ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

27 Aralık 2015 Pazar

RUSYA KRİZİ FİYATLARI KATLADI

Rusya krizi sebze-meyveyi ucuzlatmadı, aksine fiyatlar arttı!

Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından gelen ambargolar nedeniyle sebze-meyve fiyatlarının düşeceği tahmin ediliyordu ancak aralık ayında yükselen sebze ve meyve fiyatlarına bağlı olarak gıda fiyatlarında ortalama yüzde 2,04 oranında artış yaşandı

Rusya krizi sebze-meyveyi ucuzlatmadı, aksine fiyatlar arttı!
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, konfederasyonun Ar-Ge bölümünün Türkiye’deki gıda maddelerinin fiyatlarını izlemek amacıyla başlattığı araştırmanın aralık ayına ilişkin sonuçları açıklandı.

4 KİŞİLİK AİLENİN SEPETİ 1611 LİRAYA DOLDU
Türkiye hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra gündeme gelen "bu kriz, sebze ve meyve fiyatlarını düşürecek" söylentisinin gerçeği yansıtmadığı savunulan açıklamada, "Aralık ayında sebze ve meyve fiyatlarına bağlı olarak gıda fiyatlarında ortalama yüzde 2,04 oranında artış yaşandı. Dört kişilik bir memur ailesi için oluşturulan aylık gıda sepeti aralık ayında 1611 (bin 611) liraya doldu" ifadeleri kullanıldı.

DOMATES VE SALATALIK GİBİ 'FİYATI DÜŞECEK' DENENLER DAHA DA ARTTI

Açıklamada, aralık ayında meyve fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 16,3 oranında artış kaydedildiği belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:

"Aralıkta, bu mevsimde ağırlıklı olarak tüketilen armut, ayva, elma, mandalina, portakal, muz, limon gibi tüm meyvelerin fiyatında artış yaşandı. Meyve fiyatlarında son iki ayda ise ortalama yüzde 33,28 oranında artış kaydedildi. Sebze fiyatlarında ise aralık ayında bir önceki aya göre ortalama yüzde 8,33 oranında artış kaydedildi. Son iki aylık dönemde yaşanan artış ise yüzde 31,36’yı buldu. Aralıkta özellikle domates, havuç, kabak, patlıcan, salatalık gibi ürünlerin fiyatlarında yüksek oranlı artışlar yaşanırken, ıspanak, maydanoz, kuru soğan, pırasa, yeşil soğan gibi ürünlerin fiyatlarında yaşanan düşüş ise sebze fiyatlarının çok daha yüksek oranda artmasını önledi."

AA

YILBAŞI MASANIZ TARZINIZI YANSITSIN

Yılbaşı masasında fark yaratmak isteyenlere 15 yaratıcı ipucu

Mutlu bir yılbaşı gecesinin ilk adımı sevdiklemizle yediğimiz yemekle başlıyor. Masanızdaki büyüleyici detaylarla gecenin yıldızı olabilirsiniz üstelik iyi bir aşçı olmanıza da gerek yok.
Deniz
Deniz Demiryılmaz
NeoTempo
27/12/2015 10:17

Yılbaşı masasında fark yaratmak isteyenlere 15 yaratıcı ipucu

Masanın ilk ve en sevileni küçük atıştırmalıklar. Peynir ve şarküteri tabağınızı hazırlarken bir parça hayal gücüyle, yılbaşının vazgeçilmezi çam ağacını kendinize örnek alabilirsiniz.

Taze biberiye dallarıyla çevrelediğiniz peynir çelengi de iyi bir seçenek.

Defne yaprakları ve peynir çeşitleriyle oluşturduğunuz yıldız gecenin yıldızı olmanız için iyi bir seçenek.

Peynirinizi üçgen şeklinde kesip, tahta şişe geçirdikten sonra brokoli tomurcukları ve kırmızı biberle süsleyebilirsiniz.

Zeytin, mozzarella peyniri, turşu, domates ya da istediğiniz her şey… Biberiyenin büyüleyici birleşimiyle karşınızda şahane bir çelenk örneği daha.

Çam ağacı figürü elbette gecenin vazgeçilmezi. Salatalık, biber ve havuç dilimlerini zeytinlerle harmanlayıp mantarla birleştirdiğinize karşınıza küçük bir çam ağacı çıkacak.

Pek de sevilmeyen karnabahar ve brokolilerinizi sempatik bir yeni yıl ağacına dönüştürdüğünüzde misafirleriniz gözlerine inanamayacak. Bu gece her şey yeşil, beyaz ve kırmızı…

Küçük pizza dilimlerini bir de çam ağacı formunda denemelisiniz. Üstelik bu küçük atıştırmalıklar için usta bir şef olmanıza hiç gerek yok.

Küçük yuvarlak browniler, krema ve çileklerle süslendiğinde yılbaşı sofranızda bir başka yıldız olabilir.

Gelelim masa süslemelerine. Cam kavanozlara ya da vazolara kabuklu fındık, ceviz ve mısır koyup ortasına yerleştireceğiniz mum ile masanızda fark yaratabilirsiniz.

İsim kartları ve peçete süslemeleri için çam ağacı dalı, tarçın çubuklar ve biraz hasır iple şahane detaylar yakalayabilirsiniz.

Abartıdan uzak, yaratıcılığınızı kullandığınız sakin ve samimi bir masa ile geceniz unutulmaz olabilir.

Biriktirdiğiniz mantar tıpaları sevimli yılbaşı süslerine çevirebilirsiniz.

Büyük bir balkabağını masanızda vazo olarak kullanmaya ne dersiniz?

Misafirlerinize aldığınız hediyelerinizi kraft kağıtlarla paketleyerek kişiselleştirebilirsiniz.

26 Aralık 2015 Cumartesi

DETAYCI İNSANLARIN BEZDİREN ÖZELLİKLERİ

Detaycı insanların sahip olduğu 7 bezdiren özellik

Ayy birlikte seyahate çıkılmayacak, film izlenmeyecek, alışveriş yapılmayacak, kısacası onunla bir şey yaparken yüz defa düşünülecek bir insan tipi varsa, o da detaycı insandır. Canınızdan bezdirir, hayata küstürür. Gelin onları daha yakından tanıyalım!


İrem
İrem Orhan
NeoTempo
25/12/2015 09:03



Detaycı insanların sahip olduğu 7 bezdiren özellik

1. Böyle insanlar bin bir türlü güzelliğin içinden, olumsuz bir detay illa ki bulup önce kendilerini sonra da en yakınlarındaki insanları birden dibe çekme yetisine sahiptirler. Uzak durunuz.

2. İkili ilişkilerde deyim yerindeyse ‘öküz altında buzağı aramak’ onların işidir. Bu yüzden onlarla konuşurken iki düşünüp bir konuşmalısınız. Zira her an yanlış anlayabilirler.

3. Onlara hediye almak da zor iştir. Aldıkları her hediyede derin manalar arayıp, hediye verenin bile aklına gelmeyecek detaylar ortaya çıkarabilirler.

4. Hayatın içinde çok çabuk örselenirler, fazla alıngandırlar ve doğal olarak çabuk yıpranırlar.

5. Normal bir insanın kısa sürede yapabileceği işleri sırf detaycı olduklarından uzun sürelere yayarlar ve mütemadiyen yorgundurlar.

6. Detaylara verdikleri önem yüzünden sürekli güven problemi yaşarlar.

7. Genelde temizlik delisidirler ve böyle insanlar evinize misafir olarak gelecekse aman diyeyim dikkat edin evinizin temizliğinden emin olun. Zira sizinle arkadaşlıklarını bile kesebilirler. Bakın dikkat edin!


2 Nisan 2015 Perşembe

BAKAN TANER YILDIZ 25 DAKİKA MASAL ANLATTI

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 12. Uluslararası Petrol, LPG ve Teknoloji Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmasında Salı günü Türkiye çapında yaşanan elektrik kesintisine değinerek, “Türkiye'de özellikle bir önceki gün elektrik dağıtım sisteminde ve iletim sisteminde, özellikle iletim sisteminde bir çökme oldu. Bunu son derece önemli buluyoruz. Arkadaşlarımızla yaptığımız ve Slovakya seyahatini yarıda kestiğimiz, sabah 4'e kadar yaptığımız toplantılarda ve dün yaptığımız toplantılarda bir teşhis koyduk. Nereden kaynaklandı bunun teşhisini koyduk. Yaklaşık 51 bin 700 kilometrelik iletim hattının 126 bin mw'lık trafo gücüyle beraber, 70 bin megawatlık bir üretim santralarının enterkoneksiyonunu yapıyor. Birer saniye arayla Atatürk Barajı'ndan, Çukurova bölgesinden ve Elbistan'dan çıkan hatların aştığını görüyoruz. Birer saniye arayla. Çukurova Bölgesi'nin izole bir hale gelmesiyle beraber, batıda ki İzmir Aliağa bölgesindeki santralların peş peşe çıkması böyle bir çöküşün tetiklemesine sebep oldu. Vakayı okuyoruz ama hangi sebeplerden olabileceğiyle ilgili araştırmalarımız devam ediyor. Bir kısım olasılıklar var" dedi.
Bakan Yıldız, “1 dakika 60 saniye, 1 saat 3 bin 600 saniye, 1 günde 86 bin 400 saniye var. Bütün bu üç tane olumsuzluğun aynı ana rast gelebilmesinin ihtimali normalde 86 bin 400'de 1. 33 yıllık yalnızca işi iletim olan arkadaşlarımıza sorduğumuzda, böyle bir olasılığın şu ana kadar gerçekleşmediğinden bahsettiler" diye konuştu.
'BU TEKNİK OLARAK YADIRGANACAK BİR DURUM DEĞİL'
Taner Yıldız, 1999 depreminde elektrik iletim kanallarında fiziken bir kısım çökmeler olduğuna işaret ederek, “Bu sistem Avrupa'nın ikinci büyük şebekesidir. Toplam 1.2 milyon kilometrelik iletim ve dağıtım hattı olan ve atmosfere açık olan bir işletmedir. Biz başında da, 'ister teknik gerekçelerle, isterse başka gerekçelerle bunu ne olursa olsun saniye saniye görüntüleme imkanımız var. Geriye dönük bütün detaylarımıza baktığımızda. Bir iletim hattının Atatürk Barajı'ndan Yeşil Hisar, onun üzerinden Konya'ya giden iletişim hattından sonra, aşan bir hattın 17 salise sonra aştığını görüyoruz. Sistem kendini korumak için gerekirse frekans seviyelerini, gerekirse gerilim dalgalanmalarını ve dolayısıyla salınımlarının her birini tek tek gözlemliyor. Bunu lokalize etmek için, belli bir bölgeye hapsetmek için sistem bu şekilde çalışıyor, Türkiye'nin geneline yayılmasın, sirayet etmesin diye. Avrupa Birliği ülkeleriyle yaptığımız senkron çalışma tabi ki kendisini korumak için otomatik tarzda davranacak. Bu teknik olarak yadırganacak bir durum değil" dedi.
'BUNUN SEBEBİNİ NET OLARAK BÜTÜN DETAYLARIYLA BERABER TEKRAR KAMUOYUYLA PAYLAŞACAĞIM'
Bakan Yıldız, grafiklerle, Aliağa Bölgesinde bir birini ardı ardına tetikleyen yapının frekans indirimiyle beraber, frekansın düşmesiyle beraber olduğunu gözlemlediklerini ifade ederek şunları kaydetti: “Ama bunu tetikleyen sebebin ne olduğunu, müdahale mi, teknik gerekçelerle mi yoksa bir manipülasyonla mı alakalı olduğunu, şu anda nihai cümleyi kullanmıyoruz ve söylemiyoruz. Çünkü bununla alakalı da ayrı bir ekiple çalışmaya devam ediyoruz. Türkiye'nin enerji üretim sistemi Avrupa Birliği üyesi ülkeler tarafından kabul görmüş bir sistemdir. Burada kullanılan roleler, her birisi batılı standartlarla kullanılan rolelerdir. O açıdan sistemimize güveniyoruz. Ekibimize güveniyoruz. Ama bunun sebebini net olarak bütün detaylarıyla beraber tekrar kamuoyuyla paylaşacağımı söylemem lazım"
'BU KONUDA Kİ ÇALIŞMALARIMIZIN DEVAM ETTİĞİNİ SÖYLEMEM LAZIM'
Taner Yıldız, Saat 10.36'da başlayan yapının çok kısa saniyeler mertebesinde sistemin çökmesine sebep olduğunu ifade ederek, “Saat 14.00 itibariyle sistemin yüzde 50'si, saat 16.30 itibariyle yüzde 90'ı ve saat 20.00 itibariyle sistemin yüzde 100'ü aynı şekilde devreye alınmıştır. Bu açıdan, sanayicilerimizin, vatandaşlarımızın bundan tabi ki tesir altında kaldığını biliyorum. Bütün kurumlarımız adına da, bütün sistem adına da, arkadaşlarım adına da tekrarlanamayacağını inşallah, bu konuda ki çalışmalarımızın devam ettiğini söylemem lazım" diye konuştu.
Bakan Yıldız fuarın açılış konuşmasının ardından gazetecilerin Türkiye çapında gerçekleşen elektrik kesintisiyle ilgili sorularını yanıtladı.
Yıldız, kesintinin sebebinin siber saldırı mı olduğu şeklindeki soruya “Böyle bir cümleyi kullanmam için erken. Bu ihtimal dahilinde midir? İhtimal haricinde değildir. Hele hele Türkiye'de bir şifreleme yaptığınızda, bir kriptolam yaptığınızda, bunun deşifresinin hemen yanı başınızda olduğunu hep beraber biliyoruz. Mühendislikte bu bilinir bir şeydir. TEİAŞ sisteminin siber bir saldırıya açık olup olmadığını bu cümlelerle açıklayabilirim. Yani bir yerde şifre varsa, bir yerde kripto varsa özellikle 17 ve 25 Aralık sürecinde bunların ne kadar delik deşik edildiğini hep beraber gördük. Sistemin koruma altına alınmasıyla alakalı, her hangi bir tehdit altında bulunmamasıyla alakalı ayrı bir ekibimiz çalışıyor. Ama buna siber saldırıdır diyebilmem için, bu sistemin, bu arızanın tetiklenmesine sebep budur demem için şu anda erken" yanıtını verdi.
Kesintinin sebebinde ne varsa bütün açıklığıyla kamuoyuyla paylaşacaklarını aktaran Bakan Yıldız siber saldırı konusunda, “Ama bunu söylersem kamuoyunu yanlış yönlendirmiş olurum" dedi.
'KESİNTİNİN MALİYETİ'
Taner Yıldız, bir gazetecinin kesintinin maliyetini sorması üzerine, “Toplamının 157 milyon lira civarında olduğunu söyleyen bir sivil toplum örgütümüz oldu. Ama bizim şu anda uğraştığımız tamamen kendi sistemimizin toparlanmasıyla alakalıdır. Birinci gün bu sistem toparlanmıştır. Geriye dönük bunların sebeplerinin tespiti için çalışmalarımız devam etmektedir. Yalnızca Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'nın uhtesinde olan bir konu değil o. Bununla alakalı da çalışmalarımızı yapacağız" şeklinde yanıt verdi.
Bakan Yıldız kesintinin, bir çok olumsuzluğun bir araya gelerek tersine sinerjiyle beraber olduğunu ifade ederek, “Biz başka ülkelerden örnek vermiyoruz ama bunun yalnızca Türkiye'de olmuşcasına kamuoyuna bilgi verilmesini doğru bulmuyoruz. 2003'te ABD'de 36 saatlik bir kesinti oldu. Onlarda oldu, bizde de olması normaldir demiyorum. Bunları çok açık ve net olarak söylüyorum. Ama bunun atmosfere açık işletmelerde olabileceğini, bir çok olumsuzlukların da bir araya gelerek olabileceğini… İtalya, İsviçre, Avusturya, Slovenye ve Hırvatistan'da 55 milyon insan 18 saat elektriksiz kaldı. Bu batılı ülkelerde de karşılaşılan bir şeydir" dedi. Bakan Yıldız en gelişmiş ülkelerde dahi böyle bir şeyin olabileceğini söyledi.
'GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALIYORUZ'
Yaşanan kesintinin eski terazilere benzetilebileceğini belirten Bakan Yıldız, “İki kefeli terazi, yük kadar, karşıda ki ağırlık kadar, karşısına ağırlık atmanız lazım. Yani tüketim kadar üretiminiz olması lazım. Türkiye'de son 3 yılda arz tüketimden daha fazladır. Üretim santraları son 3 yılda 12 bin megawatt daha fazla üretime sahip olmuştur. Bu arızanın, bu sistem çöküşünün üretim arzıyla yakında uzaktan alakası yoktur. Tam tersine arz talepten fazladır. Ama bu terazinin bu saniyeler mertebesinde dengede tutulması lazım. O yüzde bir kiloyu üzerinde aldığınız anda tersine bir işlem gerçekleşiyor. Sebepleri netleşti ama tetikleyen konu nedir onun üzerinde çalışıyoruz. Gerekli önlemleri alıyoruz" dedi.
'ELEKTRİĞİN AZI ÇOK ZARARDIR, ÇOĞU DA AZ ZARARDIR'
Bir gazetecinin, elektrik kesintisi sırasında Adana ve Gaziantep'den yoğun talep geldiğini şeklinde ki sorusuna Bakan Yıldız şu yanıtı verdi: “Adana ve Gaziantep bölgesinde ki arz saat 10.36 itibariyle 5 bin 200 megawatt, talep 2 bin 500 megawatt. Tam tersine üretim tesisleri tüketimden daha fazla üretim yapıyorlar. Elektriğin azı çok zarardır, çoğu da az zarardır. Aynen doğalgaz da olduğu gibi. Dengesini tutturmamız lazım. O yüzden tüketildiği kadar üretilmek üzerine kurulmuştur. Hazır bekliyor üretim tesislerinde. Gaziantep ve Adana bölgelerinin de ki üretim tesislerinin izole olduktan sonra bir kısmının da buradan çıktığı anlamına geliyor"
Bakan Yıldız, kesintiden zarar görenlerin bir tazminat hakkının ortaya çıkıp çıkmadığının sorulması üzerine, “Şu anda çıkmıyor. Yapılan sözleşmeler bu çerçevede" diye yanıt verdi.

16 Mart 2015 Pazartesi

SEÇMEN KAYDINIZI SORGULAYIN


Haziran tarihindeki genel seçimler için seçmen listeleri askıya çıktı. Yüksek Seçim Kurulu'nuninternet sayfasından "Yurt içi seçmen sorgulama" ve "Yurtdışı seçmen sorgulama" kısmından da isim kontrolü yapabilirsiniz.

31 Ocak 2015 Cumartesi

BEYİN DAMAR HASTALIKLARINDA İLK ÜÇ SAAT ÇOK ÖNEMLİ!


Beyin damar hastalıklarında ilk 3 saat çok önemli

Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, beyin damar hastalıklarında felç ve hayati riski önlemek için ilk üç saatin çok kritik ve önemli olduğunu söyledi.


Nöroloji Uzmanı Dr. Atilla Kara, beyne kan taşıyan damarlarda pıhtılaşmayla oluşan damar tıkanıklığının, tedavi edilmezse felce ve hatta ölüme sebep olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Atilla Kara, kısa sürede konuşması bozulan, el ve ayaklarında güç kaybı görülen kişilerin acilen hastaneye başvurması gerektiğini ifade etti.

İlk 3 saat çok önemli

Damar tıkanıklığı riskinin ortalama yaşam uzadıkça arttığını belirten Kara, “Beyin damar hastalığı, günümüzün sağlık sorunlarından birisi olmuştur. Bu hastalığın sonucunda ise damar tıkanıklığı ve felç oluşmaktadır. Damar tıkanıklığı olduğu zaman hastalarımız, genellikle acil servislere çok geç başvurmaktadır; fakat damar hastalığında ilk üç saat çok önemlidir. Çünkü ilk üç saat içerisinde hastaneye başvuran hastalarda yeni tedavi yöntemi uygulanabilmektedir. Bu ilaçlar, hem hastanın felçli yaşamasını engelliyor hem de hayat kurtarıcı olabiliyor. Bunun için ilk üç saat çok kritik ve önemli bir süredir. Bu periyotta hastaneye mutlaka başvurmak gerekmektedir” diye konuştu.

Bulgular görüldüğünde hemen acile başvurun

Beyin damar hastalıklarının risk faktörlerinin kalp ve şeker hastalığı, sigara gibi nedenler olduğunu söyleyen Kara, “Beyin damar hastalıkları, hastanın felç geçirme riskini artırıyor. Bu nedenle kuvvetsizlik, konuşma bozukluğu, uyuşma, denge kaybı gibi nörolojik bulgular görüldüğünde acil servislere başvurmak gerekmektedir. Önemli bir damar tıkanıklığının bulgusuysa hayat kurtarıcı ve felçsiz yaşam sağlayacaktır” dedi. 
http://www.kadinvekadin.net/beyin_damar_hastaliklarinda_ilk_3_saat_cok_onemli.html

28 Ocak 2015 Çarşamba

WHATSAPP WEB VE MASAÜSTÜ MESSENGER SÜRÜMÜ

Yeni nesilde telefonlarda (mobil) ve bilgisayarlarda internet üzerinden artık mesajlaşmak çok kolay! WhatsApp Web Masaüstü versiyonu ve Messenger sürümü çıktı. WhatsApp Messenger uygulaması Android, BlackBerry, Iphone, Windows Phone ve Nokia telefonlarda kullanabileceğiniz bir mesajlaşma uygulamasıdır. Peki WhatsApp Web nasıl kurulur nasıl kullanılır? Programı indirmek için ne yapmam gerekiyor? İşte o ayrıntılar...



WhatsApp Web Masaüstü ve Messenger sürümünü ücretsiz indir
Whatsapp web uygulaması yayınlandı. WhatsApp,chrome web istemcisi sayesinde masaüstü bilgisayarınıza geliyor. WhatsApp bir masaüstü yazılım geliştirmek yerine, WhatsApp Web gibi basit bir web istemcisi geliştirmeyi tercih etti. Bu sayede her şey telefondan yönetilmeye devam edilecek, ancak masaüstü veya dizüstü bilgisayarınıza yansıtılacak. Bu, telefonunuzdaki WhatsApp’ın çalışması için hâlâ bir veri bağlantısına ihtiyaç olduğunu, web istemcisinin mobil uygulamanın yerini almadığını gösteriyor.

Yine de, WhatsApp Web önemli bir değişiklik olarak görülebilir. Bunun sayesinde normalde bilgisayar başında daha sık vakit geçirenler daha rahat mesaj yazabilecek. Ayrıca akıllı telefonun küçük ekranındaki sanal klavyeye bağlı kalmadan, yorulmadan mesajlaşmanın keyfini yaşamak mümkün olacak.

WhatsApp Web hangi cihazlarla çalışacak?

Teknoblog'da yer alan habere göre, WhatsApp Web’e erişim için bilgisayarınızda Google’ın Chrome internet tarayıcısını kullanıyor olmalısınız. Bu arada şirket iOS kullanıcılarının bu özellikten yararlanamayacağını, çünkü Apple’ın platform kısıtlamalarının bu işlevden yararlanmayı engellediğini kaydetti. Yani WhatsApp’ı iPhone üzerinden kullanıyorsanız, WhatsApp Web’den mahrum kalacaksınız demektir.

Eğer WhatsApp’ın AndroidBlackBerry, BlackBerry 10, Windows Phone veya Nokia S60 tabanlı bir versiyonunu kullanıyorsanız, masaüstü ile eşzamanlama yapabilir ve bilgisayarınız üzerinden mesajlaşmaya devam edebilirsiniz. Safari, IE, Firefox gibi diğer internet tarayıcılarını kullananlar da WhatsApp Web’den yararlanamıyor.
WhatsApp İNDİRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

WhatsApp Web’e nasıl bağlanılır?

WhatsApp Web’in çalışması için mobil uygulamanın en son sürümüne ihtiyacınız var. Bunun için uygulama mağazasına gitmeniz ve güncellemeleri test etmeniz yerinde olacaktır.

WhatsApp’ın en güncel versiyonunu indirdikten sonra WhatsApp Web için menüde yeni bir seçeneğin belirdiğini göreceksiniz. Bu menü seçeneğine dokunduğunuzda WhatsApp Web’in telefon üstündeki kontrol alanına yönlendirileceksiniz.

Daha sonra bilgisayarınızdaki Chrome bilgisayarınızda https://web.whatsapp.com/ adresini ziyaret edin. Bu sayfada karşınıza bir QR kodu çıkıyor, bunu WhatsApp içinde karşınıza çıkan kamera arayüzü üzerinden tarattığınızda internet tarayıcısında kullanıcı giriş yapılmış olacak ve telefondaki mesajlar internet tarayıcısı üzerinden de görüntülenmeye başlayacak.



WhatsApp Web hangi işlevleri sunuyor?

WhatsApp Web telefon uygulamasındaki işlevleri internet tarayıcısının penceresine yansıtıyor.

Bütün sohbetler, tam da telefonda gösterildiği gibi, mesajlaşma geçmişi, fotoğraf ve videolar gibi paylaşılan medyalarla birlikte masaüstünde gösteriliyor. Normalde telefondan gönderdiğiniz şekilde mesajları internet tarayıcısı üzerinden gönderebilirsiniz.

Ayrıca WhatsApp Web üzerinden fotoğraf ve ses gönderiminde bulunabilirsiniz. Eğer bilgisayarınızda web kamerası varsa, tarayıcınıza buna erişmesi için izin vermeniz yeterli. Bunun dışında bilgisayarınızda depolanan bir fotoğrafı da seçip gönderebilirsiniz.

Eğer telefondan mesajları silerseniz, silinen bu mesajlar aynı zamanda internet tarayıcısı üzerinden de siliniyor. Ne var ki, WhatsApp Web istemcisi içinde mesajları silmek için bir seçenek bulunmuyor. Silme işlemini telefonunuzdan yapmanız gerekiyor.



Masaüstü kullanıcıları için hangi ek özellikler sunuluyor?

Masaüstü bildirimlerini etkinleştirebilir, böylelikle yeni mesaj geldiğinde bundan anında haberdar olabilirsiniz. Eğer rahatsız edilmek istemiyorsanız, bildirimleri kapatabilir veya belirli bir süre için askıya alabilirsiniz.

Öte yandan sohbet oturumu sırasında paylaşılan fotoğrafları bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

  Qr kodunu okutarak Whatsapp Web'e erişim imkanı sağlanıyor

WhatsApp Web’in gizliliği hakkında neler söylenebilir?

Bazı kullanıcılar WhatsApp’ı bilgisayar üzerinde kullanırken gizlilik noktasında daha fazla endişelenebilir. Birinin sizin adınıza mesajlaşması veya mesajlarınızı okumasından endişe duyabilirsiniz.

WhatsApp Web’i kurduğunuzda “oturumum açık kalsın” şeklinde bir seçenek göreceksiniz. Eğer bunu seçmezseniz, internet tarayıcısı üzerinde geçen 5 dakikalık aktif olmayan sürenin sonunda oturum kapatılıyor. Yeniden erişim sağlamak için internet tarayıcısı üzerinde görünen barkodu taramak gerekiyor.

Eğer oturumun sürekli açık kalması seçeneğini tercih ederseniz, sekmeyi kapatmak oturumu kapatmaz. Tarayıcı sekmesini kapatabilir, daha sonra yeniden açtığınızda kullanıcı giriş işlemini yapmadan bütün mesajlarınıza erişebilirsiniz. Eğer işte veya başka bir ortamdaki paylaşılan bilgisayarda WhatsApp Web’e girdiyseniz, bu özelliğin açık kalmasını istemezsiniz.

WhatsApp Web’in içindeki menüde de “çıkış yap” seçeneği bulunuyor. Buna tıklayarak kullanıcı çıkışı yapabilir ve daha sonra WhatsApp Web başlangıç sayfasına geri dönebilirsiniz. Yeniden giriş yapmak için barkodu yeniden taratmanız gerekecek.

WhatsApp Web bağlantılarının durumunu kontrol etmek için telefondaki uygulamayı kullanabilirsiniz. WhatsApp Web menü seçeneğinin altında nereden giriş yaptığınızı gösteren bir seçenek bulunuyor. Ayrıca yine burada bulunan “tüm bilgisayarlardan çıkış yap” seçeneği de WhatsApp Web’e giriş yapılmış olan bütün bilgisayarlardan çıkış yapılmasını sağlıyor.
Whatsapp bu sorunun ne zaman çözülebileceği yönünde ise bir tarih belirtmedi.
Şirket blogundan yapılan açıklamada Android, Blackberry ve Windows kullanıcılarının WhatsApp yazışmalarına hem mobil hem de web tarafında kesintisiz olarak devam edebileceği, iOS (iPhone) kullanıcılarının ise Apple kısıtlamaları sebebiyle şimdilik web sürümünü kullanmalarının mümkün olmadığı belirtildi.
WhatsApp web sürümünü etkinleştirmek isteyen kullanıcıların, mobil uygulamalarını güncelleyerek Menü >  WhatApp Web seçeneğine ulaşması gerekiyor.
WhatsApp'ın web uygulamasını bilgisayarınızdan kullanmak için Google Chrome kullanmanız gerekiyor. Chrome tarayıcınızın adres satırına http://web.whatsapp.com yazarak ulaşabilirsiniz. Açılan sayfada yer alan QR kodunu, uygulamanıza taratarak mobil cihazınızı web uygulaması ile eşleştirmeniz yeterli. İşlem sonrasında WhatsApp yazışmalarınıza kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Kullanıcılar tarafından yapılan ilk değerlendirmelere göre; WhatsApp web uygulamasında bağlantı telefon üzerinden kurulduğundan dolayı telefonunuzun şarjı bittiğinde veya interneti bağlantısı kapatıldığında mesaj gönderme/alma işlemi yapılamıyor.

9 Ocak 2015 Cuma

YAĞIŞLI HAVALARDA ARAÇ KULLANMA!


Bu yazı hayatınızı kurtarabilir...

SAĞANAK YAĞIŞTA ETKİN GÖRÜŞ
Yoğun bir sağanak altında otomobil kullanırken nasıl iyi bir görüş elde edilir?
Neden bu kadar etkin olduğundan emin değiliz; bu metodu yoğun yağmur altında sadece bir deneyin.
Bana bu metodu, deneyen ve gerçekten işe yaradığını tespit eden bir polis arkadaşım verdi.
Çok yararlı, hatta gece sürüşünde dahi..
Bu metot yıllarca Kanada Ordusu Sürücüleri tarafından kullanılmış.

Birçok sürücü yoğun sağanak sırasında silecekleri yüksek ya da en hızlı konumda çalıştırır ve buna rağmen ön camdaki görüntü netliği yeterli olmaz.
Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen güneş gözlüklerinizi takın (modeli fark etmez), ve mucize!!! Aniden görüşünüz, yağmur yağmıyormuşçasına mükemmel bir netlik kazanacak.
Aracınızda her zaman bir güneş gözlüğü bulundurduğunuzdan emin olun.
Sadece net bir görüşle emniyetli bir sürüş gerçekleştirmekle kalmayın, bu fikri arkadaşınızla paylaşarak onun da hayatını kurtarın.

Deneyin ve arkadaşlarınızla deneyiminizi paylaşın.
İnanılmaz, cam üzerindeki damlaları hâlâ görüyorsunuz ama yağmur suyunun oluşturduğu tabakayı görmüyorsunuz.
Yağmurun yoldaki sıçramasını görebiliyorsunuz. Aynı zamanda, sollanan ya da takip edilen aracın sıçrattığı sudan kaynaklanan körlüğü de bertaraf edebiliyorsunuz (ya da güneş gözlüğü kullanmayıp şikâyet edeceksiniz).
Sürücü eğitimlerinde bu küçük ipucunu mutlaka öğretmeliler. Gerçekten de işe yarıyor.
Yoğun BEYAZ ışık veren sis farlarının, işe yaramamasının nedeni de benzerdir.
SARI ışık veren sis farları ise gece, tipi ve kar yağışlı havalarda çok işe yarar, kar taneleri hemen hemen görünmez olur.
Ama SARI sis farları daYAĞMUR ve SİS' te hiç işe yaramaz.
Sıradaki uyarı da çok önemli! Kaç kişi bunu biliyor merak ediyorum.

36 yaşındaki bir kadın sürücü, bir kaza geçirdi ve aracı pert oldu.
Kinburn, Ontario'da yaşayan sürücü, Kinburn ile Ottawa arasında seyahat etmekteydi.
Her ne kadar aşırı değilse de, hava yağmurluydu. Araç aniden kızaklama yaptı ve kelimenin tam anlamıyla havada uçtu...
Kadın ciddi bir şekilde yaralanmadı ama aniden meydana gelen bu durum karşısında çok şaşkındı.
Durumu otoyol polisine anlattı ve memur, herkesin bilmesi gereken şeyler söyledi:
YAĞMURLU HAVADA ARACINIZI ASLA CRUISE KONTROL KONUMUNDA SÜRMEYİN.
Aslında kadın cruise kontrol konumunda sürerek ihtiyatlı davrandığını ve tutarlı bir hızla sürerek emniyetli bir davranış sergilediğini düşünüyordu.
Ama memur ona yağmurlu havada aracının cruise kontol konumunda olmasının, kızaklama yapmasına ve lastiklerin asfaltla temasının kesilmesi ile aracın yüksek oranda hızlanmasına ve tıpkı bir uçak gibi kalkışa geçmesine neden olabileceğini anlattı.
Kadın başına gelenin aynı memurun anlattığı gibi olduğunu söyledi.
Memur tüm araçların güneşliklerinde hava yastığı uyarısı ile birlikte şu uyarının da yazılı olması gerektiğini söyledi:
YOL ZEMİNİ ISLAK, BUZLU YA DA KUMLU (ÇAKILLI)  İSE KESİNLİKLE CRUISE KONTROL KONUMUNDA SÜRMEYİNİZ.
Bizler genç çocuklarımıza cruise kontrol konumunda güvenli bir hızda sürmelerini söylüyoruz, ama cruise kontrolünü sadece yol zemini KURU iken kullanın demiyoruz.

NOT: Eğer bu bilgiyi paylaşırsanız ve paylaştığınız kişilerden sadece bir kişi bile bilmiyor olsa, her şeye değecektir!...
Bir hayat kurtarmış olabilirsiniz!...

ÇAY Sokağı Sakinleri sayfasından alınmıştır.

2 Ocak 2015 Cuma

NEDEN KIŞ LASTİĞİ?


Kış lastiği kullanmak için kar yağmasını beklemenize gerek yok. 

Yaz lastiklerinin yere temas eden yüzeyi +7 dereceden itibaren sertleşir, bu sebeple de ıslak ve soğuk yolda yeterli kavrama sağlayamaz. Kış lastiklerinin yapılarındaki doğal kauçuk payları ise düşük sıcaklıklarda dahi esnekleşip, yol tutuşunu artırır. Kışın yaz lastikleri ile fren mesafesi uzar, virajlarda araç merkezkaç kuvvetinin etkisi ile daha fazla dışarıya doğru savrulur ve önden veya arkadan kaymalar artar. Bu nedenle kış lastiği kullanılması sürücü ve sürüş güvenliği açısından hayati önem taşır. Karla kaplı bir zeminde 50km/s süratte standart lastik ile fren mesafesi 43m iken kış lastiği ile bu mesafe 35m’ye düşmektedir. Aradaki 8 metrelik fark ciddi kazaların önlenmesi anlamına gelmektedir. Buzlu zeminde ise 30km/s süratte standart lastik ile fren mesafesi 68m iken kış lastiği ile bu mesafe 57m’ye düşmektedir. Buzlu zeminde araçların 30 km’den daha hızlı yol aldıklarını düşündüğümüzde, iki lastiğin durma mesafesi arasındaki fark iyice açılmaktadır ve daha olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Kış lastiklerinin blok desenlerinin üzerinde bulunan derin yivler, lastiğin yere yapışmasını sağlayarak ekstra bir tutunma sağlamaktadır. 

2015'TE AŞK HAYATINIZI İYİLEŞTİRİN!



2015'te aşk hayatınızı iyileştirecek 15 öneri

Yeni yılda her şeyin daha güzel olması, sevgilinizle aranızdaki ilişkinizin güçlenmesi için 15 altın değerinde öneri...




2015'te aşk hayatınızı iyileştirecek 15 öneri
Uzm. Hipnoterapist ve Sosyolog Gani Eser yeni yılda erkek arkadaşınızla olan ilişkinizi iyileştirmeniz için 15 altın öneride bulundu.
İşte 2015'te aşk hayatınızı iyileştirecek öneriler:

1- Kendiniz gibi olun

Başka birine benzemeye çalışmak sizi yorar. Partnerinizle birlikteyken arkadaşlarınızla ya da aile bireylerinizle karşılaştığınızda gerçek kişiliğiniz zaten ortaya çıkacaktır. Boşuna başka birisiymiş gibi davranmayın. Kendinizi olduğu gibi kabul edin ve sevgilinizin sizi mevcut halinizle beğeneceğinden kuşku duymayın.

2- Onu olduğu gibi kabul edin

Partnerinizi birileriyle kıyaslamayın. Her birey özeldir. Mükemmel sevgili diye bir kavram ancak romantik filmlerde olur. Onu kusurlarıyla, güzellikleriyle bir bütün olarak görün. Sizi rahatsız eden yönleri varsa dile getirmekten çekinmeyin ve partnerinize de bu hakkı tanıyın.

3- Tahmin etmeyin; sorun

Kırgınlıkların nedenini tahmin etmeye çalışıp kendinizce anlamlar çıkarmaya çalışmayın. Ani ruh hali değişimlerinin, suskunlukların altında yatan neden sandığınız kadar karmaşık olmayabilir. Uygun bir dille sorduğunuzda “Yok bir şey,” yanıtı alsanız bile nedenini öğrenmek konusunda ısrarcı olun.

4- O istemeden yardım etmeyin

Talep edilmeden yapılan iyilik, bireyin kendisini yetersiz hissetmesine ya da her zaman size bağımlı hale gelmesine neden olur. Kendi aşabileceği konularda kendinizi onun yerine koyup çözümler üretmeye çalışmanız kişiliğine karşı saygısızlığa girer. Makul bir destek için yardım talebinde bulunmasını bekleyin.

5- Uyum sağlayın

Tek kişilik bir yaşama alışanlar ilişkiye başladıklarında bocalayabilirler. 'Ben' duygusundan 'biz' bilincine erişmek kolay olmayabilir. Size zor gelse de -diğerinin istek ve ihtiyaçlarını da düşünmenizi gerektiren- ilişkinin olağan gidişatı, karşılıklı anlayış ve sevgi ile aşılabilir. Sizi rahatsız eden konuları partnerinize söylemeden önce kendinize; “Bu gerçekten ilişkimden daha önemli mi?” diye sorun. Onun da tek başınayken edindiği alışkanlıkları olduğunu ve sizin için değiştiğini fark ettiğinizde ilişkinin matematiğini çözmeniz ve uyum sağlamanız kolaylaşacaktır.

6- Kendinize ve ona güvenin

Güven duygusunun özü kendine güvenmekten geçer. Öz güven eksikliği olan bireyler ilişkilerinde hep bir şüphe ve alınganlıkla yaşamak zorunda kalırlar. Siz kendinize güvenirseniz karşınızdakine güvenmenin de kapısını açarsınız. Partnerinizin yalan söylediğini anlıyorsanız bunun nedenini kendinizde de aramalısınız. Tepkilerinizdeki aşırılık ya da sizden önceki yaşamında edindiği korkular gerçeği gizlemesine yol açmış olabilir. Kendinize şu soruyu sorun; “peki ben her konuda dürüst müyüm?”

7- Eski ilişkilerinizin izlerini silin

Biten ilişkilere dair fotoğraflar, özel günlerde size verilen armağanlar, unutulan eşyalar hem yeni bir ilişkiye başlamanızı güçleştirir hem de başlayan ilişkinizin sona ermesine neden olur. Geçmiş geçmişte kalmıştır. Geleceğe yer açmak için bu nesnelerden kurtulun.

8- Kendinize zaman ayırın

İlişkinizin ilk zamanlarında birlikte vakit geçirmekten çok hoşlanabilirsiniz. Zaman geçtikçe bu durumun monotonlaşmasını istemiyorsanız kendinize ait zaman dilimleri yaratın. Arkadaşlarınızla, ailenizle en önemlisi kendinizle baş başa kalacağınız zamanlar olmalı ve partnerinize de bu özgürlüğü tanımalısınız. Kısa süreli özlemler ilişkiyi daha da güzelleştirir.

9- Çevresine saygı gösterin

Sizin gibi onun da ailesi, arkadaşları olduğunu, sizden önce de bir yaşamı olduğunu anlamalısınız. Ailesini, arkadaşlarını rakip olarak görmek yerine onlarla geçirdiğiniz zamanın kalitesini artırırsanız hem partnerinizin saygısını kazanmış, hem de arkanızdan konuşulmasını engellemiş olursunuz.

10- Özür dilemesini bekleyin

Kırıldığınızda onun özür dilemesini beklemek yerine ilk adımı siz atın. Hatasının farkına vardıysa konuyu uzatmayın. Hiçbir şey olmamış gibi yaşamınıza devam edin. Uygun bir zamanda eyleminin ya da söyleminin nedenini nazikçe sorun. Bu hem açıklama yapması hem de özür dilemesi için bir fırsat olacaktır.

11- Doğrudan eleştirmeyin

Eleştireceğiniz konuda önce öz eleştirinizi yapmakla işe başlayın. Tek taraflı düşünmediğinizi görünce sizi dinleyecektir. Birlikte nasıl daha iyi olabileceğinizi konuşun. Eleştirinizi bu şekilde dile getirirseniz hem kırıcı olmazsınız hem de çözüm için doğru bir adım atmış olursunuz.

12- Aşırı verici olmayın

Ara sıra sürpriz hediyeler vermek güzeldir. Seçimlerinizi yaparken onun ihtiyaçlarını düşünmek, özen göstermek, ona değer verdiğinizi hissettirmek önemlidir. Ancak, partnerinizin karşılık veremeyeceği kadar değerli ya da sık aralıklarla hediyeler vermenin de rahatsız edici olabileceğini unutmamalısınız.

13- Birbirinize yaslanmayın

İlişkide biz olmayı başarabilmek önemlidir ama ikinizin de tek başına yeterli bireyler olmanız ve kendi ayaklarınızın üzerinde durabilme becerisine sahip olmanız daha da önemlidir. Yaşam yolunda yan yana yürüyebilmek, onsuz da hayatta kalabilmek öz  saygınızın var olma koşuludur.  Birbirinize bağımlı olmadan da; iyi günde, kötü günde birlikte olabilirsiniz. Bağımlılıklar ilişkilerin görünmez tuzaklarıdır.

14- Duygusal şantajdan uzak durun

Ne karşınızdakine duygu sömürüsü yapın ne de onun yapmasına izin verin. Duygusal şantaj alışkanlık haline geldiğinde diğerini memnun etmekten başka bir amacı olmayan bir birlikteliğe doğru sürüklenirsiniz. Acımak çok tehlikeli bir duygudur. Acıdığınız için sürdürdüğünüz ilişki sürekli fedakarlık yapmanızı gerektirecek; zaman geçtikçe yaşam kalitenizi yitirmenize neden olacaktır. 

15- Sizden uzaklaşıyorsa

Her şey yolunda giderken partnerinizin sizden uzaklaştığını, eskisi gibi ilgi göstermediğini fark ederseniz durup bir düşünün. Surat asmak ya da sevgi dilenmek yerine öz eleştiri yapın. İlişkinin sürüyor olmasının verdiği rehavetle, nasıl olsa ona sahibim düşüncesiyle kendinize eskisi kadar özen göstermediğinizi fark ederseniz daha kolay toparlanabilirsiniz. Aynaya baktığınızda gördüğünüz manzara sizin hoşunuza gitmiyorsa onu suçlayamazsınız. Küçük dokunuşlarla yeniden göz kamaştırabileceğinizi bilmek işinize yarayabilir.
Kadın