ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

30 Aralık 2016 Cuma

SOĞUK HAVALARDA KALBİNİZE DİKKAT!


Karda kışta kalbi korumanın 8 kuralı!


Kış aylarında hipertansiyon, ritim bozuklukları, kalp krizi, kalp yetmezliği ve kalp kökenli ani ölümlerin görülme sıklığı artıyor. Bunun temelinde de hava sıcaklığındaki düşme, fiziksel aktivitede azalma, hava kirliliği, hatalı beslenme alışkanlıkları ve hormonal değişiklikler gibi birçok faktör yatıyor.

  • 1

    Soğuk havaya uzun süre maruz kalmak vücut ısısının düşmesine sebep olabilirken; aşırı rüzgarlı hava da vücudu çevreleyen koruyucu ısı tabakasını uzaklaştırabiliyor. Düşen ısının etkisiyle damarlar daralınca kan akımında azalma oluyor. Kalbe giden oksijen miktarı azalınca kalp daha fazla kan pompalamaya çalışıyor; kalp hızı artıyor ve kan basıncı yükseliyor. Dolayısıyla kalp krizi ve inme tetiklenebiliyor. Bu nedenle kış mevsiminde kalbimizi korumak yaşamsal öneme sahip.

    Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Güliz Erdem, kış aylarında kalp sağlığınız için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli önerilerde bulundu:
  • 2

    VÜCUDUNUZUN UYARILARINI DİKKATE ALIN

    VÜCUDUNUZUN UYARILARINI DİKKATE ALIN
    Kendinizi dinlemeyi öğrenin, vücudunuzun gönderdiği göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi uyarıları görmezden gelmeyin. Örneğin göğüs ağrınız varsa, geçer diye beklemeyin; en yakın acil servise gece-gündüz fark etmeden başvurun. Çünkü kalp krizinde zaman yaşamsal önem taşıyor.
  • 3

    KAT KAT GİYİNİN

    KAT KAT GİYİNİN
    Soğuktan korunmak için tek bir kalın kıyafet yerine, kat kat giyinmeye özen gösterin. Çünkü bu şekilde giyinmek, bir çeşit yalıtım görevi gören, fazladan bir hava tabakası oluşturuyor. Böylece vücut ısısının daha iyi korunmasını sağlıyor. Başımız vücut ısısının kaybedildiği başlıca bölgelerden biri, dolayısıyla sokağa çıkarken şapka takmayı ihmal etmeyin. Özellikle donmaya daha duyarlı olan kulaklarınızı ve çabuk ısı kaybeden ellerinizi koruyacak şekilde giyinmeyi unutmayın.
  • 4

    EGZERSİZLERE DEVAM

    EGZERSİZLERE DEVAM
    Soğuk havadan korunmak gerekiyor. Ancak havanın soğuk olması egzersizi, en azından yürüyüşü bırakmanız için bir gerekçe olmamalı. Sıkı giyinerek, buz ve sert rüzgar olmadığı zamanlarda egzersizlere devam! Bunun için haftada 5 gün, 30 dakika boyunca kalp hızınızın arttığı, daha hızlı nefes aldığınız, ancak konuşmayı sürdürebildiğiniz ağırlıkta egzersiz yeterli olacaktır. Egzersiz yapamıyorsanız, aynı koşullarda yürüyüş de etkili olacaktır. Eğer dışarı çıkamıyorsanız, ev içinde de olsanız, hareketsiz kalmayın. Uzun süre oturmaktan kaçınarak, en az saatte bir hareket etmeye çalışın.
  • 5

    İLAÇLARINIZI DÜZENLİ KULLANIN

    İLAÇLARINIZI DÜZENLİ KULLANIN
    “Kalp hastalığınız varsa, ilaçlarınızı düzenli kullanmayı ihmal etmeyin” uyarısında bulunan Erdem, bunun nedenini ise şöyle açıklıyor: “Kış aylarında sadece soğuk havanın varlığı değil, fiziksel aktivitede azalma ve kilo alımı da, kan basıncının yükselmesine sebep oluyor. Bu nedenle özellikle hipertansiyon sorununuz varsa kış aylarında kan basıncınızı düzenli olarak ölçmeyi alışkanlık haline getirin. Unutmayın ki kan basıncınızın yükseldiğini hissetmemeniz, normal seviyede olduğu anlamına gelmiyor. Kan basıncınızda değişiklik varsa, doktorunuzla görüşmeden ilaçlarınızı kesinlikle değiştirmeyin.”
  • 6

    HASTALIKLARDAN KORUNUN

    HASTALIKLARDAN KORUNUN
    Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Güliz Erdem, kış aylarında kalp hastalıklarının alevlenmesinin bir sebebinin de grip ve zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonlarının artması olduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyle devam ediyor: “Örneğin grip olduğunuzda vücudunuza fazladan bir stres yükleniyor. Ateşinizin artması kalbinizin daha hızlı çalışması ve daha fazla oksijene ihtiyaç duymasına sebep oluyor. Aynı zamanda grip nedeniyle vücuttaki sıvı miktarının azalması sonucu kan basıncının düşmesi nedeniyle kalbin oksijen kaynağı azalıyor. Bu nedenlerden dolayı var olan kalp yetmezliğini alevlendirebiliyor. Unutmayın ki, vücudumuz bir bütündür. Bir yerdeki hastalık diğerlerini de etkileyebiliyor.”
  • 7

    SEBZE VE MEYVE TÜKETMENİZ ŞART

    SEBZE VE MEYVE TÜKETMENİZ ŞART
    Hastalıklarla savaşmada vitamin, mineral ve liften zengin özellikleriyle bağışıklık sistemimizi destekleyen, özellikle taze olmasına dikkat edeceğiniz kış sebze ve meyvelerini sofranızdan eksik etmeyin. Günde en az 4-5 kez meyve ve sebze, sağlıklı yaşamı sürdürmenize destek olacaktır. Yemeklerde mümkün olduğunca az tuz kullanmayı alışkanlık haline getirin. Tahıl tüketiminde, liften zengin olan tam tahılı tercih edin. Haftada 2 gün balık yemeye özen gösterin. Besinlerde doymuş ve trans yağ kullanmayın ve şekerden de mümkün olduğunca uzak durun.
  • 8

    D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE DİKKAT!

    D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNE DİKKAT!
    Son yıllarda, birçok çalışmada D vitamini eksikliğinin kalp yetmezliği ve inme gibi kalp damar hastalıklarında da risk faktörü olduğuna dair sonuçlar izleniyor. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Güliz Erdem, D vitamini almanın en etkili yolunun ise güneş ışığı olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: “Ancak kış aylarında, güneş ışınlarının dünya atmosferine girdiği açının fazla olması nedeniyle atmosfer büyük ölçüde, D vitamini sentezi için gereken UVB ışınını engelliyor. Bu nedenle yeterli güneş ışığı alamadığınız zaman D vitamini takviyeleri kullanmamız gerekebiliyor. Bunun için öncelikle doktorunuza danışarak D vitamini düzeyinizi ölçtürmeniz gerekiyor.”
  • 9

    DEPRESYONA SAVAŞ AÇIN

    DEPRESYONA SAVAŞ AÇIN
    Kış aylarında farklı nedenlerle depresyona eğilim artıyor. Kortizol gibi stres hormonlarının artışı kalp krizi ve hipertansiyon gibi kalp hastalıklarının da alevlenmesine sebep oluyor. Stres sebebini bulmak, gerekiyorsa tedavi için doktorunuza başvurmak, sorunu erken çözmenize yardımcı olacaktır. Aileleriniz ve arkadaşlarınızla görüşmek, dışarı çıkamıyorsanız komşularınızı ziyaret etmek de kendinizi iyi hissetmemizi sağlayacaktır.
  • 10

  • NTV

TWITTER'DA DA "DÜZELT BUTONU" OLACAK

Twitter'a 'düzelt butonu' geliyor

ntv.com.tr

  • Mikro blog sitesi Twitter, Facebook'takine benzer bir özelliğe 2017'de kavuşabilir.
  • Sosyal medya devi Facebook'un aksine yapılan paylaşımlardaki metinlerin daha sonradan düzenlenmesine izin vermeyen Twitter bu duruma kısa sürede son verebilir.
  • Dün kişisel Twitter hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla kullanıcılara platformda ne gibi değişiklikler görmek istediklerini soran Twitter'ın CEO'su Jack Dorsey, pek çok kişinin tweet editleme özelliği istemesi üzerine yine bu platformda açıklama yaptı.
  • Gelen istekler üzerine Dorsey, yaptığı paylaşımlarla bu konuya sıcak baktığını açıkladı.
  • Yapılan hatanın düzeltilmesi ya da herhangi bir zamanda yapılacak düzeltmenin farklı şeyler olduğunun altını çizen Dorsey'nin bu açıklamaları söz konusu özelliğin 2017'de platforma eklenebileceği yönünde yorumlandı.
  • Ancak anlaşılan o ki Twitter'ın bu özelliği yapılan anlık hataların düzeltilmesine izin veren zaman kısıtlaması olan bir özellik olacak.
  • Önümüzdeki yıl için kolları şimdiden sıvayan Twitter, 2016'nın son güncellenesini 360 derece canlı yayın özelliğini kullanıma açarak yaptı.

5 Aralık 2016 Pazartesi

EV TURŞUSU GİBİSİ YOK

Lahanadan kornişona, fasulyeden havuca, karnabahardan patlıcana, biberden kavuna birçok çeşidiyle kış sofralarının vazgeçilmezi olan turşu, kendine has lezzetiyle hem mutluluk hem de sağlık kaynağı.

  • Lezzetiyle, sofraların vazgeçilmezleri arasında bulunan turşu, özellikle evde cam kavanozda, uygun koşullarla yapıldığında ve dozunda tüketildiğinde sağlık için de son derece yararlı.
  • Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey Akansel, “Turşu tüketmesinde sağlık açısından bir problemi bulunmayanlar, özellikle evde yapılan turşuyu ölçülü tükettiklerinde fayda sağlayabilirler. Ancak turşu yüksek oranda sodyum içerdiği için; yüksek tansiyonu, diyabeti, böbrek yetmezliği ve mide hastalıkları olanların çok kontrollü yemeleri hatta hastalık düzeylerine göre hiç yememeleri gerekiyor. Özellikle hazır turşuların sodyum oranları daha yüksek olduğundan riski artırıyor. Turşu tüketildiği gün ödem artışını engellemek için de mutlaka su tüketimini artırmaya dikkat edilmeli” diyor.

    Akansel, sadece sirke ve tuzla yapılan ve koruyucu içermeyen ev turşusunun 8 faydasını ise şöyle anlatıyor:
  • SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI KORUYOR

    SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI KORUYOR
    Turşuyu oluşturan sebze ve meyveler bağışıklık sistemini kuvvetlendiren birçok vitamin, mineral ve antioksidanları içeriyor. Tek bir çeşit turşudan ziyade farklı sebzelerin turşularını tüketmek vücuda alınan antioksidan çeşitliliğini artırdığından daha fayda sağlıyor. Örneğin antioksidan çeşidi olarak, pancar turşusundan polifenoller ve betalain, lahana turşusundan glukosinolat elde edip yüksek antioksidan çeşidi ve kapasitesiyle kış günlerinde soğuk algınlığına karşı kalkan oluşturabilirsiniz.
  • BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR

    BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR
    Turşu bütüncül olarak bağışıklık sistemini koruyup güçlendiriyor. Bu koruyucu etkinliği hem içeriğindeki probiyotik bakteriler hem de turşuyu oluşturan sebze ve meyvelerin kendi özellikleri ile yapıyor. Fermente bir yiyecek olduğu için bakteri açısından zengin. Bu bakteriler bağırsak florasının zenginleşmesini sağlıyor ki güçlü bir bağırsak florası güçlü bir bağışıklık sistemi anlamına geliyor. Turşu ile gelen yararlı bakteriler aynı zamanda bağırsaklarda K vitamini yapımına destek oluyor. K vitamini ise yaralanmalar sonrasında kanın pıhtılaşmasında rol alan bir vitamin. Ayrıca tiamin, riboflavin gibi B grubu vitaminlerine katkı sağlıyor. Tiamin sinir sisteminin korunması ve hafızanın güçlenmesine yardımcı olurken, depresyona karşı koruyucu görev üstleniyor. Hem tiamin hem riboflavin karbonhidrat ve yağ metabolizmasında rol oynuyor.
  • KAN ŞEKERİNİ DENGELİYOR

    KAN ŞEKERİNİ DENGELİYOR
    Turşu yüksek miktarda lif içerdiğinden özellikle yemekle beraber yenildiğinde öğünün mideyi terk etme süresi yavaşlıyor, insülin salınımı dengeleniyor ve daha kontrollü bir kan şekeri elde ediliyor. İnsülin direnci gibi bir durumunuz varsa turşuyu bu şekilde tüketmek faydalı ancak diyabet hastalığınız varsa tansiyon da sizin için bir risk faktörü olacağı için turşu yemek tansiyonunuzun yükselmesine neden olabilir. Bu da böbrekleriniz için bir risk oluşturabilir. Diyabet hastalarının turşuyu çok kontrollü tüketmesi hatta hiç turşu tüketmemesi gerekiyor.
  • SPORCULARDA KRAMPLARI AZALTIYOR

    SPORCULARDA KRAMPLARI AZALTIYOR
    Egzersiz sırasında terle birlikte birçok mineral kaybı da yaşandığından bu durum dehidratasyona yani sıvı kaybına neden oluyor. Hem turşu hem de turşu suyu kaybolan sıvı ve mineralleri yerine koymanın hızlı bir yolu. Sporcularda turşu suyu tüketiminin egzersiz sonrasındaki krampları azalttığına dair çalışma sonuçları bulunuyor.
  • KANSERE KARŞI KORUYUCU

    KANSERE KARŞI KORUYUCU
    Turşu yapımında kullanılan sebzelerin her biri ayrı bir antioksidandan zengin olduğu için serbest radikallere karşı zengin antioksidan kapasiteyle mücadele ediyorlar. Özelikle sarımsak ve karnabahar turşusunda bulunan flavonoidlerin antioksidan kapasitesi daha da yüksek. Tek bir turşu çeşidine ağırlık vermek yerine çeşitlendirmek farklı vitamin, mineral ve antioksidanların alımına olanak sağlıyor.
  • METABOLİZMAYI HIZLANDIRIYOR, ZAYIFLATIYOR

    METABOLİZMAYI HIZLANDIRIYOR, ZAYIFLATIYOR
    Turşuda bulunan sirke kaynaklı asetik asitin vücutta yağ depolamasını önlediği bazı hayvan çalışmalarında kanıtlanmış durumda. Turşunun hem metabolizmayı hızlandırıcı etkisi hem kabızlığa karşı etkili olması hem de düşük kalorili olmasından dolayı diyet yapanların zayıflamasına yardımcı oluyor. Lifli bir besin olması tokluk süresini uzatarak da ayrıca bu sürece destek sağlıyor.
  • KABIZLIĞA KARŞI ETKİLİ

    KABIZLIĞA KARŞI ETKİLİ
    Hem çok lifli yapısıyla hem de içeriğindeki fermente bakterilerle bağırsak sağlığını koruyan bir besin. Bağırsak florasının sağlığı bağırsak hareketlerinin düzenli olması açısından elzem. Aynı zamanda yüksek lifli sebze ve meyvelerden yapılan turşular bu yolla da dışkı hacmini artırarak, metabolik atıkların vücuttan daha rahat atılmasını sağlayıp kabızlığa iyi geliyor.
  • KALP DAMAR HASTALIKLARINA KARŞI KORUYOR

    KALP DAMAR HASTALIKLARINA KARŞI KORUYOR
    Sağlıklı kişilerde turşu tüketimi kalp damar hastalıklarına karşı koruyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müge Güzey Akansel “Turşu birçok yararlı bakteri barındırıyor ve bu bakteriler bağırsak florasını düzenliyor. Bağırsak florasındaki probiyotik bakterilerin yoğunluğunun ve çeşidinin artması kalp damar hastalıklarına karşı koruyor. Turşunun kalp-damar hastalıklarından koruyucu olan diğer bir rolü ise yüksek antioksidan ve vitamin-mineral içeriği ile damar sağlığını koruma özelliğine sahip olması. Ancak bu koruyuculuk sağlıklı bireyler için geçerli!” diyor ve haftada 2-3 gün el ayası kadar turşunun yenilebileceğini ekliyor. Turşunun içerdiği yüksek sodyum oranının; tansiyon, diyabet, böbrek ve mide hastalığı olanlar için turşuyu temkinli yaklaşılması gereken bir besin yaptığını vurgulayan Müge Güzey Akansel, “Bu hastalıkları olan kişiler mutlaka hekim ve diyetisyenlerine danışarak turşu tüketimini kontrollü bir şekilde tüketmeli ya da hastalık düzeylerine göre hiç tüketmemeliler” uyarısında bulunuyor.
  • NTV