ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

31 Mayıs 2009 Pazar

PLAJ VOLEYBOLU LİGİ KURULUYOR


Plaj voleybolu ligi geliyor!

Erkeklerde ve bayanlarda yaşanan voleybol heyecanı plajlarda da sürecek. Voleybol Federasyonu Başkanı Erol Ünal Karabıyık, gelecek sezondan itibaren plaj voleybol ligi düzenleyeceklerini söyledi.

Karabıyık, Conrad Otel'de düzenlediği basın toplantısında, bir süredir üzerinde çalıştıkları plaj voleybolu konusunda belli bir noktaya geldiklerini belirterek, ''Önümüzdeki sezon başlamak üzere plaj voleybol ligi yapacağız'' dedi.

Başkan Karabıyık, daha önce genç takımlar düzeyinde yaptıkları çalışmalar sonrası istedikleri sonuçları alamadıklarını ifade ederek, ''Türkiye bir deniz ülkesi. Ancak böylesine sahillerle, plajlarla çevrili ülke plaj voleybolunda henüz kundaktaki bebek gibi. Emekleme döneminde bile değil'' diye konuştu. Plaj voleybolunun gelişiminin çok hızlı olduğunu anlatan Erol Ünal

Karabıyık, şunları söyledi:

''Olimpiyat oyunlarına en kısa sürede kabul edilen branş oldu. Pekin Olimpiyat Oyunları'nda biletleri ilk biten branş. Ayrıca izlenirlik açısından Formula 1'den sonra en çok izleyici çeken branş özelliği de taşıyor. Biz de ABD'yi plaj voleyboluna hazırlayan antrenör Troy Richard Tanner'ı getirdik. Kendisi 17 Mayıs'tan beri Alanya'da 100'e yakın erkek ve bayan sporcuyla birlikte çalışıyor. 30 antrenör pratik ve teorik bilgiler aldı. Tanner ayrıca 9 bayan ve 9 erkek sporcu seçti. Bu oyunculara başka oyuncular da katılabilir. Türk plaj voleybolunu aşağıdan değil yukarıdan geliştirmek istiyoruz. Balkan Şampiyonası'yla başlayacağız. Ardından Akdeniz Oyunları ve buradan elde edilecek puanlara göre diğer uluslararası organizasyonlarda yer almak
istiyoruz.''


İLK AŞAMADA 8 TAKIM

Başkan Karabıyık, önümüzdeki sezondan itibaren başlayacak plaj voleybolu ligine ilk aşamada 8 bayan, 8 erkek takımın katılacağını dile getirdi.

Dünyada bir ilki gerçekleştirerek spor kulüpleriyle plaj voleybol ligini başlatacaklarını kaydeden Karabıyık, ''İlk olarak birinci ligdeki kulüplere katılma hakkı vereceğiz. Ardından ikinci lig takımlarına aynı hakkı vereceğiz. Sayı artabilir. Çalışmaları sürdürüyoruz. Sahil şeridinde müsabakalar olacak. Mevsim şartları uygun olmadığı dönemde kapalı kortta maçlar olacak'' dedi.

Erol Ünal Karabıyık, gelecek yıl plaj voleybolunun patlama yapacağını savunarak, ''Geçtiğimiz Pazartesi günü kulüplerle sezon değerlendirmesi için biraraya geldik. Bu fikri kulüp yöneticilerine açtık. Heyecanlandıklarını gördüm. Sayı nedeniyle bazı kırgınlıklar olacak ya da sayıyı arttıracağız. Ligin ilk maçını Kuruçeşme Arena'da düşünüyoruz. Her hafta televizyon yayını yapacağız. Kaliteli maçlar sunabilmemiz önemli. Bu nedenle seçici davranmamız gerekiyor. İzmir ve Bursa'da bir kapalı kort olacak. İstanbul'da ise birden fazla kapalı kort olabilir. Anadolu'da açık kortlar bulunacak'' diyerek sözlerini tamamladı.

Plaj voleybolu konusunda bir süredir Alanya'da çalışan ABD'li antrenör Troy Richard Tanner ise Alanya'daki sahillerin California'daki sahillerle benzerlik gösterdiğini dile getirerek, ''Türkiye'deki oyuncuların kapasiteli olduğunu biliyorum. Ancak üst seviyede başarı, istekleriyle bağlantılı. Ben onlara yapabileceklerini söyleyebilirim. Ancak boylarını uzatamam, hislerini çoğaltamam'' dedi.

29 Mayıs 2009 Cuma

BİRİ BİZİ KANDIRIYOR!

Biri yalan söylüyor.. Ama kim?

Biri yalan söylüyor.. Ama kim?

Bülent Arınç onun için “istifa edecek” demişti.. RTÜK Başkanı ise “hayretler içinde” !

Gazete Habertürk’te Balçiçek Pamir’e sessizliğini bozan Zahid Akman, Bülent Arınç’a hayırlı olsun ziyaretine gittiğinde kendisine “İstifa etmeyi düşünüyor musun” diye sorduğunu kendisinin ise “Hayır” yanıtını verdiğini söyledi.

RTÜK Başkanı Akman sözlerine “Başbakan arkamda. Arkamda olmasa hala bu koltukta oturuyor olabilir miyim?” diye devam etti. Konuşulanları hayretle izlediğini ifade eden Akman, “Konu açıldı. ‘İstifayı düşünüp düşünmediğimi’ sordu. ‘Hayır’ dedim. Bence istifayı düşünmek, suçlu olduğuna inanmak demek.’ Hayatımda hiçbir zaman koltuk sevdalısı olmadım. Makamlar benim için önemli değil.” diye konuştu.

Akman ayrıca şunları söyledi:
“Nihayetinde ben bir kamu görevlisiyim. Hepsini anlatacağım ama bir süre sonra. Anlattıklarımı öğrenince herkes şaşıracak. Ne kadar hakkımın yendiği ortaya çıkacak. Benimle uğraşanlarla tek tek hesaplaşacağım.”

GOOGLE'A YENİ RAKİP BİNG!

Microsoft'un yeni arama motoru 'Bing' ne demek?

Microsoft Bing yakında geliyor (Foto: Londravizyon)Microsoft, yaklaşık 100 milyon dolarlık bir tanıtım kampanyasıyla açacağı ve Google'a rakip olmasını beklediği yeni arama motorunun ilk ipuçlarını verdi. Microsoft işe yeni arama motorunun ismini açıklamakla başladı.

Daha önce Kumo olarak tasarlanan yeni arama motorunun adı, "Bing" olacak. Londravizyon, sizler için Bing'in etimolojisi konusunda bir araştırma yaptı. Kelimenin uzun tarihçesine girmeden Türkçe en yakın anlamının, "küçük küme", "yığın" ve "öbek" olduğunu belirtelim. "Bing" ayrıca, "demir cevheri" ya da "altın cevheri" ibarelerindeki anlamıyla "cevher" anlamına da geliyor. Ayrıca bir tür kiraz anlamı da var, İngilizce'de. Ama her şekilde, küçük bir yığın/küme anlamında alınması gerekiyor

Bu etimolojik özellikleriyle, kelimenin Microsoft tarafından özellikle seçildiği anlaşılıyor. Ama, asıl verilmek istenen anlam, araştırma özelliği nedeniyle bahsettiğimiz ilk kategori anlamlar. Bing teriminin İngilizce'de zamanla web araştırmasına eşanlamlı olarak kullanılmaya başlanması amaçlanıyor. Ancak, Microsoft reklamcılarının asıl oluşturmak istedikleri, "Bing" sesi. Yani, arama motoruna bir arama kelimesi ya da soru girdiğinizde cevap karşınıza çıktığı anda çıkardığınız, "Hah!" ya da bir tür "Bingo" sesi. "Bing" kelimesi Microsoft tarafından temel olarak bunun sağlanması için seçildi.

Microsoft, "Bing"in tanıtımı için olağanüstü bir bütçe ayırdı ve işe Google ile arasında olacak farkları anlatmakla başladı. Bu arada, bilindiği gibi Google, 1 rakamının arkasına yüz tane sıfır eklenerek elde edilen rakama verilen "googol" teriminden türetilen bir isim.

Microsoft Bing'in özelliklerini bir başka yazıya bırakarak, sizleri arama dünyanıza hükmedecek bu iki terim ve motor ile başbaşa bırakalım.

Kaynak: Londravizyon  

27 Mayıs 2009 Çarşamba

CUMHURBAŞKANI KARISININ RESİMLERİ KAPIŞ KAPIŞ


Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin eski manken ve şarkıcı eşi First Lady Carla Bruni'nin yıllar önce modellik yaparken çektirdiği nü fotoğraflarına ilgi tükenmiyor.


Hepsi ve daha fazlası basında geniş bir şekilde yer alan fotoğraflar müzayede müzayede dolaşıp, epey yüksek fiyatlara alıcı buluyor.

Bruni'nin 1994'te 26 yaşındayken ve rock efsanesi Mick Jagger ile ilişki yaşarken, ABD'li fotoğrafçı Pamela H
anson tarafından çekilen nü fotoğrafı, gelecek hafta Berlin'deki müzayedede boy gösterecek. Sadece bu fotoğrafın açılış fiyatının 3 bin sterlin olması bekleniyor.



Fransa First Lady'sinin tek göğsü açıkta olacak şekilde yatağa uzanırken çekilmiş oldukça estetik fotoğrafı 5 metreye 7 metre ebatlarında. Fotoğrafın adı 'Carla Bruni Yatakta.' Bruni'nin ön cepheden çekilmiş meşhur nü fotoğrafı geçen yıl 60 bin sterline satılmıştı. Bruni'nin bir başka nü çizimi de gelecek ay Paris'te 'Pin-Up' kızları sergisi kapsamında satılacak.

Sarkozy, daha önce eşinin sanatsal fotoğraflarının müzayedelerle satılmasıyla bir sorunu olmadığını, eşinin çok güzel bir kadın olduğunu ve modellik yaparken sanatsal amaçlarla bu fotoğrafların çekilmiş olduğunu açıklamıştı.

Fotoğraf, Berlin'deki Villa Grisebach Açık Artırması'nda 4 Haziran'da, Modern ve Aktüel Fotoğraflar arasındaki yerini alacak.

TUGAY GALATASARAY SEYİRCİSİNE DE VEDA EDECEK

Tugay, Galatasaray Taraftarına da Veda Edecek

İngiltere'nin Blackburn Rovers takımında futbolu bırakan Tugay Kerimoğlu, Cumartesi günü oynanacak Galatasaray-Sivasspor maçında sarı-kırmızılı taraftarlara da veda edecek.

Galatasaray formasını 11 yıl boyunca terlettikten sonra futbol yaşantısını İskoçya ve İngiltere'de sürdüren, sahada gösterdiği performansın yanı sıra centilmenliği ile de Türk futbolcusunu Avrupa'da en iyi şekilde temsil eden Tugay Kerimoğlu, nokta koyduğu aktif futbol yaşantısının ardından Galatasaray taraftarı ile vedalaşmak üzere Cumartesi günü Ali Sami Yen Stadı'nda olacak.

Kulüp başkanı Adnan Polat, Tugay'a, Galatasaray'a ve Türk futboluna yaptığı hizmetlerden dolayı karşılaşma öncesinde bir plaket verecek.

SPORA SİYASET KARIŞTIRMA ÇABALARI



Karşıyaka’ya Süper Lig Yolu Açılıyor!

Bir süredir son derece gizli yürütülen operasyon tamamlandı. Taraflar el sıkıştı. Her şey mevzuata uyduruldu. Gelecek sezon Süper Lig’de bir İzmir takımı olacak… İşte Medyaspor özel haberi:

Operasyonun içinde, TFF'nin İzmirli Başkanı Mahmut Özgener var...

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek var...medyaspor haberidir.

Ve en arkada, İzmir'de gücünü arttırmanın yollarını arayan siyasi iktidar var... medyaspor haberidir.

KARŞIYAKA GELECEK SEZON SÜPER LİGE ALINACAK! medyaspor haberidir.

Nasıl mı? medyaspor haberidir.

Ankaraspor ve Ankaragücü birleşiyor... Gelecek sezon ANKARAGÜCÜ adı altında tek bir takım olarak süper ligde mücadele edecekler. Dün gece bu konudaki her türlü anlaşma sağlandı.

Ankaragücü başkanlığına Ahmet GÖKÇEK'in seçilmesi konusunda da taraflar el sıkıştı. medyaspor haberidir.

Bu operasyon tamamlandıktan sonra, Süper Lig'de mücadele edecek 18. Takım olarak da, Süper Lig'e yükselme play off final maçı oynadığı gerekçesiyle KARŞIYAKA SPOR KULÜBÜ'ne Süper Lig'de oynama hakkı tanınacak. medyaspor haberidir.

Gelişmeleri Medyaspor'dan takip edebilirsiniz...

(*) Medyaspor özel haberidir.

23 Mayıs 2009 Cumartesi

ASLANTEPE'YE AĞA ENGELİ


Galatasaray’ın yeni stadının inşaatının devam etmesi için gerekli 115 milyon liralık kredi, TOKİ’nin teminat sorununu çözmüş olmasına rağmen Halkbank Kredi Komitesi’nden çıkmadı. Kredinin çıkmaması için projeyi almak isteyen Ali Ağaoğlu’nun baskı yaptığı iddia ediliyor.



Galatasaray’ın büyük heyecanla başlattığı Seyrantepe Projesi’nde inşaatının durmasına neden olan kredi sorununun arkasından Ali Ağaoğlu’nun çıktığı iddia edildi. Edilenilen bilgilere göre, inşaatın tamamlanması için gerekli olan 115milyon liralık kredi Halk Bankası’ndan istendi. Ancak bankanın Kredi Komitesi bütün şartlar hazır olduğu halde son anda krediyi vermekten vazgeçti. Olayın arkasından ise ünlü inşaatçı Ali Ağaoğlu çıktı.


Ağaoğlu’nun inşaatı yürüten Eren Talu ile görüştüğü ve “Hem Dubaili ortağınız hemde siz projeden çekilin. Projeyi ben yapacağım” isteğini ilettiği ancak bu isteği kabul edilmeyince stad inşaatının bitirilememesi için Halk Bankası Kredi Komitesi’ne baskı yaptığı öne sürüldü. Talu, Ağağoğlu ile onun talebi doğrultusunda görüştüğünü doğruladı. Kredinin son anda çıkamamasına da bir anlam veremediğini ifade etti.

70 MİLYON $ HARCANDI
Yapımı süren Galatasaray’ın Seyrantepe’deki yeni stadyumunda ihaleyi alan Eren Talu-Alke İnşaaat önce Abu Dhabi Group ve Al Zarooni’yi ortak aldı. Abu Dhabi Group’in sahibi Şeyh Nahayan BinMabarek Al Nahayan, yüzde 51 ortüklığın karşılığı olarak yaklaşık 70 milyon Euro’luk bir harcamayı üstlendi. Yapılan anlaşma gereği Körfezli ortaklar 35’er milyon dolarlık nakit desteğinden sonra stat inşaatının devam etmesi için borçlanma yoluna gidilecekti. İnşaata şimdiye kadar 70milyon dolar harcandı. Ancak bu arada patlak veren global ekonomik kriz nedeniyle kredi bulmakta zorlanılmaya başlandı. Buna rağmen ihaleyi veren Toplu Konut İdaresi’nin (TOKİ) de araya girmesiyle Halk Bankası’ndan 115 milyon dolarlık kredi alınması için başvuru yapıldı.

TEMİNAT SORUNU BİTTİ
Fakat, bankanın krediyi vermek için istediği teminat olarak stat inşaatının yeri olan arazi gösterilemedi. Kredi isteği bankadan geri döndü. Bunun üzerine tekrar devreye giren TOKİ, kendi kefaletini verdi. Böylece kefalet sorunu da çözüldü. Bankanın krediyi vermesi için önünde bir engel kalmadı. Tam her şey çözülmüş, kredi beklenirken bu hafta başında Halkbank KrediKomitesi neden olduğu anlaşılmayan bir şekilde kredi isteğini yine geri çevirdi. Kredi komitesinin bu ilginç kararının arkasından ise inşaatçı Ali Ağaoğlu olduğu öğrenildi. İnşaatın bitirilmesi için arayışlara giren Talu ve ortakları, önce Zorlu Grubu’na ardından da Ferit Şahenk’e giderek ortaklık teklif etti. Ancak her iki grup da buna yanaşmadı. Stad inşaatının mali zorluklar nedeniyle durmasının ardından Eren Talu ile görüşmeye giden Ağaoğlu, Talu’nun inşaattaki haklarını devralmak istedi.
Ağaoğlu’nun aynı isteği Dubaili ortaklara da götürdüğü öğrenildi. Ancak, Talu ile ortak hareket eden Körfez şirketleri de bunu kabul etmedi. Halk Bankası’ndan kredi alınıp inşaatın tamamlanması düşünüldüğü için bu istek geri çevrildi. Ancak iddialara göre şimdiye kadar bütün projelerinde Halkbank ile çalışan ve banka üzerinde ağırlığı olan Ağaoğlu’nun devreye girmesiyle banka krediyi vermedi. Ağaoğlu’nun stat inşaatının yanında yapacağı Türkiye’nin en yüksek, dünyanın ise 5’inci yüksek binası olması beklenen rezidans kulesi inşaatıyla ilgili planları nedeniyle stad inşaatını da istediği belirtiliyor. İnşaatçı Ali Ağaoğlu, Eren Talu ile görüşmeyi geçen hafta yaptı. Ağaoğlu, Talu’nun haklarını devralmak veya kendisine ortak olmak istediğini dile getirdi. Abu Dabili ortaklarıyla işe devam eden Eren Talu ise kendisine ‘evet’ ya da ‘hayır’ demedi. Eren Talu görüşmeye ilişkin “Bir sonuca ulaşacağını düşünmüyorum ancak kesin bir karar verilmiş değil” dedi. Öte yandan, TOKİ’nin verdiği kefaletle Halkbank’tan alacakları 115 milyon TL’lik kredinin anlayamadığı bir biçimde 1.5 aydır tıkandığını söyleyen Talu, şöyle devam etti: “Halkbank, TOKİ’nin verdiği kefaleti kabul etmiş ve kredi Yönetim Kurulu’ndan geçmişti. Ancak son saniyede şöyle bir soru sordular: Acaba TOKİ kefil olabilir mi? Hukukçulardan görüşler alındı. Tabii ki kefil olabilir denildi. Kredinin çıkmasına üçüncü kişiler tarafından engel olunması ihtimali ile ilgili ise Talu şu açıklamayı yaptı: “Bu iş bitene kadar böyle hevesler olacak. Ben de böyle bir şey olabileceğini düşünüyorum. Ancak kesin bilgim yok. Her şey olabilir. Böyle müdahalelere bağışıklık kazandım. Çok antrenmanlıyım.”

Stadın 3 ay geciktiğini ve 2010’un ilk aylarında bitmesinin planlandığını kaydeden Talu, “Zaten, Galatasaray’ın seneye Ali Sami Yen’de oynaması kesinleşti. Şu anda inşaat çok yavaşladı. Temsili bir inşaat var. Ali Sami Yen’in yerine yapılacak proje de gecikiyor ama piyasa da o arada düzelir. Bu avantaj” diye konuştu. Talu, Abu Dabili ortaklar aracılığıyla yurt dışında tek bankadan 300 milyon dolarlık bir kredi için anlaşma sağlamak üzere olduklarını, bu krediyi çıkarıp bir an evvel yol almak istediklerini ve Halkbank’ın üreteceği çözümü beklediklerini kaydetti.

2009-2010 SEZONUNA YETİŞECEKTİ
Seyrantepe ihalesini 777 milyon 777 bin 777 liralık toplam gelir teklifiyle kazanan Mimar Eren Talu-Alke konsorsiyumu, Ekim 2007’de TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ile bir araya gelmiş ve imzalar atılmıştı. 52 bin kişilik stadyumun inşaatının 720 günde bitmesi ve 2009-2010 sezonuna yetişmesi planlanıyordu.

21 Mayıs 2009 Perşembe

BUNU YAPAN HAYVAN BİLE OLAMAZ!


Şimdiye kadar 'sözün bittiği' pek çok an, pek çok durum, pek çok zaman oldu, dünyada, Türkiye'de.

Anadolu ajansı foto muhabiri Selim Bostancı, sık rastlanmayacak ve insan gibi insanın tüylerini diken diken edecek bir fotoğrafla, 'sözün hem bitip hem de başladığı' bu kareleri getiriyor gözler önüne.


Burası Bartın. Kentin bir köyünde, insanlığından şüphe etmenin olası olduğu bir adam, arabasında, 'sürücü' koltuğunda. Ancak asıl sürücü arkada, arabanın tampon bölümünde zincire bağlı. Sahibinin sözünü dinlemek zorunda, yoksa... Yoksa'sı yok! Durum ortada!

Burası Bartın'ın Terkehaliller Köyü. Bir sürücünün, otomobilinin tampon bölümüne zincirle bağladığı köpeğini kara yolunda yürütmesini görenleri hayrete düşüyor. Hayretin yerini sonra dehşet, ardından da lanet alıyor. Ama hepsi bu... O kadar. Laf yok, söz yok! Karışan, durduran yok!
Burası Türkiye... İnsanlığın ehliyeti yok! İnsanın boğazı düğümleniyor.
(GAZETEPORT)

ATEŞLİ ÖĞRETMEN MESLEĞİNE İADE EDİLDİ


“Çıplak Tenimin Hafızası” adlı bir kitap yazarak, ‘300 erkekle yattım' diyen öğretmen görevine döndü.



"Çıplak Tenimin Hafızası" isimli bir kitap yazan öğretmen deşifre olmuş, kocasından boşanmış, işinden atılmıştı. Şimdi yeniden göreve döndü
.


İngilizce öğretmeni Y.Y., “Şebnem Berrak A.” takma ismiyle “Çıplak Tenimin Hafızası” adlı bir kitap yazarak, kocası A.Ç.Y.'yi, sanal ortamda tanıştığı 300 erkekle aldattığını iddia etmişti.

Daha sonra “deşifre” olan Y., görev yaptığı okuldan uzaklaştırmıştı. Ardından da kocası boşanma davası açmıştı. Çifti boşayan mahkeme babanın oğlu için, aylık 450 YTL de tedbir nafakası ödemesine karar vermişti.


İngilizce öğretmeni Y.Y.'nin avukatı Atilla Karahan, müvekkilinin görevine döndüğünü açıkladı. Karahan, öğretmenin İstanbul'da yeni bir okula tayin edildiğini kaydederek, “Kendisinin ve öğrencilerinin psikolojisinin etkilenmemesi için görev yaptığı okul gizli tutuluyor” dedi.



Öte yandan Y'nin kimliğini deşifre eden gazeteci Yasemin İlan Altındağ'ın “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirme” suçlarından 10 ay hapisle cezalandırıldığı öğrenildi. Altındağ'a verilen hapis cezası ertelendi.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

İŞYERİNDE KAÇAMAĞA YARGITAY ONAYI


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş yerinde erkek arkadaşıyla öpüştüğü için iş akdi feshedilen kadının işe iade talebini haklı buldu.

Dairenin kararında, “eylemin anlık olduğuna, iş yerinde müşteri bulunmadığına, diğer işçilerin de olayı görmediğine” işaret edilerek, “davranışın, iş yerinde olumsuzluğa yol açmadığı” vurgulandı.

Özel bir şirkette çalışan ve iş yerinde erkek arkadaşıyla öpüşen K.İ, “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymadığı” gerekçesiyle işten çıkarılmasının ardından işe iade talebiyle dava açtı.

Ankara 17. İş Mahkemesi, “K.İ'nin, erkek arkadaşıyla bir arada olmak istiyorsa başka ortamlarda daha rahat, serbest ve samimi olabileceği ancak iş yerinde daha dikkatli ve özenli davranması gerektiğine” hükmederek, “buna uymayan” kadının iş sözleşmesinin feshini haklı buldu.

Temyiz başvurusunun ardından davayı görüşen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise Ankara 17. İş Mahkemesinin kararını bozarak, K.İ'nin işe iadesine hükmetti.
Dairenin kararında, davacı ve erkek arkadaşının öpüşmesiyle ilgili herhangi bir şikayet olmadığı halde işverenin kamera kaydı görüntülerine dayanarak, işçinin sözleşmesini feshettiği belirtildi.

Kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Öpüşme eyleminin anlık oluşu, iş yerinde müşteri bulunmayışı, bir başka işçinin de görmeyişi göz önünde tutulduğunda, olayın bu şekliyle iş düzenini bozucu nitelikte bir eylem olarak kabulü, ağır bir sonuç olup, ölçülülük ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.

Davacının bu davranışı iş yerinde olumsuzluklara yol açmadığı, iş ilişkisini devamını etkilemediği ve feshin geçerli nedenlere dayanmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin, davanın reddine karar vermesi hatalıdır.”

13 Mayıs 2009 Çarşamba

TELEKOM'DAN YENİ İNTERNET TARİFESİ


Türk Telekom yeni internet tarifesinde önemli değişikliklere gitti.

Türk Telekom, bugün başlattığı yeni tarifesi ile daha önce 1 Mbps hızında sunduğu erişim hizmetini sekiz katı hızına çıkararak, yaklaşık aynı fiyattan sunmaya başladı.

Kurum, bugün yaptığı toplantıda 8 Mbps hızında internet erişimini tek tarifede topladığını açıkladı.

Yeni tarifeye göre daha önce 1 Mbps bağlantı hızını 4 GB, 6 GB ve sınırsız kota seçenekleri ile sunan Türk Telekom, yeni tarifesinde bu bağlantı hızını 8 Mbps'e çıkarıyor.

Belirlenen yeni toptan satış tarifesine göre Türkiye'deki Internet Servis Sağlayıcılar'ın (ISS) daha yüksek hız ve daha uygun fiyatla hizmet sunabileceği belirtiliyor.

YENİ FİYATLAR

Toplantıda konuşan Türk Telekom Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan, yeni 8 Mbps hızı için fiyatların ISS'lerin daha önceki kar marjları ile orantılı hesaplandığında yaklaşık olarak şu seviyelerde oluşacağını söyledi:

Aylık Kota Eski 1 Mbps Fiyatı Yeni 8 Mbps fiyatı

4GB 26.8 TL 29 TL

8GB 36 TL 39 TL

Sınırsız 46 TL 49 TL

Fiyatlara tüm vergilerin dahil olduğunu söyleyen Demircan, sınırsız kota seçeneğinin ise isminden anlaşılacağı gibi sınırsız olmadığını, kullanıcılar tarafından suistimalini engellemek için aylık 15 GB'lık bir kota ile sınırlandırıldığını da açıkladı.

Demircan bu sınırın ay içerisinde aşılması durumunda, kullanıcının internet erişimin kesilmeyeceğini fakat 512 Kbps hızına düşürüleceğini de sözlerine ekledi.

Tapularınızı Nasıl Değiştireceksiniz?


1000 lira ceza ödememek için tapularınızı değiştirmeniz gerekiyor.

Emlak vergisi tahsilatını hızlandırmak ve buradan elde edilen geliri artırmak amacıyla hükümet kat irtifaklı tapuların kat mülkiyetine çevrilmesi için bir yasa çıkardı. 28 Kasım'a kadar kat irtifakı tapusunu kat mülkiyetine dönüştürmeyenlere 1000 lira ceza kesilecek.

Kat mülkiyeti tapusu alabilmek için binanın iskânlı olması şart. İstanbul'da binaların yüzde 70'i iskânsız. Daire sahipleri bireysel olarak iskân başvurusu yapamıyor. İskân işlemleri sadece müteahhitin elinde olan belgelerle yapılabiliyor. Binlerce binanın müteahhidi şirketini kapatmış ya da vefat etmiş olduğundan müteahhidi ve bu belgeleri bulmak hiç kolay olmayacak.

İskân alma imkânı olmayan binlerce kişi mecburen 1000 lira cezayı ödemek zorunda kalacak. Ama 1000 lira cezayı ödeyerek kurtulmak da mümkün olmayacak. Yasa, ceza ödense dahi kat mülkiyetine geçişi zorunlu kılıyor. Ancak 1000 liralık cezanın bir kere mi, her yıl mı ödeneceği yönetmelikle belli olacak. İskân alma imkanı olmayan binalarda kat mülkiyetine geçemeyenlerin ceza ödemek zorunda kalmasının, vergide adil olma ilkesiyle çeliştiği ileri sürülüyor.

Taşınmaz Değerleme Müşavirlik (TADEM) Yönetim Kurulu Başkanı ve emekli tapu müdürü Ali Çetin Önder, bu durumda hükümetin bir iskân affı çıkartmak zorunda kalabileceğini söylüyor. Kat mülkiyetli tapuya geçiş hakkında merak edilenleri Önder'e sorduk. Aldığımız yanıtlar şöyle:

Emlak vergisini artırmak için kat mülkiyeti getirildi

Kaç çeşit tapu var?
- İki tür tapu var: Kat irtifaklı ve kat mülkiyetli.

Aralarındaki fark nedir?
- Kat irtifaklı tapu, arsa tapusu olarak bilinir. Konutun ya da işyerinin metrekaresi değil, konut/işyeri başına düşen arsa miktarı yazılır. Daire; arsa, bağ, bahçe, tarla olarak görülür.
Kat mülkiyetli tapuysa, iskân alındıktan sonra konutun ya da işyerinin özelliklerinin yazıldığı tapudur. Bu tapuda konut/işyeri, bağımsız bölüm olarak yazılır. İskân alınınca kat mülkiyeti tapusuna geçmek gerekir.

Devlet kat irtifaklı tapuları neden kat mülkiyetine dönüştürme kararı aldı? - Kat irtifaklı tapular emlak vergisinde bedel kaybına neden oluyordu. Örneğin kat irtifaklı binalarda vergi 10 liraysa, kat mülkiyetine geçildiğinde aynı binadan 100-200 lira emlak vergisi alınabiliyor.

Kat irtifaklı tapular neden zamanında kat mülkiyetine dönüştürülmüyor?
- Genelde projeye aykırı işler yapıldığı için iskân ruhsatı almak mümkün olamıyor ya da emlak vergisinden kaçınmak için iskân ruhsatı alınmıyor.

Binanın iskanı varsa değişim kolay

Kat irtifaklı tapuyu kat mülkiyeti tapusuna dö-nüştürmek için ne gerekiyor?
- Gerekli belgelerle belediyeden iskân alınmalı.

Kat irtifaklı tapu sahipleri iskan alabilir mi?
- Binanın iskânı varsa, bina yöneticisi bütün dairelerin belgelerini toplayıp tapuya verecek. Cins tashihi yapılarak kat irtifakı kat mülkiyetine dönüştürülecek.

Cins tashihi için ne tür belgeler isteniyor?
- Belediyeden izin yazısı alınacak. Bu yazıyla Kadastro Müdürlüğü'ne gidilecek. Kadastro Müdürlüğü mülkü paftasına işleyecek. Daha sonra Tapu Müdürlüğü'ne gidilerek bina olduğu tescil edilecek.

Cins tashihi yaptırmak kaç liraya malolur?
- Döner sermayeyle birlikte toplam 250 lira masrafı olur. Bir de Doğal Afet Sigortası yapılması isteniyor.
Bireysel olarak iskân almak mümkün değil.

Binanın iskânı yoksa, daire sahibi bireysel olarak iskân çıkartabilir mi?
- Bireysel olarak iskân alabilmek mümkün değil. İskânı alabilmek için sadece müteahhitte olan belgelerin ilgili idarelere verilmesi gerekiyor. Müteahhit şirket kapanmış, şirket sahibi ölmüş olabilir.

Bu durumda olanlar ceza ödeyecek mi?
- Evet, ya 1000 lira ceza ödeyecekler ya da devlet iskân affı çıkaracak. Nasıl ki 1957'den önce yapılan bütün binalar iskânlı kabul edildiyse, yine bir tarih saptanarak 'bu tarihten önce yapılanlar iskânlıdır' denilecek.

Bireysel olarak iskân alma imkânı olmayanlar, kat irtifaklı tapudan kat mülkiyetine nasıl geçecek?
- Geçemeyecek. Ve ceza ödemek zorunda kalacak.

Kat mülkiyeti tapusuna geçenler, eskisine göre ne kadar fazla emlak vergisi ödeyecek?
- Vergideki artış oranı yüzde 300'den aşağı olmaz. Ödenecek vergide dört-beş kat artış olur.

Bu durumda ceza ödemek daha cazip gelebilir...
- Evet bu konuda Vergi Konseyi'ne rapor vererek vergi oranlarının düzeltilmesini talep ettik.

1000 liralık ceza dışında bir müeyyide olacak mı?
- Ceza ödeyip de kurtulmak yok. Mecburen kat mülkiyetine geçilecek.

Yalıların durumu ne olacak?

Müstakil bina olarak inşa edilen ancak daha sonra tadilat yapılarak içinde farklı daireler oluşturulan yalıların durumu ne olacak?
- 1957'den önce inşa edilenler zaten iskanlı kabul ediliyor. Bu tarihten sonra tadilat yapılarak içi ayrı dairelere dönüştürülmüşse, bu tadilatın öncelikle Anıtlar Kurulu ve belediyeden onaylatılması gerek. Onaylıysa zaten kat mülkiyeti var demektir. Yalılarda kat irtifakı olmaz. Yani 28 Kasım'a kadar olan konu onları ilgilendirmiyor.

FENERBAHÇELİLERİ ÇILDIRTAN TÜRKİYE KUPASI İSTATİSTİKLERİ


1983’ten sonra 5 Cumhurbaşkanı, 10 Başbakan değişti. F.Bahçe’de tam 7 başkan, 18 hoca gelip geçti. Semih daha 47 günlük bebekti. Dolar 191 lira, ekmek 1 kuruştu.

BİR varmış bir yokmuş... Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Yaşarlı, Alpaslanlı, Erdoğanlı, Müjdatlı, Selçuklu bir F.Bahçe varmış ve o takım 1982-83 sezonunda sarı-lacivertli camiaya son Türkiye Kupası zaferini yaşatmış.

İŞTE o günden bu yana tam 26 yıl geçti. Fortis Türkiye Kupası’nda ezeli rakip Beşiktaş ile bugün finale çıkarak büyük hasreti sona erdirmek isteyen F.Bahçeli futbolculardan 11’i henüz doğmamıştı. Peki 15 Haziran 1983’te F.Bahçe son kupayı aldıktan sonra neler oldu?

Tarih 15 Haziran 1983... Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası'nı en son aldığı tarih.

Fenerbahçe, Türkiye Kupası´nı en son kazandığında, şu anda kadroda bulunan 29 oyuncunun 12´si daha doğmamıştı, takımın en yaşlısı Carlos, 10 yaşındaydı. Tarih 15 Haziran 1983... O zamanki adıyla Federasyon Kupası ilk maçında Mersin İdmanyurdu’nu ilk maçta 2-0 mağlup eden Fenerbahçe, deplasmandaki rövanşı da 2-1 kazanıp, zafere ulaşıyor. İki final maçında forma giyen Yaşar, Erdoğan, Onur, Alpaslan, Cem, Mehmet, Osman, Özcan, Zafer, Arif, Müjdat, Selçuk, Mustafa’nın yanı sıra diğer futbolcular, Başkan Ali Şen ve teknik direktör Stankoviç sevinç yumağı oluyor... Aradan kupasız 25 sezon geçiyor. Şimdi Fenerbahçe, bir kez daha finalde.

Sadece fotoğraftan

Hedef, 25 sezon sonra yeniden kupaya uzanmak. Pekii, şu anda kadroda bulunan futbolcular, son kupa kazanıldığında kaç yaşındaydı? 12’si yani Volkan Babacan, Mert, Gökhan Gönül, Abdülkadir, Burak, Can, Gökhan Emreciksin, Gürhan, İlhan, Kazım, Özgür ve Yasin henüz doğmamıştı. Semih gibi bazıları 47 günlüktü, bazıları bir, bazıları 2-3 yaşında. Takımın en yaşlısı Roberto Carlos, 10 yaşında bir çocuktu. Yerlilerin en yaşlısı ise 1977 doğumlu Deniz Barış’tı. Yani onlar, fotoğraflarını gördükleri kupayı kaldırmaya hazırlanıyor şimdi.

HANGİ FUTBOLCU NE ZAMAN DOĞDU?

FUTBOLCU DOĞUM TARİHİ

Roberto Carlos 10.04.1973
Alex De Souza 14.09.1977
Daniel Güiza 17.08.1980
Deivid De Souza 22.10.1979
Selçuk Şahin 31.01.1981
Semih Şentürk 29.04.1983
Edu Dracena 18.05.1981
Diego Lugano 02.11.1980
Deniz Barış 02.07.1977
Volkan Demirel 27.10.1981
Emre Belözoğlu 07.09.1980
Uğur Boral 14.04.1982
Gökhan Gönül 04.01.1985
Gökçek Vederson 22.07.1981
Önder Turacı 14.07.1981
Colin Kazım 26.08.1986
Volkan Babacan 11.08.1988
Mert Günok 01.03.1989
Abdülkadir Kayalı 31.01.1991
Ali Bilgin 17.12.1981
Burak Yılmaz 15.07.1985
Can Arat 21.01.1984
Maldonado 03.01.1980
Gökhan Emreciksin 10.09.1984
Gürhan Gürsoy 24.09.1987
İlhan Parlak 18.01.1987
Josico 06.01.1975
Özgür Çek 03.01.1991
Yasin Çakmak 06.01.1985

Aziz Yıldırım 31 yaşındaydı

1983’te kupayı kazanan ekipten Yaşar, Müjdat, Erdoğan, Önder, Alpaslan, İsmail, Hasan, Arif ve Mustafa, teknik direktör Stankoviç’i omuzlara alıp, sevinçlerini böyle yaşamıştı. O tarihte 31 yaşında bir taraftar olan Aziz Yıldırım, şimdi Başkan olarak o kupayı kaldırma hayalleri kuruyor. Fenerbahçe kupayı en son aldığında resimde babası ve boynuna asılı emziğiyle görülen Roberto Carlos 10 yaşındaydı...


* ŞU an Fener’de oynayan 11 futbolcu doğmamıştı. Peki o isimler kimlerdi? Gelin listeye bakalım: Gökhan Emreciksin (1984), Can Arat (1984), Burak (1985), G.Gönül (1985), Yasin (1985), Kazım (1986), Gürhan (1987), İlhan (1987), V.Babacan (1988), Mert Günok (1989), Abdülkadir (1991)

* TAKIMIN yerli ruhu Semih, 29 Nisan 1983 doğumlu. Yani yıldız oyuncu kupa alındığında kundaktaki 47 günlük bebekti. Kupadan önce doğanların yaş raporu ise şöyle: 1 yaş: Uğur, 2 yaş: V.Demirel, Edu, Önder, Vederson, A.Bilgin, Selçuk, 3 yaş: Lugano, Maldonado, Emre, 4 yaş: Deivid, Güiza, 6 yaş: Alex, Deniz, 10 yaş: Carlos

* 26 yıllık süreçte F.Bahçe’de toplam 18 farklı hoca kupa mücadelesi verdi. Löw, Hiddink, Parreira, Venglos, Bariç, Lazaroni, İviç, Osicek, Mustafa Denizli, Zico, Daum gibi ünlü hocalar bile kupayı alamadı. Son kupayı alan Stankoviç ise 84 yaşında öldü.

* SON kupayı alan Ali Şen’den Aziz Yıldırım’a F.Bahçe 7 başkan değiştirdi. Şen’in 2. döneminde (95-98) kupa gelmedi. (Başkanlar: Fikret Arıcan, Tahsin Kaya, Metin Aşık, Güven Sazak, Hasan Özaydın, A.Yıldırım)

* ÜLKEDE tam 5 Cumhurbaşkanı değişti. (Kenan Evren, Turgut Özal, Süleyman Demirel, A.Necdet Sezer, Abdullah Gül)

* 26 yıl önce Bülent Ulusu başbakandı, şimdi ise Recep Tayyip Erdoğan... Bu süreçte tam 10 başbakan (Ulusu, Turgut Özal, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz, Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan) değişti, Fener’in kaderi değişmedi.

* 1980 sayımında Türkiye’nin nüfusu resmi olarak 45 milyon idi. 1983’te ise bu rakam 48 olarak tahmin ediliyordu. Şimdi ise toplam 75 milyonuz.

* SON notlar da ekonomiden. Dolar o gün 191 lira, ekmek 1 kuruştu. Şimdi 6 sıfır atıldıktan sonra dolar 1.57 TL, ekmek 50 kuruş.

HADİSE ŞAŞIRTTI!


Eurovision yarı finalinde dün gece yarışarak finale kalaan Hadise, performansıyla sevenlerini hayal kırıklığına uğrattı.

Hadise'den çok daha iyi bir performans bekleyen izleyiciler, şarkının yeni düzenlemesinde daha ziyade vokalistin ön plana çıkarılmasını yadırgadılar.

Bu yıl Moskova’da düzenlenen 54. Eurovision Şarkı Yarışması'nda, Türkiye’yi 'Düm Tek Tek' isimli parça ile temsil eden Hadise adını finale yazdıran ilk on ülke arasına girmeyi başardı.

18 ülkenin yarıştığı birinci yarı finalde, yarışmaya 9. sırada çıkan Hadise, salonda bulunan çok sayıda Türk izleyicinin de verdiği destekle finale kalma hakkını kazandı. Hadise, sonuçların açıklanmasının ardından tebrikleri kabul etti.

Sahneye stilist Mahmut Karadağ tarafından "Gizia" firmasına hazırlatılan ve Türk Bayrağı'nı simgeleyen kırmızı ağırlıklı kostümüyle çıkan Hadise'ye "Geleceğin Göbek Dansçısı" adı verildi. İtalya'nın Milano kentinden getirilen özel kumaşla hazırlanan ve iki parçadan oluşan elbisenin kenarlarının altın ve Swarovski taşlarla işlendiği dikkat çekti.

Hadise'nin birinci yarı finalde giydiği üzeri Swarovski taşlarla süslenen ayakkabıları da eleştirmenlerden tam not aldı. Hadise'nin giydiği elbisenin bel kısmı kemer şeklinde altınlarla süslenirken, göbeğini ve bacaklarını tamamen açıkta bırakan kostüme uygun eldivenleri de kostümüne ayrı bir renk kattı.

Sahnede Hadise'ye eşlik eden Rus dansçı kızlar Olga Potapova ve Svetlana Nikitaeva'nın son derece sade ayakkabılar giydiği gözlenirken, üst kısmı çıplak olan tek erkek dansçı Uğur Yıldırım'ın da zeytin renginde şalvar pantolon giydiği dikkat çekti.

Vokalist Steve Kashala, kot pantolon üstüne zeytin renginde gömlek giyerken, diğer vokalist Eva Smeenk, Hadise'ye eşlik etmek için dansöz elbisesi giydi.

Çeşitli ülkelerden yarı finali izlemeye gelen Eurovision hayranları da ellerinde ülkelerinin bayraklarıyla Hadise'ye birinci yarı finalde tezahüratlarla ve alkışlarla destek verdi.

İşte Hadise'nin yarı final performansı...


9 Mayıs 2009 Cumartesi

EUROVİSON GOOGLE'DA


Google'dan Eurovision için özel gadget: Bu sayfayı ziyaret edin, Hadise kazanır mı, öğrenin...

Eurovision Şarkı Yarışması finali her yıl Avrupa'nın farklı ülkelerinden müzik severler tarafından ilgiyle takip edilir. Yarışma bu yıl 16 Mayıs'da Moskova'da düzenlenecek. Google, internet kullanıcılarının yarışmaya kendi ülkelerinden katılacak temsilcinin kazanma şansını değerlendirebilecekleri ve yakından takip edebilecekleri bir "gadget" hazırladı.


Google Eurovision'a özel www.google.com.tr/eurovision sitesini değişik ülkelerden katılan yarışmacıların arama verilerini kullanarak her bir katılımcının internet dünyasındaki popülerliğini gösterecek şekilde tasarladı. Bu sitede tüm katılımcıların zaman içerisinde ne kadar arandığını gösteren grafikleri bulabilir, günlük olarak güncellenen aramaları takip ederek Eurovision finaline kadar hangi ülkenin katılımcısının birinci olacağını tahmin edebilirsiniz. Ayrıca bu 'gadget'ı kolayca web sitenize ya da blog sayfanıza yerleştirmeniz de mümkün.

Ayrıca www.google.com.tr/eurovision sayfasında 2009 Eurovision Şarkı Yarışması ile ilgili haberlere bakarak oy vermeyi düşündüğünüz katılımcı hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz.

2 Mayıs 2009 Cumartesi

HADİSE'NİN ALMAN RAKİBİNDEN EROTİK SİLAH!


Geçtiğimiz yıllarda Eurovision'da istediği dereceleri alamayan Almanya bu kez sahne gösterisine güçlü bir görsel unsur katacak.


Dünyanın en ünlü burlesk dansçısı Dita von Teese 16 Mayıs'ta Moskova'da yapılacak olan Eurovision Şarkı Yarış
ması'nda Almanya'yı temsil edecek olan Alex Christensen ve Oscar Loya ikilisine Miss Kiss Kiss Bang adlı şarkıda eşlik edecek.


Yetkililer, Dita von Teese’in, "Miss Kiss Kiss Bang" isimli şarkının metni uyarınca “swing dansı” yapacağını ve 40’lı yıllara ait bir kostüm giyeceği açıklamasını yaptılar.




Alman Birinci Televizyonu ARD’nin eğlence programları koordinatörü Thomas Schreiber, Almanya’nın Eurovision’da temsil edileceği şarkının "Miss Kiss" isimli bir kadını anlattığını, Dita von Teese’in söz konusu figürü temsil edecek en uygun sanatçı olduğunu kaydetti.

Thomas Schreiber, Dita von Teese’e ilişkin seçimi yaparken uluslararası bir isim olmasına da dikkat ettiklerini belirtti.

Dita von Teese’i “hem seksi, hem tüm bakışları üzerinde toplayabiliyor” sözleriyle tanımlayan Alman TV yetkilisi, “Üstelik burlesque tarzı müzikli şov gösterilerinin en ünlü isimlerinden. Bu sanat tarzında hemen soyunmak değil, seyircinin fantezisiyle oynamak önemli” dedi.