ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

29 Ekim 2008 Çarşamba

ERKEKLER KIRMIZIYA DÜŞKÜN!


Eğer bir erkeği etkilemek için giyenecekseniz, ne kadar dar ve seksi olsa da siyah elbisenizi gardorobunuzun bir köşesine fırlatın ve kırmızı olanı seçin.

ABD'nin seçkin üniversitelerinden University of Rochester'da yapılan bir araştırmayla, erkeklerin kırmızı giyen kadınlardan hemen etkilendiği tespit edildi. Buna neden olarak kırmızının erkeklerin en dipte kalmış içgüdülerini ve duygularını anında uyarması gösterildi.


Çalışma çok sayıda gönüllü erkek deneğe değişik kadın fotoğrafları gösterilerek yapıldı. Değişik renkteki fotoğraf çerçevelerindeki değişik renkte bluzlar giymiş kadınların, deneklere gösterilmesiyle yapılan deneyde, erkekler kırmızı renkli kıyafetlilerle daha uzun zaman ilgilendikleri gibi en çekici kadın olarak da yine kırmızılı bayanları seçmişler. 'Journal of Personality and Social Psychology' adlı bilimsel makalede yayınlanan araştırmayla ilk kez kırmızı ile erkeklerin beğenisi ve cinsellik üzerine bir bağ bilimsel olarak kurulmuş oldu. Araştırmaya katılan erkeklerin verdiği bir şaşıtıcı cevap ise, kırmızı giyen kadınlara çıkma teklif etmelerinin daha kısa zaman alması!

Bu araştırma, tarihin erken dönemlerindeki cinsel ritüellerin neden kırmızı boyayla yapıldığını ve sevgililer gününde neden herşeyin kırmızı olduğunu da açıklamış oluyor.

28 Ekim 2008 Salı

BLOGGER (BLOGSPOT) ERİŞİME AÇILDI!


Geçtiğimiz cuma günü erişime kapatılan Blogger'ın, yasağı bu gün öğle saatlerinde kaldırıldı.

Google Türkiye'den alınan bilgiye göre, geçtiğimiz Cuma günü Türkiye'den erişime kapatılan www.blogger.com, 4 günlük yasaklama macerasından sonra tekrar özgürlüğüne kavuştu.


Bilindiği gibi popüler blog sitesi Blogger, Lig TV'den yapılan şikayet üzerine erişime kapatılmıştı.

Birçok yasaklı site arasına Blogger'ın da eklenmesi, belki de bugüne kadar gösterilen en büyük tepkiyi de beraberinde getirmişti.

22 Ekim 2008 Çarşamba

EVRENDE YALNIZ DEĞİLİZ



Dünya bu görüntüleri konuşuyor. Üstelik görüntü İstanbul'da çekildi. Üç gün sonra dünyanın dört bir yanındaki uzmanlar bu görüntüleri tartışmak üzere toplanıyor. Çünkü izleyenler şimdiden, 'evrende yalnız olmadığımızın kanıtı olabilir' diyor.

"Bütün zamanların en önemli UFO kayıtları" olarak nitelenen kayıtlar geçtiğimiz Mayıs ve Eylül ayları arasında İstanbul'da çekildi. Bekçi Yalçın Yalman tarafından çekilen toplam 2.5 saatlik kayıtları inceleyen İngiliz uzmanlar hayretler içinde.

Önce Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi tarafından incelenen görüntüler şimdi dünyanın dört bir yanındaki uzmanların gündeminde. Üç gün sonra 25 Ekim günü ABD'de, West York'ta biraraya gelecek olan dünyanın dört bir yanındaki yüzlerce uzman bu görüntüleri tartışacak.

Ancak görüntüleri izleyen ve onların onayıyla 25 Ekim'deki West York'taki konferansta sunulacak olan görüntüler için İngiliz bilim adamları şimdiden "Bütün zamanların en önemli UFO kayıtları. Görüntülerde sadece uzay araçları değil, çok titizlikle incelendiğinde içindeki varlıkların silüyeti bile seçilebiliyor" dedi.

Titizlikle inceledikleri görüntülerin tamamen orijinal, üzerine hiçbir oynama olmadığını söyleyen konferansı organize eden İngiliz UFO Data Magazine'nin yetkililerinden Russel Callaghan "Sirius'tan, uzman Hakan Akdoğan'la görüştük. Ayrıca bu kayıtları yapan Yalman'la birlikte olan görgü tanıklarının ifadelerini inceledik. Kayıtlar temiz ve ciddiyetle söyleyebilirim ki bugüne kadar böylesini görmedik. Bu yüzden konferansın ana gündemini oluşturuyor" dedi.

Kaynak: Hürriyet

Görüntüleri izleyin:

17 Ekim 2008 Cuma

KÜÇÜK KIZLARA TECAVÜZÜN ÖNÜ AÇILIYOR!


Adalet Bakanlığı'nda önceki gün bir toplantı yapıldı. Toplantıda çok tartışılacak öneriler geldi. Ancak, duyanın kanını donduran asıl çarpıcı öneri, kız çocuklarımızla ilgili.

Öneri şöyle: Evlenme yaşı 14'e çekilsin... Reşit olmayana tecavüzde şikayet koşulu olan 15 yaş sınırı 14'e indirilsin... Öneri yasalaşırsa, 14 yaşındaki kızlar evlendirilebilecek, 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüzde işlenen suç "şikayete bağlı" hale gelecek. Bu önerinin gerekçesi de çok ilginç: Türkiye'de cinsel ilişki yaşı 14'e düştü... Bitti mi? Bitmedi... Biri 14 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edip, "Evleneceğim" derse suçu silinecek! Bu duruma ise şu anda en yakın örnek, küçük kıza cinsel istismardan yargılanan ve halen cezaevinde bulunan yazar Hüseyin Üzmez...

Adalet Bakanlığı’nda 9-10 Ekim’de yapılan toplantılara katılan Ankara Barosu temsilcisi Türkay Asma, değişiklik önerilerine karşı çıkarken, CHP İzmir Milletvekili Canan Arıtman da değişikliklere direneceklerini söyledi.

Toplantıda, Arıtman’ın bebeklere tecavüz edenlere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngören teklifinin görüşülmesi beklenirken ilginç teklifler geldi. Adalet Bakanlığı Kanunlar Kararlar Dairesi temsilcisi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi temsilcileri, Ankara Çocuk Savcılığı ve Asma’nın bulunduğu toplantıda önce “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunu düzenleyen TCK’nın 104. maddesi görüşüldü.


Kim şikâyet edecek?


Yargıtay hâkimleri, “Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikâyet üzerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmünü içeren bu maddenin uygulamasında, bazı mahkemelerin çocuğun, bazılarının da ailenin şikâyetini kabul ettiğini, bu nedenle karışıklıklar yaşandığını söyledi.

Hâkimler, maddenin cinsel ilişki yaşının düşmesine de neden olduğunu belirterek, çocukların doğru seçimler yapamayacağı dikkate alınarak, şikâyet hakkının anne babaya verilmesini istedi. Asma bu öneriye karşı çıktı.


Gerekçe: Toplumun gerçeği


Daha sonra toplantıda Yargıtay hâkimlerinden, “Medeni Kanun ve TCK’daki evlenme yaşının 14’e indirilmesi, tecavüzcünün tecavüz ettiği kişiyle evlenmesi durumunda cezadan kurtulması hükmünün yeniden getirilmesi, TCK’nın 104. maddesindeki “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunda şikâyet koşulunun 15 yaşından 14 yaşına çekilmesi ve eşin tecavüzünde 7 yıla kadar olan cezanın 1 yıla kadar şeklinde değiştirilmesi” önerileri geldi.

Asma, tecavüzcüyle ona yardım ve yataklık yapan ailenin değil, çocuğun haklarının korunması gerektiğini, bu değişikliklerin de “çocuk ve kadın haklarından geri adım” anlamına geldiğini belirtti.


Feministler bastığı için...


Hâkimlerse, mahkemelerde hâkimlerin karşısına 14 yaşında kucağında çocuklu kadınlar çıktığını, ailelerin perişan olduğunu, toplumun gerçekleri gerektirdiği için eski düzenlemelere dönülmesini şart olduğunu anlattı. Ayrıca hâkimler, AKP’lilerin “feministler Adalet Komisyonu’nu bastığı için maddeleri değiştirmek zorunda kaldıkları” yönündeki sözlerini de toplantıda aktardı.

Asma, mevcut düzenlemede 16 yaş altındaki çocuklar için evlenme yasağı olduğunu, 15 yaşın altındaki çocukla cinsel ilişkinin şikâyete bağlı olmaksızın suç sayıldığını, baro olarak bunlardan geri adım atılmasına karşı çıkacaklarını bildirdi.

10 Ekim 2008 Cuma

BİLGİSAYARINIZ İÇİN EN POPÜLER 10 ÜCRETSİZ PROGRAM


Download CCleaner 2.12.660

1. CCleaner 2.12.660

Piriform - 2.80MB (Sistem temizleme ve düzenleme)

Download Windows Live Messenger 2009 Beta

2. Windows Live Messenger 2009 Beta

Microsoft Corporation - 991KB

Download Firefox 3.0.3

3. Firefox 3.0.3

Mozilla Organization - 7.16MB

Download Flash Player 10 RC2 (IE)

4. Flash Player 10 RC2 (IE)

Adobe Systems Inc - 1.80MB


Download Adobe Reader 9.0

5. Adobe Reader 9.0

Adobe Systems Inc - 33.50MB


Download AVG Free Edition 8.0.173

6. AVG Free Edition 8.0.173

Grisoft Inc - 48.79MB (Güvenlik)


Download K-Lite Codec Pack 4.17 (Full)

7. K-Lite Codec Pack 4.17 (Full)

13.50MB


Download Yahoo! Messenger 9.0.0.1912

8. Yahoo! Messenger 9.0.0.1912

Yahoo! Inc - 14.10MB

Download WinRAR 3.80

9. WinRAR 3.80

RARLab - 1.18MB

Download RealPlayer 11.0.0.468

10. RealPlayer 11.0.0.468

RealNetworks Inc - 12.68MB

9 Ekim 2008 Perşembe

RUS MİLYARDERİN VE EŞİNİN SAPIK FANTEZİSİ


Rus milyarder "en sevdiğim şey" dediği eşinin çıplak fotoğraflarını çekip, kitap yaptı.

Rus dolar milyoneri Sergey Rodinov, eşi Olga Rodionova için bir kitap hazırlattı. ‘Olga’nın Kitabı’ isimli ‘eser’de Olga’nın çıplak fotoğrafları yer alıyor.

Tarihteki en yaramaz Fransız Kraliçesi olarak bilinen Marie Antoinette’den esinlenerek pozlar veren Olga, “Vücudumu çıplak sergilemek benim için bir sanat. Fotoğraflarımdan rahatsızlık duymuyorum. Filmlerde de erotik sahneler var ve onların da hiçbir kötü tarafı yok. Beni eleştirenleri de umursamıyorum. Hakkımda isteyen istediğini söyler. Onlara tek bir saniye bile ayıramam” diye konuştu.

Eşi için erotik bir kitap hazırlayan Sergey, delicesine âşık olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Adı ‘en paylaşımcı zengin’e çıkan Rus milyarder, Olga’nın her istediğini yerine getiriyor. Kitap hakkında ilk eleştiriler de geldi. Bazı Rus gazeteciler erotizmden çok pornografiye kayıldığını savunuyor.

AB YOLUNDA TÜRKİYE'NİN EĞİTİM GERÇEĞİ!


Terörün vurduğu Aktütün köyünde, hiç kadrolu öğretmen olmamış. Saldırıdan sonra açılmayan okulda öğretmenliği, 12 yaşındaki Safiye yapıyor..

Terör örgütü PKK'nın hain saldırısında 17 askerin şehit olmasıyla gündeme gelen Hakkâri-Şemdinli'nin Aktütün köyünde terörün tek kurbanı Mehmetçik değil. 65 hane ve yaklaşık 650 nüfuslu köyün, tek gözlü ilköğretim okulu, 3 Ekim'de gerçekleştirilen saldırıdan sonra ilk kez dün açıldı. Ancak bu da sadece yarım saat sürdü. Kurulduğu günden beri terör nedeniyle sağlıklı eğitim verilemeyen J. Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'na, can güvenliği nedeniyle bu güne kadar atanan hiçbir kadrolu öğretmenin gitmediği belirtiliyor. Bu nedenle ilçede yaşayan lise mezunu vekil öğretmenler görevlendirilmiş. Öğretmensiz kalan miniklere ise köy okulunda 5'inci sınıfa kadar okuyabilen 12 yaşındaki Safiye Yazar öğretmenlik yapıyor.

'ÖĞRETMEN OLACAĞIM'
7 çocuklu ailenin 5'inci çocuğu olan ve 5'inci sınıftan sonra okula gidemeyen Safiye, çocuklara bildiği herşeyi anlatmaya çalışmış. Hayallerini öğretmen olmanın süslediğini belirten Safiye, babasının çiftçilik yaparak ailesini geçindirdiğini, maddi imkânları olmadığı için okula devam edemediğini söyleyerek, "Keşke hayallerimi gerçekleştirip öğretmen olabilsem" diyor. Aktütün köyünde okul çağında 80'e yakın çocuk var. Bir o kadar da okul çağını geçmiş, ancak sağlıklı eğitim verilmediği için okuyamamış kız ve erkek çocuk bulunuyor. Köydeki çocuklar yaklaşık 25 yıl önce açılan J. Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'nda sadece 5'inci sınıfa kadar eğitim görebiliyor, 6, 7 ve 8'inci sınıflar için ise yaklaşık 2 saat 15 dakikalık mesafedeki Şemdinli ilçe merkezine gitmek zorunda. Köyden sadece 5 erkek çocuk, lise için Şemdinli merkeze gidip yatılı olarak okurken, köy tarihinde şimdiye kadar hiç üniversite bitiren olmamış. Hiç bir öğrenci de herhangi bir sınavda başarı elde edememiş.

'BADANA YAPTIRIP GİTTİ'
Camlarına ve tabelasına kurşunlarının isabet ettiği tek derslikli J. Teğmen Nadir Ozan İlköğretim Okulu'nda görev yapan vekil öğretmen Cevdet Arıcı, eğitim yılının başında köye gelip okulda badana yaptıktan sonra köylülerin iddiasına göre okula bir daha uğramamış. Önceki akşam kaymakam Hakan Şen'in Sikorsky helikopterle köye gelmesinin ardından dün Aktütün'e gelen vekil öğretmen Arıcı, kilidi açarak çocukları okula aldı. Ancak yaklaşık yarım saat sonra Arıcı, çocukları dışarı çıkarıp okulun kapısını kilitledi ve kaymakam Hakan Şen'in yanına gitti. Çocuklar ve köylüler, vekil öğretmenin köye gelmediğini iddia ederken, öğretmen Arıcı ise çocuklar can güvenliği nedeniyle okula gelmediği için okulun kapalı olduğunu savundu. Kaymakam Şen'e göre ise öğretmen var ve okul kapalı değil.

Kaynak: Sabah

5 Ekim 2008 Pazar

MEB HZ. ALİ'NİN ATINI "KATIR" YAPTI!


MEB kaş yaparken göz çıkardı: Hz. Ali’nin atı Düldül, katır yapıldı. ‘Her ne ararsan kendinde ara, Mekke’de Kudüs’te Hac’da değil’ diyen Hacı Bektaş’a ‘Namaz kılın, hacca gidin’ dedirtildi. Aleviler ‘cemaat’ yapılıp cihada çıkarıldı


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Danıştay’ın kararları ve Avrupa Birliği’nin baskılarıyla müfredata ‘Alevilik’ sayfaları ekleyen Milli Eğitim Bakanlığı ‘kaş yaparken göz çıkardı”.

İlköğretim ders kitaplarındaki ‘alevilik’ sayfalarını Radikal için değerlendiren, 21 örgütün üye olduğu Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, ‘Aleviliğe hakaret eden sözler ve imgeler’ tespit etti. Hz. Ali’nin ünlü atı Düldül’ün ‘katır’ olarak anlatıldığı sayfalarda, Aleviler tarafından hiç sevilmeyen Muaviye’nin hep Hz. Ali ile birlikte anılması da tepki çekti. Aleviliğin ‘inanç’ değil ‘düşünce’ olarak anlatılmasına da tepki gösteren Balkız, “Hararet narda sacda değildir, keramet hırkada tacda değildir, her ne ararsan kendinde ara, Mekke’de Kudüs’te Hac’da değildir” sözlerinin sahibi Hacı Bektaş’a atfen kitapta “namaz kılın, hacca gidin” gibi ifadelerin yer aldığına da dikkat çekti. Yargı yoluna başvuracaklarını anlatan Balkız, 12’nci sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabına ilişkin şu eleştirileri getirdi:

ALEVİLİĞİ ANLATMIYOR, HAKARET EDİYOR:
Alevilerin ‘ya zorunlu din dersleri kaldırılsın ya da Alevilik de anlatılsın’ mücadelesi sonucunda, bir taraftan AİHM, bir taraftan Danıştay MEB’e din dersi müfredatını bu isteklere göre düzenlemesi için uyarıda bulundu. Bu önlerine gelince Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ‘AİHM kararı bir önceki müfredata göre alınmış bir karardır. Biz bunu düzelttik, artık Aleviliği de okutuyoruz’ diye itiraz etti. Biz de nasıl bir Alevilik okutulacağını merak ettik. Bu yıl öğretime sunulan 12. sınıf kitabını ve diğer din dersi kitaplarını inceledik. Kitaplarda bırakınız Aleviliği okutmayı, Aleviliğe hakaret eden sözler ve imgeler var.

AB’YE ŞİRİN GÖZÜKMEK İÇİN:
Kitapta, Alevilikle ilgili bölümler, AB sürecinde kendilerine yöneltilen eleştirileri, ‘sizi dikkate aldık, bakın aleviliği de okutuyoruz’ demek için yazılmış. Ama anlatılan Alevilik değil. Bir kere 12. sınıf ders kitabında ilahiyat fakültelerindeki ilahiyatçı hocalardan alınan bilgilerle bir Alevilik oluşturulmuş. Alevilik konusunda düşünen yazan Alevilerin itibar ettiği, yazarların eserlerine müracaat edilmemiş. Bu ayrıştırma bile nasıl bir Alevilik sunulduğunu anlatıyor. Dipnotlarda adı geçen yazarların her biri Aleviliği asimile etmeyi, Sünnileştirmeyi görev edinmiş yazarlar. Asla objektif değiller. Öyle bir Alevilik anlatılıyor, öyle yazarlara müracaat ediliyor ki, Aleviliği Alevilik olmaktan çıkartmışlar. Kitapta anlatılan Alevilik, ne tarihsel kökenleri itibarıyla, ne kurumlarıyla, ne tanrı anlayışıyla ne de kural ve ritüelleriyle bildiğimiz Alevilik değil. Böyle bir Alevilik yok. Kendilerince bir Alevilik yaratmışlar, aslında anlattıkları ve aktardıkları Sünni bir anlayış. Zorlanmışlar, bir karikatür yaratmışlar. Aleviliği, Sünniliğin içinde eritmek istedikleri için de bilimsel hatalar yapıyorlar.

Aleviler cemaat gibi gösteriliyor

ALEVİLER CİHAT ETMEZ:
Kitapta, Alevilerden cemaat diye bahsediliyor. Alevileri, Nakşi, nurcu cemaati gibi bir cemaat sözcüğüyle anlatmak mümkün değil. Kitapta, Makalat, Vilayetname ve Buyruklar yer bulmuş. Kitapta 76’ncı sayfada Hacı Bektaş’ın ‘Dört kapı kırk makam’ prensibine yer verilmiş. Ama bu eserde tahrifat var. Eser anlatılırken, namaz kılmak, hacca gimek, cihat etmek ifadeleri kullanılıyor. Aleviler, cihat etmez. Cihat etmek, İslamı yaymak için savaşmaktır. Alevi olmak için alevi anne babadan olmak lazım. Ancak o zaman Alevi olunur. Bu alevililğin yayılmacı olmadığını gösterir. Bu böyleyken bir de cihada çıkacaksın, başkalarını da alevi yapmak için kılıç kalkan keseceksin. Yok böyle birşey. Buyruklar ise yola dair kuralları içerir. Bunlar Caferi-şii kaynaklı kitaplardır. Oralarda öğütlenenleri Alevi Bektaşiler Anadolu’da yaşamaz ki. Şiilik, Aleviliğe değil, Sunniliğe yakındır.

SEMAH AYİN DEĞİLDİR:
Kitapta, ‘Not edelim’ başlığı altında ‘Alevi Bektaşi düşüncesinde olanların müzik eşliğinde yaptıkları ayine semah denir’ ifadesi yer almış. Semah bir ayin değildir. Semah ayini cemin cem töreni içindeki evrelerden biridir. Kitapta, cemevi bir ibadethanedir diye tanım var mı? Amaçları Aleviliği anlatmak değil, AB’nin isteklerini yerine getiriyor gibi yapıp, mahkeme kararlarını uyguluyor gibi göstermek.

Hatalardan seçmeler

İNANÇ DEĞİL DÜŞÜNCE:
12. sınıf din dersi kitabında Aleviliğe yedi sayfa ayrılmış. İlköğretim ve lisede okutulan toplam sekiz kitapta sayfalar boyunca İslamiyet anlatılıyor, sünnilik anlatılıyor. Kurumları, ibadetleri, ritüelleri, duaları anlatılıyor. Sınırlı sayıda sayfalarda diğer dinlere yer veriliyor. Alevilik için ayrılan yedi sayfada her paragraf başı Alevilik-Bektaşilik düşüncesi diye başlıyor. Alevilik-Bektaşilikten bir düşünce olarak bahsediliyor. Yani inanç, kültür, yaşam biçimi, tanrıyı anlama, algılama, doğayı, toplumu algılama yolu değil, sadece bir düşünce.


HZ. ALİ’NİN DÜLDÜLÜ, KATIR OLMUŞ:
Kitapta, Hz. Ali derken hemen yanına bir de Hz. Muaviye ekleniyor. Muaviye’nin Aleviler katında kim olduğu çok bilinir bir şey. Her adı geçtiğinde lanetle anılır. Ama bu kitapta Hazret diye anılıyor. Alevi çocuk, bu kitabı evine götürdüğünde anne babasının ne diyeceği açık. Aleviler Hz Ali’nin kahramanların en büyüğü olduğuna inanır. Onun elinde bir kılıcı vardır zülfikâr, atı vardır düldül. Hazreti Ali kahramanlıklarını düldül ve zülfikârıyla yapar. Bu kahramanlık menkıbeleri Aleviler için kutsaldır. Böyleyken 11. sınıf Din Kültürü kitabının arkasındaki sözlükte ‘Düldül, Hz Muhamet’in Hz. Ali’ye hediye ettiği katırdır’ deniliyor. Bütün Aleviler de ‘Bu da nerden çıktı’ diye isyan ediyor.

HACI BEKTAŞ VE NAMAZ:
12. sınıf kitabının 70. sayfasında, Hacı Bektaş’a atıf var. ‘Hacı Bektaş İslamın temellerini ‘Namaz, oruç, hacca gitmek’ diye sıralamıştır’ deniliyor. Aleviler ne namaz kılmış ne oruç tutmuş, ne de hacca gitmişlerdir. Bunu da “Hararet narda sacda değildir, keramet hırkada tacda değildir, her ne ararsan kendinde ara, mekkede kudüste hacda değildir” diyen hünkâra söyletiyorlar.

Kaynak: Radikal Gazetesi