ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

12 Aralık 2010 Pazar

BENZİNDE BÜYÜK SOYGUN!

Bu soyguna göz yumuyorlar


Bu hafta yapılan zamlarla litresi 4 TL'ye dayanan akaryakıt fiyatları, tümüyle özel sermayenin belirleniminde olan akaryakıt sektöründe organize soygunun hız kesmeden sürdüğünü gösteriyor. Siyasi çıkar ve yandaş sermayeye alan açmak için zaman zaman akaryakıt şirketleriyle polemiğe giren Başbakan bu kez sessiz.

Peş peşe gelen iki zamla bu hafta 97 oktan benzinin litresi 4 liraya, 95 oktanın 3,86, motorinin 3,22, otogazın litresi ise 2,28 liraya yükseldi. Zamlarla Türkiye, Avrupa'da Euro bazında hem akaryakıtın en pahalı olduğu ülke hem de akaryakıt ürünlerindeki verginin en yüksek olduğu ülke unvanını perçinledi.

2009 yılı yaz ayları başında akaryakıta yapılan zamlara esip üfüren Başbakan Tayyip Erdoğan'dan bu kez konuya ilişkin değil “azar” herhangi bir açıklama gelmedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise önce “Tamamen ithalata dayalı bir kaynaktan bahsediyoruz. O yüzden şu an yurtdışındaki ham petrolün varilinin 90 doları aşıyor olmasının uluslararası piyasalardaki bir kısım ham maddeleri tahrik ve tetiklediğini görüyoruz. Bizim bu fiyata herhangi bir müdahalemiz söz konusu değil. İnşallah ümit ediyorum ki fiyatlar uluslararası arenada 75- 80 dolar bandına iner ve fiyatlar geri çekilir” diyerek zamlar konusunda yapabilecekleri birşey olmadığını söyledi.

Ardından zam üstüne zam gelen sektörde yaşanan gelişmeleri bir başarı olarak sunup, hükümetine pay çıkardı.

Bakan zamlardan başarı sonucu çıkarttı
Sıvılaştırılmış ve Sıkıştırılmış Doğalgazcılar Derneği'nin, 1. kuruluş yıldönümü Ankara Sheraton Otel'inde düzenlenen kokteylde konuşan Yıldız Ocak 2002 ile 1 Aralık 2010 tarihleri arasındaki ham petrol fiyatlarını karşılaştırarak, “Çok ilginç bir korelasyonla karşı karşıyayız. Ham petrol bu süreçte 4,38 katına çıkmış. Peki son günler de sıkça tartışılan kurşunsuz benzin hangi oranda artmış olabilir. Bence burada siyasi istikrarın kalıcı istikrarın önemli bir başarısı var, ancak 2,95 kat artmış. Ama bizdeki intiba ve imaj bu mu? Herhalde 9 katı kadar arttı falan diye düşünüyoruz. Hem rakamları doğru okumak, hem de bunların yorumunu doğru yapmak zorundayız" dedi.

Oysa sektörde yapılan özelleştirmelerden sonra yerli ve yabancı sermayenin kontrolüne geçen akaryakıt sektöründe fahiş zamlarla büyük bir soygun gerçekleştiriliyor. AKP hükümeti ise akaryakıt ürünlerine uyguladığı toplamda yüzde 70 seviyesine çıkan ÖTV ve KDV nedeniyle soyguna göz yumuyor, soygundan sermayeye ve yandaşlara kaynak aktarmak adına nemalanıyor.

Akaryakıt fiyatlarını EPDK denetliyor
2005 yılına kadar Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması (OFM) adı verilen bir sistemle belirlenen fiyatlar, bu tarihten sonra piyasaya hakim şirketler tarafından belirlenmeye başlandı.

Sektörde önce Petrol Ofisi AŞ. (POAŞ) ile bir oyuncu olan devlet, piyasayı ve fiyat oluşumlarını doğrudan düzenleyebiliyordu. POAŞ'ın Aydın Doğan'a satılmasıyla sektörden çekilen devlet, 2005 yılına kadar rafineri şirketi Tüpraş eliyle akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde yine söz sahibi idi. Ancak 2005 yılında OFM kaldırılarak fiyatların serbest bırakılmasından sonra akaryakıt fiyatları, sektördeki yerli ve yabancı tekellerin iki dudağının arasında bulunuyor.
OFM'nin kaldırılmasından sonra yasada belirtilen dünya serbest piyasa oluşumunu dikkate almadan halkı kazıklayan akaryakıt tekelleri ciddi kârlar yazdılar. Bu sırada, "büyük soygun"a Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) çoğunlukla sessiz kaldı. AKP hükümetinin POAŞ'ın sahibi Aydın Doğan ile sürtüşmeleri ve yandaş sermayeye sektörde alan açmak için yüksek akaryakıt fiyatları zaman zaman gündeme geldi. Geçen yıl ise fiyatlara Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da devreye girmesiyle müdahale edilmişti.

Her ne kadar EPDK kağıt üzerinde özerk bir üst kurul olsa da, hükümetin etkisi ve yönlendirmesinden muaf değil. Nitekim 2009 yılında, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın akaryakıt dağıtım şirketlerine yönelik sert açıklamalarından sonra EPDK düğmeye basmıştı.

Yönetmeliklere göre EPDK'nın akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulaması getirerek müdahale etme yetkisi bulunuyor. Tavan fiyat uygulaması her kurul kararı için 2 ay süreyle uygulanabiliyor.

EPDK daha önce müdahale etmişti
EPDK, 28 Mayıs 2009 tarihinde yaptığı toplantıda akaryakıt sektöründe dağıtıcı lisansına sahip şirketlerin fiyat uygulamalarında, yasada belirtilen esaslara uygun hareket etmediklerini tespit etmiş, şirketlere fiyatları dünya serbest piyasa oluşumu doğrultusunda düzenlemeleri için 20 gün süre verilmişti. Haziran 2009'da ise şirketlerin akaryakıt fiyatlarında herhangi bir düzenlemeye gitmediğini gören EPDK fiyatlara müdahale etmişti.
EPDK, belirlediği bir fiyat formülasyonu ile kurşunsuz 95 oktan benzin ve motorin fiyatları için tavan fiyat açıklamıştı.

Akaryakıt fiyatları nasıl oluşuyor?
Akaryakıt fiyatları; rafineri çıkış fiyatları, vergiler, dağıtımcı şirket payı ve bayilik paylarının toplamı ile belirleniyor.

Türkiye'de akaryakıt üzerindeki yüksek ÖTV ve KDV oranları, diğer ülkelere göre pahalı olan akaryakıt fiyatlarının temel nedeni. Türkiye'de gerek Tüpraş çıkış fiyatını belirleyen rafineri payı gerek de akaryakıt dağıtım şirketlerinin payları AB ülkelerindeki muadillerine göre yüksek bulunuyor. Bu durum da, pompa fiyatlarını yukarıya çekiyor.

Ancak, şirketler voliyi asıl olarak akaryakıt fiyatlarındaki oynaklıktan vuruyorlar. Akaryakıt fiyatlarında denetlenmeyen küçük değişimler, sektördeki büyük oyuncuların fahiş kâr elde etmelerini sağlıyor.

Bu şekilde, fırsat kârları elde etmek isteyen dağıtım şirketleri, dünya piyasalarında sektörde yükselişe geçen fiyatları yurtiçindeki fiyatlara doğrudan yansıtırlarken, düşen fiyat konjonktüründe fiyat indirimlerini geciktiriyorlar.

Akaryakıt sektörünün tekelci yapısı, bu manipülasyonları kolaylaştırıyor. Halihazırda akaryakıt sektöründe pazarın yüzde 90'ı 5 şirket tarafından paylaşılıyor. Opet, POAŞ, Total, BP ve Shell, fiyatları örtük bir şekilde birlikte belirliyorlar.

EPDK ve hükümet bu sorulara yanıt versin
- Akaryakıt dağıtım piyasasında dağıtım şirketi ve bayilerin kâr marjı benzinde litre başına yaklaşık 34 kuruş civarına çıkmış durumda. Bu rakam 2009'da EPDK'nın uyguladığı tavan fiyat sırasında 28 kuruşun altına indirilmişti. EPDK fiyatlara şimdi niye müdahale etmiyor?

- Müdahale edilmemesi ya da müdahalede gecikilmesinin nedeni, hükümetin akaryaktıttan aldığı yüksek tüketim vergileri mi? Üstelik, AKP hükümeti döneminde akaryakıttan alınan tüketim vergisi oransal olarak artırılmıştı. Bu nedenle, petrol 147 dolara çıktığı dönemde bile akaryakıt fiyatı bugünkü düzeyine çıkmamıştı.

- Tüpraş bir kamu şirketi iken rafineri ürün çıkış fiyatlarını kamuoyuna açıklardı. Tüpraş fiyatları şeffaf olmadığı için, sektörde Tüpraş'tan ürün alan dağıtım şirketlerinin ne kadar kâr ettiği hesaplanamıyor. Tüpraş'ın fiyatları açık bir şekilde duyurması neden sağlanamıyor? Üstelik Tüpraş'ın dağıtım şirketi OPET ile ortaklığı fiyatlar konusundaki şaibeyi artırıyor.

- Patronlardan kurumlar vergisi toplayamayan devlet, dolaylı vergilerle akaryakıttan vergi topluyor. Bu da yetmiyor, akaryakıtta ÖTV'li matrah üzerinden yüzde 18 KDV uygulanıyor. Devlet verginin de vergisini almaya devam edecek mi?

(soL-Ekonomi)

BENZİN FİYATLARINDA TÜRKİYE FARKI


Artan petrol fiyatları gerekçe gösterilerek akaryakıt fiyatlarına yine zam yapıldı.
Akaryakıt 4 TL'yi geçti. En pahalı benzin bizde.

1 varil ham petrol 150 dolarken bile 1 litre benzin 3.34 TL'ye satılıyordu. Petrolün varili 40 dolarlara kadar düştü ancak benzin Türkiye'de ucuzlamadı. Aradaki fark vergi artışı ile kapatıldı. 1 varil petrol 80 dolardan 88 dolara çıkınca benzine son 1 haftada ikinci zam geldi. Türkiye'de vatandaşın satın alma gücü hepsinden az olmasına rağmen Avrupa'nın açık ara en pahalı benzinini kullanıyor.

Son zamlar ile benzin 4 TL'ye dayanırken Türkiye'ye komşu olan Suriye'de benzinin 1 TL 40 kuruşa satılması üzerine sınıra yakın kentlerdeki vatandaşlar, araçları ile komşu ülkeye giderek benzinlerini oradan almayı tercih ediyorlar.

Türkiye ile Suriye arasında vizelerin kaldırılmasından sonra Suriye sınırında Kilis, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Mardin illerinde oturan vatandaşlar, otomobilleri ile Suriye'ye giderek, araçlarının benzinlerini doldurup Türkiye'ye geliyorlar. Suriye'de benzinin litresi 44 Suriye lirası, Türk parası ile 1 TL 40 kuruştan benzin satılması nedeniyle sınır kentinde yaşayan vatandaşlar, araçları ile Suriye'de turistik gezi yaptıktan sonra benzinlerini doldurarak Türkiye'ye geliyorlar. Türkiye'deki benzinin

Üçte bir fiyatına Suriye'de benzin satıldığı için vatandaşlar Suriye benzinini kullanıyorlar.

Vatandaşlar, Suriye'de benzin fiyatlarının 1 TL 40 kuruş olduğunu belirterek, "Türkiye'de benzinin litresi 4 TL'ye dayandı. Bizde vergiler çok yüksek Suriye'de benzin ucuz olduğu için buradan alıyoruz" diye konuştular.

Öte yandan Irak'ta benzinin litresi 80 kuruş, İran'da ise 50 kuruştan satılması nedeniyle Irak ve İran'a komşu olan sınır illerinde yaşayan vatandaşların bu ülkelere giderek, benzin ihtiyaçlarını karşıladıkları bildirildi.

Avrupa'nın en pahalı benzini Türkiye'de

Maliye Bakanlığınca hazırlanan "Ekonomik Veriler" kitapçığındaki verilere göre, 28 Avrupa ülkesi içinde benzin ve motorin fiyatının en yüksek seviyede seyrettiği Türkiye, benzinde vergi rekortmeni, motorinde ise ikinci sırada bulunuyor.

"Ekonomik Veriler-Kasım 2010" kitapçığından derlediği verilere göre, 97 oktan l litre benzinin fiyatının 4 liraya ulaştığı Türkiye’de, akaryakıt ürünlerinden yüksek oran ve miktarlarda Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) alınıyor.

22 Kasım 2010 tarihinde geçerli olan fiyat ve döviz kurları baz alınarak yapılan hesaplamalara göre, Türkiye, 28 Avrupa ülkesi içinde benzin ve motorini en pahalı satan ülke durumunda bulunuyor.

Söz konusu tarihte Türkiye’deki benzin fiyatı 1,9 avro düzeyinde bulunurken, 1 litre benzinden alınan ÖTV ve KDV ise 1,2 avroya ulaşıyor. ÖTV ve KDV, satış fiyatının da yüzde 66,8’ini oluşturuyor.

Benzin fiyatında ve vergi yükünde Türkiye’nin hemen ardında Yunanistan yer alıyor. Bu ülkede benzin fiyatı 1,5 avro, benzinden alınan vergilerin toplamı 1 avro, vergilerin satış fiyatı içindeki payı da yüzde 63,9 şeklinde hesaplanıyor.

1 litre benzindeki vergi yükü sıralamasında Türkiye ve Yunanistan’ı İngiltere, Hollanda, İsveç, Almanya, Belçika, Finlandiya ve Fransa takip ediyor.

Bu ülkelerde benzin fiyatındaki vergi yükü, yüzde 61,1 ile yüzde 63,9 arasında değişiyor.

Benzin fiyatının 1 avro dolaylarına düştüğü Romanya’da benzindeki vergilerin satış fiyatına oranı yüzde 51,4, Bulgaristan’da yüzde 50,5, Letonya’da ise yüzde 50,3 seviyesinde kalıyor.

23 Ekim 2010 Cumartesi

KRİZ TÜRKİYE'Yİ TEĞET GEÇMİŞ!

Kapanan şirket sayısı Eylül'de arttı


Türkiye'de, bu yılın Eylül ayında kurulan şirket sayısı, bir önceki aya göre yüzde 11,41 azaldı, kapanan şirket sayısı da yüzde 3,55 arttı.

Türkiye'de, bu yılın Eylül ayında kurulan şirket sayısı, bir önceki aya göre yüzde 11,41 azaldı, kapanan şirket sayısı da yüzde 3,55 arttı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre, Eylül ayında kurulan şirket sayısında bir önceki aya göre yüzde 11,41, gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 6,52 ve kooperatif sayısında da yüzde 32,11'lik bir azalış oldu. Eylül ayında kapanan şirket sayısı ise bir önceki aya göre yüzde 3,55 oranında artarken, kapanan kooperatif sayısı yüzde 17,75, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısındaki yüzde 27,56 oranındaki azaldı. Bu yılın Eylül ayında 2009 yılı Eylül ayına göre kurulan şirket sayısında yüzde 12,66'lık, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 7,81'lik artış, kurulan kooperatif sayısında yüzde 22,11'lik azalış yaşanırken, kapanan şirket sayısında yüzde 13,71'lik ve kapanan kooperatif sayısında yüzde 3,73 arttı. Kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 16,40 azalma meydana geldi.

İLK 9 AYLIK VERİLER
Türkiye'de, bu yılın Temmuz ayında kurulan şirket sayısı, bir önceki aya göre yüzde 6,74, kapanan şirket sayısı da yüzde 11,26 azaldı.
2010 yılının ilk dokuz ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 18,80, kooperatif sayısı yüzde 47,06, gerçek kişiler
tarafından kurulan ticari işletme sayısı yüzde 15,51 arttı. Aynı dönemler için kapanan şirket sayısı yüzde 11,93, kapanan kooperatif sayısı yüzde 5,24 artarken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,35 azaldı. 2010 yılı Eylül ayında kurulan toplam 3 bin 848 şirket ve kooperatifin yüzde 92,41'i limited şirket, yüzde 5,67'si anonim şirket, yüzde 1,92'si ise kooperatiflerden oluştu. Şirketlerin yüzde 33,12'si İstanbul, yüzde 10,55'i Ankara, yüzde 6,81'i İzmir, yüzde 3,97'si Antalya'da kuruldu. Eylül ayında tüm illerde şirket kuruluşu gerçekleşti. 2010 yılının ilk 9 ayında toplam 39 bin 349 şirket kurulurken bu dönemde kurulan toplam 36 bin 004 limited şirketin, toplam sermayesinin yüzde 67,45'ini, 2 bin 86 anonim şirket ise yüzde 32,54'ünü oluşturdu.Eylül ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Ağustos ayına göre yüzde 12,06 oranında azaldı. 2010 Eylül ayında bin 12 şirket ve kooperatif ile bin 248 gerçek kişi ticari işletmesi, ticaret sektöründe kuruldu.
Bu yılın Eylül ayında kurulan toplam şirket ve kooperatiflerin bin 12'si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 537'si imalat, 530'u da inşaat sektöründe yer aldı. 2010 Eylül ayında kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin bin 248'i toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 616'sı inşaat, 375'i imalat sektöründe bulunuyor. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin 236'sı toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 201'i inşaat, 160'ı imalat sektöründedir. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 889'u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 210'u inşaat, 159'u imalat sektöründe yer alıyor.

YABANCI ORTAK SERMAYELİ ŞİRKETLER
Bu yılın Eylül ayında 179 adet yabancı ortak sermayeli şirket kurulurken, bu şirketlerden 40'ı İran, 23'ü Almanya ortaklı şirketlerden oluştu. Bu yılın ilk 9 ayında kurulan yabancı ortak sermayeli şirket sayısı bin 789 oldu. Bu şirketlerin 230'u İran, 213'ü Almanya, 115'i Rusya, 100 adeti Azerbaycan menşeli şirketler. Kurulan bin 789 yabancı ortak sermayeli şirketin 213'ü anonim, bin 576'sı limited şirketten oluşurken, bu şirketlerin 185'i ticaret ve 140'ı ise inşaat sektöründe yer aldı.
Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 52,05'ini yabancı sermayeli ortak payı oluştururken, yurt dışında yerleşik Türk vatandaşlarının ortak olduğu 171 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu. (aa)

25 Eylül 2010 Cumartesi

MİLLİ EĞİTİMDEN SKANDAL UYGULAMA


MEB bir skandala daha imza attı.

Üç sene boyunca kurstan kursa koşan çocuklar, SBS sınavına girdiler. Ardından bildiğiniz gibi, sınavların artık yapılmayacağı duyuruldu. Üç sene bu işkenceyi çeken çocuklar, birer deneme tahtası gibi bunu sineye çekti, aileler yutkundu ve unutuldu gitti.

Sonra puanları geldi çocukların.

Kimi 500 üzerinden 300 aldı, bir yere giremedi, kimi 490 aldı istediği okula kayıdını yaptırma hakkı kazandı.

Ortada bir haksızlık vardı ama geri dönüşü olmadığı için de aileler bunu istemeden de olsa kabul etti.

Ama bir anda her şeyin çok daha farklı olduğu ortaya çıktı.

Fen liseleri ve Anadolu liseleri için Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu evvelki gün bir talimat verdi.

Talimat şaşırtıcı: Bir günlüğüne tercih hakkı açıldı.

Yani haberiniz olduysa, çocuğunuzu çok düşük puanla istediğiniz liseye yerleştirme şansınız doğdu. Haberiniz yoksa, yok.

Duyuru yalnızca MEB sitesinde yapıldı. Ne bir gazetede haber oldu, ne ajanslara düştü.

Biri size telefon edip de bununla ilgili bilgi vermezse asla haberiniz olmayacağı da açık.

Bir gün...

Bilenler koşturdu ve kayıtlarını yaptı. Ertesi gün gidenlere kapı duvar.

Çocukları 400 ile 500 puan skalasında olan ama istediği okula giremeyen çocuklar habersizken, 200 puan “haberli” çocuklar okullara dolduruldu.

Bir ülke Milli Eğitim Bakanlığı kendi halkına tuzak kurar mı?..

Böyle bir tuzağın affedilir bir yanı olabilir mi?

Milli Eğitim Bakanlığı, en son internet sitesinde “okulların açıldığını ve kayıtların bittiğini” duyurmuştu. Bu duyuru sonucu veliler de tercih “defterlerini” kapatmış, çocuklarını okullara kaydettirmiş, kaydettirdikleri okulların kıyafet ve kitaplarını almış, çocuklarını okula göndermeye başlamıştı.

Ama MEB okullar başladıktan sonra ansızın bu tuzağı internet sayfasına sürüverdi.

Şimdi en azından MEB’in bir günlüğüne açtığı puan skalasını yayınlama zorunluluğu var.

Bunu yapması da pek kolay görünmüyor, çünkü ortada müthiş bir rezalet var.

Hukuki olarak aileler MEB’i mahkemeye verse, çocukları zaten lise mezunu olacak...

Ne kurnazlık ama...

Ankara’da 18 tane okulu aradım sadece 3 tanesinde bu duyuruyu yapılmış. ‘Neden siz duyurmadınız falanca okul duyurmuş öğrencisine’ dediğimde okul müdürlerinin verdiği genel cevap ‘bize kayıtlı kendi öğrencimize niye tekrar tercih yaptıralım, hem bunu duyurmakla sorumlu değiliz biz’ oldu cevapları.

Elindeki öğrenciyi kaçırmak ister mi okullar?

MEB’in en kısa zamanda bu bir günlük tercih haberiyle ilgili bir açıklama yapmasını bekliyor veliler.

Odatv olarak da biz bekliyoruz.

Çocuk istismarına MEB de alet olduysa eğer, artık yapacak bir şey kalmamış demektir bu ülkede.

A.İklim Bayraktar

Odatv.com

4 Eylül 2010 Cumartesi

BÜLENT ARINÇ DARBECİ KENAN PAŞA’DAN NASIL HESAP SORDU?


Başbakan her gittiği kentte 12 Eylül darbecilerinden hesap sorulacağını söylüyor. Başbakan kadar hızlı bir başka isim daha var: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç.

Arınç, darbecilere en sert darbenin vurulmasını isteyen pek çok konuşma yaptı. Önümüzde ise çok ilginç bir fotoğraf bulunuyor. Fotoğraf, 15 ay çekildi.


Fotoğrafı gündeme getiren isim ise MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay.
Tarih 23 Mayıs 2009…
Başbakan Yardımcısı Arınç çeşme, okul, yurt benzeri tesislerin açılışını yapmak üzere memleketi Manisa’ya gider.
Turgutlu ilçesinde çoşkuyla karşılanır. Bine yakın insan Arınç’ı alkışlamaktadır.
Arınç’ın tokalaşma seansı ancak 20 dakikada tamamlanır. Her el sıkışında da “Maşallah” demeyi ihmal etmez.
Sonrasında hayırsever Altan Ailesi tarafından yaptırılan Mehmet Altan Anaokulu’nu açar.
Bakın bu açılışa kimler katılır? Arınç kimlerle birlikte kurdele keser?
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök
Kenan Evren 12 Eylül darbesinin lideridir, genelkurmay başkanıdır. Darbe yönetimini oluşturan Milli Güvenlik’nin başkanı Evren’dir
İşte bu fotoğrafı herkese dağıtan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, “12 Eylül darbesini yapanlardan hesap soracaklarını söyleyenlerin, samimiyetinden şüphe etmek gerekir” diyor.

İşte o fotoğraflar…




Odatv.com

3 Eylül 2010 Cuma

REFERANDUMDA HANGİ SANDIKTA OY KULLANACAKSINIZ?



12 Eylülde yapılacak olan referandumda "nerede oy kullanacağım?" diyorsanız ya da nereye kayıtlı oldugunuzu bilmiyorsanız, aşağıdaki linke tıklayıp Yüksek Seçim Kurulunun listesinde yerinizi kontrol edebilir ve nerede oy kullanacağınızı öğrenebilirsiniz.

Seçmen Listelerini Kontrol Etmek İçin:

Yüksek Seçim Kurulu, Seçmen Listesi Sorgulama

Nerede oyunuzu kullanacağınızı öğrenmek için yukarıdaki linke tıklayın ve ilk sütuna doğrulama resmindeki harfleri ya da rakamları yazın. (Büyük-küçük harflere dikkat edin.) Ardından ikinci sütuna T.C Kimlik numaranızı yazın ve sorgulamayı başlatın.

Dikkat! Sandığa giderken Nüfus cüzdanınızı ya da üzerinde TC Kimlik Numaranızın bulunduğu resmi bir belgeyi yanınızda bulundurmayı unutmayın.

22 Ağustos 2010 Pazar

HAYIR! HAYIR! HAYIR!

Cemaat Anayasasına HAYIR!…

hayır

Ben HAYIR diyorum…

hayır

Neden Hayır…

Neden hayır

AKP ANAYASA’SINA “HAYIR”
PEKİ NEDEN HAYIR ?

1) DEMOKRASİLERDE ANAYASA NEDEN ÖNEMLİDİR?
ÖNEMLİDİR ÇÜNKÜ TOPLUMUN, TOPLUMDAKİ DEĞİŞİK GRUPLARIN,
KATMANLARIN İSTEKLERİNİ YANSITIR. ONLARIN AYRI AYRI HAKLARINI KORUR.
İŞÇİLERİN HAKLARINA YER VERİR.
SENDİKALARIN HAKLARINA YER VERİR.
SENDİKASIZ ÇALIŞTIRILANLARIN,
EMEKLİLERİN,
İŞVERENLERİN,
KADINLARIN
ÇOCUKLARIN,
ENGELLİLERİN,
DEĞİŞİK MEZHEPLERDEKİ YURTTAŞLARIN,
ÖĞRENCİLERİN,
KÜÇÜK ESNAFIN,
YARGININ,
BASIN EMEKÇİLERİNİN,
GAZİLERİN VE BU ÜLKE İÇİN CANINI VERMİŞ ŞEHİT AİLELERİNİN
TEKEL İŞÇİLERİNİN,
ÇİFTÇİLERİN,
TARIM KESİMİNDE ÇALIŞANLARIN HAKLARINI KORUR.
2) ANAYASA BUNU NASIL YAPAR?
ŞÖYLE YAPAR, ANAYASAYI YAPARKEN, TÜM BU GRUPLARI VE ONLARIN TEMSİLCİLERİ ÇAĞRILIR, GÖRÜŞLERİ ALINIR, TALEPLERİ ALINIR.
ANAYASA BU TALEPLERİN TÜMÜNE YER VEREBİLDİĞİ ORANDA DEMOKRATİK BİR ANAYASA OLUR.
VE ANAYASA, ANCAK BÖYLECE BİR “TOPLUM SÖZLEŞMESİ” OLUR.
3) AKP ANAYASASI BÖYLE Mİ YAPILDI?
HAYIR . AKP TEK BAŞINA ANAYASAYI YAPTI.
HİÇBİR PARTİNİN GÖRÜŞLERİNİ ALMADI.
TÜM SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE “ÜÇ GÜN SÜRE” VERDİ.
CHP’NİN “ÜÇ MADDEYİ AYIRIP, DİĞERLERİNİ BERABER OYLAMA” ÖNERİSİNE CEVAP BİLE VERMEDİ.
BUGÜNE KADAR YAPILAN TÜM ÇALIŞMALARA, DİĞER PARTİLER YA DA SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN HAZIRLANAN TASLAKLARA DÖNÜP BAKMADI BİLE.
4) ANAYASA BİR TEK PARTİ TARAFINDAN YAPILABİLİR Mİ?
HAYIR. ÇÜNKÜ O ZAMAN “TOPLUM SÖZLEŞMESİ” OLMAZ. ANCAK “PARTİ ANAYASASI” OLUR. “AKP ANAYASASI OLUR”.
5) AKP’NİN İDDİA ETTİĞİ GİBİ, 1982 ANAYASASI, İLK KEZ Mİ DEĞİŞTİRİLİYOR?
KESİNLİKLE HAYIR . 1982 ANAYASASI, BUNDAN ÖNCE TAM 16 KEZ DEĞİŞTİRİLDİ. BU SONUNCUSU İSE, 17İNCİ DEĞİŞİKLİK OLUYOR. YANİ DARBE ANAYASASINI İLK KEZ DEĞİŞTİRDİKLERİ TAM BİR “YALAN”, TAM BİR “GÖZ BOYAMACA”.
ÜSTELİK BU DEĞİŞİKLİKLERİN YEDİ TANESİ , DAHA AKP İKTİDARA GELMEDEN YAPILMIŞTI.
HEM DE O DÖNEMDE TBMM’DE BULUNAN TÜM SİYASAL PARTİLERİN KATILIMLARI İLE.
YANİ AKP’NİN VE YANDAŞ AYDINLARIN(!) İDDİA ETTİĞİ GİBİ, 1982 ANAYASASI, İLK KEZ DEĞİŞTİRİLMİYOR.
BUNDAN ÖNCEKİ DEĞİŞİKLİKLER DE YİNE AYNI KİŞİLERİN İDDİA ETTİKLERİ GİBİ “MAKYAJ NİTELİĞİNDE” DEĞİŞİKLİKLER DEĞİL.
AKP İKTİDARININ BUNLARI BİLMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL. BU KADAR “BİLGİSİZ” OLUNMASI MÜMKÜN MÜ SİZCE? PEKİYİ “BİLGİSİZLİK YA DA HAFIZA KAYBI” DEĞİL İSE, BU İDDİANIN NEDENİ NE OLABİLİR ACABA?
6)SON DEĞİŞİKLİKLERE KARŞI ÇIKILMASININ NEDENİ AKP’NİN YAPMASI MI?
BUNA DA KESİNLİKLE HAYIR . AKP İKTİDARI, BUGÜNE KADAR TAM 9
KEZ ANAYASAYI DEĞİŞTİRDİ. BU SON YAPILAN DA 10. CUSU OLUYOR.
VE BUGÜNE KADAR YAPILAN BU 10 DEĞİŞİKLİKTEN SADECE 3 TANESİ TOPLUMDA TARTIŞMA YARATTI. ÇÜNKÜ ÜÇÜ DE, DİĞER SİYASAL PARTİLERİ, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİ VE TARTIŞMALARI DİKKATE ALMADAN, TAMAMEN “BASKICI BİR ANLAYIŞ” VE “BENİM ÇOĞUNLUĞUM VAR, HER İSTEDİĞİMİ YAPARIM” MANTIĞI İÇİNDE YAPILMIŞTI.
YANİ TAMAMEN DEMOKRASİ DIŞI BİR ANLAYIŞ İLE YAPILMIŞTI. AYNEN ŞİMDİ TARTIŞTIĞIMIZ SON DEĞİŞİKLİK GİBİ.
7) ANAYASANIN İÇİNDE NELER OLMALIDIR?
ANAYASAYA BAKARSINIZ. ANAYASANIN İÇİNDE, O GÜNE KADAR TARTIŞILMIŞ, SORUN YARATMIŞ, TOPLUMDA İHTİYAÇ OLARAK ORTAYA ÇIKMIŞ TÜM TALEPLER ÇÖZÜM BULMALIDIR.
BUNUN İÇİN ÖNCESİNE BAKARSINIZ, O GÜNE KADAR NELERİ TARTIŞMIŞSINIZ, NELER TOPLUMDA SORUN YARATMIŞ, NELER SIKINTI YARATMIŞ.
İŞTE “DEMOKRATİK ANAYASA” TÜM BU TARTIŞMALARA, SORUNLARA ÇÖZÜM BULMALIDIR.
8) TÜRKİYE’DE BUGÜNE KADAR NELER TARTIŞILDI?
KISACA SIRALAYALIM;
DOKUNULMAZLIKLAR,
CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ
KADIN HAKLARI,
PARTİLERİN İÇ İŞLEYİŞLERİNİN DEMOKRATİK OLMAMASI,
LİDER SULTASI,
YÖK,
YARGININ DOSYA ÇOKLUĞU NEDENİYLE GEÇ İŞLEMESİ,
YOLSUZLUKLAR,
ALEVİLERİN HAKLARI,
ETNİK KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZIN KÜLTÜREL HAKLARI
SENDİKAL HAKLAR,
GREV HAKKININ SINIRLARI,
YÜZDE 10′ LUK İNSAFSIZ SEÇİM BARAJI
KÜLTÜREL HAKLAR,
HSYK’DA BAKAN’IN VE MÜSTEŞAR’IN YER ALMALARI.
İŞTE TÜM BUNLAR, 1982′DEN BU YANA TARTIŞILDI. VE TÜM PARTİLERİN, SİYASAL GRUPLARIN, SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN TALEPLERİ OLARAK ORTAYA ÇIKTI
BU SORUNLARIN TÜMÜ “DEMOKRATİK BİR ANAYASA’DA” YER BULMALIDIR. BU YOLLA BİR “TOPLUM SÖZLEŞMESİ” OLMASI GEREKEN ANAYASA’LAR HALKIN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETMELİDİR.
9) AKP ANAYASASI BU TALEPLERE YER VERİYOR MU?
HAYIR . HİÇBİRİNE YER VERMİYOR.
AKP ANAYASASINDA NE DOKUNULMAZLIKLAR SINIRLANMIŞ,
NE PARTİLERİN İÇ İŞLEYİŞİ İLE İLGİLİ BİR DÜZENLEME VAR,
NE YÖK DEĞİŞTİRİLMİŞ,
NE KADINLARA KOTA GETİRİLMİŞ,
NE SENDİKALARA BİR HAK GETİRİLMİŞ,
NE İŞÇİLERİN İNSANCA YAŞAM HAKLARI GÜVENCEYE ALINMIŞ,
AKP ANAYASASI, BUNLARIN HİÇ BİRİNE YER VERMİŞ Mİ? HAYIR
BUNLARIN HİÇ BİRİ YOK.
10) BUNLARIN YERİNE AKP ANAYASASINDA NE VAR?
BUNLAR YERİNE SADECE HER ZAMAN YAPTIKLARI GİBİ, YAPAY SORUNLAR VE YAPAY BİR GÜNDEM YARATMAK VAR.
SADECE “GÖZ BOYAMACILIK” VAR. “HAK GETİRİYORUZ” GÖRÜNTÜSÜ ALTINDA “HİÇ BİR HAK, ÖZGÜRLÜK, YENİLİK” GETİRMEMEK VAR.
BİR TEK “AKP İKTİDARININ YARGIYA TEK BAŞINA EGEMEN OLMASI” VAR. ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİN TAMAMINI İKİ KİŞİNİN SEÇMESİ VAR. ABDULLAH GÜL VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN TÜM ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİ SEÇMESİ VAR.
YOLSUZLUK BATAĞINA BATMIŞ AKP’NİN SORUMLULUKTAN VE HESAP VERMEKTEN KURTULMAK AMACIYLA KENDİ YARGISINI OLUŞTURMA ÇABASI VAR.
YANİ TÜPRAŞ
TÜRK TELEKOM
SEYDİŞEHİR ETİ ALÜMİNYUM
BALIKESİR SEKA
SABAH/ ATV
AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ GİBİ BİR ÇOK YOLSUZLUKTAN
DOLAYI İLERİDE KENDİLERİNİ YÜCE DİVAN OLARAK YARGILAYACAK MAHKEMENİN TÜM ÜYELERİNİ KENDİLERİNİN SEÇMESİ VAR.
BÖYLECE YÜCE DİVAN’DAN KAÇMA YOLU VAR.
11) ANAYASA MAHKEMESİ ve HSYK İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER YARGIDAKİ PROBLEMLERİ ÇÖZMEYE YÖNELİK DEĞİŞİKLİKLER MİDİR?
KESİNLİKLE HAYIR. ÜSTELİK BU YENİ DÜZENLEME, 12 EYLÜL DARBE ANAYASASINDAN BİLE DAHA GERİDİR.
NEDEN Mİ? BU DÜZENLEME İLE ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİN TAMAMI ABDULLAH GÜL VE RECEP TAYYİP ERDOĞAN TARAFINDAN SEÇİLECEKTİR. BÖYLELİKLE İLERİDE KENDİLERİNİ YÜCE DİVAN OLARAK YARGILAYACAK MAHKEMENİN TÜM ÜYELERİNİ KENDİLERİ SEÇMİŞ OLACAKTIR.
ÜSTELİK ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİ ARASINDA, ESKİDEN 11 ÜYEDEN 4 TANESİ, TAMAMI İLE YÜRÜTMENİN TAKDİRİNE YANİ MUTLAK TERCİHİNE BIRAKILMIŞTI.
BUGÜNKÜ DÜZENLEMEDE İSE, 17 ÜYEDEN 10 TANESİ İKTİDARIN MUTLAK TAKDİRİNE BIRAKILMIŞTIR. YANİ ÜYELERİN ÇOĞUNLUĞU.
NASIL MI?
4 ÜYE TAMAMEN CUMHURBAŞKANININ TAKDİRİNDEDİR.
3 ÜYE YİNE CUMHURBAŞKANININ SEÇTİĞİ YÖK ‘TEN GÖNDERİLMEKTEDİR.
3 ÜYE TBMM’DE OY ÇOKLUĞUYLA YANİ İKTİDAR PARTİSİNCE SEÇİLMEKTEDİR.
BU SİZCE TESADÜF MÜ? AKP NE YAPTIĞINI BİLMİYOR MU?
ESKİDEN YÖK’E KIZARKEN, ŞİMDİ GÖNDERDİĞİ ÜYE SAYISINI NEDEN ARTTIRMIŞ DERSİNİZ? NEDEN 1 ÜYEDEN ŞİMDİ 3 ÜYEYE ÇIKARMIŞ SİZCE?
ÜSTELİK 1982 ANAYASASINDAN GERİYE GİDİŞ BUNUNLA DA SINIRLI DEĞİL .
AYRICA, HSYK’YA İLİŞKİN OLARAK DA; ADALET BAKANI İLE MÜSTEŞARI, YENİ DÜZENLEMEDE DE HSYK’DA YER ALMAKTADIR.
BUNUN YANI SIRA AYRICA,
1-KURULUN BAŞKANI ADALET BAKANIDIR.
2-ADALET BAKANLIĞI MÜSTEŞARI DOĞAL ÜYEDİR.(MÜSTEŞARI BAKAN ATAMAKTADIR)
3-KURULUN YÖNETİMİ VE TEMSİLİ KURUL BAŞKANINA AİTTİR.(BAŞKAN ADALET BAKANIDIR.)
4-HAKİM VE SAVCILARIN DENETLENMESİ,HAKLARINDA İNCELEME VE SORUŞTURMA İŞLEMLERİ HSYK BAŞKANININ OLURU İLE (ADALET BAKANI’NIN) KURUL MÜFETTİŞLERİNE YAPTIRILMAKTADIR.
5-HSYK GENEL SEKRETERİ KURUL BAŞKANI (ADALET BAKANI) TARAFINDAN ATANMAKTADIR.
6-ADALET BAKANLIĞININ MERKEZ VE BAĞLI KURULUŞLARDA GEÇİCİ VE SÜREKLİ OLARAK ÇALIŞTIRILACAK HAKİM VE SAVCILAR İLE ADALET MÜFETTİŞLERİNİ ATAMA YETKİSİ ADALET BAKANINA AİTTİR.
OYSA TÜM BU DÜZENLEMELER NEDENİYLE 1982 ANAYASASI, BUGÜNE KADAR ELEŞTİRİLMİŞTİR. BU DÜZENLEMELERİN “YARGI BAĞIMSIZLIĞINA AYKIRI OLDUĞU” KABUL EDİLMİŞTİR. AVRUPA NORMLARINA AYKIRI OLDUĞU TÜM RAPORLARDA AÇIKÇA İFADE EDİLMİŞTİR.
ÜSTELİK KESİNLİKLE, BU DEĞİŞİKLİKTE, 1982 DARBE ANAYASASININ KOŞULLARINDAN BİLE GERİ GİDİŞ VAR .
NASIL MI? ESKİDEN ADALET BAKANININ YARGIÇLAR YA DA SAVCILAR HAKKINDAKİ SORUŞTURMA AÇMA YA DA AÇMAMA KARARLARINA KARŞI “YARGI YOLUNA” GİDİLEBİLİYORDU . BU DEĞİŞİKLİKLE İSE, BU KARARLARA KARŞI YARGI YOLU TAMAMEN KAPATILMIŞ .
NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ YENİ DÜZENLEMEDE ADALET BAKANI “SORUŞTURMA İZNİNİ, ADALET BAKANI OLARAK DEĞİL, KURUL BAŞKANI OLARAK VERİYOR. VE KURUL’UN TÜM KARARLARINA (İHRAÇ HARİÇ) KARŞI YARGI YOLU KAPALI. YENİ DEĞİŞİKLİK BÖYLE SÖYLÜYOR.
ŞİMDİ BU DÜZENLEME, ESKİSİNDEN GERİ DEĞİL Mİ? AKP İKTİDARI BUNU BİLMİYOR MU? FARKINA VARMADAN MI BUNU HAZIRLAMIŞ?
GERÇEK BU İKEN, BUGÜN AKP İKTİDARI ‘AVRUPA STANDARTLARINDA YARGI REFORMU YAPIYORUZ’ DİYEREK HALKIMIZI ALDATMAKTADIR.
12) AKP KADINLARA POZİTİF AYIRIMCILIK GETİRDİĞİNİ İDDİA EDİYOR
KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL.
SADECE “BU MAKSATLA ALINACAK TEDBİRLER, EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI SAYILAMAZ” DİYE BİR İBARE EKLENİYOR. BU NE ANLAMA GELİYOR?
HANGİ TEDBİRLER? İLERİDE ALINACAK TEDBİRLER. PEKİYİ SÜRESİ NE “BU TEDBİRLERİN”? YANİ NE ZAMAN ALINACAK BU TEDBİRLER?
BELLİ DEĞİL, “ALINACAK” DEMİŞ YA. PEKİYİ HAZIR ANAYASA DEĞİŞTİRİLİYOR, NEDEN ŞİMDİ, HEMEN DEĞİL DE , “İLERİDE ALINACAK TEDBİRLER”
BÖYLE BİR POZİTİF AYIRIMCILIK OLUR MU? ÖRNEĞİN KADINLAR BU DÜZENLEMEDEN SONRA TBMM’DE NE KADAR ORANDA TEMSİL EDİLECEK? PEKİYİ YA DİĞER ÖRGÜTLERDE?
BÖYLE BİR ORAN YOK. ÇÜNKÜ “GERÇEK BİR POZİTİF AYIRIMCILIKTAN” SÖZ EDEN YOK.
ÇÜNKÜ ANCAK “KADINLAR VE ERKEKLERİN TEMSİL ORANLARINI BELİRLEYEN BİR KOTA”, KADINLAR İÇİN GERÇEK BİR ‘POZİTİF AYIRIMCILIK GETİRİR. VE BU NEDENLE KADINLAR “KOTA UYGULAMASI” İSTİYORLAR. “İLERİDE ALINMASI DÜŞÜNÜLECEK TEDBİRLER” DEĞİL.
AMA MAALESEF AKP DEĞİŞİKLİĞİNDE BÖYLE BİR ORAN YOK. ÇÜNKÜ “GERÇEK BİR POZİTİF AYIRIMCILIKTAN” SÖZ EDEN YOK.
13) AKP “MEMURLARA TOPLU SÖZLEŞME HAKKI” GETİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR
KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL.
ESKİ DÜZENLEMEDE YER ALAN “TOPLU GÖRÜŞMENİN” ADI TOPLU SÖZLEŞME YAPILMIŞ O KADAR.
PEKİYİ “TOPLU SÖZLEŞME YAPILMASI SIRASINDA” MEMURLAR İDARE İLE UZLAŞIRLARSA İŞ TAMAM, AMA YA UZLAŞMAZLARSA?
AKP ANAYASASI ŞÖYLE DİYOR; “UYUŞMAZLIK ÇIKMASI HALİNDE TARAFLAR KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA BAŞVURABİLİR”. NASIL BİR KURUL BU? BÜROKRATLARDAN OLUŞAN BİR KURUL. YANİ MEMURLAR İDARE İLE ANLAŞAMAZLARSA, İDARE’NİN KURDUĞU “HAKEM KURULU” KARAR VERİYOR.
PEKİYİ NASIL BİR SÖZLEŞME BU? SONUCU YİNE İDARE’YE BAĞLI.
ACABA “KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULU’NUN” KARARLARINI BEĞENMEZLERSE, MEMURLARIN YARGIYA GİTME HAKLARI VAR MI? HAYIR .
AKP ANAYASASI ONU DA ENGELLEMİŞ; “KURULUN KARARLARI KESİNDİR” DİYOR.
YANİ TAM BİR “YALAN” . ORTADA NE TOPLU SÖZLEŞME VAR. NE UZLAŞMA OLMAZSA GREV HAKKI VAR. NE UZLAŞMA VAR. NE DE YARGIYA GİDEBİLME HAKKI VAR.
AKP ANAYASASINDA BUNUN ADI “TOPLU SÖZLEŞME” OLUYOR.
ÜSTELİK “GREV HAKKI DA” KESİNLİKLE YER ALMIYOR. SÖZÜ BİLE EDİLMEMİŞ.
VE DAHASI DA VAR. “MEMURLARIN MALİ HAKLARI, ÖZLÜK HAKLARI” ESKİDEN YASA İLE DÜZENLENİRKEN, YANİ GÜVENCE ALTINDA İKEN, YENİ DEĞİŞİKLİK İLE ARTIK “TOPLU SÖZLEŞME” İLE DÜZENLENİYOR. YANİ İKTİDARIN KURDUĞU VE YARGIÇ DENETİMİNE DE BAĞLI OLMAYAN “HAKEM KURULUNUN” İKİ DUDAĞININ ARASINA BIRAKILMIŞ.
SİZ BUNA GELİŞME Mİ DİYORSUNUZ? İYİLEŞTİRME Mİ DİYORSUNUZ? HAK TANINMIŞ MI DİYORSUNUZ?
YOKSA TESADÜF MÜ ZANNEDİYORSUNUZ? YA DA BECERİKSİZLİK Mİ DİYORSUNUZ? NE DİYORSUNUZ?
14) AKP “ÇOCUKLARI CİNSEL İSTİSMARDAN KORUDUĞUNU” SÖYLÜYOR
ANAYASA AYNEN ŞÖYLE BİR DÜZENLEME GETİRMİŞ. “DEVLET, HER TÜRLÜ İSTİSMARA VE ŞİDDETE KARŞI ÇOCUKLARI KORUYUCU TEDBİRLERİ ALIR”.
PEKİYİ BU DÜZENLEME OLMAZSA, “DEVLET ÇOCUKLARI İSTİSMARA VE ŞİDDETE KARŞI” KORUYAMAYACAK MI? ENGEL Mİ VAR?
SOKAKTA YAŞAYAN VE ÇALIŞTIRILAN 240 BİN ÇOCUK BU MADDE İLE SOKAKLARDAN KURTULUYOR MU? BU KORKUNÇ DURUMUN NEDENİ, BU MADDENİN OLMAMASI MIDIR ?
ANAYASADA ZATEN 41. MADDEDE “ÇOCUKLARI KORUR” DİYE BİR DÜZENLEME YOK MU? BUNUN YENİ GETİRİLENDEN FARKI NE?
HAYIR HİÇ BİR FARKI YOK . AMAÇ ZATEN “YENİ BİR HAK GETİRİYORMUŞ” GİBİ YAPMAK. VE GÖZ BOYAMAK. ESAS AMACI SAKLAMAK. YANİ AKP TEMSİLCİLERİNİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “HAPI HAZIRLAMAK” .
ÖYLE BİR HAZIRLAMAK Kİ, HAPI KOLAYCA YUTABİLELİM.
KALDI Kİ TÜRKİYE, TARAF OLDUĞU ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERLE, ÇOCUKLARI ÇOK DAHA KAPSAMLI KORUMAK ZORUNDA OLDUĞU HALDE, BU DEĞİŞİKLİKLE SANKİ BU HAKLAR İLK DEFA TANINIYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLMEKTEDİR. YANİ ASIL BU YOLLA KADINLAR VE ÇOCUKLAR OY AVCILIĞI YAPILARAK İSTİSMAR EDİLMEKTEDİR.
15) AKP “KAMU DENETÇİLİĞİNİ” GETİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR
AKP ANAYASASI ŞÖYLE DİYOR; “KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU İDARENİN İŞLEYİŞİYLE İLGİLİ ŞİKAYETLERİ İNCELER”.
BU KADAR. TABİİ BİR DE “İKTİDAR PARTİSİ ÇOĞUNLUĞUNUN TEK BAŞINA SEÇECEĞİ” GETİRİLMİŞ.
SAKIN BU DEĞİŞİKLİKLE, KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMUNUN YETKİLERİ, KAPSAMI VE BAŞDENETÇİNİN SEÇİMİ İKTİDAR ÇOĞUNLUĞUNA BIRAKILARAK, ÖZERK KURUMLAR VE İDARE ÜZERİNDE BASKI KURABİLECEK BİR TÜR PARTİ MÜFETTİŞLİĞİ KURUMU OLUŞTURULUYOR OLMASIN? YANİ BÜROKRATIN DENETLENMESİ DE İKTİDAR PARTİSİNE BIRAKILIYOR OLMASIN?.
PEKİYİ KURUMUN YETKİLERİ, GÖREVLERİ? BUNLARIN HİÇBİRİ ANAYASADA YOK.
ÖRNEĞİN NE ZAMAN BAŞVURULUR? KARARLARI YARGI İLE ÇATIŞABİLİR Mİ? ÇATIŞIRSA NE OLUR?
ŞİKAYETLERİ İNCELER İNCELEMESİNE DE, SONRA NE YAPABİLİR?
PEKİYİ AKP İKTİDARI NEDEN BUNLARI DÜZENLEMEMİŞ? ACABA UNUTMUŞ MU? OYSA DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİNDE DE, EN ÇOK SIKINTI YARATACAK KONULAR BUNLAR. VE ANAYASA’DA BUNLARA ÇÖZÜM GETİRİLMESİ GEREKİR. ACABA AKP İKTİDARI, TÜM BU KONULARI VE DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİ VE UYGULAMALARI BİLMİYOR OLABİLİR Mİ?
BU DENLİ “YETERSİZ BİR DÜZENLEMEYİ” SAKIN BİLEREK, İSTEYEREK GETİRMİŞ OLMASIN? YANİ DİĞER MADDELER GİBİ, SADECE “DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN” DÜŞÜNCESİ İLE GETİRİLMİŞ OLMASIN?
SAKIN BU HALİ İLE KAMU DENETÇİSİ SADECE İŞLERİN YAVAŞLAMASINA NEDEN OLAN, VATANDAŞ-İDARE ANLAŞMAZLIKLARINDA YARGIYA GİDİŞİ BİR SÜRE ERTELEYEN BİR KURUM OLMASIN?
YANİ ESAS AMAÇ “YENİ BİR HAK GETİRİYORMUŞ” GİBİ YAPMAK VE GÖZ BOYAMAK OLMASIN. YANİ AKP TEMSİLCİLERİNİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “HAPI HAZIRLAMAK” OLMASIN.
16) AKP ANAYASASI, “EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY” GETİRDİĞİNİ SÖYLÜYOR
AKP ANAYASASI ŞÖYLE DİYOR; “HÜKÜMETE İSTİŞARİ NİTELİKTE GÖRÜŞ BİLDİRMEK ÜZERE EKONOMİK VE SOSYAL KONSEY KURULUR”.
ŞİMDİ BURADA “YENİ BİR KURUM MU” KURULMUŞ ? KESİNLİKLE HAYIR .
EKONOMİK SOSYAL KONSEY ZATEN VAR. BAKAN İSTEDİĞİ ZAMAN TOPLANIYOR, İSTEMEDİĞİ ZAMAN TOPLANMIYOR. VE BU KONUDA HİÇBİR YETKİSİ YOK.
PEKİYİ AKP ANAYASASINDA BU DEĞİŞİYOR MU? O DA HAYIR .
GÖRÜŞ BİLDİRMEKTEN ÖTE BİR GÖREV YA DA YETKİ VERİLMİŞ Mİ? ONA DA HAYIR
PEKİYİ AKP İKTİDARI NEDEN BUNLARI DÜZENLEMEMİŞ? ACABA UNUTMUŞ MU? ACABA AKP İKTİDARI, TÜM BU KONULARI VE DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİ VE UYGULAMALARI BİLMİYOR OLABİLİR Mİ?
BU DENLİ “YETERSİZ BİR DÜZENLEMEYİ” ANAYASAYA KOYMUŞ OLMANIN BİR ARTISI VAR MI? KESİNLİKLE HAYIR.
O HALDE SAKIN BİLEREK, İSTEYEREK YAPMIŞ OLMASIN? YANİ DİĞER MADDELER GİBİ, SADECE “DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN” DÜŞÜNCESİ İLE GETİRİLMİŞ OLMASIN?
YANİ ESAS AMAÇ “YENİ BİR DÜZENLEME GETİRİYORMUŞ” GİBİ YAPMAK VE GÖZ BOYAMAK OLMASIN. YANİ AKP TEMSİLCİLERİNİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “HAPI HAZIRLAMAK” OLMASIN.
17) AKP, “KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINI SAĞLADIĞINI” SÖYLÜYOR
KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL.
TELEFON VE ORTAM DİNLEMELERİNİ OLAĞAN HALE GETİREREK, ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ AYAKLAR ALTINA ALAN BİR İKTİDAR, KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINDAN SÖZ EDEREK, HALKIMIZLA ALAY ETMEKTEDİR.
ÇÜNKÜ AYNI AKP İKTİDARI, “KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU” ADI ALTINDA HAZIRLANAN VE TBMM ADALET KOMİSYONU’NDA BEKLEYEN YASA TASARISINDA; “ÖZEL NİTELİĞİ OLAN KİŞİSEL VERİLER, KİŞİLERİN, IRK, SİYASİ DÜŞÜNCE, FELSEFİ İNANÇ, DİN, MEZHEP VEYA DİĞER İNANÇLARI, SAĞLIK VE ÖEL YAŞAMLARI VE HER TÜRLÜ MAHKUMİYETLERİYLE İLGİLİ KİŞİSEL VERİLERİ”, BAKANLAR KURULU’NUN ATADIĞI 7 KİŞİLİK BİR KURULUN İZNİNE BAĞLAMAKTADIR.
YANİ KİŞİLERİN İŞLENMESİNE YANİ “FİŞLENMESİNE” OLANAK TANIYAN YASA, AKP İKTİDARININ AÇIK AMACINI ORTAYA KOYMAKTADIR.
AKP İKTİDARI, TELEFON DİNLEMELERİNİ, FİŞLEMELERİ, TEKNİK İZLEMELERİ, GİZLİ TANIKLIĞI OLAĞAN HALE GETİREN TÜM YASALARI YAPMADI MI? DİNLEMELERİ SADECE “BAŞBAKAN TARAFINDAN ATANAN BİR TELEKOMÜNİKASYON BAŞKANINA” BIRAKAN YASAYI YAPMADI MI? BU YASA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLMESİNE KARŞIN, “O KİŞİYİ” HALEN GÖREVDE TUTMADI MI?
YOKSA BU ÇELİŞKİLER SADECE TESADÜF MÜ?
YA DA TÜM BUNLARI YALANLAYAN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE İNANIYOR MUSUNUZ?
18) AKP, 12 EYLÜL DARBECİLERİNE YARGI YOLU AÇIYOR MU?
BUGÜN ARTIK SADECE SİMGESEL BİR ANLAM TAŞIYAN GEÇİCİ 15NCİ MADDEYİ KALDIRMAK, 12 EYLÜL DARBECİLERİNE YARGI YOLU AÇMAYACAKTIR. ÇÜNKÜ GEÇİCİ 15. MADDE BİR TÜR SORUMSUZLUK GETİRMİŞ. BU “DOKUNULMAZLIKTAN” FARKLI BİR DÜZENLEME. YANİ O DÖNEMDE YETKİ KULLANANLARIN SORUMSUZ OLDUKLARINI SÖYLÜYOR. BİR ANLAMDA “GENEL AF” GİBİ, TÜM SONUÇLARI YANİ CEZAYI KALDIRAN BİR DÜZENLEME.
BU NEDENLE DAHA SONRA ÇIKARILAN BİR DÜZENLEME İLE “TEKRAR SORUMLULUK” GETİRMEK MÜMKÜN DEĞİL.
ZATEN BU NEDENLE AKP YÖNETİCİLERİ, “ONLARA BİR ŞEY YAPAMASAK DA” DİYORLAR. AMA HEMEN ARDINDAN DA “12 EYLÜL’LE HESAPLAŞIYORUZ” YALANINI SÖYLÜYORLAR. ÜSTELİK 28 ŞUBAT’I YAPANLAR, 27 NİSAN E-MUHTIRASINI VERENLER, BÖYLE BİR KORUMANIN ALTINDA DEĞİLKEN, BAŞBAKANLA “DOLMABAHÇE’DE SIRDAŞ OLARAK” YAŞAMLARINI SÜRDÜRMÜYOR MU? KENDİLERİNE SAĞLANAN OLANAKLARDAN YARARLANMIYOR MU? ONLAR İÇİN BÖYLE BİR KORUMA YOK İKEN, AKP ONLAR İÇİN NE YAPTI?
AMA İŞ HALKI KANDIRMAYA GELİNCE “ANAYASA’YA EVET ÇIKARSA, 12 EYLÜL İLE HESAPLAŞACAĞIZ” YALANI!
KALDI Kİ CHP, BU SORUMSUZLUK ENGELİNİ AŞMAK İÇİN BİR “GEÇİCİ MADDE” ÖNERMİŞTİ. BU ÖNERİ BELKİ “MUTLAK SORUMSUZLUK ENGELİNİ” AŞAMAYACAKTI, AMA EN AZINDAN “ADI SANI BELLİ OLMAYAN BİR ÇOK KİŞİNİN” DEĞİL ANCAK “BELLİ SORUMLULARIN” YARGILANABİLMELERİ İÇİN BİR ÖNERİ İDİ.
AMA NE OLDU? CHP’NİN BU ÖNERİSİ TBMM’DEKİ GÖRÜŞMELERDE AKP’NİN OYLARI İLE REDDEDİLDİ .
ACABA BU BİR “TESADÜF MÜ” DERSİNİZ? YOKSA AKP BUNU BİLE BİLE Mİ YAPTI?
AKP GERÇEKTEN DE “DARBELER” İLE DARBECİLER İLE HESAPLAŞMAK MI İSTİYOR, YOKSA SADECE BUNDAN OY KAZANMAK MI İSTİYOR? SİZ NE DERSİNİZ?
19) AKP ANAYASASI, TEMEL SORUNLARA ÇÖZÜM GETİRİYOR MU?
KESİNLİKLE HAYIR.
21. YÜZYILDA TÜRKİYE’YE KILAVUZLUK EDECEK ÇAĞDAŞ BİR ANAYASA METNİNİN, İLK OLARAK, ÇAĞDAŞ NİTELENDİRMESİNİ HAK EDEN, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETLERİNİN YER VERMESİ GEREKEN KURUM, KURAL VE GÜVENCELERE YER VERMESİ GEREKLİDİR.
ANCAK BU YETERLİ DEĞİLDİR. AYRICA ÜLKENİN KENDİ KOŞULLARINDAN, KENDİ TOPLUMSAL İHTİYAÇLARINDAN DOĞAN KURUM VE KURALLARA DA YER VERMESİ ZORUNLUDUR.
OYSA AKP ANAYASASI BUNLARA YER VERİYOR MU? HAYIR . KESİNLİKLE BUNLARIN HİÇBİRİNE YER VERMİYOR.
20) ÖRNEĞİN AKP ANAYASASI ASKERİ YARGITAY’I KALDIRMIYOR
AKP ANAYASASININ, ÇAĞDAŞ, DEMOKRATİK ÜLKELERİN UYGULAMALARINA GÖRE HAZIRLANDIĞINI İDDİA EDİYORLAR. AMA ÖRNEĞİN ASKERİ YARGITAY KALDIRILMIYOR, ASKERİ MAHKEMELERİN KARARLARININ ASKERİ YARGITAY YERİNE YARGITAY”IN ÖZEL BİR DAİRESİNE GİTMESİ SAĞLANMAMIŞ.

PEKİYİ NEDEN DERSİNİZ ? SORUN “BİLGİSİZLİK Mİ” ACABA, YOKSA BAŞKA BİR ŞEY Mİ?

21) ÖRNEĞİN AKP ANAYASASI, HSYK KARARLARINI DENETİME AÇMIYOR
KESİNLİKLE AÇMIYOR .
OYSA HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU’NUN TÜM KARARLARININ DENETİME AÇILMASI, TÜM HUKUKÇULAR TARAFINDAN İSTENEN BİR DÜZENLEME İDİ. VE 1961 ANAYASASINDA “İDARİ GÖREVLERİ BULUNAN HSYK’NIN TÜM KARARLARI YARGI DENETİMİNE BAĞLI İDİ”.
BUGÜNE KADAR, TÜM KARARLARIN YARGI DENETİMİNE BAĞLI OLMASI GEREĞİ, HEM HUKUKÇULAR, HEM BİZZAT YARGI MENSUPLARI TARAFINDAN, HEP DİLE GETİRİLDİ.
OYSA AKP ANAYASASINDA, BU YOK. SADECE “İHRAÇ KARARLARI” YARGI DENETİMİNE BAĞLANMIŞ, DİĞER TÜM ATAMA, TERFİ, YER DEĞİŞTİRME, SORUŞTURMA İZNİ, SORUŞTURMA GİBİ KARARLAR, YARGI DENETİMİ DIŞINDA KALMIŞ.
ACABA BASİT BİR UNUTKANLIK MI ? YOKSA BİLGİSİZLİK Mİ? YOKSA BAŞKA BİR NEDENİ VAR MI?
BU DENLİ “YETERSİZ BİR DÜZENLEME” SAKIN BİLEREK, İSTEYEREK GETİRİLMİŞ OLMASIN?
ADALET BAKANININ, YANİ YÜRÜTMENİN YARGI ÜZERİNDEKİ BASKISINI DEVAM ETTİRMEK İÇİN UNUTULMUŞ(!) OLMASIN
22) AKP ANAYASASI, YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMUNU NEDEN DÜZENLEMEMİŞ?
BUGÜNE KADAR AKP TEMSİLCİLERİ HER ZAMAN “YÜKSEKÖĞRETİM KURUMUNDAN” ŞİKAYETÇİ İDİLER. HER ZAMAN “YÖK” ÜN KALDIRILMASINI, ÇAĞDAŞ DEMOKRASİLERDE BÖYLE İŞLEYEN BİR KURUMUN OLMADIĞINI SÖYLÜYORLARDI.
OYSA YENİ ANAYASA DÜZENLEMESİNDE HİÇ BİR ŞEY YOK. ACABA BASİT BİR UNUTKANLIK MI?
YOKSA “NASIL OLSA ARTIK ELE GEÇİRDİK” MANTIĞININ BİR UZANTISI MI?
23) AKP ANAYASASI, CUMHURBAŞKANININ İŞLEMLERİ KONUSUNU DA UNUTMUŞ
AKP İKTİDARI, 2007 YILINA KADAR “CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİNİN FAZLALIĞINDAN” ŞİKAYET EDİYORDU.
ANCAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE, BU KONUYU TAMAMEN UNUTMUŞ GÖRÜNÜYOR. HATTA CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİNİ ÇOK DAHA ARTTIRMIŞ.
NASIL MI ARTTIRMIŞ? ANAYASA MAHKEMESİNE “KENDİ BAŞINA” SEÇTİĞİ ÜYELERİN SAYISINI ÇOĞALTMIŞ. ESKİDEN 11 ÜYEDEN 4 TANESİNİ (3 ÜYE DOĞRUDAN + 1 ÜYE YÖK’TEN) ATARKEN, ŞİMDİ BU ÜYELERİN SAYISI YEDİ (7) YE ÇIKARTILMIŞ.
HANİ CUMHURBAŞKANININ YETKİLERİ ÇOK FAZLA İDİ? HANİ BU YETKİLERİ İLE BİR “VESAYET KURUMU” OLURDU?
ACABA YİNE “NASIL OLSA ARTIK ELE GEÇİRDİK” MANTIĞININ BİR UZANTISI MI?
24) AKP ANAYASASINDA “KÜRT KÖKENLİ VATANDAŞLARIMIZ” UNUTULMUŞ
AÇILIM YAPTIK DEDİLER, İLK ÖNCE KENDİ YANDAŞLARI İLE TOPLANTILAR DÜZENLEDİLER.
SONRA “KÜRT AÇILIMI”NDAN VAZGEÇİP “BİRLİK, BERABERLİK AÇILIMI” DEDİLER.
İÇERİĞİNİ SORDUK, HİÇ SÖYLEMEDİLER,
“HABUR’DA GÖRECEKSİNİZ AÇILIMI” DEDİLER. VE “HABUR”DA AÇILIMI BAŞLATTILAR. YARGIÇLARA BASKI YAPIP “SAHRA MAHKEMELERİ” KURDULAR.
BAŞBAKAN “HABUR’DA ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLUYOR” DEDİ.
BU AÇILIM OLMAZSA “DEMOKRASİ YOKTUR” DEDİLER. “AÇILIMA DESTEK VERMEZSENİZ İKİ CİHANDA LEKELİSİNİZ” DEDİLER.
VE YAPTIKLARI ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE KÜRT VATANDAŞLARIMIZLA İLGİLİ TEK CÜMLE BİLE KOYMADILAR. ONLARI UNUTTULAR.
PEKİYİ BU NASIL DEMOKRATİK VE ÇAĞDAŞ BİR ANAYASA ?
25) AKP ANAYASASINDA, “ALEVİ YURTTAŞLARIMIZ” DA UNUTULMUŞ
SAYISIZ AÇILIM YAPTILAR, TOPLANTILAR DÜZENLEDİLER. ALEVİLERİN TALEPLERİNE KARŞILIK VERECEKLERİNİ SÖYLEDİLER.
AMA UNUTMUŞLAR. ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNDE “ALEVİLERLE” İLGİLİ TEK SATIR YOK. BİR TEK HAK YOK. NE “ZORUNLU DİN DERSİ” , NE DE BAŞKA BİR HAK. ACABA UNUTTULAR MI DERSİNİZ?
YOKSA BU NASIL ÇAĞDAŞ VE DEMOKRATİK BİR ANAYASA?
ŞİMDİ BİR KEZ DAHA DÜŞÜNELİM.
YUKARIDA SÖYLEDİKLERİMİZ DOĞRU DEĞİL İSE,
ELEŞTİRİLERİMİZ HAKLI DEĞİL İSE,
UNUTULANLARIN GERÇEKTEN UNUTULDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSANIZ, ANAYASA’YA “EVET” VERİN,
AMA SÖYLEDİKLERİMİZ DOĞRU İSE, ANAYASAYA “HAYIR” VERELİM.
OYLARIMIZ “HAYIR’LI” OLSUN.

Neden HAYIR…

hayır, Hayır, Hayır....

-Demokratikleşme, hukuk devleti alalaması altında vatandaşın aldatılmasına Hayır.
-Tek adam sultasına, parti diktasına gidişe Hayır.
-Yargının yürütmenin denetimine tümüyle girmesine Hayır.
-Yargının siyasallaşmasına Hayır.
-Siyasal görevli yargıçların varlığına Hayır.
-Tarikat, cemaat egemenliğine Hayır.
-Tarikat, cemaat destekli sivil ve askeri bürokrasiye Hayır.
-Ayrımcılığa ve dışlanmaya Hayır.
-Yandaş kollamaya, yandaş oligarşisine Hayır.
-Partizan kamu görevlilerine Hayır.
-Kamu kaynaklarını yandaş, besleme medyaya aktarmaya Hayır.
-Yalaka beslemeye Hayır.
-Özelleştirme yaftası altında kamu mallarının peşkeşine Hayır.
-Yandaş sarı sendikacılığa Hayır.
-Dış güçlerle işbirlikçiliğine Hayır.
-Cumhuriyetin geri kalan eserlerinin de yıkılmasını önlemek için Hayır.
-Vatandaşın hak ve hürriyetlerini korumak için Hayır.
-Haksızlığa, yolsuzluğa Hayır.
-Din, inanç istismarına Hayır.
-Kamu kaynaklarının kişisel çıkarlar için kullanılmasına Hayır.
-12 Eylül ürünü olup, 12 Eylüle karşıymış gibi görüntü verenlere Hayır.
-Ülkenin geleceğini, ülkenin bağımsızlığını, kişisel hakları güvence altına almak için Hayır.

Referandumda HAYIR…

Referandumda Hayır...

Referandumda

‘Hayır’

diyeceğim

Çünkü… Hükümete bir “ders” verilmesinin, başta hükümet olmak üzere herkesin yararına olacağını düşünüyorum.
Çünkü… Güçlü iktidarların, yüksek yargıyı kontrol altına alma girişimini tehlikeli ve korkutucu buluyorum.
Çünkü… Yargıç ve savcıların iktidarların denetimine geçmesini istemiyorum.
Çünkü… Adalet duygumun zedelenmesini istemiyorum.
Çünkü… 12 Eylül’ü yapanlara yargı yolu açmadan 12 Eylül’den rövanş alınacağına inanmanın safdillik olduğuna inanıyorum.
Çünkü… Kısmi anayasa değişikliği yerine toptan anayasa değişikliği istiyorum.
Çünkü… Hükümetin temel amacının demokratikleşme olduğuna zerre kadar inanmıyorum.
Çünkü… Kimselerin “Dur” diyemediği iktidarın totaliter eğilimlerinin daha da artacağına inanıyorum.
Çünkü… Demokratik adımların ancak uzlaşmayla atılabileceğine inanıyorum.
Çünkü… YÖK’ü ele geçirdikten sonra tek bir sızlanma kelimesi bile etmeyenlerin, yüksek yargıyı ele geçirdikten sonra da aynısını yapacaklarından eminim.

OKUYANLAR ÖZGÜR OLMALI…

ucnoktaaforizma.wordpress.com/

1 Mart 2010 Pazartesi

MİZAH HABER'DEN

ZAFER TEMOÇİN ÇİZİYOR


Zafer Temoçin'in 27 Şubat 2010 Cumartesi günü Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...
HİLMİ ŞİMŞEK TEKEL İŞÇİLERİ
İÇİN ÇİZİYOR...
http://mizahhaber.blogspot.com/

24 Şubat 2010 Çarşamba

Galatasaray ve Fenerbahçe'nin UEFA maçları nasıl izlenir?


UEFA Avrupa Liginde Fenerbahçe-Lille, Galatasaray-Atletico Madrid maçı şifresiz izlenebilir.

GALATASARAY-ATLETİCO MADRİD

1-1'in rövanşında Sami Yen'de Atletico Madrid'i ağırlayan Galatasaray'ın maçını Star TV naklen ve şifresiz yayınlıyor.

İlk maçta Fenerbahçe'nin maçını yayınlayan Star TV, maçın Aşkı-Memnu dizisi ile çakışmasından dolayı bu mücadeleyi de büyük ihtimalle şifresiz yayınlayacak.

Ayrıca şifreli kanalllar El Cezire Sport 2, C+Spain, eurofutbol, sport3 (ukr), Vod 25 (Polsat), HD smart, Sport tv HD..Galatasaray'ın Atmetico Madrid'le oynayacağı mücadele Perşembe günü saat 20:00'de...

FENERBAHÇE-LİLLE

Fenerbahçe'nin Lille ile oynayacağı mücadeleyi de şifresiz izlemek mümkün. Geçen hafta Star TV'nin şifresiz yayınladığı Fenerbahçe'nin mücadelesini bu kez şifresiz kanal Azerbaycan televizyonu İctimai TV'den izlemek mümkün.

İctimai TV evinde çanak anteni olan ve Hitbord'u görenlerin izleyebileceği bir TV kanalı...Elinizdeki cihazları ayarlayarak İctimai TV'yi izlemek mümkün.

Fenerbahçe'nin Lille ile oynayacağı maçı ayrıca şifreli kanalllar El Cezire Sport5, C+sport (fra), Eurofutbol, Sport2 (ukr), Vod 23 (polsat), HD smart yayınlıyor. Sarı Lacivertli takım ilk maçında Lille'e 2-1 yenildi. Fenerbahçe-Lille maçı Perşembe günü saat 22:00'de oynanacak...

İCTİMAİ TV NASIL SEYREDİLİR?

Azerbaycan yayın kuruluşu ICTIMAI TV ya da ITV , TURKSAT Uydusundan yayın yaptığı için maç esnasında BISS şifreleme sistemi ile kodlanmaktadır. Bu sistem bir çok marka model cihazlarla rahatlıkla izlenebilmektedir.

Uydu Bilgileri :
Frekans:10968 Horz (Yatay) , Sembol : 11200 , Fec : 5/6
Bu frekansı ayarlayınca ITV AZERBAYCAN ismiyle bulmaktadır

Bu şifreleri çözebilmek için bazı marka modellerin şifre girme yöntemleri aşağıdaki gibidir.


Next 2000 Süper Pluslar İçin (CX-CIS-Dpcıs)
Emu K.e.y bölümün e girin mavi tuş İle Bise gelin kırmızı Tuşla ekle yapın
BISS ID 1FFF
BISS FREKANS 10968
BISS Symbol 11200
Biss Polarite Horz.
K.e.y Değeri : 1212121212121212

Next 2000 INF FMB X Plus Serisi
işlemler CI menusunden yapılacak
Eger CI menusu yok ise cihaz bilgisine ok yapın. Kırmızı tusa basın 4 haneli şifre sorar oraya 1234 yazın CI menusu gelir.

Menü , CI sistemi ok, Biss ok yeşil düğmeye basın .Ekle tuşuna basın. 0x1fff
yapın, frekans yazan yere 10968 yazın sembol rate yazan yere 11200 H yapıp kırmızı tuşla kayıt edin.Tekrar kırmızı tuşa basın.K.E.Y. kod yerine
0x00 yapın.K.E.Y. yazan yere 1212121212121212 yapın tamamdır.

Next 5000 7500 Serisi
BİSS K.EY. bölümüne şu şekilde girin OK.
10968 0F 1212121212121212
(Biss menusu bu şekilde yapılmalı)

Next 8000 X-Cam Plus Serisi BİSS menüsüne girin.Sonra kırmızı tuşa basıp İdent:0x01FFF : 1212121212121212 yapın OK.

Nextstar 6000-NextWave 10000 Serisi
Menü 7799-kod düzenle BİSS ilk satırına güncel K.E.Yİ girin OK.
001FFF 00 1212121212121212

Next 7600 SKY-2005-25000 Serisi -Sunny Kaon Serileri için
Sar-mavi-yeşil-menü) 25000 serisi sarı exıt kırmızı menü
tuşlayın BİSS menüsüne
001FFF 00 1212121212121212 şeklinde girin OK.

Yumatu MX FTA-Cİ VE READER-COMBO Serisi
Biss bölümünde 7. sırada bulunan NBA TV satırına 001FFF-00-1212121212121212 yapın OK

Starsat 190FTA & 220CI Serisi Orient 7004-7005
Kanal üzerinde menü kırmızı tuşa basın. Güncel şifreyi yazıp Done' ye basın OK

Termal 1900CI Serisi
Menü 1937 yazın.Çıkan yere 2486 yazarsanız k.e.y bölümü aktif olur.Burdan oyun
kod düzenle sonra BİSS bölümünde 01 olan yere 1212121212121212 girin OK.

Amstrad Serisi
Kumandadan Menü tuşuna basın. Buradan kurulumu seçin, daha sonra k.e.y değiştirme bölümünü seçin. Çıkan harflerden B-Code seçiyoruz.buraya k.ey. 001FFF 00 1212121212121212 giriyoruz OK.

Kyoto Serisi
ictimai biss şifresi hanesine girin. Burdaki 00 k.eyi 01 yapın 16 haneli k.ey.leri girin (1212121212121212) OK.

Kyoto 9900D -9900DCI -9910D -9910DCI -9600 'ler için;
Ictimai TV üzerine gelin ve aşağıdaki değerleri girin
Ca İD : 26
Provider İD : 1f ff 00
k.e.y İndeX : 00
k.e.y : 1212121212121212
daha sonra ok tuşu ile çıkış yapın

Termal Olimpia Serisi
Biss bölümüne 00001FFF : 1212121212121212

bu satırı girin. Diğer NBA TV
00001FFF :?????????? yani bu satırı silin. O zaman ictimai tv açılaçaktır. Bu satırı
silmezseniz İctimai tv seyredemezsiniz

Metawere(Akai-Atlanta-Aciko-Taplin-Satech):
Menü en altta ke.y. bölümü(yoksa Menü 9713)
ke.y. düzenleme
Biss bölümü 2.sıraya
1FFF 00: 1212121212121212yada
yine aynı sıra 000002 00: 1212121212121212

Goldmaster SAT-80800CISAT-4150VFTA-SAT-4350FTA-SAT-9100VFTA-SAT-9400FTA-SAT-9400VCI-SAT-9700CIM-SAT-10100VFTA-SAT-10400VCI-SAT-10400FTA-SAT-54000FTA-SAT-54000CI-SAT-55000FTA-SAT-55000CI-SAT-55000SFTA-SAT-57000FTA-SAT-57000CI-SAT-57000SFTA-SAT-60200FTA-SAT-60400CI-SAT-60900CIM-SAT-64000FTA-SAT-64000CI-SAT-65000FTA-SAT-65000CI-SAT-67000FTA-SAT-67000CI-SAT-75000FTA-SAT-75000CI-SAT-77000FTA-SAT-77000CI-SAT-79000FTA-SAT-79000CI-SAT-85000FTA-SAT-85000CI-SAT-87000FTA-SAT-87000CI-SAT-89000FTA-SAT-89000CI-RD 6000FTA-RD 6000CI-RD 6000SKY-DM-4500VFTA-DM-5300VCI-TF-4000F-TF-5000FTA-TF-5000CI-TF-5000SKY-TF-5200CI-TF-6100FTA-SAT-4400CIP (J)-SAT-9600CIP (J)-DM-5300CIP (J)-TF-3000CIP-SAT-4100FTA 12v (J)-SAT-4150FTA (J)-SAT-4200FTA (J)-SAT-4300CI (J)-SAT-9200FTA (J)-SAT-9400CI (J)-SAT-9500CIM (J)-SAT-10400CI (J)-DM-5300CI-TF-3000CI-TF-3000CIM-TF-3000FI-TF-3100FEI-TF-3300F-TF-3400CI
Modellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız, Sistem ayarları üzerinde 121 tuşlayınız, karşınıza gelen menuden set to default seçeneği üzerinde ok tuşuna basınız ve karşınıza çıkan evet seçeneğini seçiniz ok seçeneğinde kumanda üzerinden ok tuşuna basarak ke.y. menusunden çıkın ictimai tv üzerinde 10 sn bekledikten sonra açılacaktır...
TF-59000CI TF-59000FTA DM-58000CI DM-58000FTA modellerinde yukarıdaki işlemleri yaptıktan sonra kumanda üzerinden menu tuşuna basınız sistem ayarları menusu üzerinde 999 tuşladığınızda kanal üzerinde 10 saniye bekledikten sonra kanal açılacaktır...

Goldmaster SAT-11200 FTA-13200 FTA-MS 120 FTA-SAT-11300 CI-13300 CI-15300 CI-MS 130 Ci-SAT-11300 FTA-30300 FTA-SAT-11400 CIM-13400 CIM-15400 CIM-MS 140 CIM-SAT-20200 FTA-SAT-20300 CI-SAT-20400 CIM-SAT-30300 CI-SAT-30300 SKY - 30400 SKY-30700 SKY-SAT-30700 FTA-SAT-30700 CI-SAT-30700 MX

Modellerinde Kumanda üzerinden Menu Kullanıcı ayarları seçeneği üzerinde 6382 tuşayınız ke.y. menusu açıldıktan sonra kumanda üzerinde bulunan TV/Radyo/FAV tuşuna basınız ve karşınıza gelen Edit-No menulu ke.y. bölümünün No : 001 Provider : 000100 index : 00 satırı üzerinde ok tuşuna basınız karşınıza gelen menuye 1212121212121212 k.eylerini giriniz ve k.e.yleri girdikten sonra menu üzerindeki ok seçeneği üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basarak çıktıktan sonra izlemek istediğiniz ictimai tv hemen açılacaktır.

Goldmaster SAT-40100 FTA-SAT-40100 CI-SAT-48000 CI-SAT-68000 CI-SAT-40100 SKY-SAT-40200 SKY

Modellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız. Araçlar menusu içersinde bulunan oyun bölümünün içersine giriniz daha sonra Varsayılanları geri yükle seçeneği üzerinde kumanda üzerinde bulunan ok tuşuna basınız ve açılan pencerede 0000 tuşlayınız daha sonra kod düzenle menusu üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız açılan pencerede 0000 tuşlayınız daha sonra açılan ke.y.menusunde kumanda üzerinde bulunan sağ sol tuşlarını kullanarak ke.y. menusune geliniz B1FFF --------------------- ke.y. satırı üzerinde düzenle kumanda üzerindeki kırmızı tuşa basınız ve Provider-ident bölümü üzerinde iken kumanda üzerindeki ok tuşuna basınız ve 00001FFA yazınız ve kumanda üzerindeki exit tuşu ile çıkınız...

SAT-40400 FTA-SAT-40400 CI

Modellerinde kumanda üzerinden menu tuşuna basınız (Tools) Araçlar menusu içersinde bulunan oyun bölümünün içersine giriniz daha sonra ke.y. sıfırla seçeneği üzerinde kumanda üzerinde bulunan ok tuşuna basınız ve açılan pencerede 0000 tuşlayınız ve menuden çıkınız 10 saniye bekledikten sonra İctimai tv açılacaktır...

14200FTA 14300CI 14400CIM 14700FTA 14900FTA
Kumanda üzerinden Menu Smartcard menusunde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız Reset Data seçeneği üzerinde kumanda üzerinden ok tuşuna basınız ke.y. Seçeneği üzerine gelin ve tekrar kumanda üzerinden ok tuşuna basınız Reset ke.y.1 ke.y. mesajıgeldikten sonra kumanda üzerinden ok tuşuna basınız daha sonra kumanda üzerinden exit tuşuna basarak ictimai tv üzerine gelin...

Next k.ey şifre Girişi
MenÜ-ayarlar-kulanici Ayarlari-9844-bİss Provade yazan yere ictimai tv olarak İsmini yazin altina 1212121212121212 yazin ok-exİt ictimai TV tamamdır

Techstar 9000 ITV (ictimai tv) key Girişi
K.E.Y. bölümüne girin biss üzerinde ok
1212121212121212 yapın ok

Botech 7300XFTA USB de: Menü basın seçenekler üzerine gelin 7799 tuşlayın alta kod düzenle bölümü çıkar....
Biss gelin ve en üst satıra 1212121212121212 yazın


Botech 7200FTA da: Menü 7799 u tuşlayın sonra gereçler ve oyunlar menüsüne girin en altta kod düzenle bölümü çıkacaktır....
Biss gelin ve en üst satıra 1212121212121212 yazın

Dreambox 500
.var/k.e.y aç Açılacak menüde yer alan talimatları uygulayarak aşağıdaki değerleri girin.

TRT1 için: Biss ID: 0×1FFF (eğer 6 haneli ise 0×001FFF),

k.ey Değeri: 1212121212121212 (eğer 12 hane varsa 121212121212)

Şifreyi kaydedip menüden çıkın, uydu alıcınızı kapatıp açın.

Kaon
Sarı+Mavi+Yeşil+Menu'yu tuşlayarak kéy menusunu açın ve biss şifreleme sistemine gelin daha sonra ;
000000 05 1212121212121212

Şeklinde giriniz ve daha sonra kaydedip çıkınız,kolay gelsin..!

Redline serileri için
menü+kurulum+uydudan güncellem+ana sw üzerinde ok bas



Tümspor

21 Şubat 2010 Pazar

İKİ DOSYA ARASINDAKİ FARK


Deniz Feneri 170 günde geldi, Erzurum dosyası 5 saatte!

Vatan yazarı Necati Doğru, Deniz Feneri dosyasının Almanya’dan getirilmesindeki ağırlıkla, Erzurum’daki İlhan Cihaner dosyasının İstanbul’a gelişindeki sürat arasındaki çelişkiyi yazdı.
İşte “ Fener Dosyası: Kaplumbağa! Başsavcı Dosyası: Süpersonik uçak!” başlıklı o yazı:

İki dosya arasında “bu kadar hız farkının” doğmuş olması; “Ordu darbe yapacak-yargı iktidar partisini kapatacak, yine mağduru kaşıyıp yine iktidarda kalacağız” küflü sopasına sarılanların hukukla nasıl oynadıklarının göstergesi sayılır.

Çok fena benzerlik!

İkisi de dosya.

İkisi de adalet arıyor.

İkisi de gidiyor gidiyor iktidara yakın cemaatlere, tarikat tipi örgütlenmelere dayanıyor.

Fener Dosyası:

Almanya’da oluştu.

Başsavcı Dosyası:

Erzurum’da gelişti.

Almanya ile Ankara’nın uzaklığı, Erzurum ile İstanbul’un uzaklığından daha yakın. Otomobille de yakın, uçakla, trenle de yakın, yürüyerek gitsen de yakın.

Fener Dosyası:

Almanya’dan 170 günde geldi.

Başsavcı Dosyası:

Sadece 5 saat içinde ulaştı.
***


Müslümanın, Müslümanlığı alet ederek ve fakire-muhtaca-fukaraya dağıtmak üzere toplanmış paraları, “merhamet soygunculuğu yaparak” kişisel servetine aktaranların Almanya’daki ayağı yakalanmış, yargılanmış, mahkûm olmuşlar, sıra “Deniz Feneri Soygunu’nun Türkiye ayağına” gelmişti.

Dosya Türkiye’ye gelecek.

Türk adaleti hızlanacak.

Fener Dosyası soygununun Türkiye ayağında yer aldığı iddia edilen iktidara yakın kişiler de sorgulanacak, yargılanacak “adalet yerini” Türkiye’de de bulacaktı.

Fakat dosya gelmiyordu.

Gelemiyordu.

100 gün geçti gelemedi.

110 gün geçti gelemedi.

150 gün geçti.

Yine gelemedi.

Dışarıdan suç dosyaları isteme görevi olan Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne bağlı teşkilatın bir Genel Müdürü, 3 Genel Müdür Yardımcısı, 4 Daire Başkanı, 30 tetkik hakimi, 5 şube müdürlüğü, gelen evrak-giden evrak, mütercimler, telefonlar, masalar, sandalyeler, dolaplar, bilgisayarlar, internet bağlantıları, müstahdemler, sekreterler, çaycılar, getir-götürcüler, toplam 124 çalışanı bulunmasına rağmen Almanya’dan Deniz Feneri Dosyası ancak 170 günde gelebilmişti.
***


Dosyanın içinde taşıdığı bilgi, belge, suçlama, iddianameler; cemaatlere, yandaşlara, bakanların arkadaşlarına “Suçlu ayağa kalk” diyorsa dosyanın ulaşma hızı kaplumağalaşıyor.

170 günde geliyor.

Dosyanın içinde taşıdığı iddialar, kanıtlar, belgeler; 4-6 yaş arasındaki çocuklara yasadışı bir şekilde dini eğitim veren cemaatlerin üstüne giden ve cemaat mensubu bazı işadamlarının bazı bakanlarla ihale kapma konuşmaları yaptığını teknik takiple belgelemiş birinci sınıf başsavcının burnunu sürtmeyi ve korkutmayı kapsıyorsa dosyanın ulaşma hızı bu kez süpersonikleşiyor.

5 saat içinde geliyor.

Dosyalar arasındaki hız, unutkanlık da yaratıyor. Son haberi duydunuz mu kim neyi unuttu: Almanya’dan 170 günde gelen ve Ankara’ya geleli ise 355 gününü dolduran dosya üzerinde çalışan 3 savcının sorgulaması sırasında; Almanya’daki Deniz Feneri ile Türkiye’deki Deniz Feneri bağını gösteren siparişlerin tedarikçisi şirketin sahibi T.İ, “Bu siparişleri size kim verdi? Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ı tanıyor musunuz?” sorularına “Bir süre önce hafızamı kaybettim, malların nereye teslim edildiğini unuttum” cevabını verdi.

Dosya arasındaki hız!

Vız... Vız... Vız!

Odatv.com