ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

12 Aralık 2010 Pazar

BENZİNDE BÜYÜK SOYGUN!

Bu soyguna göz yumuyorlar


Bu hafta yapılan zamlarla litresi 4 TL'ye dayanan akaryakıt fiyatları, tümüyle özel sermayenin belirleniminde olan akaryakıt sektöründe organize soygunun hız kesmeden sürdüğünü gösteriyor. Siyasi çıkar ve yandaş sermayeye alan açmak için zaman zaman akaryakıt şirketleriyle polemiğe giren Başbakan bu kez sessiz.

Peş peşe gelen iki zamla bu hafta 97 oktan benzinin litresi 4 liraya, 95 oktanın 3,86, motorinin 3,22, otogazın litresi ise 2,28 liraya yükseldi. Zamlarla Türkiye, Avrupa'da Euro bazında hem akaryakıtın en pahalı olduğu ülke hem de akaryakıt ürünlerindeki verginin en yüksek olduğu ülke unvanını perçinledi.

2009 yılı yaz ayları başında akaryakıta yapılan zamlara esip üfüren Başbakan Tayyip Erdoğan'dan bu kez konuya ilişkin değil “azar” herhangi bir açıklama gelmedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ise önce “Tamamen ithalata dayalı bir kaynaktan bahsediyoruz. O yüzden şu an yurtdışındaki ham petrolün varilinin 90 doları aşıyor olmasının uluslararası piyasalardaki bir kısım ham maddeleri tahrik ve tetiklediğini görüyoruz. Bizim bu fiyata herhangi bir müdahalemiz söz konusu değil. İnşallah ümit ediyorum ki fiyatlar uluslararası arenada 75- 80 dolar bandına iner ve fiyatlar geri çekilir” diyerek zamlar konusunda yapabilecekleri birşey olmadığını söyledi.

Ardından zam üstüne zam gelen sektörde yaşanan gelişmeleri bir başarı olarak sunup, hükümetine pay çıkardı.

Bakan zamlardan başarı sonucu çıkarttı
Sıvılaştırılmış ve Sıkıştırılmış Doğalgazcılar Derneği'nin, 1. kuruluş yıldönümü Ankara Sheraton Otel'inde düzenlenen kokteylde konuşan Yıldız Ocak 2002 ile 1 Aralık 2010 tarihleri arasındaki ham petrol fiyatlarını karşılaştırarak, “Çok ilginç bir korelasyonla karşı karşıyayız. Ham petrol bu süreçte 4,38 katına çıkmış. Peki son günler de sıkça tartışılan kurşunsuz benzin hangi oranda artmış olabilir. Bence burada siyasi istikrarın kalıcı istikrarın önemli bir başarısı var, ancak 2,95 kat artmış. Ama bizdeki intiba ve imaj bu mu? Herhalde 9 katı kadar arttı falan diye düşünüyoruz. Hem rakamları doğru okumak, hem de bunların yorumunu doğru yapmak zorundayız" dedi.

Oysa sektörde yapılan özelleştirmelerden sonra yerli ve yabancı sermayenin kontrolüne geçen akaryakıt sektöründe fahiş zamlarla büyük bir soygun gerçekleştiriliyor. AKP hükümeti ise akaryakıt ürünlerine uyguladığı toplamda yüzde 70 seviyesine çıkan ÖTV ve KDV nedeniyle soyguna göz yumuyor, soygundan sermayeye ve yandaşlara kaynak aktarmak adına nemalanıyor.

Akaryakıt fiyatlarını EPDK denetliyor
2005 yılına kadar Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması (OFM) adı verilen bir sistemle belirlenen fiyatlar, bu tarihten sonra piyasaya hakim şirketler tarafından belirlenmeye başlandı.

Sektörde önce Petrol Ofisi AŞ. (POAŞ) ile bir oyuncu olan devlet, piyasayı ve fiyat oluşumlarını doğrudan düzenleyebiliyordu. POAŞ'ın Aydın Doğan'a satılmasıyla sektörden çekilen devlet, 2005 yılına kadar rafineri şirketi Tüpraş eliyle akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde yine söz sahibi idi. Ancak 2005 yılında OFM kaldırılarak fiyatların serbest bırakılmasından sonra akaryakıt fiyatları, sektördeki yerli ve yabancı tekellerin iki dudağının arasında bulunuyor.
OFM'nin kaldırılmasından sonra yasada belirtilen dünya serbest piyasa oluşumunu dikkate almadan halkı kazıklayan akaryakıt tekelleri ciddi kârlar yazdılar. Bu sırada, "büyük soygun"a Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) çoğunlukla sessiz kaldı. AKP hükümetinin POAŞ'ın sahibi Aydın Doğan ile sürtüşmeleri ve yandaş sermayeye sektörde alan açmak için yüksek akaryakıt fiyatları zaman zaman gündeme geldi. Geçen yıl ise fiyatlara Başbakan Tayyip Erdoğan'ın da devreye girmesiyle müdahale edilmişti.

Her ne kadar EPDK kağıt üzerinde özerk bir üst kurul olsa da, hükümetin etkisi ve yönlendirmesinden muaf değil. Nitekim 2009 yılında, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın akaryakıt dağıtım şirketlerine yönelik sert açıklamalarından sonra EPDK düğmeye basmıştı.

Yönetmeliklere göre EPDK'nın akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat uygulaması getirerek müdahale etme yetkisi bulunuyor. Tavan fiyat uygulaması her kurul kararı için 2 ay süreyle uygulanabiliyor.

EPDK daha önce müdahale etmişti
EPDK, 28 Mayıs 2009 tarihinde yaptığı toplantıda akaryakıt sektöründe dağıtıcı lisansına sahip şirketlerin fiyat uygulamalarında, yasada belirtilen esaslara uygun hareket etmediklerini tespit etmiş, şirketlere fiyatları dünya serbest piyasa oluşumu doğrultusunda düzenlemeleri için 20 gün süre verilmişti. Haziran 2009'da ise şirketlerin akaryakıt fiyatlarında herhangi bir düzenlemeye gitmediğini gören EPDK fiyatlara müdahale etmişti.
EPDK, belirlediği bir fiyat formülasyonu ile kurşunsuz 95 oktan benzin ve motorin fiyatları için tavan fiyat açıklamıştı.

Akaryakıt fiyatları nasıl oluşuyor?
Akaryakıt fiyatları; rafineri çıkış fiyatları, vergiler, dağıtımcı şirket payı ve bayilik paylarının toplamı ile belirleniyor.

Türkiye'de akaryakıt üzerindeki yüksek ÖTV ve KDV oranları, diğer ülkelere göre pahalı olan akaryakıt fiyatlarının temel nedeni. Türkiye'de gerek Tüpraş çıkış fiyatını belirleyen rafineri payı gerek de akaryakıt dağıtım şirketlerinin payları AB ülkelerindeki muadillerine göre yüksek bulunuyor. Bu durum da, pompa fiyatlarını yukarıya çekiyor.

Ancak, şirketler voliyi asıl olarak akaryakıt fiyatlarındaki oynaklıktan vuruyorlar. Akaryakıt fiyatlarında denetlenmeyen küçük değişimler, sektördeki büyük oyuncuların fahiş kâr elde etmelerini sağlıyor.

Bu şekilde, fırsat kârları elde etmek isteyen dağıtım şirketleri, dünya piyasalarında sektörde yükselişe geçen fiyatları yurtiçindeki fiyatlara doğrudan yansıtırlarken, düşen fiyat konjonktüründe fiyat indirimlerini geciktiriyorlar.

Akaryakıt sektörünün tekelci yapısı, bu manipülasyonları kolaylaştırıyor. Halihazırda akaryakıt sektöründe pazarın yüzde 90'ı 5 şirket tarafından paylaşılıyor. Opet, POAŞ, Total, BP ve Shell, fiyatları örtük bir şekilde birlikte belirliyorlar.

EPDK ve hükümet bu sorulara yanıt versin
- Akaryakıt dağıtım piyasasında dağıtım şirketi ve bayilerin kâr marjı benzinde litre başına yaklaşık 34 kuruş civarına çıkmış durumda. Bu rakam 2009'da EPDK'nın uyguladığı tavan fiyat sırasında 28 kuruşun altına indirilmişti. EPDK fiyatlara şimdi niye müdahale etmiyor?

- Müdahale edilmemesi ya da müdahalede gecikilmesinin nedeni, hükümetin akaryaktıttan aldığı yüksek tüketim vergileri mi? Üstelik, AKP hükümeti döneminde akaryakıttan alınan tüketim vergisi oransal olarak artırılmıştı. Bu nedenle, petrol 147 dolara çıktığı dönemde bile akaryakıt fiyatı bugünkü düzeyine çıkmamıştı.

- Tüpraş bir kamu şirketi iken rafineri ürün çıkış fiyatlarını kamuoyuna açıklardı. Tüpraş fiyatları şeffaf olmadığı için, sektörde Tüpraş'tan ürün alan dağıtım şirketlerinin ne kadar kâr ettiği hesaplanamıyor. Tüpraş'ın fiyatları açık bir şekilde duyurması neden sağlanamıyor? Üstelik Tüpraş'ın dağıtım şirketi OPET ile ortaklığı fiyatlar konusundaki şaibeyi artırıyor.

- Patronlardan kurumlar vergisi toplayamayan devlet, dolaylı vergilerle akaryakıttan vergi topluyor. Bu da yetmiyor, akaryakıtta ÖTV'li matrah üzerinden yüzde 18 KDV uygulanıyor. Devlet verginin de vergisini almaya devam edecek mi?

(soL-Ekonomi)

BENZİN FİYATLARINDA TÜRKİYE FARKI


Artan petrol fiyatları gerekçe gösterilerek akaryakıt fiyatlarına yine zam yapıldı.
Akaryakıt 4 TL'yi geçti. En pahalı benzin bizde.

1 varil ham petrol 150 dolarken bile 1 litre benzin 3.34 TL'ye satılıyordu. Petrolün varili 40 dolarlara kadar düştü ancak benzin Türkiye'de ucuzlamadı. Aradaki fark vergi artışı ile kapatıldı. 1 varil petrol 80 dolardan 88 dolara çıkınca benzine son 1 haftada ikinci zam geldi. Türkiye'de vatandaşın satın alma gücü hepsinden az olmasına rağmen Avrupa'nın açık ara en pahalı benzinini kullanıyor.

Son zamlar ile benzin 4 TL'ye dayanırken Türkiye'ye komşu olan Suriye'de benzinin 1 TL 40 kuruşa satılması üzerine sınıra yakın kentlerdeki vatandaşlar, araçları ile komşu ülkeye giderek benzinlerini oradan almayı tercih ediyorlar.

Türkiye ile Suriye arasında vizelerin kaldırılmasından sonra Suriye sınırında Kilis, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa ve Mardin illerinde oturan vatandaşlar, otomobilleri ile Suriye'ye giderek, araçlarının benzinlerini doldurup Türkiye'ye geliyorlar. Suriye'de benzinin litresi 44 Suriye lirası, Türk parası ile 1 TL 40 kuruştan benzin satılması nedeniyle sınır kentinde yaşayan vatandaşlar, araçları ile Suriye'de turistik gezi yaptıktan sonra benzinlerini doldurarak Türkiye'ye geliyorlar. Türkiye'deki benzinin

Üçte bir fiyatına Suriye'de benzin satıldığı için vatandaşlar Suriye benzinini kullanıyorlar.

Vatandaşlar, Suriye'de benzin fiyatlarının 1 TL 40 kuruş olduğunu belirterek, "Türkiye'de benzinin litresi 4 TL'ye dayandı. Bizde vergiler çok yüksek Suriye'de benzin ucuz olduğu için buradan alıyoruz" diye konuştular.

Öte yandan Irak'ta benzinin litresi 80 kuruş, İran'da ise 50 kuruştan satılması nedeniyle Irak ve İran'a komşu olan sınır illerinde yaşayan vatandaşların bu ülkelere giderek, benzin ihtiyaçlarını karşıladıkları bildirildi.

Avrupa'nın en pahalı benzini Türkiye'de

Maliye Bakanlığınca hazırlanan "Ekonomik Veriler" kitapçığındaki verilere göre, 28 Avrupa ülkesi içinde benzin ve motorin fiyatının en yüksek seviyede seyrettiği Türkiye, benzinde vergi rekortmeni, motorinde ise ikinci sırada bulunuyor.

"Ekonomik Veriler-Kasım 2010" kitapçığından derlediği verilere göre, 97 oktan l litre benzinin fiyatının 4 liraya ulaştığı Türkiye’de, akaryakıt ürünlerinden yüksek oran ve miktarlarda Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) alınıyor.

22 Kasım 2010 tarihinde geçerli olan fiyat ve döviz kurları baz alınarak yapılan hesaplamalara göre, Türkiye, 28 Avrupa ülkesi içinde benzin ve motorini en pahalı satan ülke durumunda bulunuyor.

Söz konusu tarihte Türkiye’deki benzin fiyatı 1,9 avro düzeyinde bulunurken, 1 litre benzinden alınan ÖTV ve KDV ise 1,2 avroya ulaşıyor. ÖTV ve KDV, satış fiyatının da yüzde 66,8’ini oluşturuyor.

Benzin fiyatında ve vergi yükünde Türkiye’nin hemen ardında Yunanistan yer alıyor. Bu ülkede benzin fiyatı 1,5 avro, benzinden alınan vergilerin toplamı 1 avro, vergilerin satış fiyatı içindeki payı da yüzde 63,9 şeklinde hesaplanıyor.

1 litre benzindeki vergi yükü sıralamasında Türkiye ve Yunanistan’ı İngiltere, Hollanda, İsveç, Almanya, Belçika, Finlandiya ve Fransa takip ediyor.

Bu ülkelerde benzin fiyatındaki vergi yükü, yüzde 61,1 ile yüzde 63,9 arasında değişiyor.

Benzin fiyatının 1 avro dolaylarına düştüğü Romanya’da benzindeki vergilerin satış fiyatına oranı yüzde 51,4, Bulgaristan’da yüzde 50,5, Letonya’da ise yüzde 50,3 seviyesinde kalıyor.