajik durumları yansıtan, en pespaye, uyduruk, düzeysiz şablonlarla halkın inançlarını rencide eden, din adamlarını, hiçbir kutsal değer tanımayıp çıkarını ön planda tutan, zalim tiplemeler olarak sunan filmler" ifadeleriyle anlatılan filmler bulunuyor. Bu filmler şöyle: Adak, Züğürt Ağa, Bedrana, Fırat'ın Cinleri, Kara Çarşaflı Gelin, Yer Demir Gök Bakır.
VİZONTELE'NİN İMAMI: "Vizontele"de tutucu ve yeniliklere kapalı kronik bir imam karakteri ortaya konulmuştur. İmam, kekeme birisi olarak sunulmuş ve imamın davranışları mizah konusu yapılmıştır.
SUNAL KARA LİSTEDE: Diyanet, Kemal Sunal'ın "Kibar Feyzo", "Davaro", "Deli Deli Küpeli", "Üç Kağıtçı" gibi filmlerinde "inançların küçük düşürüldüğünü" savundu.
ÇİRKİN KRAL'A ELEŞTİRİ: Yazıda, Yılmaz Güney'in "Yol"un da "İslam'a saldırdığı için" bu ödülü aldığı öne sürüldü. Makalede “Umut filmi de, İslam'ın bir üfürükçü hoca tiplemesi ile mahkum edilmesi girişimidir” denildi.
SULTAN'A TAM PUAN: Makalede, Türkan Şoray’ın tesettürlü bir kadını canlandırdığı "Birleşen Yollar" filmi övülüyor.
BEĞENİLEN FİLMLER: Küçük Ağa, Sahibini Arayan Madalya, Haram Lokma, Minyeli Abdullah, Yalnız Değilsiniz, Sonsuza Yürümek, Zeynepler Ölmesin, Reis Bey, İskilipli Atıf Hoca, Sevdaların Ölümü, Danimarkalı Gelin, Çizme, Beşinci Boyut, Sürgün, Çile, Zehra, Oğlum Osman, Kızım Ayşe, Diriliş, Fatma Bacı, Gençlik Köprüsü, Lanet ve Güneş Ne Zaman Doğacak.
Kaynak: Akşam