ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

31 Mayıs 2008 Cumartesi

MANİSA TARZANI AHMET BEDEVİ ANILDI



Bu yıl 3. gerçekleştirilen "Manisa Tarzanı Çevre Günleri" etkinlikleri kapsamında Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, ölümünün 45. yıldönümünde kabri başında dualarla anıldı.

3. Manisa Tarzanı Çevre Günleri etkinlikleri, 5 Haziran 2008'de Dünya Çevre Günü kutlamalarıyla sona erecek.

Manisa Belediyesi'nin "3. Manisa Tarzanı Çevre Günleri" etkinlikleri başladı. 31 Mayıs 1963 yılında vefat eden Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi'nin Çatal mezarlığındaki anma programına Manisa Valisi Celaletin Güvenç, Belediye Başkanı Bülent Kar, Çevre İl Müdürü Yahya Güngör, TEMA Vakfı Manisa Temsilcisi Nedim Zurnacı, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Burada okunan duaların ardından program, Tarzan'ın ömrünü geçirdiği kulübenin bulunduğu Spil Dağı eteğindeki Top Kale mevkiinde devam etti.

Burada konuşma yapan Belediye Başkanı Bülent Kar, "Dürüstlüğü ve çalışmalarıyla hepimize örnek olan Manisa Tarzanı, kent sevgisiyle kent adına çalışarak Manisa'nın unutulmaz şahsiyetlerinden birisi haline geldi. Siyah şortu ve ayağındaki lastik ayakkabı ile yıllarca 'Evlatlarım' dediği ağaçların arasında dolaştı. Mal, mülk, servet sahibi olmayı hiç düşünmeyen Manisa Tarzan'nın en büyük zenginliği bugün kentimizi yeşillendiren binlerce ağaç olmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda düşman tarafından ateşe verilen ve tarihin en acı günlerini yaşayan Manisa'nın yeşil bir görünüme kavuşması için elinden gelen her şeyi yapan Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, bugün bizlere değeri hiçbir şeyle ölçülmeyecek güzellikte yemyeşil bir Manisa bırakmıştır" dedi.
Ahmet Bedevi'nin, çevrenin, ağacın, yeşilin öneminin hiç konuşulmadığı bir dünyada yeşile ve çevreye verdiği emeklerle dünyanın ilk çevrecisi olduğunu vurgulayan Başkan Kar, "Maalesef Manisa Tarzan'ın çevreye ve yeşile kattığı bu değer bugüne kadar çok iyi algılanmamış, ülkemizde ve dünyada tanıtımı tam manasıyla yapılamamıştır. Valiliğimiz, belediyemiz ve sivil toplum örgütlerinin gayretleriyle bu yıl 3.'sünü düzenlediğimiz etkinliklerimiz bu anlamda önemli bir adım olmuştur. Manisalılardan istediğimiz, düzenlenen bu etkinliklere katılmaları ve Manisa Tarzanı'nı unutmamalarıdır" diye konuştu.
Manisa Valisi Celalettin Güvenç ise, dünyadaki çevre kirliğine dikkat çekerek Türkiye'nin ilk çevrecisi olan Manisa Tazanı'nın kenti ağaçlandırma adına çok önemli hizmetler yaptığını söyledi.
TEMA gönüllüsü öğrencilerin pankartlarla doğanın ve çevrenin korunmasına dikkat çektiği etkinlikte, halk oyunları gösterileri yapılırken, günün anlam ve önemini anlatan şiirler okundu. Daha sonra İzmir'in Karşıyaka Belediyesi Bando Takımı'nın söylediği marşlar eşliğinde kortej yürüyüşü gerçekleşti. Top Kale mevkiinden başlayan yürüyüş Manolya Meydanı'nda sona erdi. Gösteriler burada da devam etti. TEMA gönüllüsü CBÜ öğrencileri ise Cumhuriyet alanına kadar yürüyüş yaparak, alanda yere uzanıp çevrenin önemi ve korunmasına yönelik vatandaşların dikkatini çekmeye çalıştı.

MANİSA TARZANI AHMET BEDEVİ'NİN HAYATI
Cumhuriyetin ilk yıllarında Manisa'ya yerleşen Manisa Tarzanı Ahmet Bedevi, yangın yeri görünümündeki kentin ağaçlandırılması için olağanüstü çaba harcadı. Çalışmaları, kişiliği ve yaşam tarzıyla çevrecilerin adeta sembolü oldu.
Manisa'da çevre bilinci ve duyarlılığının ışıklarını yakan, efsanevi yaşamı ile herkesin ilgisini çeken Ahmet Bedevi (Nüfus kaydındaki adıyla Ahmeddin Carlak), 1899'da Bağdat'ta doğdu. Dağlarda yaşamaya başlamadan önce başarılı bir askerdi. Kurtuluş Savaşı'ndan önce Türk ordusunda er olarak askerlik görevine başladı. Ardından Kurtuluş Savaşı'na katıldı ve 4.5 yıl boyunca savaşta gösterdiği başarı ve yararlılıklardan ötürü kırmızı şeritli İstiklal Madalyası'na layık görüldü. Cumhuriyet ilan edildikten birkaç yıl sonra Manisa'ya yerleşti ve Spil Dağı'nda Topkale mevkiinde kendine bir kulübe yaparak yaşamını burada sürdürmeye başladı. İlginç yaşamıyla bir anda Manisa'nın simgesi haline geldi.
1924'ten sonra saçını ve sakalını kesmeyen, üzerine sadece bir şort giyen Bedevi, bu tarzıyla ve doğayla uyumlu yaşamı nedeniyle Tarzan'a benzetildi ve "Manisa Tarzanı" olarak anılmaya başlandı.

MANİSA, TARZAN'LA YEŞİLLENDİ
Ahmet Bedevi, Manisa'ya ilk geldiğinde kentin büyük bölümü yanmış durumdaydı. Ömrünün sonuna kadar kaldığı Manisa'da boş bulduğu her yere ağaç ve çiçek dikti. Onları yetiştirerek kentin yeşillendirilmesine kendini adadı. Çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile halkın sevgilisi haline geldi. Manisa'nın sıcaklarından dolayı ilk zamanlar atlet ve kısa pantolonla görülürken, sonraları yaz-kış demeden sadece siyah bir şortla kentin sokaklarında dolaşmaya başladı. Saç ve sakalını da uzatarak doğa aşığı kişiliğine yakışır bir görünümle herkesin ilgisini çekti ve kentin yeşillendirilmesine verdiği katkılardan dolayı Manisa Belediyesi kadrosuna bahçıvan yardımcısı olarak alındı.

YAŞAMI FİLM OLDU
Manisa Tarzanı artık çevrecilerin sembolü olmuştu. Aynı zamanda dağcılık da yapmış olan Türkiye'nin ilk çevrecisi, üyesi olduğu Manisa Dağcılık Kulübü ile Ağrı, Cilo, Aladağlar'ın Demirkazık doruğuna tırmandı. Yaşamının sonuna kadar kentteki ağaç ve çiçeklerin bakımını sürdüren Bedevi, 31 Mayıs 1963'te Manisa'da yaşamını yitirdi. Her yıl ölüm yıldönümünde sevgiyle anılan Manisa Tarzanı, kendi adını taşıyan bir filme de konu oldu. Manisa Tarzanı'nı ünlü oyuncu Talat Bulut'un canlandırdığı film sayesinde birçok kişi gösterdiği yararlılıklar hakkında bilgi sahibi oldu. Manisa ve çevresi hala Manisa Tarzanı'nın diktiği ağaçlarla nefes alıyor.

KENDİ DİLİNDEN "MANİSA TARZANI"
"Yaşayışım gayet basittir. Yaz-kış kulübemde ve mağaramda yaşarım. Evim meyve ağaçları ve çiçeklerle çevrilmiş cennet gibidir. Yazın yaş, kışın kuru meyve yerim. Günde 3 kez buz gibi suyla yıkanırım. Vücudumu korumak için kendi yaptığım yağı sürünürüm. Müziğe, sinemaya hayranım. Gamı bunlarla unutuyorum. Üzüntü, dağın üzerine gelip duran buluta benzer. Çok durunca yağmur olur, kar olur, yerleşir kalır. Başında üzüntüyü çok durdurmaya gelmez. Bulutu daha bulut halindeyken kovmak lazım. Ahmet Bedevi bir çıplak, garip adamdır. Amma ölünce, ağaç sevgisi sembolü olacak, hangi idareci ağaç kestirirse rüyasına girecek, boğazına sarılacağım."

30 Mayıs 2008 Cuma

GÖRÜNTÜLÜ TELEFON DEVRİ BAŞLADI!


Türk Telekom, abonelerine sesli ve görüntü haberleşme olanağı sunan ve "görüntülü telefon" olarak adlandırılan Videofon uygulamasını yarın başlatıyor.

Görüntülü telefonla konuşmak için Türk Telekom ile iki yıllık sözleşme imzalayan aboneler ayda tüm vergiler dahil 29 YTL ödeyerek 3 bin dakika da ücretsiz konuşma hakkını elde edebilecekler. Türk Telekom görüntülü telefonu teşvik etmek üzere ilk 100 bin müşterisine videofon cihazını da ücretsiz sunacak.

Türk Telekom yetkilileri Türkiye’de 5.2 milyon geniş bant ADSL kullanıcısı olduğunu belirterek, öncelikle bu kitleye ulaşmayı hedeflediklerini belirttiler. Üniversiteler, öğrenci yurtları ve askeri birlikleri ilk etapta hedefleyen Türk Telekom, görüntülü telefon uygulamasını yaygınlaştırmak ve teşvik etmek amacıyla bu bölgelere videofonun içinde yer aldığı 1.000 adet kiosk yerleştirmeyi planlıyor.

Görüntülü telefon sistemine geçmek için Türk Telekom abonesi sabit ev ve işyeri telefonu kullanıcılarının geniş bant ADSL bağlantısına sahip olmaları gerekiyor.

Videfon ile görüntülü konuşma uygulamasına geçişi duyurmak üzere İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında sistemin işleyişi ile ilgili bilgi verildi. Verilen bilgiye göre, görüntülü telefonla konuşmak için Türk Telekom ile iki yıllık sözleşme imzalayan aboneler ayda tüm vergiler dahil 29 YTL ödeyerek 3 bin dakika da ücretsiz konuşma hakkını elde edebilecekler. Türk Telekom görüntülü telefonu teşvik etmek üzere ilk 100 bin müşterisine videofon cihazını da ücretsiz sunacak. Videofon ile kullanıcılar sesli ve görüntülü haberleşme yanı sıra anlık mesajlaşma yapabilecekler e-mail gönderebilecekler,internet ortamında gezinti yapabilecekler,TV seyredebilecekler ve web kameralarına bağlanarak görüntü alabilecekler. Bir başka uygulama ile de GSM sistemine bağlı SIM kartı içindeki bilgileri Videofona aktarabilecekler.

Verilen bilgiye göre görüntülü telefon başvurusu Türk Telekom’un 444 1 444 numaralı çağrı merkezinin yanı sıra,Türk Telekom bayileri ve ofislerinden de yapılabilecek. Kurulum da üç işgünü içinde gerçekleştirilecek.

29 Mayıs 2008 Perşembe

SÜPER LOTO'DA REKOR İKRAMİYE!


Milli Piyango İdaresi’nin şans oyunları meraklılarına perşembe günleri için düzenlediği Süper Loto 6/54’ün bugünkü çekilişinde toplam ikramiyenin 11 haftalık devirden sonra 15 milyon YTL’ye ulaşması bekleniyor.

Süper Loto 6/54’ün 22 Mayıs günü yapılan çekilişinde 6 bilen çıkmayınca yaklaşık 10 milyon YTL’lik ikramiye bugün yapılacak 32’nci çekilişe devretti.

Rekor ikramiye tutarını duyanlar, Süper Loto bayilerine akın etti. Yoğun ilgi nedeniyle ikramiye tutarı dün öğle saatlerinde 11 milyon YTL’yi aştı. İkramiye tutarının yoğun ilgi nedeniyle çekiliş saatine kadar 15 milyon YTL’ye ulaşması bekleniyor.
Süper Loto’da, Sayısal Loto’dan farklı olarak 49 sayı yerine 54 sayı içinden çekilişte belirlenen 6 rakamın aynı kolonda tahmin edilmesi gerekiyor. Şimdiye kadar yapılan 31 çekilişin sadece dördünde 6 bilen çıktı. Sayısal Loto, yapılan yeni düzenlemeyle en fazla dört hafta devrederken, Süper Loto’da devir sınırlaması bulunmuyor.

27 Mayıs 2008 Salı

MHP'DEN MANİSA BELEDİYE BAŞKANINA DESTEK!




MHP Manisa Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Tanrısevsin son günlerde Manisa ve Ankara'da suların ısınmasına yol açan kıyafet krizi ile ilgili olarak Belediye Başkanı Bülent Kar'a destek verdiklerini açıkladı.

AK Parti Manisa İl Başkanı Dursun Ali Yıldız'da dün Başkan Kar'ın açıklamasını değerlendirdi. Olayın büyütülmesinin bazı siyasi partiler için çıkar amaçlı olduğunu söyleyen Yıldız'ın açıklamasında Belediye Başkanı Bülent Kar'a açıklamasından dolayı destek verdiklerine yönelik bir ifade bulunmaması da dikkat çekici nokta oldu.

AKP Manisa İl Başkanı Yıldız, "Herkesin yorumu ve değerlendirmesi kendini bağlar."
Manisa gündeminde olduğu kadar Türkiye'nin gündeminde de önemli yer edinen Manisa Belediyesi Başkanı Bülent Kar'ın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı kutlamalarındaki BESYO'lu öğrencilerin kıyafetleriyle ilgili açıklamasına yönelik değerlendirmeler devam ediyor. AK Parti Genel Merkezi ulusal basına konuyla ilgili yazılı basın açıklamasında bulunurken, AK Parti Manisa İl Başkanı Dursun Ali Yıldız'da dün Başkan Kar'ın açıklamasını değerlendirdi. Olayın büyütülmesinin bazı siyasi partiler için çıkar amaçlı olduğunu söyleyen Yıldız'ın açıklamasında Belediye Başkanı Bülent Kar'a açıklamasından dolayı destek verdiklerine yönelik bir ifade bulunmaması da dikkat çekici nokta oldu.
Yıldız yaptığı açıklamada, "Belediye başkanımızın veya milletvekillerimizin bu konuda taraf olduklarına dair iddialar ortaya atıldı ve bu iddiaların partimizi bağlayıp bağlamayacağının üzerinde yorumlar yapıldı. Bu yorumların bazıları siyasi çıkar amaçlı yapılırken bazıları da iyi niyetle, demokrasi ve özgürlükler adına yapıldı. Dernekler, sivil toplum örgütleri görüşlerini açıkladı. Biz AKP hükümeti olarak Manisa'mızın tamamını huzur, barış, güvenlik, anlayış, hoşgörü ve hiçbir korku ve endişeye yer vermeden yönetmeye talip olduk. Bugüne kadar bu anlayışla yönettik; bundan sonra da bu yönetim anlayışımızı sürdüreceğiz. Herkes başkasının özgürlüğünün başladığı yere kadar özgürdür. Herkes mevcut yasalar içinde dilediğini yapabilir. Hiç kimse de ona engel olamaz. Bu ülkede özgürlük ve demokrasi adına hiçbir kazanımdan geriye, kısıtlamaya gidiş olmayacaktır. Teminatı da hükümetimizdir. Seçmenlerimizi açık veya kapalı olarak tarif etmek partimizin siyaset ve yönetim anlayışına aykırıdır. Başı açık, başı kapalı veya başka giyim tarzlarını benimsemiş her kesimden seçmenimiz vardır. 70 Milyon insanımızı giyimlerini dikkate alarak hiçbir zaman tarif etmeye kalkmadık. İnsanımızı, kadınlarımızı böyle tarif etmek, kafasını topluma ve dünyaya kapalı tutan, ülkemizin tamamına hizmet vermekten umudunu kesenlere aittir. Oysa ki biz ülkemizin yaklaşık yarısının oyuyla iktidara geldik; diğer bir yarısını da potansiyel seçmenimiz olarak görüyoruz. Bu değerlendirmemiz step gösterisi yapan ve yapmayan bütün üniversite öğrencilerimiz için de geçerlidir. Partimiz merkez partisidir. Görüşümüz de 70 milyonun ortak görüşüdür. Herkesin yorumu ve değerlendirmesi kendini bağlar. Bir evin içinde olduğu gibi bir partinin içinde de farklı düşüncede olanlar çıkabilir. Ama partimizin yönetim anlayışı 70 Milyon insanımızın arasında ayırım yapmadan, herkese eşit ve kendimizi sevdirerek yönetmeyi sürdürmektir'' şeklinde konuştu

MHP'den Kar'a Destek!
MHP Manisa Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Tanrısevsin son günlerde Manisa ve Ankara'da suların ısınmasına yol açan kıyafet krizi ile ilgili olarak Belediye Başkanı Bülent Kar'a destek verdiklerini açıkladı. Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Tanrısevsin, "19 Mayıs törenlerinde CBÜ öğrencilerinin giydiği kıyafetler Manisalıların tepkisine yol açmıştır. Nitekim Belediye Başkanı Bülent Kar bunu basın önünde dile getirmiştir. Her ne kadar ayrı siyasi partilerin temsilcileri olsak da başkanın basına yansıyan açıklamalarını destekliyoruz. Son günlerde yaşanan bu tartışma sonrasında bazı kendini bilmez kişilerin bu kıyafetleri Laiklik ve Cumhuriyetle yanyana değerlendirmesi bizleri derinden üzmüştür. Hiçbir sebeple bu kıyafetlerin Atatürkçülüğü temsil etmeyeceğini düşünüyoruz. Herkesi bu konuda duyarlı olmaya,yapılan bu yanlışa dur demeye bekliyoruz. Çağdaşlık adı altında milli duygu ve düşüncelerimize yakışmayan bu görüntüleri ortaya koyanlardan hesap sorulmalıdır. Bu kıyafetleri çağdaşlık ve Atatürkçülüğün temsili olarak ortaya koyanları kınıyoruz" diye konuştu.

AKP'nin tepkisine neden olan görüntüleri izleyin:

http://img401.imageshack.us/img401/7438/manisa19maysds9.swf


26 Mayıs 2008 Pazartesi

CANNES FİLM FESTİVALİNE TÜRK DAMGASI


Yönetmen Nuri Bilge Ceylan, 'Üç Maymun' İsimli Filmi ile Cannes Film Festivali'nde 'En İyi Yönetmen' Ödülünün Sahibi Oldu.

Ceylan, törendeki konuşmasında sonucun kendisini şaşırttığını ve onur duyduğunu söyleyerek "Kazandığım ödülü yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum." dedi.

Bu yıl 61. kez gerçekleştirilen Cannes Film Festivali, dün geceki ödül töreniyle sona erdi. Altın Palmiye, Fransız yönetmen Laurent Cantet'in 'Entre Les Murs / The Class / Duvarlar Arasında' adlı filminin olurken, Nuri Bilge Ceylan 'Üç Maymun' ile En İyi Yönetmen ödülüne layık bulundu. Ödülünü Amerikalı oyuncu Fane Dunaway'in elinden alan Ceylan, konuşmasında "Kazandığım ödülü yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum." dedi.
Cannes'daki gösterimi sırasında izleyiciler ve yabancı basın tarafından büyük beğeniyle karşılanan ve drama gücü yüksek bulunan Üç Maymun'un yarışmanın büyük ödüllerinden birini alacağına kesin gözüyle bakılıyordu.
Ceylan'ın, senaryosunu eşi Ebru Ceylan ve Ercan Kesal birlikte yazdığı, Yavuz Bingöl, Ercan Kesal, Hatice Aslan ve Ahmet Rıfat Şungar'ın rol aldığı Üç Maymun, gerçekleri görmeme, duymama ve konuşmama olgusunu bir aile üzerinden anlatıyor. Filmde başrolü oynayan Yavuz Bingöl ödüllerin açıklanmasından sonra 'dünyanın en iyi yönetmeniyle çalışmaktan büyük mutluluk duyduğunu' söyledi. Bingöl, bu filmin diğer festivallerde de ödül alacağına inandığını belirtti. Filmin yapımcısı Zeynep Özbatur ise "Bu filmin en iyi yönetmen ödülü alması belki de, Altın Palmiye'yi almasından bile bizim için daha mutlu edici." dedi.
Nuri Bilge Ceylan, Cannes'a üçüncü kez katılmıştı.

25 Mayıs 2008 Pazar

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN AKP'YE SERT TEPKİ!


Manisa'daki 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nda, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) öğrencilerinin sergiledikleri gösteride giydiği kıyafetleri eleştiren AKP'ye öfke giderek büyüyor.




Açıklamanın AKP'ye ilişkin kapatma davasının iddianamesine konulabileceği ileri sürülürken, sivil toplum örgütleri de AKP'yi ‘namus bekçiliği yapmak’ ve gelecek yılki törenler için ‘mahalle baskısı oluşturmakla’ suçladı.



AÇIKLAMALAR AKP'YE İLİŞKİN KAPATMA DAVASININ İDDİANAMESİNDE YER ALABİLİR
Türk Kadınlar Birliği Manisa Şube Başkanı Tülin Turbil, Başkan Bülent Kar'ın açıklamalarının TCK'nın 125'inci maddesi ile Anayasa'nın eşitlik ve laiklik ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürdü. Açıklamanın Anayasa'nın 10'uncu maddesinde yer alan kadın- erkek eşitliğine de aykırı olduğunu savunan Turbil, “Bu nedenle BESYO’lu öğrenciler ve velileri kendilerine hakaret sebebiyle dava açabilirler. Bu açıklama kadınlarımıza yönelik aşağılama içermektedir” dedi.
Turbil, Başkan Kar'ın bu açıklamalarının AKP'ye ilişkin kapatma davasının iddianesinde de yer alabileceğini belirtirken, “Biz şeriat devleti değil, laik bir devletiz. Yapılan açıklama çok vahimdir, cinsiyet ayrımcılığını da körüklemektedir. Olayları yakından takip edeceğiz. Üyelerimiz ile konuyu ele alıp dava açılıp açılmayacağına karar vereceğiz” diye konuştu. Turbil, ayrıca gelecek yılki 19 Mayıs törenlerinde öğrencilere baskı yapılıp yapılmadığını yakından takip etmek amacıyla çalışma yürüteceklerini söyledi.

NAMUS BEKÇİLİĞİ YAPMAYIN

Bu arada, Başkan Bülent Kar'ın açıklamalarının ardından Manisa Barosu, Türk Kadınlar Birliği, Anadolu Hacı Bektaşi Kültür Vakfı, Makine Mühendisleri Odası, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği, Emekli- Sen, Genç-Sen, Tarım ORKAM- SEN ve Eğitim-Sen Şubeleri ortak bir tepki gösterdi. Örgütler adına açıklamayı Eğitim- Sen Manisa Şubesi Kadın Kolları Sekreteri Melek Varol yaptı. “Kimse kadınlarımıza namus bekçiliği yapmasın” diyen Varol, şunları söyledi:
“AKP'liler o kıyafetlerin üniversite öğrencisine yakışmadığını, hoş olmayan görüntülerin oluştuğunu öne sürmektedirler. Belediye Başkanı, Milli Eğitim Müdürüyle görüştüğünü bundan sonraki kutlamalarda böyle görüntülerin bir daha yaşanmayacağını sandığını belirtmiştir. Sayın AKP milletvekilleri ve Belediye Başkanı; 85 yıldır bu ülkede 19 Mayıs’lar böyle kutlanıyor. 1952'de Van 19 Mayıs gösterileri ve diğer illerdeki gösterilerde giyilen kıyafetlerin nasıl olduğu birçok arşivden edinilebilir. AKP onlardan da mı rahatsızdır? Eğer rahatsızsa nasıl bir 19 Mayıs hayal etmektedirler? AKP neden üniversiteli kızların kıyafetleriyle bu kadar ilgilidir? Hangi özgürlük? Türbanda özgürlükleri savunanlar 2008’de neden eteğin boyuyla bu kadar ilgilidirler? Öğrencilerin kıyafetlerinin, eteklerinin boyu veya uygun olup olmadığı AKP'li milletvekillerinin ve belediye başkanının işi değildir.”

MAHALLE BASKISI OLUŞTURUYORLAR

Varol, AKP'nin gelecek yıllarda törenlerde giyilecek kıyafetler için ‘mahalle baskısı’ oluşturmaya çalıştığını ileri sürerken, “Gençlerimizi ahlaka aykırı davranmış gibi damgalamaya hakları yoktur. Spor, uluslararası arenada kuralları olan sosyal ve toplumsal bir olaydır. Sporun kendine özgü kuralları vardır. Bir step gösterisinde uluslararası kurallara göre giyim tarzı vardır. Eşofmanla ya da buna benzer giysilerle step yapmak estetik açıdan doğru değildir, sporun doğasına da aykırıdır. Esas sorgulanması gereken eleştirenlerin kafalarındaki erotik düşünceleri açığa çıkaran görüşleridir. Bu sorgulamanın devamında voleybolcular, yüzücüler ve tenisçilerin kıyafetlerinin sorgulanması sözkonusu olacaktır. Manisa 19 Mayıs gösterileri yerel ve ulusal basında örnek gösterilerek takdirle karşılanırken, Manisa AKP milletvekilleri ve Belediye Başkanı tarafından eleştirilmeleri düşündürücü ve çarpıcıdır. Bu şekilde yapay ayırımlar ve gündemler oluşturmaya çalışmak güvensizlik ve kaos yaratmaktan başka bir şeye hizmet etmeyecektir. Her zaman olduğu gibi bugün de kadınlarımız namusunu kendisi koruyabilir. Hiç kimse onların adına namus koruyuculuğuna kalkışmasın” diye konuştu.

AKP'nin tepkisine neden olan görüntüleri izleyin:
http://img401.imageshack.us/img401/7438/manisa19maysds9.swf

MANİSA 19 MAYIS GÖSTERİLERİ POLEMİĞİ BÜYÜYOR!



Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu kız öğrencilerinin, Manisa'daki 19 Mayıs gösterilerinde giydikleri kıyafetlerle ilgili olarak basında çıkan haberler hakkında, AKP Manisa milletvekilleri Bülent Arınç ve Hüseyin Tanrıverdi AKP'li Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar'ı suçladılar.


Bülent Kar da konuyla ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı.


Manisa Milletvekili Bülent Arınç ve Genel Başkan Yardımcısı Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, Manisa’daki 19 Mayıs gösterilerindeki üniversiteli kızların kıyafetlerini beğenmediklerini kendisine söyledikleri yönündeki açıklama yapan AKP’li Manisa Belediye Başkanı Bülent Kar’a tepki gösterdiler.
Arınç, törenleri izlemediğini, bu konuda belediye başkanı da dahil kimseyle konuşmadığını söyledi. Tanrıverdi de kimseye "beğendik ya da beğenmedik" demediğini belirtti ve şunları ekledi: "Türkiye gibi demokratik bir ülkede herkes istediği gibi giyebilir, yiyebilir, düşünebilir, inanabilir. Biz demokratik bir anlayışla, kimsenin nasıl bir kıyafet giydiğine karışmayız, karşı çıkmayız."




Bülent Kar, "AKP'yi yıpratmak istiyorlar."

22 Mayıs 2008 tarihinde 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında CBÜ öğrencilerinin giydikleri kıyafetlerle ilgili olarak gazeteci arkadaşlarımızın sorularını yanıtladım.
Bu görüşmede giyilen kıyafetlerin üniversite öğrencisine yakışmayan kıyafetler olduğunu şahsi kanaatim olarak ifade ettim. Öğrencilerin fotoğraflarının bazı ulusal gazetelere yansıdığını ve bunun Manisa için hoş bir durum olmadığını belirttim.
Yine sohbet sırasında Ankara ziyaretimle ilgili bilgiler verdim. Türk Belediyeler Birliğinin genel kurul toplantısına katıldığımı ve Meclis Başkanveklliği görevine getirildiğimi gazeteci arkadaşlarımla paylaştım. Yine bu sohbette Manisa Milletvekilimiz Sayın Bülent Arınç ve Genel Başkan Yardımcımız ve Manisa Milletvekilimiz Hüseyin Tanrıverdi ile Ankara da görüştüğümü aktardım. Özellikle altını çizmek istiyorum ki Sayın Arınç ve Sayın Tanrıverdi ile yaptığım görüşmelerde kesinlikle bu konu gündeme gelmemiştir.
Bu görüşmeler bütün Ankara ziyaretlerimde yaptığım rutin görüşmelerdir. İfade ettiğim rahatsızlık Ankara da genel kurul vesilesiyle görüştüğüm bazı kurum ve kuruluşların temsilcilerinin görüşleri ile ilgilidir. Bu Yapılan bu açıklamaların bugün bazı basın yayın organları ve internet sitelerinde Sayın Milletvekilimiz Bülent Arınç ve Ak Partinin, görüşüymüş gibi değerlendirilmesi üzerine bu açıklamayı yapma gereği duyuyorum. Bu konu da ki kanaat şahsıma aittir. Bu kıyafetlerin bir üniversite öğrencisine yakışmayan kıyafetler olduğu noktasında ki görüşümün bir kez daha altını çiziyorum. Bu açıklamamın sayın Arınç, sayın Tanrıverdi ve partimizle ilişkilendirilmesi ve bu açıklamaları kaynak olarak değerlendirip, Ak Partiyi yıpratma girişimleri doğru bir yaklaşım değildir.
Basın ve kamuoyunun bilgilerine sunarım.
Bülent KAR
Manisa Belediye Başkanı Ege Belediyeler Birliği Başkanı

AKP'nin tepkisine neden olan görüntüleri izleyin:
http://img401.imageshack.us/img401/7438/manisa19maysds9.swf

TÜRKİYE İNTERNET ERİŞİMİNİN EN PAHALI OLDUĞU ÜLKELERDEN BİRİ!


Türkiye ’nin satın alma gücü paritesine göre geniş bant internet ücreti en pahalı ikinci ülke olduğu belirlendi.

30 OECD ülkesini kapsayan geniş bant raporuna göre, satın alma gücü paritesine göre dolar üzerinden aylık en pahalı ücret sıralamasında Meksika 18,41 ile ilk sırada bulunurken Türkiye 15,75 dolar ile ikinci sırada yer aldı. Çek Cumhuriyeti ise 9,70 dolar ile üçüncü sırada yer buldu. Ücret sıralamasında 0,13 dolar ile Japonya en ucuz ülke olurken, bu ülkeyi 0,33 dolar ile Fransa ve 0,35 dolar ile İsveç onu takip etti. 30 ülkenin ortalaması yaklaşık 3,77 dolar düzeyinde gerçekleşti.

Geniş bant internetin girdiği evler sayısında yüzde 93 ile Güney Kore ilk sırada bulunuyor. Bu ülkeyi yüzde 83 ile İzlanda ve yüzde 77 ile Hollanda takip ederken, Türkiye yüzde 23 ile Polonya ile birlikte 26. sırada bulunuyor.
Mbps üzerinden ortalama indirme (download ) hızı sıralamasında da Japonya 63,6 ile birinci, Güney Kore 49,5 ile ikinci ve Finlandiya 21,7 ile üçüncü sırada bulunuyor. Türkiye ise 2,0 ile Çek Cumhuriyeti ile birlikte yine 26. sırada yer bulabildi. 30 ülke arasında Mbps olarak ortalama indirme oranı 9,2 seviyesinde bulunuyor.
İnternete ve bilgiye erişimin artık temel bir yurttaşlık hakkı haline geldiğini ve Anayasalara girdiğini belirten Bilkent Üniversitesi öğretim görevlisi Doç . Dr. Mustafa Akgül , “Ülkemizde Evrensel Hizmet Fonu , serbestleşme ve e–dönüşüm konusunda çabalar var ama bunlar dağınık, koordinasyon ve irade eksikliği söz konusu” dedi.
ADSL ’de 5 milyon kullanıcı sayısının geçildiğini belirten Akgül , şöyle konuştu: “Geniş bant internet erişiminde Kablo, Wimax ve başka alternatif teknolojilerin önü kapalı. Serbestleşme ve yeni teknolojilerin girişinde yeterli özen gösterilmiyor. Türkiye ’nin serbestleşme karnesi kırık. Satılma paritesine göre, internet çok pahalı. Bugünlerde açılmaya başlanan KİEM – Kamu İnternet Erişim Merkezleri ’nin, düşük gelirli yurttaşlarımıza internet kafelerle birlikte bu olanağı sunmasını bekliyoruz. Ülkemizin bilgi toplumu hedefini ciddiye alması, işin başında olanların daha katılımcı ve paylaşımcı olmasıyla mümkündür.”

AKP'DEN, AKP'Lİ MANİSA BELEDİYE BAŞKANINA YALANLAMA!



AKP, Manisa`da yapılan 19 Mayıs Atatürk`ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde üniversiteli kız öğrencilerin giydiği kıyafetlerin AKP Manisa milletvekilleri eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi`nin tepkisini çektiğini açıklayan Manisa Belediye Başkanı AKP`li Bülent Kar`ı yalanladı.

Celal Bayar Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksekokulu "nun kız öğrencilerinin 19 Mayıs törenlerinde sunduğu gösteride giydikleri kıyafetlerin tepki çektiğini belirten Kar, Arınç ve Tanrıverdi ile görüştüğünü belirterek, "Ankara "da gerçekten huzursuzluk yaratmış. Gelecek yıl bu tatsızlığın yaşanmayacağını sanıyoruz. Böyle gündeme gelmemiz hoş olmadı" açıklamasını yapmıştı.


Kar'ın şahsi görüşleri
Bunun üzerine AKP Tanıtım ve Medya Başkanlığı "ndan dün yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi: "Bugünkü (dünkü) bazı gazetelerde yer alan ‘Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerinin 19 Mayıs gösterileri sırasında giydikleri kıyafetlerin, AKP Manisa milletvekilleri Bülent Arınç ve Hüseyin Tanrıverdi "yi rahatsız ettiği" yönündeki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Manisa Belediye Başkanı Kar"a ait şahsi görüşlerin, Bülent Arınç , Hüseyin Tanrıverdi ve AKP "nin görüşleriymiş gibi yansıtılması doğru değildir."
AKP'nin tepkisine neden olan görüntüleri izleyin:

24 Mayıs 2008 Cumartesi

YÜKSEK TOPUKLAR AYAK SAĞLIĞNI TEHDİT EDİYOR!

Topuklu ayakkabıdan birçok kadın vazgeçemiyor. Ancak topuklu giymek, 40'lı yaşlardan sonra ayak kemiğinde çıkıntı yaratıyor..

Güzel ve şık görünmek uğruna giyilen dar, sivri burunlu ve topuklu ayakkabılar; özellikle 40'lı yaşlardan sonra kadınların ayaklarında kemik çıkıntısına neden oluyor.
Kadınlarda en sık görülen ayak sorunu 'halluks valgus' adını taşıyor. Ayağın genişlemesi ve kemikte çıkıntı oluşması sonucunda meydana gelen sorun, yürümeyi eziyet haline getiriyor.
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Erdem Bagatur, bu sorun ve tedavisi hakkında bilgiler verdi:
* Halluks valgus nedir?
Ayak başparmağının kendiliğinden ve kalıcı olarak dış yana doğru yönlenmesi, başparmağın tarak kemiği ile eklem yaptığı bölgede, ayağın iç yanında ağrılı bir kemik çıkıntısının oluşması ve tarak kemikleri bölgesinde ayağın genişlemesi ile kendini belli eden bir ayak hastalığıdır. Ağrı, yürümeyi güçleştirir. Ayağın genişlemesi ve kemik çıkıntısı da ayakkabı giymeyi zorlaştırır.
* Kimlerde görülür?
Herkeste görülebilir; kadınerkek ayrımı yapmaz. Bazı insanlarda ayaklarının şekli ile ilgili özelliklerden dolayı, doğuştan halluks valgusa eğilim vardır. Dar, sivri burunlu ve topuklu ayakkabıların halluks valgusa yol açtığı bilinmektedir. Bu nedenle, özellikle kentlerde yaşayan, sivri burunlu ve topuklu ayakkabı giyen kadınlarda daha sık görülür. Yıllarca bu tür ayakkabılar giyen kadınlarda, özellikle 40' yaşlardan sonra görülür. Bazen genç yaşlarda da ortaya çıkabilir.
* Tedavisi nedir?
Ameliyattır. Bu ameliyatları epidural anestezi yöntemiyle yapıyoruz. Hastaların ameliyat sonrasında ağrısı olmuyor. Hasta hastanede bir gün kalıyor ve ertesi gün ev içinde yürümeye başlıyor. 20 gün içinde de sokağa çıkabilir hale geliyor. Uygulanan çok sayıda ameliyat var. Hastaya hangi ameliyatın yapılacağına onun yaşına, sosyal durumuna, ayağının anatomik özelliklerine ve hastalığının ne kadar ilerlemiş olduğuna göre karar verilir.
* Ameliyattan sonra sorun tekrarlar mı?
Doğru seçilmiş ve doğru uygulanmış bir ameliyat ile kesinlikle tekrarlamaz. Hastalar daha rahat ayakkabı giyerler ve daha rahat yürümeye başlarlar.

23 Mayıs 2008 Cuma

MANİSA'DAKİ 19 MAYIS GÖSTERİLERİNE AKP TEPKİSİ!


Manisa'da, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında, Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) kız öğrencilerinin yaptığı step gösterisi ortalığı karıştırdı.

Manisa Belediye Başkanı AKP'li Bülent Kar, gösterilerin ardından Ankara'da Manisa AKP Milletvekilleri Bülent Arınç ve Hüseyin Tanrıverdi ile görüştüğünü belirterek, “Öğrencilerin kıyafetlerinin Ankara’da huzursuzluk yarattığını gördük. Step gösterisinde böyle kıyafetlerin uygun olmadığı söylendi” dedi. CBÜ Rektörü Prof. Dr. Semra Öncü ise “Bunda yadırganacak bir şey yok. Kıyafetler son derece moderndi” karşılığını verdi.

Manisa'da, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinde, CBÜ Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu (BESYO) kız öğrencilerinin step gösterisinde giydikleri kıyafetler, AKP'nin tepkisini çekti. Belediye Başkanı Bülent Kar, Manisa 19 Mayıs Stadyumu'nda yaklaşık 10 bin kişinin izlediği gösterilerde 40 dakika boyunca step ve aerobik yapan BESYO öğrencilerinin kıyafetlerinin Ankara'da huzursuzluk yarattığını söyledi.
Haftalık değerlendirme toplantısında konuyu ele alan Başkan Kar, gösterilerin ardından Türk Dünyası Belediyeler Birliği Toplantısı için Ankara'ya gittiğini ve Manisa AKP milletvekilleri Bülent Arınç ve Hüseyin Tanrıverdi ile görüştüğünü aktardı. Kar, “CBÜ’lü öğrencilerin kıyafetlerinin Ankara’da huzursuzluk yarattığını gördük. Ulusal gazetelerde çıkan fotoğraflarda görülen kıyafetler Ankara’da gerçekten huzursuzluk yaratmış. Step gösterisinde böyle kıyafetlerin uygun olmadığı söylendi. Biz bu konuda programı yapan İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile görüştük. Önümüzdeki yılki kutlamalarda bu tatsızlığın yaşanmayacağını sanıyoruz. Öğrencilerin kıyafetleri ile bu kadar ön plana çıkmamız ve gündeme bu şekilde gelmemiz hoş olmadı” diye konuştu.
AKP'li Başkan'ın açıklaması CBÜ'de yankı buldu. CBÜ Rektörü Prof. Dr Semra Öncü, Kar'ın açıklamasının son derece yersiz olduğunu belirterek, “Kıyafetler ve sergilenen dans gösterileri gayet moderndir. Bunun yadırganacak herhangi bir şeyi yok. Bunu ilk kez yapmıyoruz. Her yıl 19 Mayıs’ta buna benzer gösterilerde erkek ve kız öğrencilerimiz görev alıyor. Öğrencilerimiz yaptıkları gösterilerle, bayrama katılan Manisalılar tarafından ayakta alkışlanıyor. Bu yılki törenlerde de en çok alkışı bizim öğrencilerimiz aldı” yanıtını verdi.

AKP'nin tepkisine neden olan görüntüleri izleyin:
http://img401.imageshack.us/img401/7438/manisa19maysds9.swf

21 Mayıs 2008 Çarşamba

DİKKAT, KENE ÖLDÜRÜYOR!


Ülkemizde kene ısırmalarından kaynaklanan ölüm vakaları son yıllarda endişe verici boyutlara ulaştı.

Kene ısırmalarına karşı ne gibi önlemler alacağınızı, olası ısırmalardan sonra neler yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Kene ve Kırım - Kongo Kanamalı Ateşi hakkında bilmeniz gerekenler:
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?
Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.
Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.
Kimler Risk Altındadır?
Hastalık genellikle meslek hastalığı şeklinde karşımıza çıkar.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar
Veterinerler
Kasaplar
Mezbaha çalışanları
Sağlık personeli özellikle risk gurubudur.
Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.
Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır.
Kuluçka Süresi Ne Kadardır?
Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir.
Belirtileri Nelerdir?
Ateş
Kırıklık
Baş ağrısı
Halsizlik
Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının
bozulması sonucu;
- Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler
ve gözlerde kızarıklık,
- Gövde, kol ve bacaklarda morluklar
- Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür
- Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile
olmaktadır.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur?
Kanda virüse karşı oluşan antikorların taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?
Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.
1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.
2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.
3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,
4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.
5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)
6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.
7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.
8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.
9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilinir.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tedavisi Nedir?
Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.

YAKITTAN TASARRUF EDİN!


Otomobillerde basit yöntemlerle yakıt tasarrufu yapmak mümkün. Bazı küçük ayrıntılara dikkat ederek daha az benzin tüketip daha çok yol kat edebilirsiniz.

İşte otomobillerde daha az yakıt tüketmek için dikkat etmemiz gereken bazı unsurlar:

Rölantide Isıtmayın
İlk defa çalıştırdığınız arabanızı ısıtmak için rölantide bekletmek yakıt sarfiyatını arttırır. Sürücüler motorun daha verimli çalışması için genellikle araçlarını ısıtırlar fakat her 3 dakikalık ısıtma süresinde 1Km yol gidecek benzin harcanıyor. Bu durumda araç çalışır çalışmaz düşük viteste de olsa harekete başlamak gerekiyor.

Soğuk Havalarda Kullanmamaya Çalışın
Motor en fazla yakıtı ısıtma süresinde harcar. Soğuk havalarda motoru ısıtma süresi uzadığı için bu süre boyunca yakıt tüketimi fazla olur. Yapılan araştırmada soğuk havada çalıştırılan 1.6 motor bir araba ilk 4 km boyunca 40Lt/100Km gibi aşırı bir yakıt tüketim seviyesinde çalışmaktadır.

Düşük vites kullanmayın
Aracınızı çalıştırdıktan sonra birinci viteste uzun süre kalmayın. Birinci vitesi sadece aracı harekete geçirmek için kullanın. Aracı hızıyla uygun viteste kullanmak da yakıt tüketimini azaltır.

Trafiğin Sakin Olduğu anlarda Yola Çıkın
Yakıt tüketiminin azaltılması için yapılabileceklerden biri de trafiğin sıkışık oldu saatlerde yola çıkmamak veya sıkışık trafiğe sahip olan yolları tercih etmemektir. Sıkışık trafikte araçlar sık sık durmak zorunda kalır ve gerekli motor devrinde harek etmek çoğunlukla zordur.

Pencereleri Kapatın
Hareket halindeki bir araç aerodinamik yasalarına bağlı olarak hareket eder. Eğer aracın hava sürtünmesini arttıracak herhangi bir unsur varsa aracımız normalde olması gerekenden fazla yakıt tüketir. Arabamızın camlarını açmak hava sürtünmesini ciddi şekilde arttırdığı için yakıt tüketiminde artışa neden olur.Bu nedenle otomobiller mümkünse camları kapalı şekilde kullanılması gerektiği gibi araca sonradan ilave edilen dış aksesuarların hava sürtünmesini arttırmadığından emin olmak gerekir.

Klimayı Az Kullanın
Sıcak havalarda otomobilimizin içini soğutmak için kullandığımız klimalar aslında ilave bir yakıt tüketmek anlamına gelmektedir. Klima hava sıkıştıran bir piston yardımıyla çalışmaktadır ve bu pistonun sıkıştırılması için gereken enerji motordan sağlanır. Bu nedenle yakıt tüketimini azaltmak için gerekmedikçe klimaları açmamak gerekmektedir.

Lastiklere Dikkat Edin
Havası düşük olan lastikler yere temas alanını arttırır bu da daha çok sürtünme anlamına gelir. Sürtünme aracın benzin tüketimini arttırır. Lastik havası fabrika değerlerine ayarlanmalı ve sık sık kontrol edilmelidir.Bunun yanında lastiklerin profil derinliği 3mm'nin altına inmemesi gerekmektedir.

Greksiz Fren Yapmayın
Çoğu kullanıcı farkında olmadan gereksiz frenlemeler yapmaktadır. Özellikle daha çabuk gitme isteği içinde olan sürücüler ilerde duracaklarını bildikleri halde hala gaza basabilmektedirler. Bu durum eğer dikkat edilmezse ciddi bir gereksiz tüketim oluşturabilir.

Yakıt Sistemini Bakıma Alın
Otomobillerdeki yakıt sistemi unsurları; Enjektörler, enjektör pompası, yakıt pompası, hava filtresi, benzin filtresi gibi elemanların bakımı düzenli olarak yapılmalıdır. Aracınızı servis kartlarında yazan periyodik bakım sürelerinde servise sokmak bu nedenle ortaya çıkan kayıpları giderecektir.

20 Mayıs 2008 Salı

ATATÜRK ASRIN EN BÜYÜK LİDERİ


ABD’de Brown Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Arnold Ludwig, geliştirdiği bir metodoloji sonucunda, Atatürk’ün 20. yüzyılın en büyük siyasi lideri olduğunu ortaya koydu.

’Dağın Arslanı: Siyasi Liderliğin Doğası’ adlı kitabın yazarı Prof. Ludwig, Amerika Atatürk Derneği’nin (ASA) toplantısında, geliştirdiği ’siyasi büyüklük skalası’ ile, Atatürk’ü işbaşındaki ABD Başkanı George W. Bush ile karşılaştırdı. Sonuçta, Bush 15 puan alırken Atatürk 32 puan topladı.
Ludwig’in çalışmasında, Nelson Mandela 20 puan, Winston Churchill 22 puan ve Bill Clinton da 15 puan almıştı.
Ludwig’in daha önce yaptığı çalışmasında, Atatürk 31 puan ile birinci olurken, Mao Zedong ve Franklin D. Roosevelt 30 puanla ikinci olmuştu. Aynı çalışmada, Charles De Gaulle altıncı, Woodrow Wilson 15. olmuş ve Ronald Reagan da 25 numarada yer almıştı. Psikiyatrist olan Prof. Ludwig, ’kültürel özellikler ve önyargılardan arındırılmış’ bir yöntemle dünya liderlerini 11 ayrı kategoride değerlendiriyor. Her kategoride liderlere 0 ile 3 arasında puan verilirken, sadece iki kategoride 0 ile 5 arasında puan verilebiliyor. Bu kategoriler, sıfırdan ülke yaratmak, toprakları genişletmek, iktidarda kalınan süre, askeri başarı, sosyal tasarım gücü, ekonomik başarı, devlet adamlığı, ideoloji ortaya koyma, ahlaken örnek olma, siyasi miras ve ülkenin nüfusu olarak sıralanıyor.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

ATATÜRK'E BORCUMUZ BİTMEZ !



''TÜRKİYE,

ATATÜRK'Ü ALLAH'A BORÇLUSUN,

GERİYE KALAN HER ŞEYİ DE ATATÜRK'E !''





19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR

BAYRAMI KUTLU OLSUN !

17 Mayıs 2008 Cumartesi

BURASI TÜRKİYE!


Rüşvetçilere amirlerinden büyük kıyak.

Rüşvetçi memurları "zaman aşımı" oyunu kurtardı.

Bir kaçakçılık şebekesiyle ortak çalışarak rüşvet aldıkları tespit edilen ve haklarında görevden ihraç istemiyle müfettiş raporu hazırlanan İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü'nde görevli 22 memur, disiplin kuruluna geç sevk edilince 'zaman aşımı'yla kurtuldu.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele ekipleri 20 Şubat 2007 tarihinde düzenledikleri Bahar Operasyonu'nda, liderliğini Mustafa Atmacagil'in yaptığı kaçakçılık çetesini çökertmişti. 15 adamıyla birlikte gözaltına alınan Atmacagil'in 20 yıldır kaçakçılık yaptığı tespit edilmişti.

Kaynak: Sabah Gazetesi 17 Mayıs 2008

15 Mayıs 2008 Perşembe

2008 YILININ EN İYİ BLOGLARI BELİRLENDİ!


Internet reklamcılığına yeni bir soluk getiren ve bünyesinde bulunan birçok blog ile reklamverenler ve blog yazarları arasında köprü oluşturan Bloglama.com tarafından düzenlenen Blog Ödülleri'nde kazananlar belli oldu.

10 Mayıs Cumartesi günü Galatasaray Üniversitesi'nde gerçekleştirilen ödül töreninde, 10 farklı kategoride yarışan 400'ü aşkın blog arasından ilk üçe girenler açıklandı.

Dereceye girenlere, yarışmanın ana sponsoru olan Microsoft'un yanı sıra Vestel, Mediacat ve Kurumsal Haberler gibi alanında söz sahibi firmalar tarafından sağlanan çeşitli ödüller, Bloglama.com kurucusu Eray Endeş ile Microsoft Türkiye Pazarlama Yöneticisi Nuri Çankaya tarafından takdim edildi.
Türkiye'nin ilk ve tek blog yarışması olan Blog Ödülleri'nde, 21 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen oylama sürecinde toplam 14.473 oy kullanıldığını belirten Bloglama.com kurucusu Eray Endeş, bu oyların 4.102 gibi önemli bir bölümünün, hatalı e-posta adresi girişi, belirli bir süre içerisinde aynı IP'den mükerrer oylama yapılması, sahte e-posta adreslerinin kullanılması ve onaylanmayan e-postaların olması gibi nedenlerden ötürü geçersiz sayıldığını açıkladı. Yarışmanın resmi websitesi blogodulleri.com adresinde yayınlanan istatistiklere göre; geçerli en çok oy, sayıca tüm diğer kategorilerden fazla katılıma sahne olan Kişisel Bloglar Kategorisi'nde kaydedildi. En az oy alan kategori ise, özellikle futbol konusunda bir hayli tutkulu olan bir millet olmamıza rağmen Spor Kategorisi oldu.
2008 Blog Ödülleri'nde dereceye giren ilk üç ise şu şekilde sıralanıyor:
Kişisel Bloglar kategorisi
1. beyn.org - Barış Ünver
2. nahnu.org - Bünyamin Ayar
3. omerenis.wordpress.com - Ömer Enis Şen

İş Dünyası Kategorisi
1. webrazzi.com - Arda Kutsal
2. ceoyavuz.wordpress.com - Yavuz Selim Şen
3. bulasicidelilik.com - Youthrep

Komünite - Topluluk kategorisi
1. blog.wolkanca.com - Volkan Yılmaz
2. bigumigu.com - Aygül ve Yalçın Pembecioğlu
3. otobuste.blogspot.com - Murat Kaya

Reklam - Pazarlama kategorisi
1. fikiratolyesi.com - Tunç Kılınç
2. elmaaltshift.blogspot.com - Fırat Yıldız
3. selimtuncer.blogspot.com - A. Selim Tuncer

Teknoloji kategorisi
1. siberkultur.com - Eren Emre Kanal
2. dmry.net - Hakan Demiray
3. yakuter.com - Erhan Yakut

Kültür - Sanat kategorisi
1. gunesintamicinde.com - Süleyman Sönmez
2. jiklet.com - Burak Kaynak
3. azpismis.com - Hakkı Ceylan

Hobi kategorisi
1. edasuner.com - Eda Suner
2. misssgibi.com - Zerrin Damgacı
3. geziyorum.net - Emre Tok

Spor kategorisi
1. webaslanlari.blogcu.com - Murat Şahin
2. acetoblog.com - Bülent Timurlenk
3. bahsettinabi.com - Yalçın Onur

Haber - Gündem kategorisi
1. okanyuksel.net - Okan Yüksel
2. cagatayca.com - Çağatay Aktürk
3. dusunceler.org - Tarık Suat Demren

Eğlence kategorisi
1. elifsevvalsolmaz.blogspot.com - Şevval Elif Solmaz
2. delifikir.org - Lotus Medya
3. geyikmuhendisi.com - Orçun Taşar

FENERBAHÇE YENİ BİR BAYRAK KRİZİ YARATTI!


Önceki yıl olduğu gibi, bu yıl da şampiyonluğu Galatasaray'a kaptıran Fenerbahçe'nin, ünlü taraftarları bu durumu yine içlerine sindiremediler.

Sabah Gazetesi'nden Bülent Cankurt'un haberine göre; Hatırlarsanız, sahibi oldukları Akmerkez'de Galatasaray Store açtırmayacak kadar fanatik FB'li olan Ali ve Ömer Dinçkök kardeşler, önceki yıl şampiyonluk kutlamasına gelen Cimbomlular'ı Papermoon'a aldırmamışlardı. O dönem Galatasaray ikinci başkanı olan Adnan Polat da televizyondan taraftarlara seslenip, "Papermoon'u protesto edin, gitmeyin" demişti. Galatasaraylılar da mekandan ayağını kesmişti.

Tarih tekerrür etti!
Adnan Polat Galatasaray Başkanı seçilince, Ömer Dinçkök, Polat'ı Papermoon'a yemeğe davet etmişti. Ancak görünen o ki, bu iyi niyetleri şampiyonluğu kaçırana kadarmış.
Çünkü Dinçkök Ailesi yine yapacağını yaptı... Akmerkez'de ofisi olan işadamı Gökhan Çarmıklı, Galatasaray şampiyonluğu ilan edince üzerinde 'Çıldırın' yazan iki kocaman bayrağı Akmerkez'den aşağı sallandırdı.
Önceki gün Akmerkez'in önünden geçerken o iki bayrağın yerinde yeller esiyordu. Bina yönetimini elinde bulunduran Dinçkökler, devreye girip Çarmıklı'nın astığı bayrakları indirtmiş.

11 Mayıs 2008 Pazar

BAŞARISIZLIKLARLA GELEN BAŞARININ ÖYKÜSÜ!

2007 - 2008 TURKCELL SÜPER LİG ŞAMPİYONU GALATASARAY
BİR ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ...
Galatasaray üst üste yaşadığı olumsuzluklara, kadrodaki köklü değişime ve kulübü sarsan bütün krizlere rağmen Turkcell Süper Lig'de 17. kez mutlu sona ulaştı. Son yıllarda yaşadığı ekonomik sıkıntılara bir de yanlış yabancı oyuncu tercihleri eklenince kimse Galatasaray'dan böylesine mucizevi bir şampiyonluk beklemiyordu. Ancak tam tersi oldu ve Galatasaray Florya'daki birliktelik ruhuyla küllerinden doğdu, lige yine damgasını vurdu. İşte Cim Bom'un sezon başından bu yana yaşadığı problemler ve son dönemdeki kenetlenmenin ders olacak öyküsü...
FELDKAMP VE GETİRDİKLERİ
Her şey yönetimin, takımı bir önceki yıl şampiyon yapan Eric Gerets'in görevine son vererek yerine 74 yaşındaki Karl-Heinz Feldkamp'ı getirmesiyle başladı. Yıllar sonra yeniden teknik direktörlük defterini açan Alman hocanın ilerleyen yaşı, yönetimde çatlaklara neden oldu. Yöneticilerin büyük bir bölümü Feldkamp'a muhalefet şerhini koyarken, özellikle Adnan Polat ile Adnan Sezgin Alman teknik adama her fırsatta güvendiklerini dile getirmekten geri kalmadı. Uzun süren tartışmalar ve fikir ayrılıklarından sonra Galatasaray'da resmen ikinci Feldkamp dönemi de başladı. Ama ne başlama... Feldkamp'ın, Florya'ya ayak basmasıyla krizler de üst üste patladı.
GELİR GELMEZ OPERASYON!
Feldkamp'ın, Necati Ateş, Emre Aşık ve Orhan Ak'ı, hazırlık kampı sonrasında 'istemiyorum' diyerek göndermek istemesi takımdaki ilk kriz oldu. Üç oyuncuyu kadro dışı bırakan Alman teknik adam, bu futbolcuların kiralanmasını sağlayarak operasyonu başlattı. Gönderilmesini istediği Marcelo Carrusca ise kendisine talip olan kulüplerle anlaşma sağlanamayınca, yönetim tarafından kadroda tutuldu. Sasa İliç, Stepijan Tomas ve Faryd Mondragon'un gönderilmesine de göz yuman deneyimli teknik adam, Kaiserslautern'den İsmail Bouizid'i kadrosuna kattı. Feldkamp geniş çaplı operasyonunu, Barış ve Serkan gibi maliyeti 100 bin dolar olan oyuncularla kapatmaya çalıştı. Feldkamp istedi yönetim aldı.
GENÇLEŞTİRME DEDİLER VE...
Takımda gençleştirme operasyonunun temellerini atmaya çalışan Feldkamp, Aydın, Özgürcan, Zafer ve Ferhat gibi Galatasaray'ın gelecekte büyük umutlar bağladığı genç oyuncuları çeşitli takımlara kiralık olarak yollayarak tecrübe kazanmalarını istedi. Feldkamp'ın bu iki hamlesi, Galatasaray'daki gençleştirme operasyonunun en büyük çelişkisi olarak dikkat çekti. Alman teknik adamın yaptığı her müdahale yönetim tarafından da desteklendi. Camiada yükselen muhalefet seslerini bastırmak için gizliden gizliye birlik, beraberlik toplantıları düzenlendi. Transfer sezonun en hareketli takımı olan Galatasaray, Schalke'den Cassio Lincoln'ü de kadrosuna katarak yılın bombasını patladı. Brezilyalı yıldızın Galatasaray'a gelmesi, ülkede bir anda gündemin bir numaralı maddesi oldu. Transferde yaşanan hareketli günlerin ardından Turkcell Süper Lig'in başlayacağı gün geldi çattı... 5 MAÇ SEYİRCİSİZ
Fenerbahçe derbisinden kalan 5 maçlık seyircisiz oynama cezası sebebiyle sarı-kırmızılı takım, 12. haftadaki Gençlerbirliği karşılaşmasına kadar taraftarına kavuşamadı. Ancak Ali Sami Yen'de tam bir Galatasaray fırtınası vardı. Sezona 4-0'lık Çaykur Rizespor galibiyetiyle başlayan Galatasaray, peşi sıra Bursaspor ve Ankaragücü'nü 1-0'lık skorlarla mağlup etmeyi başardı. İlk üç haftada oynanan futbol kamuoyu tarafından takdir edildi ve daha o zamanlarda bile şampiyonluğun en büyük adayının Galatasaray olduğu konuşulmaya başlandı. Gerek Galatasaray'ın takım halinde oynadığı futbol, gerekse de ilk 5 haftalık süreçte Cassio Lincoln'un solukları kesen performansı taraftarları mest etti. Galatasaraylı taraftarlar tam yeni Hagi'yi bulduk derken Feldkamp bu sevince son verdi.
YILDIZLAR KADRO DIŞI
Sezonun ilk yarısındaki Beşiktaş derbisi öncesinde Kalli'nin, kızını kampa aldığı gerekçesiyle Hakan Şükür'ü, arkadaşlarını tesislere davet etmesi yüzünden de Lincoln'ü kadro dışı bırakması Florya'yı sarstı. İki futbolcunun oynamadığı maçı Galatasaray kazandı, ancak kırgınlıklar uzun süre devam etti. Lincoln, Feldkamp ile soğuk savaş başlattı. Hakan Şükür'ün Alman teknik adama tavrı da uzun süre konuşuldu. Her şey planlandığı gibi giderken Feldkamp'ın bu şok kararı rüzgarı bir anda tersine çevirdi. Beşiktaş maçından sonra Kayserispor ve Ankaragücü maçlarını beraberlikle tamamlayan Galatasaray'da, Lincoln şoku uzun süre devam etti.
KADER ANI!
Kulübü ikiye bölen bu olayın üzerine sünger çeken olay ise Denizlispor deplasmanı oldu. Denizlispor deplasmanında sezonun en kötü futbollarından birini sergileyen Galatasaray, Shabani Nonda'nın 90. dakikada penaltıdan attığı golle galibiyete uzandı. Denizlispor karşısında alınan mucizevi üç puanın ardından Galatasaray, Gaziantepspor deplasmanında da bu kez Servet Çetin'in 90. dakikada attığı golle beraberliği zor kurtardı. Oldukça kritik bir süreçten geçen Galatasaray, iki kritik deplasmanı son saniyelerde attığı gollerle 4 puanla kapatmayı başarmıştı ancak daha bitmemişti! Galatasaray'ın son saniye şovu Trabzon ve İstanbul'da sürdü... Trabzon'da Serkan Çalık‘ın 90. dakikada attığı golle galibiyete uzanan Galatasaray, bir hafta sonra İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında Ümit Karan'ın 90. dakikada attığı golle beraberliği zor kurtardı.
HASAN ŞAŞ'IN ŞOK KARARI...
Galatasaray'ın emektar yıldızlarından Hasan Şaş, İstabul Büyükşehir Belediyespor maçında gördüğü kırmızı kartın ardından, "Galatasaray'dan ayrılacağım. Türkiye'de futbolu bırakıyorum" dedi. Fenerbahçe maçında oynayamayacağı için öfkelenen ve devre arasında ayrılmayı düşünen Şaş'ı, araya giren idareciler güçlükle ikna etti. Oluşan bu kaos ortamında ezeli rakibi Fenerbahçe karşısına çıkan Galatasaray, Turkcell Süper Lig'deki ilk yenilgisini Şükrü Saracoğlu Stadı'nda tattı! Tarih: 8 Aralık 2007! Bu karşılaşmadan sonra Galatasaray teknik direktörü Karl Heinz Feldkamp'ın Ümit Karan ve Hakan Şükür'e ilk 11'de şans vermemesi uzun süre tartışıldı. Bu karşılaşmanın ardından yönetim ile Feldkamp arasında da fikir ayrılıkları kendini göstermeye başladı. Her fırsatta transfer için yeteri kadar bütçe ayrılmadığını ve elindeki oyuncularla mücadele etmek zorunda olduğunu dile getiren Feldkamp, Adnan Sezgin'in resti karşısında adeta şaşkına döndü.
SAKATLIK KABUSU
Cim-Bom, hiçbir şeyden çekmediği kadar sakatlıklardan çekti. Büyük umutlarla alınan Tobias Linderoth, ilk yarı bitmeden sezonu kapattı. Lincoln, sakatlıklar nedeniyle birçok önemli karşılaşmada takımını yalnız bıraktı. Ayhan'ın yaşadığı uzun süreli sakatlığın ardından, genç Uğur'un Konya'da karlı zeminde sakatlanarak sezonu kapatması takıma büyük darbe vurdu. Hasan Şaş'ın iki kasığından birden sakatlanmasıyla devam eden süreçte, Galatasaray 18 kişilik kadrosunu oluşturmakta bile zorlandı.
HAKAN ŞÜKÜR'DEN VEDA SİNYALİ..
Basında çıkan, "Hakan Şükür gönderilecek" haberleri ve yaşanan tartışmalar, kaptanı oldukça etkiledi. Yönetimle yanlış anlamalar yüzünden bir dönem arası açılan Hakan Şükür, Galatasaray'ı bırakma noktasına geldi. Hakan, UEFA Kupası'ndaki Panionios maçından sonra veda düşüncesini medyaya açıkladı. Adnan Polat'la konuşarak sorunları çözen Şükür, takımın kenetlenmesinde büyük rol oynayarak, Hasan Şaş ve Ümit Karan'la birlikte başarı için yoğun çaba harcadı.
FELDKAMP'IN GRİBİ...
74 yaşındaki Feldkamp'ın ağır gribal enfeksiyon geçirerek ilk yarının son haftasındaki OFTAŞ Spor maçına ve kupa mücadelesine çıkamaması medya tarafından eleştirildi. İyileşip döndükten sonra bu kez torununu görebilmek için yine Almanya'ya giden ve ikinci kez hastalanarak uzun süre ülkesinde kalan Kalli, yine sıkıntı yarattı. Tecrübeli teknik adamın yokluğunda kaybedilen puanlara rağmen, Galatasaray kısa sürede toparlanmayı başardı.
Ligin ilk yarısının son haftasına lider giren Galatasaray, Başkent deplasmanında G.Birliği OFTAŞ Spor ile berabere kalarak kendini üçüncü sırada buldu. İki sıra birden gerilemek sarı-kırmızılılarda moralleri bozmuştu. Ara transfer döneminini de sessiz geçiren Galatasaray’ın ikinci yarıda başarılı olabileceğine çoğu kimse ihtimal vermiyordu. Kadrosuna yalnızca Ankaragücü’nden genç bir oyuncu olan Emre Güngör ve Roma’dan Ahmed Barusso’yu katan sarı-kırmızılılar, Rize deplasmanındaki 5-2’lik galibiyetiyle adeta şampiyonluk yarışı bensiz olmaz mesajını veriyordu. Ardından oynadığı dört maçta da üç puanı alan Galatasaray bu haftalarda liderliğin tadını çıkartıyordu.
EMRE GÜNGÖR TAM İSABET
Afrika Kupası’nda olan Rigobert Song’un boşluğunu doldurmak için transfer edilen Emre Güngör, sarı-kırmızılı formayı ilk kez Rize deplasmanında son 3 dakikada sırtına geçirmişti. Ismael Bouzid’in güven vermeyen futbolu nedeniyle bir sonraki haftada Feldkamp, genç oyuncuya Bursaspor karşısında ilk 11’de şans verdi. Bu maçta Servet ile mükemmel bir uyum gösteren Emre, sanki kırk yıllık Galatasaraylı gibiydi. Zaten bu maçtan sonra da sarı-kırmızılı takımın ilk 11’indeki değişmez isimlerinden biri oldu. Hatta Song geldikten sonra bile forma giymeye devam etti. Uzun bir bekleyişten sonra sarı-kırmızılı takıma katılan Barusso ise güçlü fiziği ile dikkat çekiyordu. Barusso’nun İstanbul’a gelişi ses getirmişti ancak takıma hiçbir katkısı olmadı.
KARA GÜNLER
Avrupa’da eski günlerini arayan ve beklediği sonuçları bir türlü alamayan Galatasaray, Almanya’da Bayer Leverkusen’e 5-1 gibi tarihi bir farkla mağlup oldu. Bu sonuçla Avrupa defterini kapatan Galatasaray lige de kötü döndü. Önce Sami Yen’de ligin son sırasındaki Uğur Tütüneker’in çalıştırdığı Kasımpaşa’ya mağlup olan arkasından da İnönü deplasmanında ezeli rakibi Beşiktaş’a kaybeden sarı-kırmızılılar şok üstüne şok yaşıyordu. Liderliği bu haftada siyah-beyazlılara kaptıran Galatasaray’da, Feldkamp’a yönelik tepkiler büyümeye başlamıştı. İlginç oyuncu tercihleri ve futbolcuları alışık olmadıkları mevkii de oynatma geleneği takım içinde de huzursuzlukların başlamasına sebep olmuştu.
CANAYDIN’IN VEDASI
Galatasaray tarihinin en kara günlerinden biri olan Leverkusen mağlubiyetinin ardından Özhan Canaydın’ın Mart ayında başkan olmayacağını açıklaması küçük çaplı bir deprem etkisi yarattı. Dile kolay tam 6 yıl Galatasaray gibi bir kulübü yönetmek, hiç kolay olmasa gerek. Leverkusen mağlubiyeti nedeniyle özür dileyen Canaydın, duygusal bir veda konuşması yaptı, ama herkesin aklında acaba dönecek mi sorusu da eksik olmadı. Canaydın’ın bu beklenmeyen kararının ardından sarı-kırmızılı camia yeni başkanını aramaya başladı. Kulis üstüne kulis yapan Galatasaray’ın önde gelenleri ortak bir isim üzerinde seçime gidilmesinden yanaydı, ama kongreye de çok kısa bir süre kalmıştı. Sonuçta beş başkan adayı ortaya çıktı ama Canaydın’ın desteklediği Adnan Polat ismi her zaman diğer isimleri gölgede bıraktı.
MAÇLAR KAZANILIYOR AMA
Üç maçlık mağlubiyet serisinin şokunu atlatmaya çalışan Galatasaray için Kayserispor maçı çok daha büyük bir anlam taşıyordu. Galatasaray bu karşılaşmada belki çok iyi oynamadı, ama iyi mücadele ederek galibiyeti aldı ve kötü gidişe son verdi. Ardından Ankaraspor maçı geldi çattı, Galatasaray, Başkent deplasmanından tek golle dönmüştü ama ortaya koyduğu futbol nedeniyle ne taraftarı, ne de futbol kamuoyu sarı-kırmızılı takıma güvenmiyordu.
POLAT ŞANSLI BAŞLADI...
Başkanlık seçimlerinde beklendiği gibi Adnan Polat Galatasaray’ın yeni başkanı oldu. Cumartesi günü başkan seçilen Polat ayağının tozuyla pazar günü Ali Sami Yen Stadı’na bu kez sarı-kırmızılı takımın başkanı olarak yerini aldı, rakip Denizlispor’du. Galatasaraylı oyuncular başkanlarına hoşgeldin hediyesi verebilmek için maça fırtına gibi başladılar, ama ilk yarıyı önde tamamlayamadılar. İkinci yarıda zorlanan Galatasaray artık maç bitti dendiği anda Souleymanou’nun akıl almayacak hatasının ardından sezonun flaş ismi Servet ile bulduğu golle sahadan galibiyetle ayrıldı. Ve böylece Adnan Polat da başkanlığına iyi bir başlangıç yapmış oldu.
KADER ANI, FELDKAMP’IN GİDİŞİ
Adnan Polat başkanlığında ilk maçını şansının da yardımıyla kazanan Galatasaray’ın her an bir kazaya uğraması bekleniyordu, ki bu olay çok da gecikmedi. Sarı-kırmızılıların Gaziantepspor ile Ali Sami Yen’de berabere kalması Feldkamp’ın sonu oldu. Adnan Polat’ın oyuncuları veya Feldkamp arasında bir tercih yaptığı ve Alman hocayı bu nedenle gönderdiği uzun süre manşetlerden düşmedi. Feldkamp’ın gidişi Galatasaray’ın kaderinin değiştiği an olarak tarih sayfalarındaki yerini alacaktı.
FELDKAMP GİTTİ, LİNCOLN DÖNDÜ
Ligin ilk yarısındaki Beşiktaş maçından önce Feldkamp tarafından kadro dışı bırakılan ve o günden sonra beklenen performansını sergileyemeyen Lincoln, Feldkamp’ın gidişiyle adeta yeniden doğdu. Galatasaray’ın, Feldkamp’sız çıktığı ilk maçta Lincoln, Gençlerbirliği ağlarını sarsarak takımına galibiyeti getirdi ve geri döndüğünün mesajını verdi.
FUTBOLCULAR ŞAMPİYONLUĞA İNANDI
Feldkamp’ın gidişinin ardından performansı artan yalnızca Lincoln olmadı. Takımın neredeyse tamamı performansını ikiye katladı, sanki Galatasaraylı oyunculara sihirli bir değnek dokunmuştu. İsteksiz takım gitmiş yerine hakemin ilk düdüğüyle beraber rakibine saldıran bir Galatasaray gelmişti. Eksiklerine rağmen sarı-kırmızılılar mevcut kadrosuyla rakiplerine kök söktürmeye başladı. Bu arzu ve hırsı gören herkes Galatasaray ve şampiyonluk kelimelerini yanyana daha güçlü bir şekilde telaffuz etmeye başladı.
ARDA VE SERVET
Galatasaray’ın genç yıldızı Arda Turan ve savunmasındaki deneyimli ismi Servet Çetin’in elde edilen şampiyonlukta payı çok farklı. Lincoln’ün yokluğunda takımın liderliğini üstlenen, oyunun kilitlendiği anlarda devreye giren ve takımını tek başına taşıyan Arda, kariyerinin en parlak günlerini yaşadı. Bir bakıyorsunuz forvette, bir bakıyorsunuz orta sahasının ortasında, bir bakıyorsunuz kanatta, her yerde Arda vardı. Servet de Arda’dan farksızdı. Song’un yokluğunda savunmanın tüm yükünü çeken Servet, takımı adına çok kritik gollere de imza attı.
CEVAT GÜLER İLE BAMBAŞKA BİR GALATASARAY
Feldkamp’ın gidişinin ardından yıllardır Galatasaray’da çeşitli görevlerde çalışmış Cevat Güler, takımın başında sahaya çıkmaya başladı. Cevat Hoca ve ekibi Adnan Sezgin’le kafa kafaya vererek en ideal kadroyu sahaya sürdüler. Cevat Hoca’nın sahaya sürdüğü 11’ler ve zamanında yaptığı değişiklikler tüm Galatasaraylılara ‘daha önce nerelerdeydin be Cevat Hoca’ dedirtti.
FENERBAHÇE GALİBİYETİ DÜĞÜMÜ ÇÖZDÜ
Galatasaray ve Fenerbahçe’nin puan puana girdiği ancak şampiyonluk yolunda beraberliğin sarı-lacivertlilere yarayacağı, Türkiye’nin kilitlendiği dev derbi geldi çattı. Ali Sami Yen günler öncesinden bu karşılaşmaya hazırlanmış, Adnan Polat eski başkan ve teknik adamları maça davet ederek birlik havasını oluşturmuştu. Artık tek görev sahaya çıkacak oyunculardaydı. Galatasaraylı futbolcular da kendilerine olan bu güveni boşa çıkartmadılar ve Fenerbahçe’ye karşı Ali Sami Yen’de müthiş bir futbol ortaya koyarak ezeli rakiplerinin ellerinin arasından şampiyonluğu aldılar. Volkan ve Edu’nun hatasını fırsatçı Nonda affetmedi ve bu altın değerinde galibiyeti sarı-kırmızılı takıma kazandırdı. Fenerbahçe galibiyetinin ardından Galatasaraylı futbolcular, Sivas deplasmanında da sahada basmadık yer bırakmadı ve 5-3 gibi farklı bir galibiyet alarak şampiyonluğunu resmi olmasa da ilan etti. Artık Galatasaray’ın önünde tek bir engel kalmıştı. Gençlerbirliği OFTAŞ...
VE ŞAMPİYONLUK KUPASI ELLERDE
OFTAŞ maçına da hızlı başlayan Galatasaray beklendiği gibi rakibini mağlup ederek şampiyonluk kupasına uzandı. Kolay değil tam 34 hafta ve bu haftaların ödülü şampiyonluk kupası artık Galatasaraylı oyuncuların ellerinde. Ali Sami Yen Stadı'nda OFTAŞ maçının son düdüğüyle beraber büyük bir coşku yaşandı, sevinç gösterileri yalnızca Sami Yen'le sınırlı kalmadı tüm yurdu sarı-kırmızı coşku kapladı.
Fatih ŞAMLIOĞLU – Hilmi SEVER
Kaynak : Sporx.com

7 Mayıs 2008 Çarşamba

DOKUZ YENİ ÜNİVERLİSE KURULUYOR!



Üniversitesi olmayan 9 ilde 9 yeni üniverLİSE kurulmasını öngören Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.




Tasarı Genel Kurul'da yasalaşırsa Ardahan, Bartın, Bayburt, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Şırnak, Tunceli ve Yalova'da 9 yeni üniversite kurulacak. Tasarı ile ayrıca, 2 vakıf üniversitesinin de kurulması öngörülüyor.

Komisyona bilgi veren Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Türkiye'de 85'i devlet, 31'i vakıf olmak üzere 116 üniversite bulunduğunu belirterek, 58. Hükümet göreve başladığında 40 ilde üniversite olduğunu, geçen dönemde ise 32 devlet, 8 vakıf üniversitesi kurduklarını söyledi. Tasarının yasalaşmasıyla üniversitesi olmayan il kalmıyor. Devlet üniversitelerinin sayısı 94'e, vakıf üniversitesi sayısı 33'e çıkıyor. Kurulan 11 üniversite ile daha önce kurulan Adıyaman, Dumlupınar, Hacettepe, Muğla ve Sakarya'daki tıp fakültelerine, idari ve öğretim üyeleri de dahil toplam 14 bin 100 kadro tahsis ediliyor. Yeni kurulan 9 devlet üniversitesinin her birine 335'i tutulu olmak üzere 900 kadro ihdası yapılacak. Tasarı ile 2 yeni vakıf üniversitesi kurulması da öngörülüyor. Buna göre, Mehmet Altınbaş Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi, Bilim ve Sanat Vakfı tarafından İstanbul Şehir Üniversitesi adıyla iki yeni vakıf üniversitesi kurulacak.

2. Ampute Türkiye Futbol Şampiyonası Başladı


Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu ve Futbol Federasyonu'nca düzenlenen 2. Ampute Türkiye Futbol Şampiyonası Manisa'da düzenlenen gösteri maçıyla başladı.

208 sporcunun katılacağı şampiyonanın açılış töreninde konuşan Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Arif Koşar, "Ampute Futbol Milli Takımımız dünya üçüncüsü olmuştu. Eylül ayında Avrupa Şampiyonası Türkiye'de yapılacak. Bu organizasyonun da başarılı geçeceğine inanıyorum" dedi.
İlk gün müsabaka sonuçları;
Kayseri Bed.Eng.Sp.K.- İzmir İl Özel İdare Sp.K. 9-0
Ordu Bed.Eng.Sp.K. – Konya Eng.Güc.Sp.K. 0-5
Samsun Eng.Güc.Sp– Malatya Bed.Eng.Sp.K. 1-5
K.K.Gücü Sp.K. – Gaziantep Şah.Bld.Sp.K. 9-0
Başkent GSİM Sp. – Konya Med.Tek.Sp.K. 3-0

YOUTUBE'A BİR YASAK DAHA!




Video paylaşım sitesi YouTube, özgürlüğün tadını çıkartamadan bir kez daha yasaklandı.

Siteye erişimin Ankara 11. Sulh Ceza Mahkemesinin kararı gereğince engellendiği öğrenildi. Yetkililer, Atatürk'e hakaret içeren görüntüler dolayısıyla erişimin engellendiğini bildirdi.






BU SİTEYE ERİŞİM ENGELLENMİŞTİR

Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 30/04/2008 tarih ve 2008/599 nolu kararı gereği bu siteye erişim TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI'nca engellenmiştir.

Access to this web site is banned by "TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI" according to the order of: Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, 30/04/2008 of 2008/599 .


YouTube erişimi için: http://www.gizlen.org/
("URL Address:" kısmına youtube.com yazın ve "ENTER"e basın ya da "Browse" tıklayın.)

ENGELLENEN SİTELERE FIREFOX İLE GİRMEK İÇİN TIKLAYIN!

6 Mayıs 2008 Salı

DENİZ GEZMİŞ, HÜSEYİN İNAN, YUSUF ASLAN UNUTULMADI!



Gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idam edilişlerinin 36. yıldönümlerinde, Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda ve etkinliklerle yurt genelinde anıldı.



6 Mayıs 1972’de idam edilen gençlik önderleri için çok sayıda anma etkinliği düzenlendi. 68’liler Birliği Vakfı, bugün kitlesel bir açık hava toplantısı yaptı ve 68’in gençlik liderlerinin idamını da konu alan “Hatırla Sevgili” dizisinin oyuncuları, Emek Gençliği’nin saat 16.30’da İnşaat Mühendisleri Odası’nda düzenlediği etkinliğe katıldı.


Darbe Karşıtı Platform’un düzenlediği ortak anmaya katılanlar saat 11.30’da mezarlığın 2 numaralı kapısında buluştu. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mezunları akşam saatlerinde Vişnelik Tesisleri’nde bir konser düzenlendi. Konsere bu gece Moğollar, Ali Asker ve Atık Kağıt İşçileri Müzik Grubu katılacak.

Emek Gençliği’nin saat 16.30’da İnşaat Mühendisleri Odası’nda düzenlediği etkinliğe “Hatırla Sevgili” dizisinin oyuncuları ve dizinin danışmanlarından Mustafa Yalçıner katıldı.

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) de saat 17.00’de Gezmiş ve arkadaşlarının mezarı başında bulundu. Dolmabahçe rıhtımında da bir toplantı yapıldı.

İTÜ Öğrenci Kolektifi 10 Mayıs’ta “Geçmişimizi anıyoruz, geleceğimiz için mücadele ediyoruz” sloganıyla Taksim Atatürk Kültür Merkezi önünden Dolmabahçe’ye yürüyecek.

4 Mayıs 2008 Pazar

FUTBOL AŞKI ENGEL TANIMAZ!


Türkiye Ampute Futbol Şampiyonası Manisa'da başlıyor.
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından "Türkiye Futbol Oynuyor" projesi kapsamında düzenlenen 2. Türkiye Ampute Futbol Şampiyonası, 06-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Manisa'da gerçekleştirilecek.

Manisa 8 Eylül Stadı'ında 06 Mayıs 2008 Salı günü saat 09.00'da yapılacak açılışı töreninin ardından, 12 takımın katılacağı şampiyonanın açılış maçında Karagücü Spor Kulübü ile Samsun Engelliler Spor Kulübü karşılaşacak.
Ampute futbolu ülkemizde 4 yıl önce Karagücü bünyesinde oluşturulan takımla oynanmaya başlandı. Trabzon'da düzenlenen ilk Türkiye Şampiyonası'nın ardından geçtiğimiz Kasım ayında Antalya'da Dünya Ampute Futbol Şampiyonası düzenlendi. Ampute Milli Futbol Takımımızın dünya üçüncüsü olduğu şampiyona öncesinde 7 olan ülkemizdeki ampute futbol kulübü sayısı şu an 12'ye ulaştı. TFF Engelliler Koordinasyon Kurulunun engelli futbolunu geliştirme stratejisi kapsamında takım sayısını artırmaya yönelik çalışmalar sonucunda 240 ampute futbolcu, "Futbol Aşkı Engel Tanımaz" sloganı ile Manisa'da düzenlenecek şampiyonada mücadele edecek.

Ampute Futbolu Oyun Kuralları:

• Her bir takım; 1 kaleci, 6 oyuncudan oluşur.
• Karşılaşmalar; 25'er dakikalık 2 devreden ve 10 dakikalık devre arasından oluşur.
• Bir devrede her takımın iki mola hakkı vardır.
• Çıkan oyuncu tekrar girebilir; sınırsız oyuncu değişikliği yapılabilir.
• Kalecinin ceza alanı dışına çıkmasına izin yoktur.
• Atış ve gol mesafeleri farklıdır. (Genelde 60 ile 40 metre arasındadır.)
• Yatarak top almak, kanedyenle topa temas yasaktır.
• Taç atışı ayakla yapılır.
• Ofsayt kuralı yoktur.
• Oyuncular diğer bir oyuncuya değnekleriyle topu atamaz.
• Karşı taraftaki oyuncunun serbest vuruş alması gibi ihlallerde faul cezası verilir.
• Oyuncuların kesik uzuvlarıyla topa teması yasaktır.
• Kaleciler kesik uzuvlarıyla topu kurtaramaz; bu kural ihlal edildiğinde penaltı verilir.

2 Mayıs 2008 Cuma

BAŞBAKANA "HACK"LI TEPKİ!


BAŞBAKANLIK Basın Merkezi’nin www.bbm.gov.tr adresindeki resmi web sitesi “Karan” ismini kullanan bir kişi tarafından ‘hack’lendi.

Dün akşam saatlerinde Başbakanlık Basın Merkezi’nin (BBM) sitesindeki güvenlik açığını kullanan bir kişi, sitenin girişine “Karan tarafından hacklendi” anlamına gelen, “Hacked by Karan” ifadesini koydu.

Site açıldıktan birkaç saniye sonra ise http://thekaran.org/basbakan adresindeki bir başka siteye yönleniyor. Açılan sayfada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir not da bırakılmış. Notta şöyle deniyor:”Sayın Başbakan madem ki sesimizi duymuyor. Biz de böyle duyururuz! Bu kadar işsiz varken sen hala binlerce imam atamaya devam et. Dualarla bu ülke kurtulur belki!”

1 Mayıs 2008 Perşembe

İSTANBUL EMNİYETİNİN AYAKLARI BİLDİĞİNİ OKUDU!

1 Mayıs'ta İstanbul'da bir kez daha tarih yazıldı. Valiyi, müdürlerini, amirlerini takmayan ayaklar, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da orantı hesaplarından anlamadıklarını tüm dünyaya ilan ettiler.

Polisin bu tavırlarını izleyen vatandaşlar, "bakalım Başbakan, ayakların başları hiç umursamadığı bu görüntüler için acaba ne diyecek" diye merakla bekliyorlar.


Geçen yıl 1 Mayıs'taki olaylara damgasını vuran olay, Nişantaşı'nda kafede oturan bir vatandaşın çevik kuvvetten sebepsiz yere dayak yemesi olmuştu. Bu yıl da buna benzer olaylar yaşandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü geçen yıl sebepsiz yere güç kullanan polisi bulamamıştı.
İlk olay öğlen saatlerinde Şişli’de yaşandı. Her iki olay da Habertürk kameraları tarafından kare kare görüntülendi. Şişli'de polisle göstericiler arasında süren çatışma sırasında üzerlerine tazyikli su sıkılan göstericiler ara sokaklara kaçmaya başladı. Aralarında çok sayıda sivil polis bulunan güvenlik güçleri de göstericileri kovalamaya başladı.
Bu sırada düşen bir kadın gösterici, yerde savunmasız şekilde yatarken önce bazı polislerin coplarının hedefi oldu sonra ise sivil polisten kafasına tekme yedi.


İkinci olay ise saatler sonra Taksim'de yaşandı. Bir turist çifti olayların yaşandığı çevrede dolaşırken yüzlerinde maskeleri olan polislerin saldırısına uğradı. Habertürk kameralarına yakalanan olayda bir polisin ısrarla arkalarından koştuğu turisti copladığı görülürken aynı hareketi diğer bir polisin de sergilediği gözlendi.


Sabah saatlerinden itibaren DİSK önünde toplanan işçilere polis, biber gazı, cop ve tazyikli su ile müdahale etti. Öğle saatlerinde 'tecrid edilmiş' Taksim Meydanı'nda üst düzey polislerle incelemede bulunan İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah, Şişli ve Pangaltı'da kan gövdeyi götürürken şu tarihi açıklamayı yaptı: "İstanbul'da olumsuz bir durum yaşanmadı."

İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, tecrit altında tarihinin en sakin günlerinden birini yaşayan Taksim Meydanında bunları söylerken, Şişli ve Osmanbey adeta bir savaş alanını andırıyordu. Olaylardan bihaber olduğu anlaşılan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'tan işte bu herkesi hayrete düşüren açıklama geldi. "İstanbul'da olumsuz bir durum yaşanmadı."

Cerrah, 1 Mayıs’a kapatılan Taksim’de denetimlerde bulundu, esnafla sohbet etti ve durumun nasıl olduğunu sordu. Cerrah, İstanbul’da olumsuz bir durum yaşanmadığını söyledi ve açıklamanın valilikteki kriz merkezinden yapılacağını bildirdi.

İşte Celalettin Cerrah'a göre İstanbul'daki olaysız 1 Mayıs görüntüleri: