ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

18 Ekim 2009 Pazar

MİZAHHABER HEM GÜLDÜRÜYOR HEM DE DÜŞÜNDÜRÜYOR!

17 Ekim 2009 Cumartesi

BİROL ÇÜN ÇİZİYOR

Birol Çün arkadaşımızın MİZAHHABER'e ilettiği karikatürdeki gibi MEDYANIN SOYağacı artık SOYTARILIKTAN ibaret bu ülkede...

VAHİT AKÇA ÇİZİYOR

Malum, yıllardır dünyanın baş jandarmalığını yapan, pek çok coğrafyanın anasını belleyen bir ülkenin başkanı NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ aldı geçenlerde... Acaba "Senden öncekiler yaptı canım, sen daha pek birşey yapamadın" diyerek mi verdiler ona bu ödülü?.. Son yıllarda karikatür yarışmalarında pek çok sıradan, pek çok kötü ya da benzer esprinin birinci olduğunu ya da ödül aldığını görüp tartışıyoruz ya, bu Nobel Ödülü bizce tüm bu tartışmaların midesine oturmuştur...Eğer Dünya Barışı için daha elini bir taşın altına bile koymayan Obama'ya Nobel Barış Ödülü verilebiliyorsa dünyada barışın ne halde olduğunu varın siz düşünün... Bitmiş bu barış kardeşim bitmiş... Yediler zeytin dallı, güvercin kuşlu şu canım barışı... Obama'nın ABD adına barış ödülü aldığı bir dünyada bu arada, hala zeytin dallı, güvercinli karikatürler çizsin bakalım dünya karikatürcüleri... Oooof of!..

16 Ekim 2009 Cuma

AKDAĞ SAYDUT ÇİZİYOR

Akdağ Saydut arkadaşımız yolladığı karikatürün altına şu notu düşmüş: "Dünya Sağlık Örgütü Domuz Gribi Alarmı Verdi. Ama domuz gribi aşısını da gelişmekte olan ülkelerde deneyecekler galiba. Bu işin içinde bir domuzluk olmalı..." Şaşırmadık... Deneyecekleri ülkelerin başında TÜRKİYE olmalı!.. Ne de olsa; hiçbir şeye gıkı çıkmaz cahil halkını "KOBAY FARELER" gibi görenlerin ülkesi burası...

http://mizahhaber.blogspot.com/

5 Ekim 2009 Pazartesi

ATM SOYGUNU BAŞLADI


Ortak ATM uygulamasına geçilmesiyle birlikte, bankacılık sektörü 'paradan para kazanma' yolunda yeni bir kazanç kapısı daha açtı. Bu uygulama ile her banka para çekmeden en az 3 lira ek ücret alırken, bakiye sorgulama bile paralı oldu.


Türkiye'de “Paradan para kazanma” deyimini en iyi bankacılık sektörü başarıyor. 1 Ekim 2009 tarihinden itibaren tüm yurt sathında bankalar arasında ortak ATM uygulamasına geçilmesiyle birlikte, sektör “paradan para kazanma”da yeni bir kazanç kapısı kendine yarattı.


1 EKİM'DE BAŞLADI

ATM hizmeti veren tüm bankaları kapsayan 'Ortak ATM Sistemi' 1 Ekim'de başladı. Sistemin şu andaki eksiği ise bankaların bu işlem karşılığında alacağı ücretlerin birbirinden farklı olmasında yatıyor. Tüketici hangi bankaya ait olursa olsun en yakın ATM'den para çekebilecek. Daha önce 'Altın Nokta' ve 'Ortak Nokta' gibi kısmi uygulamalar vardı.


KAFALAR ÇOK KARIŞIK

Ortak ATM uygulaması getirdiği avantajların yanısıra, başka banka ATM'sinden yapılan işlemler üzerinden ücret alınıp alınmayacağı kafaları karıştırıyor. Çünkü yabancı bankadan para çekmenin bir bedeli olacak. Banka kart sahibi müşterisinden ne kadar komisyon alınacağına hükmederse, yabancı bankanın ATM'sini kullanmanın bedeli o kadar olacak. Banka istemezse bu hizmet karşılığında ücret talebinde bulunmayabilecek.


ORTAK ATM NELER GETİRECEK?

Bunların yanı sıra bu uygulama ile birlikte şöyle değişiklikler de olacak: “Banka kartına uygun ATM arama derdi ortadan kalkacak. İhtiyaç sırasında başka bankaya ait herhangi bir ATM'den para çekilebilecek. Seyahatlerde ATM bulamama ihtimali ortadan kalkacak, nakit taşıma riskinin alınmasına gerek kalmayacak. En yakın ATM'ye cep telefonları ya da internet üzerinden ulaşılabilecek. Verimlilikteki fark ekonomiye yaklaşık 300 milyon dolar katkı sağlayacak. Piyasada sirkülasyondaki para hacmi artacak, nakit dolaşımı hızlanacak.”


En fazla kamu vuracak

Özel bankalar net ücret belirlerken kamu kesimi ise sabit ücretin yanı sıra çekilen tutardan yüzde ek ücret alacak. Buna göre, ortak ATM uygulamasına geçilmeden önce bir başka bankada hesabı olan mudiden kendi ATM'sinden nakit çekim ya da bakiye sorma işleminde hiçbir ücret almayan Ziraat Bankası, şimdi nakit çekim tutarının yüzde 1'i oranında komisyon alacak. İlave olarak da her çekimde 0,75 lira işlem ücreti ekleyecek. Eğer, bakiye de sorulursa işlem sırasında 0,20 lira da bakiye sorma ücreti alacak. Vakıfbank ise nakit çekimlerde hiçbir oran koymadan işlem başına 4,5 lira işlem ücreti alacak. Vakıfbank, “Bakiye Görüntüleme” işlemi için işlem başına 1 TL, komisyon bedeli yansıtacak. Buna göre, Vakıfbank ATM'sinden 10 lira çektiğiniz zaman da 100 çektiğiniz zaman da 4,5 lira nakit çekim ücreti ödenecek. Halk Bank ise “Bakiye Görüntüleme” işlemi için 25 Kr alacak. Banka, “Para Çekme” işleminde çekilen tutarın yüzde 1,25'i uygulayacak ayrıca da 1,25 lira her işlemde sabit servis ücreti tahsil edecek.


Sorumluluğu hiç kimse üstlenmedi

BDDK, bankaların bu işlemlere ilişkin ne kadar alınacağına dair bilginin kendilerinde olmadığını belirterek, bunu BKM'nin belirlediğini söyledi. Sistemin altyapısı için 2 yıl çalışan Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Sertaç Özinal, başka bankanın ATM'sinde işlem yapıldığında ücret ödeneceğini açıklamıştı. BKM yetkilileri de konuya ilişkin, ortak ATM kullanımının tüketiciye maliyetinin kartı veren banka ile müşteri arasında belirleneceğini ifade etti. Özinal, “Banka, ücretlendirme politikası kart sahiplerinden belirli ücret talep edecektir veya etmeyecektir” dedi.

2 Ekim 2009 Cuma

TÜRK KADINININ CİNSEL FANTEZİLERİ KİTAP OLDU

Gazeteci Yasemin Candemir, gazete ilanı yoluyla ulaştığı kadınların fantezilerini bir kitapta topladı. "Düş Sandığım: Sahibinden Cinsel Fanteziler!" Türk kadınlarının yatak odalarına sızıyor ve yorganı hafifçe aralıyor.

DÜŞ SANDIĞIM: SAHİBİNDEN CİNSEL FANTEZİLER!


Cinsellik, toplum olarak dilimizden düşmeyen konulardan biri. Bütün konuşmalarımızda, ucundan kıyısından da olsa –üstelik çoğu zaman şaka yollu- cinselliğe değinmezsek rahat etmeyiz. Bunda şaşılacak bir şey olmadığı söylenebilir elbette. Gel gelelim, çoğu zaman “başka birilerinin” cinselliğidir söz konusu olan. Kendi cinsel dünyamıza sıra gelince… Bu başka konudur işte. Bu bahsi sükût ile geçeriz. O halde toplumsal bir ikiyüzlülükten söz açmak ağır mı kaçar? Daha birkaç gün önce, bir bakan, televizyonlarda baş tacı edilen yerli dizilerden bazılarının şifreli yayınlanmasının daha iyi olabileceğini söylemişti. Bu dizilerin yurt çapında izlenme oranlarının ne kadar yüksek olduğunu düşünürsek, ikiyüzlü nitelemesinin belki de hafif geleceğini ileri sürebiliriz. Düş Sandığım, işte böyle bir ülkenin kadınlarına söz hakkı tanıyor…


Gazeteci Yasemin Candemir’in, bir gazetede yayınladığı ilanın ürünü olan bu kitapta, Türk kadınlarının cinsel fantezilerini okuyacaksınız. Yani Türk kadınları bu defa mutfaklarını değil, yatak odalarını açıyorlar. Hatta zihinlerinin arka odalarını… Hasbelkader içinde yaşadığımız halde bilmediğimiz bir coğrafya bu. Teşhircilikten tutun da grup sekse kadar, belki birilerinin “Bizde de böyle şeyler var mıymış?” diyeceği bu gündüz düşleri, okuyanları şaşırtacak gibi.

Fantezilerin ara sıcaklar gibi servis edildiği kitabın önsözü ve sonsözü, Prof. Dr. Ali Akay ile Cem Mumcu’ya ait. Her ikisi de, kendi perspektiflerinden, fantezilerin nasıl yorumlanacağına değiniyor ve şimdiden, değişik yorum katmanlarına dikkat çekiyorlar.

Kimileri için bu kitap toplumsal bir olgu olarak cinselliği anlama araçlarından biri. Ne olursa olsun, Türk kadınlarının fantezi dünyasına dair, üzerine konuşulabilecek metinler var artık elimizde. Siz sayfaları çevire durun, yakında erkeklere de sıra gelecek…

****

Candemir, kendi tasarısı olarak şekillenen ve editörlüğünü yaptığı kitapta gazete ilanı yoluyla ulaştığı kadınların fantezilerine yer veriyor.

“Belgesel bir kitap için fantezilerinizi gönderin. Yayınlanan fantezilere telif ödenecektir. ‘kitapben@gmail.com’...” ilanına gelen yanıtlarla oluşan kitap için, Candemir’in çağrısına kadınlardan ilgi çekici yanıtlar geliyor.

Kitabın önsözünü hazırlayan Prof. Dr. Ali Akay, “Cinselliği bir yabancı gibi değil ama tam da içinde olmak istedikleri şekilde veya yaşadıklarını aktararak yazı diline dökmeleri, gelen fantezilerin en dikkat çekici yanlarından biri...” derken, kitabın son sözünü hazırlayan psikiyatr Cem Mumcu da kitaba farklı bir açıdan yaklaşıyor:

“Trend diye sıfır beden Fashion TV kızlarını kolunuza takmak hoşunuza gidebilir; toplumsal statü olarak erkekliğinizi bir süre okşayabilir ama beyninizin yatağında, kendi kendinize üç ve bir’i eğer başka bir hayalle ve başka bir biçimde çarpıştırıyorsanız ‘in’ olan sizi kesmez.”


KİTAPTAN BÖLÜMLER

"Mastürbasyon yapmak için odanın her yanını aradım ama bir şey bulamadım. En son, buzdolabında kalan muz gözüme ilişti. Küvete muzla beraber girdim..."

-Mine-

"Porno filmlerdeki kadınlar gibiydim. Kendimi zaten bir parça onlar gibi hissediyor ve bu hissi seviyordum..."

-Zehra-

"Fantezilerinizi gönderin diyorsunuz. Bunları yapabileceğimiz bir erkek yok ki, içimizden gelip de güzel güzel yazalım."

-Özlem-

"Fanteziler mutlu kadınların işi..."

-Tülay-

"Beni heyecanlandıran şey, izlenme duygusu. Daha açık söylersek, dikizlenmek. Birinin sevişirken bizi seyrettiği düşüncesi bile çıldırtmaya yetiyor..."

-Hülya-

"Geçen arkadaşım söyledi, fantezilere para veriyormuşsunuz. Benim fantezim Şükrü. Kitabı alırsa bunu da okur..."

-Hicran-

"Galiba Türk kadınlarının yatak odalarına sızmayı başarmıştım ve yorganı hafifçe aralıyordum."

-Yasemin Candemir-



Yasemin Candemir

Marmara Üniversitesi İletişm Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1994'te Intermedya Ekonomi Dergisi'nde başladı. Ardından Yeni Yüzyıl gazetesinde muhabir oldu. Daha sonra Hürriyet dergi Grubu tarafından yayınlanan Max Dergisi'nde editörlük ve haber müdürlüğü yaptı. Bunu Tempo dergisinde köşe yazarlığı ve muhabirlik izledi. Halen Habertürk gazetesi hafta sonu eklerinde muhabirlik yapıyor. Evli bir oğlu var.


http://www.medyatava.com/haber.asp?id=57977