ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

27 Ocak 2017 Cuma

SAĞLIĞINIZ İÇİN BALIK TÜKETİN

Cildin erken yaşlanmasını, saçların kurumasını ve yıpranmasını önlüyor… Bağışıklık sistemini güçlendiriyor… Zihni açarak unutkanlığa karşı etkili oluyor… Keskin gözler için de birebir.

  • Vücudun solunum ile sindirim gibi yaşamsal faaliyetlerinin devamlılığını sağlayan proteinden zengin olan balık, bağışıklık sistemini destekleyen ve göz sağlığını koruyan A vitamini, kalsiyumun kemiklere yerleşmesini sağlayan D vitamini ile kanın pıhtılaşmasında görevli K vitamini de içeriyor. Balık bu vitaminlere ek olarak B gurubu vitaminleri B6 ve B12 yönünden de zengin. Ayrıca iyot, selenyum, magnezyum, fosfor ve çinko mineralleri açısından iyi bir kaynak olarak biliniyor.
  • Aynı zamanda omega 3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı. Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Öçal, bu zengin içeriği nedeniyle balığı soframızdan eksik etmememiz gerektiğine dikkat çekerek, “Ancak balığı kızartmak hem besin değerinin azalmasına hem de kanserojen maddelerin oluşmasına neden olacağı için ızgara, fırında veya buharda pişirerek tüketmenizde fayda var” diyor.

    Öçal, balığın sağlık ve güzellik üzerindeki 12 önemli faydasını şöyle sıralıyor:
  • Bağışıklık sistemini güçlendiriyor: İçeriğindeki çoklu doymamış yağ asitleri kolon, prostat ve meme kanseri gibi kanser türlerine karşı koruyucu etki gösteriyor. Omega 3’ler antiinflamatuar özelliğe sahip oluyor. Yani vücudun virüs, bakteri, parazit gibi enfeksiyonlara karşı direncini arttırarak bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Dolayısıyla kış mevsiminde gripten korunmada da etkili oluyor.
  • Cildin yaşlanmasını geciktiriyor: Balık protein açısından oldukça zengin bir kaynak. İçerdiği protein sayesinde cilde esneklik sağlayan kolajen dokusunu destekleyerek yaşlanmaya karşı direnci arttırıyor. Hem kolajen dokusunu desteklemesi hem de hücre yapısını koruması sayesinde kırışıkların oluşumunu azaltmaya ve cildin yaşlanmasını geciktirmeye yardımcı oluyor. Bunun yanı sıra güneşin zararlı ışınlarına karşı cildin bağışıklık sistemini destekleyerek UV ışınlarına karşı koruyucu kalkan oluşturuyor.
  • Saçların canlanmasını sağlıyor: Balık hem içerdiği protein hem vitamin ile mineraller sayesinde saçların uzamasını kolaylaştırıyor ve saçları güçlendiriyor. Ayrıca içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde saçların kurumasını ve yıpranmasını önleyerek canlı ve parlak görünüme sahip olmalarını sağlıyor.
  • Diyabet riskini düşürüyor: Balık içeriğindeki çoklu doymamış yağ asitleri sayesinde, diyabeti olmayan kişilerde insülin direncini azaltarak diyabet görülme riskini azaltıyor. Diyabet hastalarında da inflamasyon (iltihap) görülme olasılığını düşürüyor.
  • Kalp ve damar hastalıklarından koruyor: Çalışmalar, balık tüketimindeki her 20 gramlık artışın kalp damar hastalıklarının oluşma riskini yüzde 7 oranında azalttığını gösteriyor. İçerdiği EPA (eikosapantoenoik) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) sayesinde özellikle kötü kolesterol LDL’nin düşmesini sağlayarak, damarlarda pıhtı oluşmasını ve buna bağlı gelişen felç riskini önlüyor.
  • Unutkanlığı önlemede yardımcı: Beyin yapısının yüzde 60’ı yağlardan oluşuyor. Balık beynin gri bölgesinde bulunan yağ asidi olan dokosaheksaenoik asit (DHA) kaynağı. DHA beyin sinyallerinin iletimi için gerekli olan beyin hücre zarları için yaşamsal önem taşıyor. Omega 3 yağ asitleri özellikle DHA beyin hücreleri arasındaki iletişimi artırıyor. Bu şekilde unutkanlık, bunama ve diğer nörolojik hastalıklara karşı koruyucu olabiliyor. Ayrıca balıkta bulunan DHA sayesinde özellikle çocuklarda dikkat eksikliği, konsantrasyon bozukluğu gibi durumların giderildiği, okuma becerilerinde de artış sağlandığı belirtiliyor.
  • Depresyondan korunmada etkili: Vücudumuzdaki tüm hücre zarlarının yapısı yağ asitlerinden oluşuyor. Bu yağ asitlerinin büyük çoğunluğu ise omega 3 yağ asitleridir. Serotonin, dopamin, noradrenalin gibi kimyasallar beyindeki sinir hücreleri arasındaki iletişimden sorumlu maddeler. Eğer iki sinir hücresinin birbiriyle bağlantı kurduğu noktada sinir iletiminde bozukluk yaşanırsa kişinin duygusal durumunda da bozulmalar meydana gelebiliyor. Bu kimyasalların dengesindeki bozulmanın, özellikle de serotonin azalmasının depresyon belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülüyor. Çoklu doymamış yağ asitleri vücuttaki diğer hücre zarlarının yapısında olduğu gibi, beyin hücre zarlarının yapısında da bulunuyor. Bu yüzden eksikliği de hücre membran (zar) yapısında bozulmalara neden olarak, sinir iletiminde aksamalara sebebiyet verebiliyor. Depresyondan korunmada haftada 2-3 gün balık tüketmek oldukça önem taşıyor.
  • Bağırsak sağlığını koruyor: Omega 3’ün özellikle kalın bağırsak kanserine karşı koruyucu olduğu tespit edilmiş. Ayrıca yapılan bir çalışmada yeterli omega 3 tüketen kişilerde kalın bağırsak kanserine bağlı ölüm riskinin yüzde 59 oranında azaldığı ortaya konmuş. Yanı sıra omege 3’ün ülseratif kolit ve chron hastalığı gibi bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etkiye sahip ve bağırsakta iltihap görülme sıklığını azaltıyor.
  • Göz sağlığını destekliyor: Omega 3 yağ asitlerinin görsel gelişim ve retina sağlığı açısından önemli olduğu biliniyor. Özellikle retinanın bozulması ve görüşün bulanıklaşmasına neden olabilecek göz hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Araştırmalar, yeterli balık ve omega-3 yağ asitleri tüketen kişilerde göz hastalığı oluşma riskinin balık tüketmeyenlere göre daha az olduğunu gösteriyor.
  • Egzama riskini azaltıyor: Bazı çalışmalar balığın sedef hastalığı ve egzama gibi deri hastalıklarının da önlenmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor.
  • Akciğerleri güçlendiriyor: Çalışmalarda balık tüketiminin akciğerleri korumaya yardımcı olabileceği kaydedilmiş. Özellikle çocuklarda astım belirtilerinde azalmasının yanı sıra astımın önlenmesinde de yardımcı olabileceğine dair bulgular saptanmış. Yeterli miktarda balık tüketen kişilerde yeterli miktarda balık tüketmeyenlere nazaran yaşlandıkça akciğerlerin daha sağlıklı ve güçlü olduğu kanıtlanmış.
  • Eklem hastalıklarından koruyor: Balık tüketimi özellikle iltihaplı eklem hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Balık içerdiği omega 3 yağ asitleri sayesinde antienflamuar özelliğe sahip ve bağışıklık sistemini destekleyerek vücutta inflamasyon (iltihap) oluşumunu önlüyor. Bu sayede de romatoid artrit, osteoartrit gibi eklem hastalıklarının görülme sıklığını azaltıyor.

24 Ocak 2017 Salı

ÇOCUKLARA SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR

Yere düşüp ağladığında mutlu olsun diye eline verilen kraker, yemeğini bitirmesi şartıyla ödül olarak sunulan tatlı, arabada huzursuzlanmaması için çikolata veya şeker derken çocukları zararlı abur cuburlara anne-babalar alıştırıyor.

  • 1

    “Peki çocuk hiç mi atıştırmalık yemeyecek?” diye soranlara cevabı ise Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Korkmaz veriyor: “Büyükler çocukları mutlu olsun diye onları atıştırmalıklara alıştırdıkça, yemek onlar için artık bir ihtiyaç değil alışkanlık haline geliyor ve bu da obezite riskini artırdığı gibi kalpten kansere birçok hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Atıştırmalıkları çocuğumuzun olabildiğince az ve yerinde tüketmesini öğretmeli ve hazır ürünler yerine evde kendimiz hazırlamalıyız.”

    Dr. Korkmaz, evde çocuklar için hazırlanabilecek 8 sağlıklı atıştırmalığın tarifini ise şöyle veriyor:
  • 2

    Elma cipsi: 2 adet elma, yarım limon, tarçın. Elmaları incecik dilimleyin. Üzerlerine 1-2 damla limon suyu damlatarak parmağınızla yüzeyine yayın. Limon elmaların kararmasını önleyecektir. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin ve üzerine tarçın serpin. 100 derece fırında 1 saat tutun. Tercihen gece yapın elmalar tüm gece fırında kendi kendine soğuyan fırında kalırsa çıtır çıtır olur.
  • 3

    Muz cipsi: 2-3 adet olgun olmayan muz,1-2 limonun suyu. Muzları aynı ebatlarda olacak şekilde doğrayın ve yağlı kağıt serili tepsiye birbirlerine değmeyecek şekilde dizin. Üzerlerine kararmamaları için limon suyunu gezdirin. 100°C fırında 1 saat kadar pişirin. Tercihen gece yapın. Muzlar tüm gece kendi kendine soğuyan fırında kalırsa çıtır çıtır olur.
  • 4

    Yulaflı elmalı Crumble: 2 adet elma, 4-5 yemek kaşığı yulaf ezmesi, 1/4 bardak kuru çekirdeksiz üzüm, yarım bardak su, 1/4 bardak dövülmüş ceviz, 1 çay kaşığı toz tarçın, tercihe bağlı 1 yemek kaşığı tereyağı. 1-2 saat önceden üzümleri suya koyun. Elmaları soyup çekirdeklerini temizledikten sonra ince dilimleyin, tarçını ilave edin. Fırınınızı 180 derecede ısıtın. Küçük bir borcama elmaları yayın. Bir kabın içerisinde rondolanmış yulaf ezmesi, dövülmüş cevizi, üzüm ve su ile tercihe bağlı tereyağını birbirine yedirin ve borcamın içerisindeki elmaların üzerine paylaştırın. Önceden ısıtılmış fırında 10-15 dakika civarında yulafların üzeri kızarıp kıtır bir hal alıncaya kadar pişirin. Ilıkken servis edin. Crumble yazları vişne, şeftali veya kayısı ile de yaparsanız çok lezzetli olur.
  • 5

    Muzlu Smoothie: 2 adet muz, 2 su bardağı yoğurt, 2 yemek kaşığı dolusu bal. Blendıra önce yoğurdu, muzu, balı katıp karıştırıyoruz. Dilerseniz içine buz katıp tekrar karıştırıyoruz. Kıvamı boza gibi olmalı. Bunu diğer meyveleri kullanarak da yapabilirsiniz. Çilek, böğürtlen ve şeftali de çok lezzetli oluyor.
  • 6

    Bal kabağı tatlısı: Kış aylarının bu sağlıklı atıştırmalığını 2-3 dilim bal kabağı ve 2 yemek kaşığı organik pekmez ile hazırlayabilirsiniz. Bal kabağını iki parmak kalınlığında dilimleyin, pişirme kağıdına sarın. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırında 30-40 dakika yumuşayana kadar kalsın. Çıkardıktan sonra soğuyunca üzerine pekmez döküp servis edin.
  • 7

    Yulaflı muzlu kurabiye: 2 su bardağı yulaf, 2 yemek kaşığı yulaf kepeği, 3 muz, 1 yemek kaşığı kuru üzüm, yarım bardak dövülmüş ceviz. Fırını 180 dereceye ayarlayın, yulafın yarısını rondodan un kıvamına gelinceye dek çekin. Muzları çatal yardımıyla pürüzsüz bir kıvama gelene kadar iyice ezin. Sıcak suda yumuşattığınız üzümleri doğrayın. Geniş bir kâseye yulafın tamamını, yulaf kepeğini, muzu, üzümü, cevizi bir kaşık yardımı ile tamamen karışıncaya dek karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine kaşıkla küçük küçük kurabiye hamurunu porsiyonlayın ve 15 dakika üzeri kızarıncaya dek fırınlayın. Fırından çıkardıktan sonra 15 dakika kadar oda sıcaklığına gelmesini bekleyin ve sonra servis edin.

  • 8

    Hurma ezmesi: 20 tane hurma, yarım su bardağı ceviz, yarım su bardağı rendelenmiş hindistan cevizi. Hurmalar çekirdeklerinden ayrılıp yıkanır ve robotla püre haline gelen hurmalara ceviz ilave edilip tekrar robottan geçirilir. İyice birbirine karışan hurma ezmesi ve ceviz streç film ile sucuk gibi sarılır. Buzlukta iki saat bekletildikten sonra servise yakın çıkarılıp hindistan cevizine bulayarak istenilen şekilde kesilir.
  • 9

    Lavaş ekmeğinden cips: 5-6 yaprak orta boy lavaşı, 1/4 çay bardağı sıvı yağ, karabiber, toz kırmızıbiber, kekik, zerdeçal ve damak zevkinize göre istediğiniz baharatlarla cips olarak hazırlayabilirsiniz. Lavaşlar önce şeritler halinde sonra da her bir şerit üçgen şekilde kesilir. Bir kasede yağ ve baharatlar ile karıştırılır. Yağlı kağıt serili tepsiye yayılan lavaşlar 250 dereceye ayarlanmış fırında ara sıra karıştırmak suretiyle 8-10 dakikada pişirilir. Bu tariflerin sayısını kendi tecrübelerinizle artırabilir ve çocuklarınıza sağlıklı ara öğünler yaratabilirsiniz.