ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177... ALO ORMAN YANGINI: 177...

22 Temmuz 2017 Cumartesi

CİNSEL YOLLARLA BULAŞAN HASTALIKLARA DİKKAT


Cinsel yolla bulaşan hastalıklar yalnızca kişileri değil, birlikte oldukları bireyleri de etkiliyor, Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yollarına tüm çiftler dikkat etmeliler.
Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nelerdir?
Siğil(Kondilom): HPV virüsünün sebep olduğu, genital bölgede çıkan karnabahar benzeri lezyonlardır. Bir kez bulaştığında tamamen vücuttan atılması oldukça zordur. Lezyonların kaşınması, kurcalanması ve kanatılması yayılmasına sebep olur. Tedavisinde koterizasyon, kriyoterapi ve cerrahi olarak çıkartılma teknikleri uygulanmaktadır.
Bel soğukluğu (Gonore): Bel soğukluğu, en sık karşılaşılan cinsel yolla bulaşan hastalıktır. İdrar kanalında iltihaplanmaya ve üreme organlarında enfeksiyona neden olur. Hamile kadınlarda, doğum kanalı aracılığıyla bebeğe bulaşma riski taşır ve yeni doğan bebekte körlük, zatürre gibi hastalıklara neden olur. İlk belirtiler hastalığın bulaşmasını takiben 2-3 hafta içerisinde ortaya çıkar. En sık görülen belirtileri; erkeklerde sık ve yanmalı idrara eşlik eden akıntı, kadınlarda akıntı, adet düzensizlikleri, sık ve yanmalı idrara çıkmadır. Zamanında teşhis edildiğinde tedavisi kolay bir rahatsızlıktır.
Frengi (Sifiliz): Bütün bedeni etkisi altına alan ve hayatı tehdit eden bir hastalıktır. Cinsel organlarda ortaya çıkan ağrısız bir yara ile belirti verir. Bazı hastalarda ağız kenarlarında, ellerde ve anüste de yaralar ortaya çıkabilmektedir. Tedavi edilmemesi durumunda sinir sistemine zarar vererek körlüğe veya sağırlığa yol açabilir.
Herpes (Genital uçuk) : Üreme organlarında kaşıntılı ve ağrılı, uçuk şeklinde çıkan sivilceler ağrılı yaralara dönüşür. Tedavi sonrası tekrarlanma ihtimali vardır. Hastalık doğum esnasında anneden bebeğe bulaşarak, bebeğin sinir sistemini etkiler ve ölümüne neden olabilir.
Hepatit B ve Hepatit C Karaciğeri etkileyen ve karaciğer iltihabı, siroz, karaciğerde kanser ve ölüme neden olabilen kesin tedavisi bulunmayan bir hastalıktır. Cinsel ilişki, kan ve kan ürünlerinin nakli, virüs ile bulaşmış iğne ve keskin aletlerin cildi keserek yaralaması ile bulaşır, anneden bebeğe doğum veya emzirme yoluyla geçebilir. Hastalığın ilk belirtileri yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, bitkinlik, iştah azalması, bulantı ve ishaldir. Hepatit B için aşılanma en önemli korunma yoludur.
HIV-AIDS HIV taşıyan kanla veya kana temas etmiş araçlar yoluyla bulaşabilir. Anneden bebeğe, hamilelik süresince, doğum sırasında veya emzirme yoluyla bulaşabilir. HIV virüsü bazen kişide hiçbir hastalık yapmayabilir ancak virüsü taşıyanlar başkalarına bulaştırabilirler. AIDS ise HIV virüsünün neden olduğu ve tedavisi olmayan bir hastalıktır. Vücudun savunma sistemine saldırarak bütün bedeni etkiler ve başka hastalıkların ortaya çıkışına zemin hazırlar. Virüs vücutta yıllarca hiçbir belirti vermeksizin kalabilir. Bu durumda tanı ancak kan testleri ile konabilir.
Nasıl Bulaşır? Cinsel yolla bulaşan hastalıklar cinsel hastalığı olan birisiyle cinsel ilişkiye girilmesi durumunda veya fiziksel temas sonucunda karşı tarafa bulaşabilir. Bu hastalıkların bazıları kan, kan ürünlerinin nakli ve ortak iğne kullanımı sonucunda da bulaşabilmektedir. Nadiren de olsa mikroorganizmayı taşıyan anneden bebeğe gebelik sırasında veya emzirme döneminde bulaşabilmektedir. Birden çok partneri olanlar, korunmasız ilişkiye girenler ve tanımadıkları kişilerle ilişkiye girenler daha fazla risk altındadır.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma yolları
• Hastalığı taşıyan kişilerle cinsel ilişkide bulunmamak,
• Tek eşli bir cinsel hayat tercih etmek,
• Başkalarının kullandığı şırınga ve iğneyi kullanmamak.

4 Temmuz 2017 Salı

TÜRKİYE ÇÖLLEŞİYOR, DEVLETİ YÖNETENLER UYUYOR


Akademisyenler uyardı: Türkiye'yi gelecekte bekleyen tehlike

Orman yangınlarının yoğunlaştığı şu günlerde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Adana Çukurova Üniversitesi bilim insanları iklim değişikliğinin Türkiye'deki orman yangınları üzerindeki etkisiyle ilgili önemli araştırmaya imza attı. YYÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr. Onur Şatır, "Ülkemizde 2070-80 yılları arasında orman yangınları artacak. En büyük artış yüzde 60 oranında Van Gölü Havzası ormanlarında olacak" ded

[Haber görseli]

YYÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr. Onur Şatır, Adana Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı öğretim üyesi Prof.Dr. Süha Berberoğlu ve Araştırma Görevlisi Ahmet Çilek tarafından yürütüler araştırma 1 yıldır sürüyor.

SICAKLARLA BİRLİKTE ORMAN YANGINLARI DA ARTACAK

Araştırmada, Türkiye'nin orman yangınları konusunda gelecekte yaşayacağı riskleri ön plana çıkarmayı amaçladıklarını belirten YYÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Onur Şatır, 2070-2080 yılları arasında Türkiye'deki orman yangınları sayısının bugüne oranla yüzde 21 artacağını söyledi. Gelecekte hava sıcaklıklarının ortalama 2 ile 4 derece artacağına dikkat çeken Şatır, yağışların da azalacağını ifade etti.

[Haber görseli]

5 HAVZA BÜYÜK RİSK ALTINDA

Araştırmada Türkiye'deki ormanlık 26 büyük havzayı temel aldıklarını belirten Şatır, "Orman yangınları yüzde 60'la en çok Van Gölü Havzası, ardından yüzde 42 ile Dicle, yüzde 40 ile Hatay, yüzde 35 Seyhan ve Ceyhan, yüzde 30 ile de Doğu Karadeniz havzası ormanlarında görülecek. En az orman yangını artışı ise yüzde 10 ile Gediz havzasında olacak" dedi.

YANGINLARI ÖNLEMEDE TEKNOLOJİ KULLANILMALI

Türkiye'yi orman yangınları konusunda gelecekte bekleyen tehlikeyi bu araştırma ile gözler önüne serdiklerini belirten Yrd.Doç.Dr. Şatır, alınması gereken tedbirleri de anlattı. Yrd.Doç.Dr. Onur Şatır, şöyle devam etti:

"Şu anda Ege ve Akdeniz kıyılarında belirli bölgelerde orman yangınları var. Bu yangınlar hem sıcaklık hemde insan kaynaklı. Türkiye orman yangınlarıyla mücadele konusunda başarılı bir ülke. Ancak bu yangınları önlemek için teknolojiyi daha etkin kullanabiliriz. İnsansız hava araçlarıyla orman yangınları riski bulunan bölgelerde izleme yapılabilir, yangınlar başlamadan yada başlatıktan kısa bir süre sonra müdahale edilerek zararın önüne geçilebilir."

[Haber görseli]